Özet (TL;DR) @ 2018-09-28T21:17:00.000Z: Yücel Özdemir, Alman halkı ve kamuoyundaki sert tepkilere rağmen Erdoğan’ın Alman devleti tarafından üst düzeyde ağırlandığına dikkat çekti. Özdemir’e göre Almanya artık diğer ülkelerle ilişkilerinde…



Yucel Özdemir, Alman halkı ve kamuoyundaki sert tepkilere rağmen Erdoğan'ın Alman devleti tarafından ust duzeyde ağırlandığına dikkat çekti. Özdemir'e gore Almanya artık diğer ulkelerle ilişkilerinde insan hakları, demokrasi gibi değerlerden çok ekonomi ve ticareti on planda tutuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya ziyareti bu ulkede bir dizi tartışmayı beraberinde getirdi. Turkiye'daki hukuki meseleler, ifade ve medya ozgurluğu ile ilgili sorunlarla ilgili eleştiriler eksik edilmese, ziyaretin iki ulke arasında 'normalleşme' anlamına gelmediği vurgulansa da Erdoğan, Alman devleti tarafından ust duzeyde ağırlandı.

Erdoğan'ın ziyaretinin yankılarını ve Almanya hukumetinin tutumunu Evrensel Gazetesi Almanya temsilcisi, gazeteci ve yazar Yucel Özdemir ile konuştuk.

' HOŞGELMEDİN DEDİLER'

Yucel Özdemir, Erdoğan'ın ziyaretinin Alman halkı ve kamuoyunun geniş kesimleri tarafından hoş karşılanmadığını belirtirken, duzenlenen geniş çaplı protesto gosterileri, basının tutumu ile Alman başkentindeki olağanustu hali aratmayan koşullara dikkat çekti:

"Berlin'de adeta olağanustu hal ilan edilmiş. 5 bin polis gorevli ve ozellikle hukumetin olduğu binaların çevresine girmek mumkun değil. Ancak akredite olanlar girebiliyor. Bu bakımdan gerçekten olağanustu guvenlik onlemler var. Hukumet içerisinde bazı eleştiriler var, ozellikle muhalefet partileri içerisinde. Basında eleştiriler var, sokakta eleştiriler var. Bunları topladığımızda aslında Erdoğan'ın istenmeyen misafir olduğu tanımlaması yanlış olmaz. Çunku bu şekliyle bir tepki gosterildi ve sokaklarda da biraz sonra buyuk bir gosteri başlayacak, 10 bin insan katılacak. Bugun oğlen Alman gazeteci orgutleri bir eylem yaptılar. 4 tane buyuk gazeteci federasyonu bir araya geldi ve Turkiye'deki meslektaşlarımızın durumuna dikkat çektiler. Basın ozgurluğune, demokratik haklara dikkat çektiler. Bu açıdan baktığımızda sokakta bir tepki ve hareketlenme var. Bugun Alman gazetelerin manşetlerine baktığımızda da aynı şeyi ifade etmemiz gerekiyor. Bild gazetesi, Almanya'ya inişinde İslam sembolu yaptı dedi. Başka bir gazete Turkçe 'Hoşgelmedin' dedi. Diğer bir gazete, İngilizce 'Hoşgelmedin' dedi. Deniz Yucel'in gazetesi Die Welt, 'Sembolik olarak bugun biz 'Tarafız'' dedi. Yani Taraf gazetesinin Erdoğan tarafından kapatıldığını ifade etti. Taraf gazetesinin yazı rengini ve fontlarını kullandı. Die Welt gibi buyuk bir gazete boyle yaptı. Pek çok açıdan Erdoğan'ın ziyareti Almanya'da buyuk tepkilere neden oluyor."

