Özet (TL;DR) @ 2018-09-27T13:16:00.000Z: CHP’li Ünal Çeviköz, NewYork’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında kapsamlı bir görüşme yapılamamış olmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirterek, “Türkiye kapı aralığında el…
CHP'li Ünal Çevikoz, NewYork'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında kapsamlı bir goruşme yapılamamış olmasını uzuntuyle karşıladıklarını belirterek, "Turkiye kapı aralığında el sıkışılarak sırtı sıvazlanacak bir ulke değildir, olmamalıdır" dedi.
Turkiye'nin ABD ile İran'a uygulanacak ambargo konusunu goruşerek, bir takım kolaylıklar sağlanmasının yolunu araması gerektiğini vurgulayan Çevikoz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya ziyaretini de, "Turkiye'nin Almanya'dan ve Avrupa'dan onemli beklentilerinin olduğu biliniyor. Ancak Almanya'nın ve Avrupa'nın da Turkiye'den beklentileri olduğunu unutmamak gerekir" sozleriyle değerlendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ünal Çevikoz, duzenlediği basın toplantısında dış politikada yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Soçi Mutabakatında Turkiye'ye çok buyuk bir sorumluluk duştuğunu kaydeden Çevikoz, şoyle konuştu:
' TÜRKİYE İDLİB'TE İMKANSIZ BİR GÖREVİ YERİNE GETİRMEYİ TAHHÜT ETMİŞ BULUNUYOR'
-- Turkiye İdlib'deki ılımlı ve radikal grupları birbirlerinden ayırmak gibi neredeyse imkansız bir gorevi yerine getirmeyi taahhut etmiş bulunuyor. Bu çok kritik bir durumdur. Turkiye'nin bu sorumluluğunun gereği için gosterdiği çabalar sırasında Mehmetçiğin guvenliğinin her şeyden onemli olduğunun altını ozellikle çizmek isterim. Ancak vahim olan, dunya kamuoyunda Turkiye'nin Suriye'de muhalefet adı altında gruplaşan teror orgutlerinin himaye ettiği şeklinde bir algının oluşmasıdır.
-- Turkiye'nin İdlib konusunda ozellikle 7 Eylul tarihindeki Tahran Zirvesi'nde ve 17 Eylul tarihindeki Soçi goruşmesinde izlediği tutum da bu algıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olmuyor. Nitekim Rusya Turkiye'nin cihatçı orgutler uzerindeki nufuzunu kullanmasını beklediğini defalarca belirtti. "
' YANLIŞ SURİYE POLİTİKASI NEDENİYLE GİDEREK KABARAN FATURANIN EN BÜYÜK KALEMİ İDLİB'DİR'
Çevikoz, "Suriye'de teror orgutlerine TIR ve uçak dolusu silah verenler gelecekte bunun bedelini odeyecek" denildiğini ifade ederek, "Biz de CHP olarak, yıllardır bunu dile getiriyor ve bu soruyu soruyoruz. IŞID'e kim destek verdi, Suriye'de terorun yuvalanmasına, ulkenin bir iç savaşa suruklenmesine milyonlarca insanın evsiz-barksız kalarak ulkelerini terk etmelerine ve yuzbinlerce insanın olumune sebep olan kanlı bilançoya hangi davranışlar yol açtı? Bu soruların cevabı mutlaka verilmeli" diye konuştu. "Turkiye'nin yanlış Suriye politikası nedeniyle giderek kabaran faturanın en buyuk kalemi İdlib'dir" diyen Çevikoz, 2015 yılında tamamen teror orgutlerinin kontrolu altına giren İdlib'in, Turkiye'nin dış politikada yaşadığı buyuk sıkışıklığın son noktası olduğunu savundu.
' TÜRKİYE'YE SIZMALARININ ÖNLENMESİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMALI'
CHP'li Çevikoz, "İdlib'de radikaller silahsızlandırıldıktan sonra nereye tahliye edilecek, bu konuda bir ongorunuz var mı, Turkiye'ye gelişi soz konusu olabilir mi, boyle bir endişeniz var mı?" sorusu uzerine şunları soyledi:
-- Bizim için hakikatten çok ciddi bir endişe konusu. Çunku radikal ve ılımlı unsurların birbirinden ayrıştırılması fevkalade zor. Bu başarıldıktan sonra da silahlarını terk eden grupların nereye gideceği hakkında Soçi Mutabakatı'nda hiçbir açıklık yok. Bu açıklığın olmaması bizi ciddi bir şekilde endişelendiriyor. Maalesef bunların Turkiye'ye gelebilme ihtimalleri var. Bunun için elbette çok ciddi bir şekilde bir suzgeçten geçirilme ve bir eleme yapılması gerekiyor.
-- Turkiye'ye karşı çok ciddi bir goç dalgası olacağından da soz ediliyor. Bu goç dalgası sırasında sivillerle birlikte içeriye sızabileceklerinden soz ediliyor. Onun için çok dikkatli olması gerekiyor ilgili makamlarımızın. Turkiye'ye boyle sızmalara yol açılmaması için her turlu onlemi almaları gerekiyor.
