Özet (TL;DR) @ 2018-09-30 08:19:35.902155: Malavili Theresa Kachindamoto, ülkesindeki ilk kadın kabile şefi. Onu sıradışı yapan tek özelliği bu değil; 14 yıldır çocuk evliliğine karşı sıfır toleransla savaş yürütüyor. Bugüne kadar binlerce…
Yağmurlu, gri bir İstanbul sabahında, kongre merkezinin loş salonunda oturan kısacık saçlı kadın, Batılı giyinmiş çoğunluğun arasında hemen dikkati çekiyor. Üzerinde kulturunu yansıtan aksesuarlar var. Sırtında polyester de olsa leoper desenli bir elbise, ayaklarında dışarıda sel gitmiyormuşçasına giydiği terlikleri... Rengarenk boncukların çevrelediği yuzunde şefkatli bir bakış, sevecen bir gulumseme var. Yaklaşık 1 milyon nufuslu bir kabilenin amansız kadın şefi olduğuna inanmak zor. Guneydoğu Afrika ulkesi Malavi'nin soylu ailelerinden birinin uyesi Theresa Kachindamoto (59). Babası, dedesi, onların babaları ve dedeleri hep kabile şefiydi. Theresa 14 yıl oncesine kadar, Malavi Üniversitesi'nde sekreter olarak çalışıyordu ve 27 yıllık işini seviyordu. Beş çocuk annesinin gorevini, evini bırakıp doğup buyuduğu Dedza'ya donmeye hiç niyeti yoktu. Babası 12 kardeş içinden sadece onu okumak uzere buyuk şehre gondermiş, o da babasının istediği gibi kendi ayakları uzerinde duran bir kadın olmuştu.
İ ki tavuk için evlendirilen kızlar...
Bir gun kabilesinin ileri gelenleri kapısına dayandı. Başa geçmesini istiyorlardı. Theresa şaşkındı çunku kadınların şef olması alışılmış bir durum değildi. Babasının olumunun ardından ağabeyleri kabilenin başına geçmişti. Eşi ve çocukları elektriği, suyu bile olmayan bir koyde yaşamak istemiyordu. Ama halkı "Seni yanımıza almadan buradan ayrılmayacağız" dedi. Koltuğun tadını çıkaran abilerinin şefliğinden memnun değillerdi. Kabul etmekten başka çaresi yoktu. Onu dunyaya tanıtan misyonunu ustlenmesi, o yıl şahit olduğu bir olaydan sonra meydana geldi. Ev ziyaretlerinden birinde, kucağında ağlayan bir bebekle bir kız çocuğu gordu. "Bebeği goturup annesine versene" dedi. "Annesi benim" diye cevapladı kuçuk kız ve bebeği emzirmeye başladı. Daha 13 yaşındaydı. Tarih 22 Şubat 2004'tu... Hemen tum koylerin şeflerini topladı ve çocukların evlendirilmesini yasakladığını bildirdi. Malavi'de kız çocuklarının bu kadar erken evlendirilmesinin sebebi yoksulluk. Aileler evden bir boğaz eksilsin istiyor ve kızları erkenden evlendiriyor. Üstelik kızlarına karşılık da tavuk, keçi gibi bedeller alıyorlar. Bu ikisi, Malavi'de çok değerli varlıklar. Cezaların buyuk bolumu de tavuk ve keçi olarak tahsil ediliyor. Bu yeni yasağı elbette kimse itirazsız kabul etmedi. "Koylerin şefleri itiraz etti, çunku evlilik karşılığı odeme alıyorlardı. Bir de bizde 'sırtlan' denen erkekler vardır. Kuçuk kızlar ergenliğe eriştiklerinde, 'evlilik eğitimi' için bir araya toplanır. Yaşlı kadınlar orada kızlara, kocalarına nasıl davranmaları gerektiğini oğretirler. Eğitim sonunda kızlar bir odada toplanır ve içeriye 'sırtlanlar' alınır. Seçtikleri kızlarla ilişkiye girerler. 'Sırtlanlar' da çocuk evliliklerinin bitirilmesine karşıydı tabii. Ölumle tehdit edenler oldu." Sonraki 14 yılda Theresa Kachindamoto yaklaşık 2 bin 600 çocuk evliliğini geçersiz ilan etti, kız çocuklarının okula donmesini emretti. Bazılarının eğitimini kendi cebinden finanse etti. Erkeklerin, hamilelikleri suresince eşleriyle hastaneye gitmesini zorunlu hale getirdi. Malavi'de HIV- AIDS çok yaygın. Kadınlara teşhis de genellikle hamilelik sırasında konuyor. Pozitif sonuçla evine donen kadınları kocaları başkalarıyla ilişkiye girmekle itham edebiliyorlar. Ayrıca sorumlu bulunduğu bolgede evlilik oncesinde çiftlerin HIV testi yaptırması, kadınların sağlığı için ilk çocuktan sonra ikinci çocuk için iki yıl beklenmesi de zorunlu.
Peki ya birileri ondan habersiz çocukları evlendirirse? Bunun da onlemlerini almış. Her koyde gorevlendirdiği gizli birer anne ve baba var. Bir şey duyarlarsa ona haber veriyorlar. O da koyun şefini arayıp duğunu basmasını soyluyor. Aksi halde gorevden alınacaklarını bildiklerinden hemen mudahale ediyorlar.
Kachindamoto'ya Turkiye'de de çocuk yaşta evlilikler olduğunu, kimilerinin kız çocuklarının ergenliğe girdikten sonra evlenebileceğini iddia ettiğini anlatıyorum. Derin bir iç çekiyor: "Bu genç kızlara buyumeleri için bir fırsat vermeliyiz. Ancak o zaman, torunlarının doğduğunu gorecek kadar uzun yaşayabilirler. Gelenekler değiştirilebilir."
"Kimse size hayır diyemez mi? Ya da derse ne olur?" diye soruyorum. Kendinden emin cevaplıyor: "İşimin başındayken bana kimse hayır diyemez. Hayır diyemeyecekleri şekilde konuşurum onlarla."

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.