Özet (TL;DR) @ 2018-09-30 08:01:42.931789: Acun Ilıcalı ile ilişkisiyle tanınan, sosyal medyada 2.8 milyon takipçisi olan ve ünlülerin dünyasının hem sevilen hem nefret edilen kişisi Şeyma Subaşı, “Beni ünlü yapan sizsiniz! Yoksa kendimi…



30.09.2018 - 10:34 30.09.2018 - 10:36 Son Guncelleme : 30.09.2018 - 10:36

Acun Ilıcalı'yla sevgili olması, ardından evlenmesiyle ve sosyal medya paylaşımlarıyla çok konuşulan Şeyma Subaşı Hurriyet'ten Ayşe Arman'a verdiği roportajda, "O kadar alıştım ki insanların saldırmasına, eleştirmesine... Hayır, bana pek dokunmuyor! İnsanların benimle ilgili duşuncelerini çok fazla takan biri değilim. Kendi işime, hayatıma bakıyorum. Çunku biliyorum ki, kimsenin hakkımdaki duşuncesini değiştiremem. İnsanlar, inanmak istediğine inanıyor" dedi.

"Onların olmamı istediği insan olmak zorunda değilim. Kabul et ya da etme, ben benim, bu hayat da benim hayatım. Kimseye zararım yok" diyen Subaşı, "Hep kafamın dikine giderdim. Acun'dan once de... Annem ve babam, 'Şeyma şunu yapma!' dediklerinde, ben yapmak istiyorsam yapardım. 'Bu iyi bir şeydir!' demiyorum. Kimseye de 'Benim gibi yapın!' demiyorum. Ama ben boyleyim. Özgur bir ruhum. Kafasına eseni yapanım. Ve ne hissediyorsam takır tukur soylerim. Başıma iş de açıyor bu kadar direkt ve açıksozlu olmam" şeklinde konuştu.

  • "KENDİMİ OLMADIĞIM GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞLMADIM"

"Ben hep soyluyorum: 'Beni unlu yapan sizsiniz!' diyorum. Yoksa kendimi yırtmadım unlu olayım diye. Taktik maktik gutmedim. Kendimi olmadığım gibi gostermeye de çalışmadım" diyen Subaşı şoyle konuştu:

"Instagram'da gerçek hayatımı yansıttım. Orada sahte hiçbir şey yok. Onlar da bunu sevdiler, takip ettiler, ediyorlar. Kızım Melisa'yı koydum, sporumu koydum, gunluk yaşadığım hayatı koydum. Partiye gittim, kulube gittim, festivale gittim, dansımı koydum. Kıyafetlerimi koydum. Çunku ben boyle giyiniyorum. Sen bana sığ diyorsan diyebilirsin ama 2 milyon 800 bin kişiye de sığ demiş oluyorsun!"

  • "ACUN BANA ÇOK ÇOK AŞIK"

"Beni insanlar tabii ki Acun'la tanıdı. Ama sonrasında kendi tarzımı, sosyalliğimi, enerjimi sevdiler. Belki başta dediler ki, 'Acun gibi herkesin hayran olduğu biri bu kıza neden aşık oldu?' Ama sonra onlar da takılı kaldı bana" diyen Subaşı, "Acun bana çok aşık. Çok çok aşık" dedi.

Milyonlarca kişi tarafından takip edildiğini soyleyen Subaşı, "Rimel surme biçimim bile hemen taklit ediliyor. Kızacaklar boyle soylediğim için ama inan boyle. Kakul kestirdim, şimdi pek çok insan kakul kestiriyor" şeklinde konuştu.

Acun Ilıcalı'dan Melisa adında bir kızı olan ve seyahatlerine surekli kızıyla giden Subaşı, "Dunyada anne olup çocuklarıyla seyahat eden birçok insan var. Ben Turkiye şartlarına gore sıradışı bir hayat yaşıyorum doğru ama sıradışı demek yanlış demek değil. Yaşadığım hayatın çok rahat gozukmesi birçok insana itici gelebilir, bu da çok normal. Ben insanlara kendimi sevimli gostermek için bir şey yapmıyorum, mutlu olduğum gibi yaşıyorum" dedi.

  • "BİZİM HİKAYEMİZDEKİ KADIN TAŞLANMALIYDI"

Ilıcalı'nın evli olduğu donemde kızı Melisa'ya hamile kalan Subaşı yaşadığı durumu şoyle anlattı:

"Bizim durumumuzda bu hikayedeki kadın taşlanmalıydı. Ortalıkta çok gorunmemeliydi. Ama ne oldu? Bana medyadan destek veren olmasa da sonunda Şeyma'nın bilmem kaç milyon takipçisi oldu! Şeyma şu anda dışarıda fotoğraf çektirmekten yuruyemiyor. Bu arada hep nefret edenlerden soz ediyoruz ama benim çok sevenim de var. Gençler çok seviyor beni. Normalde gençler kimlere hayran oluyor? Ya dizi oyuncularına ya sanatçılara, değil mi? Ama dizi oyuncuları, onlara verilen karakteri canlandırıyorlar. Ve gençler de aslında o karaktere hayran oluyor. O oyuncunun ya da sanatçının gerçek karakterinin nasıl olduğunu bile bilmiyorlar. Tamam ben bir oyuncu değilim, sanatçı değilim ama ben birebir kendimi yansıtıyorum. O yuzden bu kadar takipçim var!"