' ALMAN HÜKÜMETİNİN ÇOK DA İÇİNE SİNMEDİ AMA…'

Özdemir, Alman halkının vereceği tepkiden dolayı Başbakan Angela Merkel'in akşam Cumhurbaşkanı Steinmeier'in Erdoğan adına verdiği yemeğe katılmak istemediğini soyledi. Diğer yandan Almanya'nın eskisi gibi insan haklarını ya da demokrasiyi one surerek ulkelerle kavgaya tutuşmadığına dikkat çeken Özdemir, Almanya'nın artık ulkelerle ekonomik ve ticari ilişkileri rayına oturtmaya çalışacağını dile getirdi:

"Aslında bu ziyaretin hukumetin içine sindiğini soyleyemeyeceğim. Bu akşam Cumhurbaşkanı Steinmeier'in davetiyle bir yemek verilecek. Bu yemeğe Başbakan Angela Merkel bile katılmak istemedi. Çunku butun her şeyi yok sayarak bir araya gelelim, yeni bir sayfa açalım dediği takdirde ulke içerisinde bir tepkiye yol açacağını biliyor. Onun için Merkel itinalı davranıyor. Bunun nedenleri var. Neden bu surece girildi? Almanya açısından baktığımız zaman ben bunun bolgeyle ilgili çıkarlar olarak değerlendiriyorum. Almanya, dış politikasında son zamanlarda eskiden tartıştığı ulkelerle ilişkileri normalleştirme sureci başlattı. Heiko Maas, Turkiye'ye geldi, ziyarette bulundu. Hafta içerisinde de aynı şekilde Suudi Arabistan'dan ozur diledi açık bir şekilde. Suudi Arabistan ile de ilişkileri normalleştirelim dedi. İran ile zaten iyi ilişkileri surdurmeye çalışıyor. Almanya artık eskisi gibi demokrasi, insan hakları, basın uzerinden ulkelerle çatışma değil ekonomik ve ticari ilişkiler uzerinden yakınlaşmayı esas alıyor. Her ne kadar Merkel ortak basın toplantısında aramızda mesafe var dese bile ama ilişkilerde devam edecektir dedi."

' CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN ÇOK TEMKİNLİ OLDUĞUNU GÖRDÜM'

Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'daki basın toplantısında çok temkinli olduğuna değindi. Merkel ile yapılan ortak basın toplantısının oldukça kuçuk bir salonda yapıldığını belirten Özdemir, bir gerginlik yaşanmaması için içeriye seçme gazetecilerin alındığını ifade etti, Can Dundar'ın katılmaması için buyuk çaba harcandığını ekledi:

"Aslında Alman Basın Konferans Salonu buyuk bir salon ve yuzlerce gazeteci alabilecek bir salon. Ama oyle dar bir salonun içerisinde bu toplantıyı yaptılar ki bu salona seçme gazeteciler alındı aslında. Önceden akreditasyon yapması gerekiyordu. Turk basınını için akreditasyon şart değildi. Bu sefer ilk kez Turkiye Buyukelçiliği'ne bağlandı. Biz orneğin Almanya'daki Evrensel gazetesinin temsilcisi olarak normalde Alman Basın Kurumu'na başvurarak bu tur ziyaretleri bugune kadar sorunsuz şekilde işledik. Ama bu sefer bize 'Siz akreditasyonunuzu buyukelçiliğe yapacaksınız. Çunku siz bir Turk gazetecisiniz' dediler. Bu daha once karşılaştığımız bir durum değildi. Bu durum Alman basınında da yer aldı. Seçmece bir hal aldı olay. Oraya giden gazeteci arkadaşlarımız ona rağmen sorular sordular tabii ki. Goruntuye baktığınızda herkes istediğini soruyor ama şunu dikkat ettiler ozellikle: ilişkileri germe, birbiriyle tartışma, birbirlerinin ayaklarının basmamaya çok dikkat ettiler. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çok temkinli olduğunu gordum. Tanıdığımız Erdoğan değildi aslında. Merkel Nazi sorusuna hiç yanıt vermeden geçti. Eski defterleri açmayalım dedi aslında. Can Dundar kendi kararıyla bu toplantıya katılmaktan vazgeçtiğini soyledi. Diğer meslektaşlarım bu soruları sorsun dedi. Arkada neler oldu biz bilemiyoruz ama Can Dundar'ın gelmemesi için de buyuk bir çaba harcandı. Erdoğan açıkça 'Eğer Can Dundar bu toplantıya katılırsa, ben bu toplantıya katılmayacağım' dedi ve tehdit etti aslında. Almanya da boylesine bir skandal olmaması için bir şeyler yaptı ama bilemiyorum. Umarız akşam Cem Özdemir katılır ve bir şeyler soyleme fırsatı bulur."

