Özet (TL;DR) @ 2018-09-29T18:08:00.000Z: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Köln'de DİTİB Merkez Camii'nin açılışında yaptığı konuşmada "Bazı fikir ayrılıklarını bir kenara koyarak ortak menfaatlerimize odaklanmalıyız" dedi.



(C) Fotoğraf : Twitter

Erdoğan, Diyanet İşleri Turk İslam Birliği (DİTİB) Merkez Camisi açılışında yaptığı konuşmada, caminin açılışını yapmaktan buyuk bahtiyarlık duyduğunu soyledi. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'e daveti için teşekkur eden Erdoğan, Almanya ziyaretine ilişkin değerlendirmede bulundu.

"Kritik bir donemde son derece verimli, son derece başarılı bir ziyaret yaptık. Gerek Sayın Steinmeier gerekse Sayın Merkel ile goruşmelerimizde iki ulkeyi yakından ilgilendiren meseleleri samimiyetle ele aldık." ifadesini kullanan Başkan Erdoğan, Koln Eyalet Valisine, Belediye Başkanı ve Koln halkına da teşekkur etti ve ticaretin, ekonomik yatırımların nasıl yukarı taşınacağının, ırkçılık, yabancı duşmanlığı ve İslam karşıtlığıyla nasıl etkin mucadele edileceğinin de istişare edildiğini bildirdi.

' TÜRK-ALMAN DOSTLUĞUNU DAHA DA PERÇİNLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM'

Önde gelen Alman yatırımcılarla bir araya gelerek, Turkiye'nin yatırım potansiyelini harekete geçirecek yeni projelerin goruşulduğunu anlatan Erdoğan, şoyle devam etti: "İki gun boyunca yaptığımız temasların koklu Turk- Alman dostluğunu daha da perçinlediğini duşunuyorum. Almanya ile son donemdeki bazı fikir ayrılıklarını bir yana koyarak bundan sonra ortak menfaatlerimize odaklanmamızın gerektiğini ozellikle vurguladım. Teror orgutleriyle mucadeleden multeci krizine, Suriye'deki çatışmalardan ticaret savaşlarına kadar her alanda iş birliğimizi guçlendireceğiz."

"Bu caminin sahibi muslim veya gayrimuslim barışa, bir arada yaşamaya ve karşılıklı saygının insanlık için paha biçilmez değerine inanan herkestir." diyen Erdoğan, İslam'da caminin toplanılan yer, cemeden, birleşen, birleştirilen anlama geldiğini ifade etti. Erdoğan, burada ayrımın, ayrımcılığın olmadığını, butunleşme, birleşme ve hep birden Allah'a yonelme olduğunu kaydetti.

' İSLAM BARIŞ DİNİDİR, İSLAM'DA TERÖRÜN YERİ YOKTUR'

Caminin aynı zamanda Almanya genelinde yaşayan milyonlarca Musluman'ın da gurur abidesi olduğunu belirten Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti: "Biz bugun sadece bir cami, bir kulliye veya bir kultur merkezinin açılışını yapmıyoruz, aynı zamanda her taşı, her nakışıyla çatışmayı ve husumeti reddeden abidevi bir eseri de şehrimize armağan ediyoruz. İşte burada ve buradan ozellikle feyzini, nasibini alan, terore karışmaz. Buradan nasibini alan, İslam'ın mefhum olarak koku, malum barıştan geliyor. İslam barış dinidir. İslam'da terorun yeri yoktur. DEAŞ, meaş, falan, filan bunların İslamla yakından uzaktan alakası yoktur. Her Musluman da bunun şuurunda olmak durumundadır. Bizim bu barış kavramına, bu barış anlayışımıza her Musluman'ın o anlayışla hareket etmesi, davranması gerekir."

Erdoğan, "Sadece Koln Merkez Camisi'nden değil, Almanya ve Avrupa genelindeki tum mescitlerden en iyi şekilde istifade etmemiz gerekiyor. Namazlarımızı kılıp gittiğimiz mekanların otesinde buraları merkez edinerek her alanda kendimizi geliştirmenin yollarını aramalıyız. Evlerimizin neşesi, geleceğimizin teminatı çocuklarımızı camilerimize daha çok getirmeliyiz, ayaklarını buralara daha çok alıştırmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

' KADINLAR CUMA NAMAZINA GİDEBİLMELİ'

Kadınların da camilerden daha fazla istifade etmesinin sağlanması gerektiğini belirten Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu: "Cuma namazına, bayram namazına gidemezsin.', boyle diyorlar ya, hanımların ayağını camilerden kesiyorlar. Niye gitmesin, gidecek. Hanımlar da camilerde yerini alacak ki camilerimizin asıl anlamı guç bulsun. Gayrimuslim dostlarımızın buralara gonul rahatlığıyla, asla çekinmeden gelebilmelerini temin etmeliyiz. Onlar da gelmeli. Hangi inanca mensup olursa olsun şehrimizde yaşayan fakir fukaranın camilerimizin bereketinden faydalanacakları imkanlar oluşturmalıyız."

