Özet (TL;DR) @ 2018-09-28T18:12:00.000Z: Almanya'da yaşayan gazeteci Can Dündar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Merkel ile düzenlediği basın toplantısında kendisi için kullandığı ifadelere cevap vererek "Erdoğan,…



Almanya'da yaşayan gazeteci Can Dundar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Merkel ile duzenlediği basın toplantısında kendisi için kullandığı ifadelere cevap vererek "Erdoğan, basın toplantısında dunyanın gozunun içine baka baka yalan soyledi. Ajan olduğumu kanıtlarsa mesleği bırakacağım" şeklinde konuştu.

Turkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan gazeteci Can Dundar, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile duzenlediği basın toplantısı esnasında "Can Dundar bir ajan, iadesini istemek en doğal hakkımız" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı  Erdoğan'a cevap vererek şunları soyledi:

-- Erdoğan, kendisine soru sorulmasını istemeyen bir lider ve basın toplantısına katılacak kişileri de kendisi belirlemek istedi. Ben de diğer gazeteciler gibi basın toplantısını izlemek uzere başvurdum, akreditasyonumu aldım ve dolayısıyla basın toplantısına katılmaya karar verdim. Daha sonra Erdoğan'ın bundan hoşlanmadığını oğrendim. Aslında Erdoğan eğer ben basın toplantısına katılırsam kendisinin bu basın toplantısını boykot edeceğini soylemiş. Bu bilgiyi Alman makamları da doğruladı. Bir liderin bir gazeteci yuzunden toplantı iptal etmesi Alman meslektaşlarıma garip gelebilir ancak boyle bir yuzleşme Erdoğan'ın istemediği bir şey.

' YAŞANACAK SKANDALA TARAF OLMAK İSTEMEDİM'

-Ben de bunun uzerine basın toplantısına gitmemeye karar verdim. Birincisi, bir gazeteci olarak haber olmak istemedim, ikincisi bir diplomatik skandalın parçası olmak istemedim, uçuncusu, orada yaşanacak diplomatik skandala taraf olmak istemedim. Ama asıl onemlisi, Erdoğan'ın bunu alman gazetecilerden gelecek sorulardan kaçınmak için bir bahane olarak kullanacağını anladım ve buna fırsat vermek istemedim. Önemli olan soruların sorulmasıydı, kimin sorduğu ikinci plandaydı. Ama Erdoğan'ın bu tavrı bile basın ozgurluğu kavramından ne kadar uzak olduğunu ve gerçek gazetecilerden gelecek sorulardan ne kadar korktuğunu ortaya koydu. 

' İLİŞKİLERİN İYİLEŞMESİNDEN YANAYIM'

-- Ben Turkiye ile Almanya'nın ilişkilerinin iyileşmesinden yanayım. Ama bir koşulla. Almanya, demokratik ve basın ozgurluğunun olduğu bir Turkiye ile eşit muzakere edebilir. Hukukun ustunluğu olmazsa yalnızca biz gazeteciler değil, Turkiye'de yatırım yapacak Alman yatırımcılar da zarar gorur. Benim bugun basın toplantısında izlediğim Erdoğan, yıllardır bildiğim Erdoğan'dan farklı biri değildi. Ne basın ozgurluğu, ne de demokratik reformlar konusunda en ufak bir ipucu vermedi.

' KANITLARSA MESLEĞİ BIRAKACAĞIM'

-- İzlediyseniz, Erdoğan beni basın toplantısında ajanlıkla suçladı. Öncelikle Sayın Başbakan Merkel'e bu konuda Erdoğan'la aynı fikri paylaşmadığını soylediği için teşekkur etmek istiyorum. Erdoğan, basın toplantısında dunyanın gozunun içine baka baka yalan soyledi. Erdoğan benim ajan olduğumu kanıtlarsa mesleği bırakacağım.

' HAKKIMDA KESİNLEŞMİŞ BİR YARGI KARARI YOK'

-- Yayınladığımız goruntuler ise devletin kendi çektiği goruntuler. Burada yargılanması gereken gazeteciler değil, operasyonu yapanlar olması gerekenler olduğunu biliyorum. Erdoğan bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı aldığımı soyledi. Bu da onun bir diğer yalanıydı. Hakkımda kesinleşmiş hiçbir yargı kararı yoktur bu konuda. Mahkemenin verdiği 5 yıl 10 aylık hapis cezası kararı yargıtay tarafından bozuldu.

' 15 TEMMUZ'DAN SONRA İLK TUTUKLANANLAR BİZİ TAHLİYE EDEN HAKİMLERDİ'

-- 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Turkiye'de hukuk askıya alındı ve ben o tarihte yurtdışında tatilde bulunuyordum. Avukatlarım donmememi tavsiye ettiler çunku ilk tutuklananlardan bazıları, bizim hakkımızda tahliye kararı veren Anayasa Mahkemesi'nin yuksek hakimleriydi. Artık Turkiye'de hiçbir hakim Erdoğan'ın iradesi dışında karar verebilecek durumda değil. Bir, ben ajan değilim, iki, hakkımda kesinleşmiş bir karar yok, uç, ulkemden kaçmadım ve devlet sırlarını ifşa etmedim. Sanırım bugunku basın toplantısında ve Erdoğan'ın tavrından sonra Almanya nasıl bir liderle mucadele ettiğimizi anlamıştır. Erdoğan, yanında benimle ilgi bir dosya bulunduğundan ve Almanya'dan iademi istediğinden bahsetti. bunları çok ciddiye almıyorum, Erdoğan'ın da çok ciddiye aldığını duşunmuyorum. Hatırlayacaksınız, daha once Deniz Yucel için Erdoğan "Ben bu makamda olduğum surece izin vermeyeceğim" demişti. Sonra ruzgar değişti, Erdoğan da iade etmek zorunda kaldı. Erdoğan'ın bu tur 'zigzag'larına çok alışkınız.

-- Bizler sorular sormaya devam edeceğiz. Erdoğan nereye giderse sorularımızı karşısında bulacak. Turkiye'de tutuklu bulunan butun gazeteci arkadaşlarımın haklarını savunmak zorundayım. O insanlar terorist değil, gorevlerini yaptıkları için tutuklandılar."

' MESLEKTAŞIMIN TWEET'İNDEN GÖRDÜM'

Dundar, kendisine yoneltilen "Erdoğan'ın sizin katılmanız takdirde basın toplantısını boykot edeceğini nereden oğrendiniz?" sorusu uzerine "Önce bir Alman meslektaşımın tweetinden gordum. Ardından konuştuğum ve anonim kalmak isteyen Alman guvenlik gorevlileri bunu doğruladılar" dedi.

Dundar ayrıca, "Turkiye'deki bu baskı rejimini yalnızca Turkiye halkı değiştirebilir. Alman dostlarımızdan bizimle dayanışma halinde olmalarını istiyoruz" ifadelerini de sozlerine ekledi.

NE OLMU ŞTU

Dundar, Berlin'de bugun resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yapacağı basın toplantısına katılacağını bildirmesi krize yol açmış, toplantının gerçekleşmeyeceğine yonelik iddialar uzerine ise Dundar basın toplantısına katılmayacağını açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, basın toplantısında Can Dundar hakkında "Can Dundar'ın bir ajan olduğunu, 5 yıl 10 aya mahkum edildiğini herhalde biliyorsunuzdur. Turk yargısına gore bir mahkumdur. İadesini istemek en doğal hakkımızdır" ifadelerini kullanmıştı.