' ALMANYA ZİYARETİNİN AMACI YABANCI SERMAYEYE GÜVEN VERMEK'

Özdemir, Erdoğan yonetiminin Almanya ziyaretinin asıl amacının Avrupa'nın guvenini yeniden kazanmak için gerçekleştiğini belirtti:

(C) Fotoğraf : Twitter

"Almanya, Turkiye'nin ekonomisinin batmasından yana değiliz dedi. Ama bu yardımı nasıl yapacağız dedi? Avrupa Birliği uzerinden yapamayız. IMF'ye gitsin dediler. Ama Turkiye IMF'ye gitmeye yanaşmıyor. Cumhurbaşkanı zaten şu saatlerde Alman işverenlerle yani buyuk tekellerin temsilcileriyle goruşme yapıyor. Butun bu ziyaretin en onemli şeyi bence ekonomik bağımlılığa baktığımızda yabancı sermayeye, Alman sermayesine, Avrupa sermayesine guven verme ve yeniden Turkiye'yi çekme, yatırım yapma ve boylece o guvensizliği ortadan giderme. Biz Almanya ile ilişkileri normalleştiririz ve Avrupa Birliği surecini de hızlandıracağız dedi Erdoğan. Daha once tartışılan 6 kriterdi, içerisinde teror tanımı da vardı. Ama bugun Erdoğan açıkça biz 6 kriteri yerine getireceğiz dedi."

' ABD'SİZ YENİ BİR İTTİFAK GÜCÜYLE SURİYE YENİDEN İNŞA EDİLECEK'

Özdemir, Almanya'nın yeniden dunyada etkili guç olmak arzusu taşıdığını dile getirirken bu çerçevede Fransa'nın yanı sıra Rusya ve Turkiye ile birlikte Ortadoğu'da yeni bir ittifakın arandığı goruşunde. Bu yeni ittifakta ABD'nin yer almayacağını soyleyen Özdemir, Berlin'in Ukrayna krizinde olduğu turden bir formata gitmeye çalıştığını kaydetti:

"Bir taraftan kotu durumdasınız diyorlar. Ama bizim yardımımızı istiyorsanız da bizim şartlarımız var diyorlar. Bizim belirlediğimiz kurallara uymanız gerekiyor diyorlar. Yani bir taraftan tıpkı Yunanistan'a yaptıkları gibi. Bu goruşmenin en onemli sonucu aslında Suriye zirvesi konusunda Merkel'in yaptığı açıklama. Dortlu zirve yapılacak dedi. Daha once Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Eylul'de yapılacağını soylemişti. Bu kabul edilmedi, ertelendi. Bu Almanya'nın Fransa ile birlikte bolge denklemine dahil olması anlamına geliyor. Rusya'da bu denklemin içerisinde yer alıyor. Turkiye, Rusya ve Fransa'nın içerisinde olduğu bir denklem. Aslında Almanya bu modeli Ukrayna'da dortlu zirve olarak uyguladı. Almanya, Fransa, Ukrayna ve Rusya'nın içerisinde olduğu goruşmeler oldu. Amerika'yı devre dışı bırakıp Rusya'daki muzakere surecini surduruyor şu anda. Benzer bir model bence yeni bir ittifak gucu Astana sureci olarak başlatılan İran'ın içerisinde olduğu sureçte İran'ı bir kenara bırakıp yeni bir ittifak gucunun bolgeye dahil olması kuvvetle muhtemel. Bu girdiğimiz sureç Suriye'nin yeniden inşa edilme surecine doğru evriliyor. Bir uzlaşma sağlanacak ve Suriye yeniden inşa edilecek. Peki kimler tarafından? Alman, Fransız tekellerinin Turkiye uzerinden bu yeniden Suriye'nin yapılandırma surecinde aktif bir rol oynama konusunda bu zirve onemli. Rusya'nın da buna ihtiyacı var. Çunku kendi başına bunları yapacak durumda değil. Amerikasız bir denklem sureci aslında."