Subaşı, 'bir şeylere emeksiz ve kolay yoldan ulaştığını duşunenlere' şu cevabı verdi:

"Benim emek vermediğimi nereden biliyorlar? Ya da acı çekmediğimi? Geceleri yatakta ağlarken yanımdalar mıydı? Yaşadığım onca şeyde ne kadar uzulduğumu, neler çektiğimi biliyorlar mı? Öyle kolay olmadı hiçbir şey. Bu onyargı. Bunu anlayabiliyorum. Ama nefrete donuşmesini anlayamıyorum."

Kendini geliştirmek istediğini soyleyen Subaşı, "En son Acun'a 'Lutfen diksiyon dersi alabilir miyim? Daha doğru konuşmak istiyorum' dedim. Acun direkt kotu fikir olduğunu soyledi. 'Ben seni kendin gibi olduğun için seviyorum. Butun doğallığın bozulur! İlle bir kursa gitmek istiyorsan, İspanyolca kursuna git' dedi. Haklı galiba, ben de İspanyolcamı geliştirmek istiyorum ama gezmekten vakit bulamıyorum" dedi.

  • "BEN DE KIM KARDASHIAN GİBİYİM"

Kendisine 'Kardashian' benzetmesi yapılmasını doğru bulan Subaşı, "Sev ya da sevme, ben de onların yaptığının benzerini yapıyorum. Onlar nasıl başladı? Snapchat'te surekli video koyarak, o hayatı gostererek... Sonunda reality show'a donuştu. Benim hayatım da oyle" dedi.

"Ayakları yere basan biriyim. Evet, super luks bir hayat yaşıyor, Kendall Jenner'larla aynı ortamda dans ediyor olabilirim ama yarın ne olacağını bilemem" diyen Subaşı, "Hayatta her şey hepimiz için. Ayağım burkulabilir, yuzume kezzap yiyebilirim, olebilirim... Yarın sıfırlanabilirim parasal anlamda. Bu benim enerjimi duşurur ama yine bir çıkış yolu bulurum kendime. Gucum para değil benim, karakterim" ifadesini kullandı.

"Daha çok kitap okuyabilmek isterdim. Hiç okumuyor değilim ama istediğim kadar okuyamıyorum" diyen Subaşı, "Bazen uçaklarda okuyorum, yatmadan once okuyorum. Ablam çok kitap okur mesela, kutuphanesi var. Harika bir şey, ben de isterdim. Politika hakkında bir şeyler biliyor olmak isterdim" dedi.

"İstanbul'da, Çeşme'de, Dominik'te ve Miami'de evimiz var. Bu dort yerde hepimizin giyinme odaları var. Kıyafet taşımıyoruz. Dort yerde birden yaşıyoruz" diyen Subaşı, "Melisa'da da, bende de aynı şey var. Mesela şu anda İstanbul'dayız ya, Miami'yi ozluyoruz. Miami'deyken Çeşme'yi, Çeşme'deyken de Dominik'i ozluyoruz. Acun Melisa'ya 'Kuçuk Şeyma!' diyor. Acun da aslında bizim gibi, bir yerde uç gunden fazla duramıyor" şeklinde konuştu.

Bebek'te bir kafe açan Subaşı, Ayşe Arman'ın 'Seni o kafeye almamışlar, sen de yıllar sonra kafeyi satın almışsın şeklindeki efsane doğru mu?' sorusuna şoyle yanıt verdi:

"Bebek Şenliği'nin olduğu bir gun Bebek Parkı'ndaydım. Melisa 6 aylıktı. Yanımda da yardımcım vardı. Melisa kucağımdaydı. Elimizde çantalar, puset filan... Oturacak bir kafe aradık. Happly Ever After'a yuruduk, butun masalar boştu, iki masa doluydu sadece. İşletme mudurune 'Burada oturabilir miyiz?' diye sordum. Ama o iki dolu masada, herkesin zannettiği kişi yoktu. Yani onun bu olayla bir alakası yok. Fakat bana 'Hayır, oturamazsınız! Yerimiz yok!' dediler. Ben de oradan çıktım. Bir şey demedim. Ne diyeceğim? 'Beni niye almıyorsunuz' mu? Ayşe Kucuroğlu da yoktu orada ama bir şekilde almadılar beni. Doğru yani kafeye alınmadığım. Ama yemin ediyorum, hatta kızım uzerine yemin ederim, 'Goreceksiniz, ben burayı satın alacağım!' gibi bir duşunce aklımın koşesinden bile geçmedi. Ama hayat ilginç işte, o kafe sonunda benim oldu! Bu arada Ayşe'yle de gayet iyiyiz şu anda, hiçbir sorunumuz yok. O zaman oyle olması gerekiyordu demek ki. Ben takılmam bu tur şeylere."