Özet (TL;DR) @ 2018-09-29T15:56:14.000Z: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Dış Politika ve Güvenlik Politikası Danışmanı, emekli Deniz Kurmay Albayı ve İstanbul Ayvansaray Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Celalettin Yavuz, dörtlü…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Dış Politika ve Guvenlik Politikası Danışmanı, emekli Deniz Kurmay Albayı ve İstanbul Ayvansaray Üniversitesi oğretim gorevlisi Prof. Dr. Celalettin Yavuz, dortlu zirvenin hedefleriyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Berlin'de duzenlediği ortak basın toplantısında "Rusya, Turkiye ve Fransa devlet başkanlarıyla birlikte Ekim ayının ortalarında bir dortlu zirve yapmayı duşunuyoruz" dedi.
Bilindiği gibi, bu formattaki bir zirve gerçekleştirme fikri Erdoğan'a ait. Rusya, boyle bir goruşmeyi desteklediğini açıkladı. Eylul ayının ortasında da dort ulkenin liderlerinin yardımcıları bir araya gelmişti.
Peki Suriye ve ozellikle İdlib konulu bu dortlu zirvenin kapsamı ve hedefi ne olabilir? Bu goruşme, Suriye çozum surecine nasıl bir katkı sağlayabilir?
Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Dış Politika ve Guvenlik Politikası Danışmanı, emekli Deniz Kurmay Albayı ve İstanbul Ayvansaray Üniversitesi oğretim gorevlisi Prof. Dr. Celalettin Yavuz, şu değerlendirmelerde bulundu.
Celalettin Yavuz, şunları soyledi:
-- Daha once Suriye sorununun çozumu için Birleşmiş Milletlerin şemsiyesi
altında bir Cenevre sureci vardı. Ve burada etkili olanlar, Amerika Birleşik
Devletleri, Mısır, Suudi Arabistan ve bir olçude diğer Korfez ulkeleriydi.
Avrupa Birliği ise Avrupa Birliği olarak, yani Fransa ve Almanya one çıkmadan
burada soz sahibi olmaya çalışıyordu.
Daha sonra Rusya, Turkiye ve İran'ın başını çektiği Astana sureci, çozumu
kolaylaştırıcı enstruman olarak devreye girdi. Ve oldukça da başarılı oldu. En
son başarılı olduğu konular, İdlib'le ilgiliydi. Burası gayet tabi ki sonunda
Suriye'nin meşru hukumetine teslim edilecek.
' YÜKÜN BÜYÜK BİR KISMI AVRUPA BİRLİĞİ'NDE ALMANYA'YA GİDİYOR'
-- Ama burada mesele şuydu: orada yaşayan yaklaşık 3,5 milyon sivil insanların mumkun olduğunca artık savaştan veya krizden daha buyuk yara ve hasar almadan hayatlarını devam ettirmelerini sağlamak. Eğer bir çatışma olsaydı belki yeniden masum insanlar olecekti, yine bir goç, sığınmacı dalgası olacaktı. Bunu da ne Turkiye ne de Avrupa Birliği ulkeleri istiyor. Özellikle Almanya ve Fransa bunun istemiyor. Nitekim bunun yukunun buyuk bir kısmı Avrupa Birliği'nde Almanya'ya gidiyor. Bildiğim kadarıyla 1 milyona yakın sığınmacı şu anda Almanya'da. Fransa'da o kadar yok. Ama Fransa'da Macron yonetimi Suriye-Lubnan bolgesindeki etkinliğini, nufuzunu devam ettirmek istiyor. Öte yandan ABD Başkanı Trump'ın ticaret savaşını başlatması ve AB'nin bazı ulkelerini de ozellikle İran konusunda zorlamaya çalışması, AB'nin buyuk ulkelerinin Turkiye ile tekrar yaklaşmalarına sebebiyet verdi.
' DÖRTLÜ ZİRVE FİKRİNİ ORTAYA ATAN ERDOĞAN, DAHA ÖNCE PUTİN'LE GÖRÜŞMÜŞ OLABİLİR'
- Dortlu zirve fikrini atan Erdoğan, tahmin ediyorum bizzat daha once Putin'le de goruşmuş olabilir. Soçi'deki goruşmelerde bu gundeme gelmiş olabilir. Suriye'de taraflar artık kalıcı bir çozum istiyorlar. Bunu Turkiye de samimi olarak istiyor. Rusya'nın da samimi olarak istediğini hissedebiliyorum. Aynı şekilde AB de istiyor. Artık Suriyeli sığınmacıların yeni bir akınını kimse istemiyor. Suriye'de Bahar gibi başlayan "Esad rejimini devredelim" diye çıkılan yolda dunyanın en kanlı teror orgutu IŞİD ortaya çıktı. Bolgede hala El-Kaide'nin uzantısı El-Nusra değişik adlarla devrede. Bunların Avrupa'ya ne kadar zararlı olduğunu Avrupa Birliği de sonunda gordu. Vu şu anda Suriye'de istikrarı sağlayacak çozum yolu arayış içerisindeler.
Ama bu, uzun ve zorlu bir yol. Çunku anlaşmazlık konuları hala devam ediyor.
-- Bunlardan birisi, orneğin İdlib meselesi henuz çozulebilmiş değil. Acaba gerçekten de buradaki silahlı muhalifler, başta El-Nusra olmak uzere bolgeden çıkartılabilecek mi? Veya silahları alınıp bunlar bir şekilde bolgeden çıkabilecekler mi? Çıkarsalar nasıl çıkacaklar ve nereye gidecekler? Bunlar henuz bilinmiyor.
' ABD'NİN KALICILIĞINA ÇÖZÜM BULMAK, EN GÜÇ SORUNLARDAN BİR TANESİNİ OLUŞTURACAK'
- Bir diğer husus ise, ABD'nin kontrolundeki Turkiye tarafından arzu edilmeyen PKK teror orgutunun Suriye uzantısı PYD ve YPG'nin ağırlıklı olduğu Suriye Demokratik Guçleri'nin kontrol ettiği Fırat'ın doğusundaki geniş bir saha. Bu saha ile ilgili SDG ile Esad rejimi arasında birtakım ozerklik goruşmeleri yapılıyor ama ben bu bolgede onlara geniş bir ozerklik tanınması konusunda Suriye'deki meşru hukumetin evet diyeceğini zannetmiyorum. Ama ABD burada kalıcılığını surdurmek istiyor. Oradaki varlığını genişletiyor, oradaki uslerinin sayısını ve silah miktarını arttırıyor. İşte asıl mesele burada. Belki de buradaki ABD'nin kalıcılığına çozum bulmak, en guç sorunlardan bir tanesini oluşturacaktır.
-- Burada Avrupa Birliği'nin guçlu ulkeleri Fransa ve Almanya, eğer Rusya, Turkiye ve İran gibi, yani Astana surecindeki ortaklar gibi duşunur, bunlara yakın bir politika izlerlerse belki çozum daha kolay olabilir. Şimdi burada Almanya ve Fransa'yı ikna etmek konusunda Erdoğan'la Putin'e çok iş duşuyor. Eğer onlar, ABD'nin bolgedeki kalıcılığının onlenmesi konusunda ikna edilirlerse Suriye'nin, daha doğrusu bolgenin istikrarı için çok daha onemli olabilir.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.