Özet (TL;DR) @ 2018-10-03T16:38:36.000Z: Eylül ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "'Kriz miriz yok' diyorlar. Nereden baktığınıza bağlı. Sarayda kriz yok. Niye yok? Elektrik parası, doğalgaz parası yok" dedi.…



Eylul ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "'Kriz miriz yok' diyorlar. Nereden baktığınıza bağlı. Sarayda kriz yok. Niye yok? Elektrik parası, doğalgaz parası yok" dedi. Belediyecilik anlayışlarının diğerlerine benzemediğini soyleyen Kılıçdaroğlu, "Biz, kul hakkı yemeyiz. Her kuruşun hesabını veririz" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale'nin Biga ilçesinde 22 milyon liraya mal olan kapalı pazar yeri, katlı otopark ve hal binası için duzenlenen toplu açılış toreninde yaptığı konuşmada, tek arzusu ve hedefinin ulkenin neresinde olursa olsun, kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk, buyuk herkesin mutlu yaşadığı bir Turkiye olduğunu soyledi.

(C) AA / Volkan Furuncu

Kılıçdaroğlu, "Herkesin huzur içinde yaşadığı bir Turkiye, herkesin karnının doyduğu bir Turkiye. Herkesin alın terinin karşılığını aldığı bir Turkiye. En buyuk arzum bu. Bunun için çalışıyorum" diye konuştu.

"Ben, saraylara meraklı biri değilim, saraylarda oturmuyorum, saraylarda oturmayacağım da" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasına şoyle devam etti:

"Halk gibi evimde oturacağım. Huzur içinde çoluk çocuğumla oturacağım. Bunu arzuluyorum. Çunku biz Cumhuriyet çocuğuyuz. Biz halktan yanayız, halk gibi yaşamak isteriz. Halk gibi beslenmek isteriz, halk gibi halkın arasında gezmek isteriz. Ben 3 bin kişilik koruma ordusuyla gezmem. 3 bin kişilik koruma ordusuyla birisi geziyorsa, o halkın cumhurbaşkanı olamaz. Yoktur boyle bir şey. Kimden korkuyorsunuz, kimden çekiniyorsunuz? Kendi halkından korkan, kendi milletinden korkan bir insan olabilir mi, bir yonetici olabilir mi? Halkın arasına girmesi lazım, oturması, konuşması lazım, derdini dinlemesi lazım, çayını, kahvesini içmesi lazım, evini gezmesi lazım. Sen bunları yapmayacaksın sarayında oturacaksın. Batsın o saray eğer oyleyse. Kışlık saray yetmeyecek bir de yazlık sarayı olacak. Yazlık sarayı yetmeyecek bir de uçan sarayı olacak. Peki halk nerede? Millet nerede? Nerede yaşıyoruz biz? Biri uzayda yaşıyor halktan kopuk, biz de halk olarak hep beraber yaşıyoruz."

' VATANDAŞIN MUTFAĞINDA KRİZ DEĞİL YANGIN VAR'

Kılıçdaroğlu, bugun enflasyon rakamının açıklandığına değinerek, şunları soyledi:

"Bir aylık enflasyon, yıllık demiyorum. Bir aylık enflasyon yuzde 6,3. Enflasyon ne demektir? Enflasyonu belki gazetelerde şoyle okursunuz: Efendim fiyat artışı demektir. Enflasyon fiyat artışı demektir, doğrudur ama enflasyonun anlamı şudur: Butun zamanların faturasını millet odeyecek demektir. Enflasyon budur. Sanayici dışarıdan mal getirir. Dolar, Turk lirası karşısında yukselmişse sanayici o malı alır, ustune karını ilave eder, maliyetini yapar ve toptancıya verir. Toptancı uzerine karını ekler, goturur esnafa verir. Esnaf uzerine karını ekler, size satar. Yani kimse zarar etmez oradan. Faturayı kim oder? En son alıcı olan oder. Kim o? Vatandaşlar."

