Özet (TL;DR) @ 2018-09-29T01:22:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Teröristleri korumak gibi bir görevimiz yok. Eğer benim ülkemde birileri teröre bulaşıyorsa bu hangi sınıftan olursa olsun bizim hukukumuz onu cezalandırıyorsa yargı makamları…



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in, onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada, ev sahibi mevkidaşının Turkiye'deki bazı tutuklular hakkında dile getirdiği eleştirilere cevap verdi. Erdoğan, bu konuda yanlış bilgilendirmenin soz konusu olduğunu soyledi.

' YANLIŞ BİLGİLENDİRME VAR'

Steinmeir'in Turkiye'de tutuklu bulunan Alman vatandaşları ile gazeteciler, sendikacılar, hukukçular, aydınlar ve siyasetçilere yonelik endişelerini açıklığa kavuşturmanın faydalı olacağına inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Goruyorum ki burada bir yanlış bilgilendirme var. Bu bilgilendirmeyi duzeltmek benim de Turkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak gorevimdir. Herhalde teroristleri korumak gibi bir gorevimiz yok. Eğer benim ulkemde birileri terore bulaşıyorsa bu hangi sınıftan olursa olsun bizim hukukumuz onu cezalandırıyorsa yargı makamları da bunun gereğini yapar. Bu Almanya'da olsa boyledir, dunyanın başka yerinde olsa boyledir. Bunları bir kenara bırakmak mumkun değil. Benim ulkemde AB'de teror orgutu olarak kabul edilen PKK'nın şu anda Almanya'da binlerce mensubu elini kolunu sallaya sallaya dolaşmaktadır. Yeri geldiği zaman teror orgutunun başının posterleriyle beraber Almanya'nın devasa caddelerinde gosteriler yapmaktadır. Halbuki bunlar yasaktır peki bunlara niçin musaade ediliyor. Yuzlerce, binlerce insanımızı oldurmuş olan bu insanların burada elini kolunu sallayarak dolaşmaları doğru mu? Aydınlar deniliyor, bu aydınların tanımını yapmak lazım. Gazeteci deniliyor, bu gazeteci eğer terore bulaşmışsa ve Turk yargısı bunu mahkum etmişse bunu savunabilir miyiz?"

' BİZ ONLARIN YAPTIĞINI YAPMADIK'

(C) REUTERS / Fabrizio Bensch

Erdoğan, Turkiye'de hakkında mahkumiyet bulunan Can Dundar'a da isim vermeden değinerek, "İşte bunlardan bir tanesi de 5 yıl 10 aya mahkum olmuş olan guya sozde gazetecidir. Sozde gazeteci bir boşluktan yararlanmış kaçmış Almanya'ya gelmiş sığınmıştır. Şu anda Almanya'dadır. Ve kendisi taltif edilmiştir. El ustunde tutulmuştur. Benzer bir şey acaba burada yapılıp da Turkiye'ye kaçmış olsa, bakın kendileri bizden uç tane, beş tane, altı tane gazeteci istediler. Ve buna karşı bizim ne yaptığımızı gayet iyi biliyorlar. Biz onların yaptıklarını yapmadık. Yargımız bu konuda elinden geleni yaparak, iki tanesinin bir tanesini tutuksuz yargılanmak uzere, bir tanesi ise bırakılmıştır ama şu anda benim ulkemden bu şekilde mahkum olmuş olan birisi kaçıp buraya geliyor ve biz kendisini istiyoruz. Aramızda suçluların iadesi anlaşması olduğu halde bu kişi bize verilmiyor" ifadelerini kullandı.

' FETÖ ELEMANLARI ALMANYA'DA RAHAT RAHAT DOLAŞIYOR'

FETÖ teror orgutunun yuzlerce, binlerce mensubunun şu anda Almanya'da elini kolunu sallayarak dolaştığını soyleyen Erdoğan, şunları soyledi:

"Biz bunları şimdi konuşmayacak mıyız? Soyleyemeyecek miyiz? Ben aslında bunları konuşmak istemezdim ama Sayın Başkan bunları dile getirince ben bunu konuşmak zorunda kaldım. Keşke konuşmaz olaydım. Halbuki bunları biz gunduz aramızda konuştuk. Tekrar burada bunları konuşmaya gerek yoktu. Çunku bu sofrayı ben bir muhabbet sofrası olarak goruyordum ve bir muhabbet sofrasında da aslında bunlar konuşulmazdı. Tabii Avrupa'nın geleceği ile toplumsal barışı tehdit eden bu tur akımlar, bu tur yaklaşımlar ister istemez bizleri de birer demokratik hukuk devleti olarak bu adımları atmaya mecbur etmektedir".

