Özet (TL;DR) @ 2018-09-30 08:19:57.601097: 55. Ulusal Yarışma’nın, Antalya Film Festivali’nden kaldırıldıktan sonra taşındığı İstanbul’daki ikinci yılının teması: ‘Neyimiz var kaybedecek?’ Açılış bu akşam ‘Keşanlı Ali Destanı’ gösterimiyle…



İstanbul için 'Ulusal Yarışma'
vakti

" Neyiniz var kaybedecek? Kanun bir hak vermiş size... Hele bir sımsıkı tutun birbirinizi... Bakın o zaman kimse sizin ekmeğinizle, insanlığınızla oynayabilir mi?" Ertem Goreç imzalı, 1964 yapımı 'Karanlıkta Uyananlar'ın, Beklan Algan'ın ağzından Abdurrahman Palay'ın sesiyle çınlayan unlu repliği... Film, 2. Antalya Film Şenliği'nde en iyi ozgun muzik, senaryo ve en iyi 3. film odulunu kucaklamıştı. Bugun hala cevabını aradığımız 'Bir film festivali kimindir?' tartışması da odul toreninin ardından patlak vermişti. Sinemacılar, belediyenin odullerle ilgili kararlarda soz hakkının olmasına karşı çıktılar. Çunku juride, donemin belediye başkanının yakınları vardı. En iyi senaryo odulunu alan Vedat Turkali torene katılmadı. Fikret Hakan onculuğunde bir grup sinemacı, Erol Taş'ın İstanbul'daki kahvehanesinde, odul alan sanatçılardan 16'sının odulu iade ettiğini açıkladı. 'Karanlıkta Uyananlar'ın gosterimi, İçişleri Bakanlığı'nın emriyle yasaklandı.

İstanbul için 'Ulusal Yarışma'
vakti

"Neyiniz var kaybedecek?" Bu replik, 55'incisi yapılacak Ulusal Yarışma'nın temasına ilham verdi: 'Neyimiz var kaybedecek?' Geçen yıl Antalya Film Festivali'nden, Belediye Başkanı kararıyla kaldırıldıktan sonra yarışmayı İstanbul'a taşıyan sinemacı Kaan Mujdeci, bu soruyu "Bizim çok değerli oyuncularımız, yonetmenlerimiz, filmlerimiz, çok değerli bir Antalya seyircimiz var. Bunları kaybedeceğiz. Sonra çok pişman olacağız. Daha once kaybedilmiş kurumlardan biliyoruz boyle olacağını. Sinemacıların olduğu bir habitatı kaybediyoruz" diye cevaplıyor. Ona gore, seneye Ulusal Yarışma mutlaka Antalya'ya donecek. "Bir festivalin en onemli işlevi keşiftir. Antalya Film Festivali bu sene kimi keşfetti?" diye soruyor.
Peki bir festivalin sahibi kimdir? Yapımcı Serkan Çakarer'e gore cevap çok paydaşlı ama belediye başkanı bunlardan biri değil: "Seyircisi, film yapanlar, festivali duzenleyenler... Denklemin hiçbir tarafında belediye başkanı olamaz. Belediye başkanı, festivalin en iyi şekilde yapılması için altyapıyı hazırlar, guvenliği sağlar. Hangi yarışmaların olacağına karar veremez."

Kaan M ujdeci / Yonetmen
**Yar ışma işin neşesi

İstanbul için 'Ulusal Yarışma'
vakti


Ulusal Yar ışma'da bu yıl sadece yedi film var. Neden?**- Başvuru yapan filmler içerisinde, seçkide yer vermekten mutluluk duyacağımız iki film daha vardı. Sinemacı arkadaşlarımıza filmlerinin seçkide yer alacağını sevinçle duyurduk. Ancak daha sonra bu iki ekip filmlerinin Ulusal Yarışma'da yer alamayacağını uzulerek bize bildirdi. 26 Ekim'de başlayacak Boğaziçi Film Festivali'nin yonetmeliğinde yer alan 'festivalin başlangıç tarihinden bir ay oncesine kadar İstanbul sınırları içerisinde halka açık gosteriminin yapılmayacak olması gerekmektedir' koşulu sebebiyle Ulusal Yarışma'da yer alamayacaklarını soylediler.