' DOLAR ÇIKTIKÇA BUNLAR KAZANIYORLAR'

Enflasyonun da butun zamların da faturasının millete çıktığına işaret eden Kılıçdaroğlu, değerlendirmelerine şoyle devam etti:

(C) AA / Murat Çetinmuhurdar

"Şimdi oturup bize, 'Kriz miriz yok' diyorlar. Nereden baktığınıza bağlı. Sarayda kriz yok. Niye yok? Elektrik parası yok, doğalgaz parası yok. Bizim unları kabul etmiyorlar, badem unuyla besleniyorlar ona para da yok. Badem sutu. Ona para da yok. Bilmem ne muzu. Ona para da yok. Orada kriz var mı? Kriz yok orada. Sarayın beslemeleri var. Yani koşulsuz saraya uyanlar. Bunlar mesela dolar bazında ihale alıyorlar. 1 milyar dolar, 2 milyar dolar, 5 milyar dolar, 20 milyar dolar ihale alıyorlar. Bunların tamamı sarayın adamları. Dolar çıktıkça bunlar kazanıyorlar. Bunlarda kriz var mı? Kriz yok. Onlar sabah kalkıp, akşam yatıp 'İnşallah dolar biraz daha yukselir' diye dua ediyorlar. Niçin? Dolar yukseldikçe daha fazla para alacaklar. Vatandaşın mutfağında kriz değil, yangın var yangın. Az once Çanakkale'de bir kadın yakaladı. 'Ne olursun bizi bu pahalılıktan kurtar' diye. Sarayda oturan kurtaramaz. Çunku sarayda olan vatandaşla ilişkilerini koparmış vaziyette."

Ülkenin 16 yılda bu hale geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Şimdi gittiler ekonomide kriz çıkınca 'Bunu dış guçler yaptı' dediler. Hangi dış guç. Memleketi sen mi yonetiyorsun, dış guçler mi? Dışarıda başka konuşuyor, içeride başka konuşuyor. Dışarıda gidip ozur diliyor, içeride aslan kesiliyor. Bu kadar korkak aslan gormedim. Dışarıya gidince sesin soluğun çıkmıyor. Doğru durust konuşamıyorsun, kapı arkalarında yalvarıp yakarıyorsun, 'Bize borç para verin.' diyorsun. Turkiye'yi tefecilere teslim ettiler. Londra'ya, New York'a, Berlin'e, Washington'a para istemeye gidiyorlar. Borç alan emir alır. Emrediyorlar, 'Faizi yukseltmezsen sana para vermeyiz.' diyorlar. Tam uç kat faizi yukselttiler." ifadesini kullandı.

' KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİ SAVUNMAK DA BİZİM GÖREVİMİZ'

Kılıçdaroğlu, sadece yerel yonetimlerde değil, butun Turkiye'de hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her evde huzurun, bereketin olduğu bir Turkiye'yi hep birlikte inşa edeceklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bu benim namus borcumdur. Bunu yapacağız. Bunu el birliğiyle yapacağız. Belediye başkanlarından iki temel şey istiyorum. Nerede olursa olsun, ister Erzurum'un Çat belediye başkanı, isterse İzmir'in Anakent Belediye Başkanı olsun. Bir, seçildiğiniz andan itibaren hiçbir ayrım yapmadan, hangi partiden olursa olsun ayrım yapmadan herkese hizmet gotureceksiniz. O AK Parti'li, o MHP'li, bu Saadet Parti'li, bu İYİ Parti'li, yok boyle bir şey. Biga'da kim yaşıyorsa, hangi partiden olursa olsun, her Bigalıya eşit hizmet goturecek ve butun Bigalıların gonlunu kazanacak. Benim birinci arzum bu. Bizde ayrılık gayrılık, vatandaşı otekileştirme yoktur. Biz Kuvayımilliye geleneğinden geliyoruz. O nedenle ayrımcılık bizim kitabımızda yoktur. İki, harcadığın her kuruşun hesabını millete vereceksin. Az once baktım, yaptığı yatırımları, butçe buyukluklerini Bigalılar ile paylaşıyor. O nedenle benim soylediğim, kendisinin de kabul ettiği ve sizin için verdiği hizmetler dolayısıyla kendisine teşekkur ediyorum."

Kendilerinin belediyecilik anlayışının diğerlerine benzemediğini bildiren Kılıçdaroğlu, "Biz farklıyız. Bizim bir ozelliğimiz var. Biz, kul hakkı yemeyiz. Her kuruşun hesabını veririz. Biz, durust siyasetin olması gerektiğini her ortamda savunuruz. Biz aynı zamanda kadın erkek eşitliğini de savunuruz. Kadınlardan daha çok muhtar, milletvekili, belediye başkanı olmasını isteriz. Kadınlar siyasete girsinler, daha fazla yer alsınlar. Kadın erkek eşitliğini savunmak da bizim gorevlerimizden biridir" diye konuştu.