' BU ZİYARET KÖKLÜ DOSTLUĞU YENİ BİR SEVİYEYE TAŞIYACAK'

Erdoğan, ziyaretin ulke arasındaki koklu dostluğu yeni bir seviyeye taşıyacağına inandığını dile getirerek, sozlerini şoyle surdurdu:

"Turkiye ile Almanya iki buyuk ve guçlu devlettir. Modern tarihte birbirleriyle savaş içerisinde bulunmamışlardır. Birinci Dunya Savaşı'nda aynı safta yer almışlar, kader birliği yapmışlardır. Almanya'nın milli birliğini sağlamasından hemen sonra başlayan ilişkiler, siyasi, askeri, ekonomik alanlarda hızla gelişmiş, derinleşmiştir. Osmanlı ordusunun yeniden yapılandırılması çabaları Alman subayların nezaretinde yurutulmuştur. Keza Alman firmaları, Osmanlı'nın son donemlerinde hayata geçirilen kalkınma hamlelerinde etkin rol oynamış, farklı alanlarda yurutulen ekonomik faaliyetlerin işletmesini ustlenmişlerdir".

1881'de ilk telefon hattının ve 1906'da Dolmabahçe Gazhane'deki ilk enerji santralinin kurulmasında, 1908'de Haydarpaşa Garı'nın faaliyete geçmesinde Almanya'nın çok değerli katkıları olduğunun altını çizen Erdoğan, Alman şirketlerinin Turkiye'nin 100 yıl oncesine uzanan sanayileşme hamlelerindeki rolunun buyuk olduğunu kaydetti.

Erdoğan, 1857'den bu yana Turk topraklarında faaliyet gosteren Siemens'in, ilk temsilciliğini 1910 yılında kuran Bosch'un akla gelen ilk ornekler olduğunu belirterek, "Şuphesiz bu projelerden en onemlisi Berlin-Bağdat Demiryolu projesidir. Ülkemizin demiryolu ulaşımında yeni bir atılıma hazırlandığı şu donemde Almanya ile benzer bir vizyonu tekrar ortaya koyacağımızı duşunuyorum'' dedi.

İki ulke arasındaki koklu ilişkilerin kultur ve eğitim alanlarında da kendisini gosterdiğine dikkati çeken Erdoğan, ''Geçtiğimiz haftalarda 150. kuruluş yıl donumunu kutlayan İstanbul Alman Lisemiz iki ulke arasındaki asırlara sarih iş birliğinin semboludur. Ayrıca 2013 yılında eğitime başlayan Turk-Alman Üniversitesi bu alanda ilişkilerimizi taçlandıran, binlerce Turk ve Alman oğrencinin yanı sıra uluslararası oğrencilerin de eğitim gorduğu onemli bir muessese haline gelmiştir. Uzun bir geçmişe dayalı ilişkilerimizin siyasi, askeri, ekonomik, kulturel, sosyal alanların tamamında geliştiğini gormekten memnuniyet duyuyoruz.'' değerlendirmesinde bulundu.

' MÜŞTEREKLERİMİZİ ÖN PLANA ÇIKARMALIYIZ'

Erdoğan, geniş gundem içerisinde zaman zaman goruş ayrılıkları olmasının doğal olduğunu vurgulayarak, şoyle devam etti:

"Mesele bu fikir ayrılıklarını karşılıklı saygı, diyalog ve diplomasinin imkanlarını kullanarak aşabilmektir. Bir Alman atasozunun dediği gibi 'Duşmek suç değildir, duşup kalmak suçtur'. İlişkilerimizi, goruş farklılıklarımızı değil muştereklerimizi on plana çıkartarak surdurmeliyiz. Turkiye ve Almanya bu başarıyı defalarca gostermiş ulkelerdir. Son donemde yaşanan bazı sıkıntıları bu anlayış çerçevesinde tamamen geride bıraktığımıza inanıyorum. Zira Almanya Turkiye'nin tarihi ilişkileri yanında halen birçok uluslararası platformda muttefiki, yakın çalışma arkadaşı ve ortağıdır. Uluslararası meseleler karşısında ulkelerimiz daima istişare içinde olarak ortaklık ruhu içerisinde birlikte hareket etmişlerdir. Suriye krizi ve duzensiz goç meselesi başta olmak uzere Almanya ile aynı hassasiyetlere sahip olduğumuzu duşunuyorum. Alman makamları Turk milletinin zulumden kaçan Suriyeli komşularına sahip çıkmasını, ekmeğini boluşmesini daima takdir ettiler. Bizde Almanya'nın Suriyeli mazlumlar için Avrupa içerisinde sergilediği dirayetli liderliği memnuniyetle karşıladık. Kimi ulkelerin multecileri dikenli tellere mahkum etmeye çalıştığı bir donemde Almanya meseleye insani bir bakış açısıyla yaklaşarak Avrupa değerlerinin savunucusu olmuştur. Turkiye ve Almanya'nın bu sureçte inisiyatif almaları goçmen krizinin daha buyuk boyutlara ulaşmasının onune geçmiştir. Son İdlib duğumunun çozumunde olduğu gibi Turkiye Suriye'de yeni dramların, yeni goç dalgalarının yaşanmaması için çalışmayı surdurmektedir. İnşallah onumuzdeki donemde de aynı dayanışma ruhuyla hareket edeceğimize inanıyorum".

