Özet (TL;DR) @ 2018-09-29 08:18:14.213438: Türkiye’nin en ünlü gezginlerinden Ayhan Sicimoğlu yeni bir kitapla karşımızda: ‘Hastasıyız’. Hürriyet Kitap’tan çıkan çalışma, Sicimoğlu’nun farklı coğrafyalardaki 30 macerasından oluşuyor. Bu…



Bende şeytan tuyu var
maalesef!

Kitab ın adı, fazlasıyla kullandığınız 'Hastasıyız' lafı... İlk ne zaman kullandınız, hatırlıyor musunuz? - Valla hiçbir çıkış noktası yok. Bir gun televizyonda program yaparken gelişti. Tabii aynı lafları nereye kadar soyleyebilirsiniz? Mukemmel, harikulade tum bunlar bitiyor bir noktada. "Vay be, hastasıyım" dedim bir gun. Öyle de kaldı. İşin kotusu, başka bir dilde yok bu lafın karşılığı.

Bu s ozun sizinle bu denli ozdeşleşeceğini tahmin ediyor muydunuz peki?

- Hayır. Hatta ilk soylediğimde eleştiri bile aldım, "Ayhan Bey size hiç yakışıyor mu bu avam kelimeler" dediler.

Bir gezgin olarak hep yollarda, farkl ı coğrafyalardasınız... Ama kendinizi asla turist olarak tanımlamıyorsunuz.

- Hayır. Çok zor turist olmak. Turistik yerleri hemen es geçerim zaten. Keşfedilmemiş şeyleri keşfetmeyi seviyorum. Bir de şoyle bir durum var: Maceralar beni buluyor. Sokakta gezerken tesadufen tanıştığım biri o bolgenin en unlu muzisyeni çıkabiliyor, bir anda kendimi onun evinde, 'exclusive' bir partide bulabiliyorum.

Bende şeytan tuyu var
maalesef

Sizce sebebi ne bu durumun?

- Bence çekiyorum insanları. Dun bir otelde konuşma yapacaktım, trafik felç! İnip yurumeye başladım. Sokakta adamın teki geldi, "Abi sarılmam lazım" dedi. Şaşırdım.Yani selfie çektirmek tamam da, sarılmak ne! Hatırını kıramadım ama... Neyse beterin beteri var: Yeni Zelanda'da, Maorilerde alnını ve burnunu dayıyorsun. Onun ruhunu çekiyorsun, mantığı o. O da olabilirdi.

Kitab ın çıkış noktasına donelim. Ne zaman karar verdiniz boyle bir kitap hazırlamaya?

- Açıkçası yoktu. Hurriyet Seyahat'te uzun zamandır yazıyorum. Ara sıra aklıma yazıları toplasam duşuncesi geliyordu. Arşiv olması açısından... Hal boyleyken Hurriyet Seyahat ekibinden teklif gelince, "Hay hay" dedik. Devamının da gelmesini planlıyorum.Tokyo'da bir ay modellik yaptım

Sizdeki bu seyahat tutkusunun kayna ğı nedir?

- Merak. Yaşamın kaynağı da odur. Ama bizde tehlike olarak algılanır. "İcat çıkarma" diye bir laf var. Çocuk, "Anne bu ne" der, fırça yer.

Sizin evde nas ıl karşılanıyordu bu sorular?

- Babama sorun, bakın neler oluyor! Saatlerce anlatır. Annemin deyişiyle, "Adamı alçıya alır". İlkeli bir insandır. Muhendistir, Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu. Çocukluğum surekli onun sorularıyla geçti.

" Nereden geldim buraya" dediğiniz yerler oldu mu?

- Olmaz olur mu! Onlarca vardır. Yakın zamandan bir ornek vereyim. Mesela en son Çin'deydim. 1.4 milyar insan var. Uçaktan indim, ilk şok, bavul alacağım kuşak: 67 numara! Asansor bekliyorum, çok guzel bir kadın geldi yanıma. İkimiz de asansore binmek için hamle yaptık, bir koydu bana! Pardon filan demek de yok! Ben "Affedersiniz" filan dedim, tepki de yok. Japonya'da asla boyle bir şey yoktur. Gerçi çok eskiden gitmiştim, manken olarak...

Bende şeytan tuyu var
maalesef

Yeni Zelanda'da Maorilerin yerel kıyafetiyle...
Nas ıl?- Evet, 1985 yılında Japonya'daki 'New London Fashion Week'e katılmıştım. New York'ta keşfedildim. İngiltere'nin avangard modacılarının yer aldığı bir şovda çıkmıştım. Organizasyonu takip edenler arasında Japonlar da varmış, bana teklif ettiler. Bir ay oturdum Tokyo'da. Sonra sıkıldım. Gerçi guzeldi; model kızlarla birlikte hiçbir yerde hesap odemeden gezip tozduk. En luks lokantalarda, en iyi gece kuluplerinde gezdik. Sonra sıkıldım, gittim.

Ama yine kurtulamad ınız. 'Celebrity' halleri burada da devam ediyor...

- Galiba tipimde var. Çin'de sokakta yuruyorum, çok hoş bir kız, beni yoldan çevirip fotoğrafımı çekti. Tarzımı çok sevdiği içinmiş. Dubai'ye gittim, parfum arıyorum. Çok duşkunumdur kokulara. Satıcı kızlar geldi, fotoğraflarımı çekiyorlar. "N'apıyorsunuz, ben dizi oyuncusu değilim" dedim. "Nasılsa olacaksın" dediler! Potansiyeli gorduler herhalde (guluyor). Sanırım bende şeytan tuyu var. Maalesef boyle...

İ talya'da benzerlikleri ve farklılıkları aynı anda gormek guzel Bir roportajınızda "Dunya uzerinde gorulmesi gereken ilk ulke İtalya" dediğinizi okumuştum...- İtalya bize yakın, bizden uzak. Akdenizli oldukları için davranış biçimleri benziyor. Geçen hafta Sicilya'daydım. Sokakta bisikletli bir adam; kabak, domates, patlıcan satıyordu bağırarak. Bizden bildiğiniz bir fotoğraf. Ama birdenbire karşınıza AVM ya da gokdelen çıkmıyor. 20 yıl sonra gidiyorsun, aynı pizzacı, aynı belediye binası, aynı bakkal... Bunlar bizde yok. Benzerlikleri ve farklılıkları aynı anda gormek guzel. İnsanları da sıcak. Mesela Barselona'da aynı sıcaklığı goremiyoruz. O da Akdeniz!

Neye ba ğlıyorsunuz bunu?

- Orada bir Katalunya muhabbeti var. Biraz hukumetlerine karşı ayrılıkçılar. Ondan diye duşunuyorum. Gerçi Romalı da Milanoluyu sevmez. Roma'da otururken her sabah ekmek aldığım bir bakkal teyze vardı. Bir gun "Milano'ya gidiyorum teyze" dedim, "Orada İtalyanca mı konuşuyorlar" demişti. Orayı İtalyan olarak gormuyor.

Bende şeytan tuyu var
maalesef