' BİZİ AVRUPA'NIN ÖTEKİSİ GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞANLARA İNAT'

Erdoğan, "DİTİB Koln Merkez Camii ve Kulliyesi'ni adına yaraşır bir merkeze donuşturmenin mucadelesini vermeliyiz. Burası, bizi Avrupa'nın otekisi, duşmanı gibi gostermeye çalışanlara inat, bu topraklardaki varlığımızın timsali olmalıdır." dedi.

' ÇİFTE VATANDAŞ OLARAK ALMANYA'DA BULUNSA NE OLUR SANKİ?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turk vatandaşlarının Almanya'ya 57 yıl once "Birkaç yıl burada çalışayım, ondan sonra donerim" duşuncesiyle gelmiş olabileceğini ama bu vatandaşların birçoğunun şimdi 'çifte vatandaş' olduğunu anlattı.

(C) AFP 2018 / BARBARA SAX

Şimdilerde çifte vatandaşlık konusunun onunun kesildiğini ve bu konuyu birkaç kez ilgililerle goruştuklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:  "Bu işin onunu yeniden açmalısınız.' dedik. Yani burada bunca yıldır duran 3,5 milyon soydaşımız, vatandaşlarımız var. Önlerini açsalar, onlar da çifte vatandaş olarak Almanya'da bulunsa ne olur sanki? Buradaki sahiplenmeleri, duruşları çok daha farklı olacaktır. Temenni ederim ki gun ola harman ola, bunun da onu açılır. Bizim boyle bir sıkıntımız yok. Yani Alman gelse bizde biraz kalsa, ondan sonra bizden vatandaşlık istese bu fakir ona ikinci vatandaşlığı verir. Niye? Bunlar halkların kaynaşmasını getiriyor. Bunu başarmamız lazım. Yani sicili bozuk olmadıktan sonra niye vermeyelim, yeter ki sicil sağlam olsun."

' IRKÇI ÖRGÜTLER MÜSLÜMANLARIN HAK VE HUKUKUNU HİÇE SAYIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muslumanların feraset ve basiret sahibi olmalarıyla tanımlandıklarına işaret ederek, şunları dile getirdi:

-- Hiç olmadığı kadar basiret ve ferasetle hareket etmemiz gereken hassas bir donemin içindeyiz. Onun için birliğimizi, beraberliğimizi işaret ediyorum. Bir suredir belli çevreler, bilhassa yurt dışında yaşayan kardeşlerimizi iki taraflı bir cendereye almaya çalışıyor. Bir yanda DEAŞ, FETÖ ve PKK gibi katil suruleri uzerinden gençlerimiz teror tuzağına çekilirken diğer yandan ırkçı orgutler Muslumanların hak ve hukukunu hiçe sayıyor.

- Bugune kadar en fazla zararı Muslumanlara vermiş, en çok Musluman kanı dokmuş teror orgutleri İslamist ve cihadist gibi ifadelerle yine Muslumanlara yamanmak isteniyor. Her fırsatta ifade ettiğim bir hususu burada tekrarlamak istiyorum: Adı, iddiası, ideolojisi ne olursa olsun, terore bulaşan, şiddete bulaşan, Muslumanların canına kasteden hiçbir yapının İslam'la, Muslumanlıkla, bizim inancımızla bağı yoktur.

Erdoğan, "Hristiyan teroru", "Musevi teroru", "Budist teroru" gibi sıfatlar nasıl yanlışsa "İslami teror" kavramının da yanlış ve hatalı olduğuna dikkati çekerek,"Bu tur kavramları piyasaya surenler ve kullananlar açık soyluyorum, kesinlikle iyi niyetli değildir" dedi.

