Özet (TL;DR) @ 2018-09-28T14:48:00.000Z: Büyük şirketlerinin ve Çin devletinin güvenlik için kullandığı dijital teknolojinin sınırları ve kişisel özgürlüklere etkisi tartışıladursun, konunun uzmanları özellikle yüz tanıma teknolojisi ve…
Yaşam
14:48 28.09.2018(Guncellendi 14:49 28.09.2018) URL'yi kısaltın
Buyuk şirketlerinin ve Çin devletinin guvenlik için kullandığı dijital teknolojinin sınırları ve kişisel ozgurluklere etkisi tartışıladursun, konunun uzmanları ozellikle yuz tanıma teknolojisi ve kamera kullanımının daha da artacağına dikkat çekiyor.
Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te duzenlenen 'Dijital Orta Asya için Inovasyon' gununde Sputnik'e konuşan Huawei'nin Global Kamu Guvenliği Girişimcilik Bolumu Başkanı eski Polis Hong-Eng Koh, "Biz birim olarak gelirlerimizi geçen yıl % 40 arttırdık. Yani guvenlik kameraları ve yuz tanıma sistemlerine olan talep arttı, daha da artacak" dedi.
Singapur'un eski Emniyet muduru olan ve Turkiye'den Emniyet birimleri ile de çalıştıklarını soyleyen Hong-Eng Koh, şehirlerin daha guvenli olması için kamu kurumlarının ve vatandaşların elindeki verilerin ortak bir platformda kullanılmasının kaçınılmaz olacağını soyledi.
Sputnik'ten Ahu Özyurt'un Hong-Eng Koh ile gerçekleştirdiği roportaj şu şekilde:
- Neden vatanda şların verilerini de kullanmak istiyorsunuz?
- Ben eski bir polis olarak bu ortak platform fikrini, Boston Maratonundaki saldırıdan sonra geliştirdim. Polisin kamerası tepededir ve belli bir açıdan çeker, oysa artık yuzlerce kişi aynı anda selfie çekiyor. Sisteme milyonlarca kare goruntu akıyor. Bunları yuz tanıma programı ile birleştirdiğinizde suçluları çok daha kısa surede ele geçirirsiniz. Ama bunu sadece devlet kurumları yapamaz, vatandaşlar da sizinle işbirliği yapmalı. Herkesin verisi bilgisi bir platformda toplanmalı. El Kaide bitti, Işid neden başarılı? Çunku neredeyse Uber gibi davranıyor. Birbirini hiç tanımayanlar bir havuzda buluşuyor ve bir platform kullanıyor.
- Peki ama bu ayn ı anda kişilik haklarından taviz vermek değil mi?
-- Bakın bu tartışma hep canlı olmalı. Benim bir tavsiyem var. Kişisel verileri kullanıyorsanız tam bir "guçler ayrılığı" ve "denge ve denetleme" prensibi uygulamanız lazım. Yani suçluyu arayan ile yuz taramasını, bilgi toplamasını yapan aynı birim olamaz. İngiltere bunun için apayrı bir birim kurdu. Keza mesela İnsansız Hava Araçları için ayrı bir birim kurmalısınız. Bir diğer konu da "ozgurlukler mi, guvenlik mi" tartışması. Bakın, bu tartışmayı hergun yapmalıyız. Vatandaşlar her açıdan dahil olmalı. Hong Kong yasaları, Çin'e rağmen sokaktaki guvenlik kameralarına izin vermiyor. Peki ne oluyor? Hong Kong'da suç oranı artıyor, komşusu Schenzen'de çok az oluyor.
- Ama sonu çta herşeye ragmen şehirlerimiz guvenli diyemiyoruz. Onca kamera, onca teknolojiyle? Sonuçta hep takip ediliyoruz.
- Polisle vatandaşların, mahallelinin işbirliği şart. Mafya yapılanmalarıyla, terror orgutleriyle, bir şebekeyle ancak yine bir 'şebeke' (network) ile mucadele edebilir. Her zaman kotu adamlar ve suç olacaktır. İlginç bir bilgi de paylaşayım. Bir şehre çokça kamera taktık, suç oranı azaldı. Ama yakınındaki, etrafındaki şehirlerde arttı. Neden? O şehirde yakalanacağını anlayan suçlular, yakındaki kasaba veya kentlere gitti, yeraltına indi, siber alanda suç işlemeye başladı. Suçla, hele de dijital çağda suçla mucadele çok farklı olacak.
- Sizce, Çin devletinin yuz tarama metoduyla potansiyel suçlu arama politikası doğru mu?
-- Bakın ben ozel bir şirketin yoneticisiyim ve Kamu Guvenliği Girişimcilik Departmanında 6000 kişilik bir ekibim var. Çin devletinin politikaları adına yorum yapamam. Sadece şunu soyleyeyim; yuz tanıma ve guvenlik kameraları işi 40 sene once IRA teroru nedeniyle İngiltere'de başladı. Hala da devam ediyor. Londra, dunyada en fazla guvenlik kamerası olan yerdir. Ama kimse İngiltere'yi bunun için eleştirmiyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.