Özet (TL;DR) @ 2018-09-29T04:03:21.000Z: KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı "Eski müzakere süreci kapanmıştır artık. Sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşmayı hedeflemek gerekiyor" dedi.



Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununa ilişkin, "Eski muzakere sureci kapanmıştır artık. Sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşmayı hedeflemek gerekiyor." dedi.Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York'ta BM Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Goruşmenin ardından Turk gazetecilere açıklamalarda bulunan Akıncı, Guterres ile goruşmesinde Genel Sekreter'in Kıbrıs sorunu için gorevlendirdiği geçici ozel danışmanı Jane Holl Lute'un raporunun hazır olmadığını ancak ilerleyen gunlerde kendisine ulaştırılacağını ve bu rapor ışığında taraflarla yeniden diyaloğa geçeceğini ilettiğini soyledi.Akıncı, "Guterres, bugun bize içinde bulunulan sureci nasıl değerlendirdiğimizi bir kez daha dinlemek istediğini iletti ve biz de kendisine duşuncelerimizi etraflıca izah ettik. Her şeyden once muzakere surecinin 50'nci yılında olduğumuz anımsatmasıyla başladık." ifadelerini kullandı.

" KIBRIS TÜRK TARAFI ÇÖZÜM İÇİN CESARETLİ ADIMLAR ATTI"

Kıbrıs'ta çozum için yurutulen çabaların 1968 yılına dayandığını hatırlatan Akıncı, bu zaman dilimi içinde iki onemli kavşak olduğunu, 2004 yılında Annan Planı, son olarak da Crans-Montana Konferansı yapıldığını dile getirdi. Akıncı, butun bu sureçlerde Kıbrıs Turk tarafı olarak yapılan olumlu katkılara Guterres'in de son sureçte şahit olduğunu belirtti.Tum bu sureçlerde aldıkları inisiyatifleri bir kere daha Guterres'e hatırlatmak istediklerini ifade eden Akıncı, Genel Sekreter'in de bunların farkında olduğunu bir kez daha kendilerine teyit ettiğini belirtti. Kıbrıs Turk tarafının tum sureçlerde çozumu sağlayacak adımları cesaretle attığını ancak bunların karşılıksız kaldığını vurgulayan Akıncı, sozlerini şoyle surdurdu: "Crans-Montana sureci sonuçsuz kaldıktan sonra içine girilen uzun sureli durgunluğu aşmak ve çozum yolunu yeniden açabilmek umuduyla ben geçtiğimiz nisan ayında Sayın Rum lidere 30 Haziran tarihli Genel Sekreter çerçevesini olduğu gibi çarpıtmadan sulandırmadan kabul edip etmediğini sorguladım. Ne yazık ki o çağrımıza olumlu bir yanıt almadık. Bugun bile o 30 Haziran belgesinin sulandırıldığını ve çarpıtıldığını bir kez daha gorduk. Bugun de Sayın Rum liderin yaptığı açıklamalar bize bir kez daha bunu teyit etti."

" ESKİ MÜZAKERE SÜRECİ KAPANMIŞTIR"

Cumhurbaşkanı Akıncı, gelinen aşamada bundan sonrası için nasıl bir yol izlenmesi konusunu yine geçen yıl Genel Sekreter'e ve daha sonra ziyarete gelen Lute'a ilettiklerini, bugun de bu toplantıda vurguladıklarını aktardı.Akıncı, sozlerini şoyle surdurdu:"Eski muzakere sureci kapanmıştır artık. Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı yerlere varmak mumkun değil. Dolayısıyla ucu acık muzakerede ısrar eden Rum tarafının aslında çozumsuzlukte ısrar ettiği çok net ortada. Sonuç odaklı, takvimli ve stratejik bir paket anlaşmayı hedeflemek gerekiyor. Sonuç odaklı olmayacak, takvimsiz, ucu acık sureçlerin bir yere varamayacağı çok net goruldu, anlaşıldı. Dolayısıyla bu yanlışta ısrar etmemek gerekiyor. Takvimli, sonuçlu odaklı ve stratejik bir paketi ongorecek bir yaklaşım soz konusu olursa, Genel Sekreter'in de buna kişisel olarak dahil olmasının, katkı yapmasının çok onemli olacağını Sayın Genel Sekreter'e ilettik. Bu çerçevede sadece Kıbrıs'taki iki tarafın değil, Birleşmiş Milletler'in yanı sıra Crans-Montana'daki diğer katılımcıların da bu surece katkı yapmalarının gerekli olacağı uzerinde durduk."

" KIBRIS TÜRK HALKININ DA O DOĞALGAZDA HAKKI VAR"

Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon olayının Kıbrıs sorunundan bağımsız duşunulemeyeceğine dikkati çeken Akıncı, bu konunun çatışma yerine iş birliği alanı haline donuşturulmesi gerektiğini ifade etti.Kıbrıs Turk halkının da o doğalgazda haklarının olduğuna vurgu yapan Akıncı, "O zenginlik, deniz altındaki olası zenginlik sadece bir topluma ait değildir. Kıbrıs Turkleri'ne de aittir ve orada yaratılacak olan iş birliği potansiyeli Turkiye'yi de içerecek bir şekilde ele alındığı takdirde çok olumlu bir noktaya doğru evrilebilir. Yani çatışma kulturu yerine iş birliği anlayışı geliştirilirse, enerji denkleminden Turkiye ve Kıbrıs Turk halkı dışlanmadan formuller uretilirse bu Kıbrıs sorununun elbette çozumune de katkı yapabilir." değerlendirmesinde bulundu.Akıncı, Turkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini son derece onemsediğini anlattı.Bu konuda yeni bir sureç yaşanabileceğini kaydeden Akıncı, "Gumruk Birliğinin guncellenmesi ile başlayacak olan yeni bir yakınlaşma oyle inanıyorum ki Kıbrıs sorununun çozumune de katkı yapma potansiyelini içinde barındıracaktır." diye konuştu.