' O PİLOTLAR DA ÇOK KALİTELİYDİ AMA GELDİLER BENİM VATANDAŞLARIMI ŞEHİT ETTİLER'

Erdoğan, şoyle devam etti:

- Bizim nazarımızda Berlin'de pazar yerindeki sivilleri katleden DEAŞ'lı caniler neyse 2 ay once 11 aylık Bedirhan bebeği annesiyle beraber şehit eden PKK'lı katiller de odur. 15 Temmuz gecesi FETÖ'cu alçaklar tarafından sırf iradesine sahip çıktığı için şehit duşen vatandaşlarımızı, 251 şehidimizi, 2193 gazimizi nasıl goruyorsak dunyanın dort bir yanındaki teror kurbanlarını da aynı goruyoruz. Şimdi bazı şeyler soyluyorlar, 'FETÖ'nun okullarında şoyle kaliteli oğrenciler yetişiyor. O pilotlar da çok kaliteliydi, omuzları falan da doluydu ama o omuzları kalabalık olanlar geldiler benim vatandaşımı şehit ettiler. Helikopterlerle, F-16'larla, tanklarla, toplarla şehit ettiler. Mesele o değil. İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır. Bunu bir defa iyi anlamak lazım.

' HALA STRATEJİK ORTAKLARIMIZ 'DELİL' DİYOR'

-- Kimi ulkeler gibi bir teror orgutuyle savaşmak için diğerini palazlandırmak gibi bir yanlışa duşmedik. Bugun de aynı yerdeyiz. Tum muhataplarımızı terore karşı tutarlı davranmaya, katiller arasında ayrım yapmadan mucadele etmeye çağırıyoruz. Özellikle 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı şehit eden 2193 vatandaşımızı gazi… FETÖ'culerin bu tavrı sebebiyle Avrupa'da da Amerika'da da hiçbir yerde barınamaması gerekir. Maalesef hala bizim stratejik ortaklarımız veya farklı ortaklarımız 'delil' diyor. İşte Turkiye'nin yargısı, mahkemeleri bunlarla ilgili her turlu kararı verdi. Sizin yargılarınızda verilen kararlar geçerli, Turkiye'nin yargısının verdiği kararlar geçerli değil, bu nasıl bir anlayıştır. Hangi delili arıyorsun daha? Demokrasi duşmanlarının, Avrupa'nın demokratik kurumlarını istismar etmesine daha fazla goz yumulmamalıdır. Avrupa başkentlerinin caddeleri ve meydanları teror orgutunun paçavralarıyla daha fazla kirletilmemelidir.

(C) Fotoğraf : AA

- Bolgemizi kana ve gozyaşına bulayan insan ve demokrasi katillerinin buralarda ellerini kollarını sallayarak gezmesine musaade edilmemelidir. Biz terorun acısını çok iyi bilen bir ulke olarak yaklaşık 40 yıldır terorle mucadele ediyoruz. Avrupalı dostlarımızdan teror orgutlerine karşı daha yoğun bir mucadele bekliyoruz. Avrupa'daki siyaset ve medya kuruluşlarından Muslumanları otekileştirecek veya hedef tahtasına oturtacak beyanlardan sakınmalarını istiyoruz. Artık bu ırkçılık bitmeli diyoruz.

' ÖZİL'İN DIŞLANMASINI HAZMEDEMEDİM'

-- İşte artık isim vermeden geçemeyeceğim, sonra bana darılır. Almanya da doğup buyumuş bir Mesut Özil, bir İlkay'ımız… İngiltere'de kendileriyle bir fotoğraf çektirdik diye kendisini bu toplumdan dışladılar. Alman Milli Takımı'na kadar yukselmiş olan bu iki gencimizin dışlanmasını ben onun Cumhurbaşkanı olarak doğrusu hazmedemedim.

Munih'te Turkiye-Almanya milli maçını Şansolye ile izlediklerini ve Mesut Özil'in o zaman Turk milli takımına gol attığını, bunu da birlikte alkışladıklarını hatırlatan Erdoğan, "Sporun guzelliği bu zaten. 'Mesut ne yapıyorsun, kendi takımına gol atıyorsun?' demedik. Biz boyle buralara geldik ama bu yapılan şık değil. Tabii burada Mesut'umuzun yanında yer alanlar olmadı değil, oldu onlara da teşekkur ediyoruz. İsterdik ki bu ırkçılık savrulmasına duşenlere karşı bir ortak tavır alınsın" diye konuştu.