' EKONOMİ ALANINDA ÇOK GÜÇLÜ İLİŞKİLER VAR'

Ekonomi alanında da Almanya ile çok guçlu ilişkilerin bulunduğunu kaydeden Erdoğan, iki ulke arasındaki dış ticaret ve yatırım rakamlarının bu gerçeği açıkça ortaya koyduğunu, Almanya'nın Turkiye'nin en buyuk ticari ortağı olduğunu belirtti.

(C) AA / Erhan Elaldı

Erdoğan, Turkiye'de faaliyet gosteren uluslararası şirketlerin arasında Almanya'nın ilk sırada olduğunu belirterek, turizmde de ziyaretçi bakımından Almanların ilk sıralarda yer aldığına işaret etti.

' TÜRK EKONOMİSİ SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Turkiye ciddi ekonomik potansiyeli olan serbest piyasa ekonomisine ve buyuk bir pazara sahiptir. Turk ekonomisi sağlam temeller uzerine kuruludur. Hukumetimizin 2002'den bu yana hayata geçirdiği reformlar, Turk demokrasisinin yanın da ekonomisini de guçlendirmiştir. Bu sayede ulkemiz 2008 finans krizini çok rahat bir şekilde atlatmış. Son 10 yılda ortalama yuzde.,7 civarında bir ekonomik buyume kaydetmiştir'' ifadelerini kullandı.

15 Temmuz darbe teşebbusunun Turk ekonomisi uzerindeki etkilerinin son derece sınırlı kaldığını belirten Erdoğan, Turk milletinin birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde hareket ederek, hem demokrasisine hem de ekonomisine sahip çıktığını kaydetti.

' ULUSLARARASI YATIRIMLAR DEVLETİMİZİN GÜVENCESİ ALTINDA'

Erdoğan, son haftalarda yaşanan spekulatif bazlı donemsel dalgalanmaların geçici olduğunu aktararak, ''Aldığımız tedbirler sayesinde bu dalgalanmaların etkisi sınırlı kalmıştır. Uluslararası yatırımlar hukumetimizin ve devletimizin guvencesi altındadır. Uluslararası firmalar ulkemizde hiçbir engelle karşılaşmadan faaliyetlerini rahatça surduruyorlar. Alman firmalarının ulkemizdeki yatırımlarını arttırmalarını, faaliyetlerine uretimlerine yeni alanlar eklemleyerek, genişletmelerini arzu ediyoruz. Kota, vergi, ticari yaptırım gibi unsurların siyasi amaçlar doğrultusunda kullanılmasını doğru bulmadığımızı bu noktada belirtmek istiyorum. Bu hususlarda Almanya ile ortak tutum içerisinde olduğumuzu gormek bizleri memnun ediyor" diye konuştu.

' ALMANYA'DAKİ 3.5 MİLYON TÜRK TOPLUMU, ALMANYA'NIN KADERİNE ORTAK'

Turkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri benzersiz kılan bir başka faktorun Almanya'da yaşayan Turk toplumu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'nın daveti uzerine ilk kez 1961 yılında bu topraklara çalışmaya gelen ve sayıları 3.5 milyonu bulan Turk toplumunun 57 yıldır Almanya'nın kaderine ortak olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, Almanya'nın 2. Dunya Savaşı sonrasında gerçekleştirdiği kalkınma hamlesinde Turklerin emekleri ve alın terleriyle buyuk bir pay sahibi olduğuna işaret ederek, şunları soyledi:

"Turkiye olarak insanlarımızın geleceğini burada Almanya'da goruyoruz. Turk toplumunun Alman komşularıyla barış içerisinde yaşamları için her turlu teşviki yapıyoruz. Arzumuz 57 yıldır Almanya'yı kendilerine yurt belleyen insanlarımızın kokleriyle bağlarını koparmadan hiçbir ayrımcılığa maruz bırakılmadan eşit katılım temelinde entegrasyon sureçlerini surdurmeleridir. Bu doğrultuda Alman makamlarını çabalarını takdirle karşılıyoruz. Steinmeier'e Turk Alman kahve sofrası etkinliği gibi ayrıca teşekkur ediyorum".

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Avrupa'nın geleceği ile toplumsal barışını tehdit eden ırkçı, yabancı karşıtı ve İslam duşmanı akımlarına karşı el birliğiyle mucadele edileceğine inandığını vurguladı.

ERDO ĞAN, KONUŞMASINI ALMANCA SÖZLERLE BİTİRDİ

"Her şeyin yenisi, dostun ise eskisi makbuldur" atasozune atıfta bulunan Erdoğan, Turkiye'den Almanya'ya yapılan bu tarihi devlet ziyaretinin koklu Turk Alman dostluğunu daha da perçinlemesini temenni ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman devlet adamı Bismarck'ın sozu olan ''Turklerin ve Almanların bir birilerine sevgileri hiç bir zaman sarsılmayacak kadar kokludur(Die Liebe der Turken und Deutschen zueinander ist so alt, dass sie niemals zerbrechen wird)'' ifadelerini hem Turkçe hem de Almanca okudu.

Erdoğan'ın bu jesti davetliler tarafından yoğun alkış aldı.