Baz ı filmlerin de gosterimi yapılamıyor...

- İstanbul Film Festivali, Ulusal Yarışma'daki gosterimleri filmin İstanbul promiyeri sayıyor ve kendi festivallerinde promiyer yapamayacağını soyluyor. Kotu niyet olduğunu duşunmuyorum, usulde sorun var. İstanbul Film Festivali ile bu konuyu konuştuk. Geçen yıl için tolerans gosterdiklerini ancak bu sene gosteremeyeceklerini, promiyer şartının onemli olduğunu soylediler.

Sadece yedi filmin yar ışıyor olması, bir temsiliyet sorunu yaratmıyor mu?

- Hayır, niye yaratsın? Bizim sayıyla bir işimiz yok. Tum yonetmen ve yapımcı arkadaşlarım, 21 tane meslek orgutu destekliyor. Yarışma sembolik kısmı işin. Önemli olan Ulusal Yarışma'nın kaldırılamamış olması. Asıl mesele sinemacıların boykotu.

Ulusal Yar ışma hakkında ne dediler?
Onur Saylak / Oyuncu, yonetmen, juri uyesi
**' Biz' diyebilenler yarışmayı ayakta tutacak

İstanbul için 'Ulusal Yarışma'
vakti

**Antalya Film Festivali, sinemacıların şenliğiydi, ta ki son iki seneye kadar. Her şeyin yerli ve milli olmasını bekleyenler, iş film festivaline gelince nedense film festivalinin başka ulkelerdeki gibi olmasını savundular, gelenek yerine marka kavramını ortaya attılar. 50 yılı aşkındır Turk sinemasının ana damarını oluşturan festival, sektorle paylaşmadan, tartışmadan yapılandırıldı. Eminim ki bu değişecek, Ulusal Yarışma hak ettiği yere, Antalya'ya donecek. Antalya Film Festivali hepimizin ozlediği o buyuk şenlik havasına burunecek. 'Ben' demeden once 'biz' demeyi beceren sinemacılar ve sinemaseverler bu an gelene kadar Ulusal Yarışma'yı ayakta tutacaklardır.

G ulsun Karamustafa / Sanatçı, juri uyesi
**Sinemay ı oluşturanlara guveniyorum

İstanbul için 'Ulusal Yarışma'
vakti

Geçen yıl odul verme aşamasında içinde bulunduğum Ulusal Yarışma'nın bu yıl jurisindeyim. Şu ana kadar seyrettiğim filmlerin, gerek içerik gerekse sinemasal dil açısından ulaşmış oldukları nokta çok memnun edici. Sinemaya kurumlar destek verir ama sinemayı oluşturan sinemacılar ve seyircilerdir. Onlara guveniyorum.
U ğur Vardan / Eleştirmen, juri uyesi
Bu bir devaml ılık hatasıdır**
Antalya Film Festivali'nin kalbi her daim Ulusal Yarışma'da atıyordu. Lakin, festivali yonetenler geçen yıl aldıkları kararla 53 yıllık bu geleneği ve kurumsallaşmış yapıyı kaldırdılar. Bir grup sinemacı da kendi mesleklerine uygun olarak 'Sinema Tarihimiz' adlı filmdeki bu 'devamlılık hatası'nı bertaraf etmek uzere harekete geçti ve 'Ulusal Yarışma' kararı aldı. Ben ilerde Ulusal Yarışma'nın evine doneceğine inanıyorum.

Açılış bu akşam 'Keşanlı Ali Destanı'nın Beyoğlu Sineması'ndaki gosterimiyle yapılacak. 4 Ekim'e kadar surecek programda paneller ve forum da var bu kez. Film gosterimleri Beyoğlu Sineması'nda, paneller ve forum Galatasaray Lisesi arkasındaki Cezayir'de gerçekleşecek. Ödullerin açıklanacağı kapanış toreni ise 4 Ekim'de.