'TÜRKİYE KAPI ARALIĞINDA EL SIKIŞILARAK SIRTI SIVAZLANACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR'
Turkiye'nin dış politikada sadece Suriye'de sıkışmadığını, ABD ile ilişkilerine ilişkilere bakıldığında da durumun hiç de iç açıcı olmadığını soyledi kaydeden Ünal Çevikoz, "İkili ilişkilerimizin bu kadar onemli bir sınamadan geçmekte olduğu bir sırada NewYork'ta Trump ile kapsamlı bir goruşme yapılamamış olmasını uzuntuyle karşıladığımızı belirtmek isterim. Turkiye kapı aralığında el sıkışılarak sırtı sıvazlanacak bir ulke değildir, olmamalıdır. Turkiye'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na gidildiğinde ciddiye alınan, itibarlı ve hatırı sayılır bir ulke olarak ağırlandığı gunlerin ozlemini çekiyoruz" dedi.
' TÜRKİYE, ABD İLE İRAN AMBARGOSUNU GÖRÜŞÜP KOLAYLIK SAĞLANMASININ YOLUNU ARAMALI'
Çevikoz, bir soru uzerine ABD'nin İran'a ambargosuna Turkiye'nin uymayacağına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gelen açıklamaları da değerlendirdi.
ABD'nin bu yaptırım uygulamasında hiçbir muafiyet tanımayacağını ozellikle dile getirdiğini vurgulayan Çevikoz, şoyle devam etti:
-- Bizim elbette İran'dan almakta olduğumuz petrol ve doğalgaz, enerji ithalatımız bakımından onemli bir yer tutuyor. Bunun için Turkiye'nin ABD ile mutlaka ciddi bir şekilde goruşmesi, Turkiye'nin sıkıntılarının anlatılarak, Turkiye'ye en azından bu konuda bir takım kolaylıklar sağlanmasının yolunu araması gerekir.
-- Aksi taktirde onumuzdeki kış aylarında İran'dan eğer doğalgaz ve petrol ithalatımızı surdurmeye devam edecek olursak bu defa ABD'nin yaptırımlarının artan bir şekilde uzerimize baskı oluşturmasından da muzdarip olabiliriz. Bu vesileyle bunun Turkiye ile ABD arasında mutlaka goruşulmesi gereken konulardan biri olduğunu vurgulamak isterim.
' ALMANYA VE AVRUPA'NIN DA TÜRKİYE'DEN BEKLENTİLERİ OLDUĞUNU UNUTMAMAK GEREKİR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya ziyaretini de değerlendiren CHP'li Ünal Çevikoz, uzun bir aradan sonra Almanya'ya en ust duzeyde bir devlet ziyareti gerçekleştiğine dikkat çekti. Çevikoz, sozlerini şoyle surdurdu:
-- Son birkaç yıldır Turkiye'nin başta Almanya olmak uzere Avrupa ulkeleriyle ilişkilerinde yaşanan tıkanıklığın aşılması için ciddi diplomatik çabalara ve girişimlere ihtiyaç var. Üst duzey devlet ziyaretleri de elbette bu tur girişimlerin başında gelir. Turkiye ile Almanya arasında son yıllarda yaşanan kırgınlıkların aşılması için onemli bir fırsat olarak gorduğumuz bu ziyareti safha safha tum ayrıntıları ile yakından izliyoruz. Turkiye'nin Almanya'dan ve Avrupa'dan onemli beklentilerinin olduğu biliniyor. Ancak Almanya'nın ve Avrupa'nın da Turkiye'den beklentileri olduğunu unutmamak gerekir. Bunların başında Turkiye'nin AB uyelik muzakerelerine, Gumruk Birliği'nin geleceği ile ilgili goruşmelere yeniden başlayabilmesi için gerekli zemini hazırlayacak adımları atması geliyor. Bu adımlar da Turkiye'de temel hak ve ozgurlukler, basın ve ifade ozgurluğu, yargının işlevselliği ve siyasi otoritenin gudumunden çıkarılması ve Turkiye'nin yeniden bir hukuk devleti haline gelmesi gibi konularla yakından ilgili.
' TÜRKİYE'NİN İNANDIRICI BİR TUTUM TAKINMASINDA YARAR GÖRÜYORUZ'
Turkiye'nin Almanya'da yapılacak temaslarda bu alanlarda dile getirilecek goruşleri dikkatle dinlemesinde ve bu beklentileri karşılayacağına dair guçlu, guvenilir ve inandırıcı bir tutum takınmasında yarar goruyoruz. Bu yapılmadığı ve evrensel değerler ile ilgili beklentilere karşı kulaklar tıkandığı takdirde Turkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin de ilerleme kaydetmesini zor goruyoruz. "
' EKONOMİK SIKINTILARIN RAHİP BRUNSON İLE İLGİLİ OLMADIĞININ İTİRAFI OLMUŞTUR'
Turkiye'nin, ABD ve Almanya gibi, G20'nin uyesi olduğunu vurgulayan Çevikoz, sozlerini şoyle noktaladı:
-- En azından, ekonomik gostergeler hala bu grubun içinde kalmamıza imkan sağlayacak duzeyde seyrediyor. Dunya yeni bir ticaret savaşının eşiğinde. Turkiye ekonomik bakımdan Son 16 yıldır artan biçimde dışa bağımlı ve kırılgan bir hale getirildi. Ekonominin duzelmesi için Ülkemizin bağımsızlığını zedelemeyecek adımlar atılması gerekiyor. Son gunlerin en onemli gelişmesi, Turkiye'nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sıkıntıların Rahip Brunson ile ilgili olmadığının itirafı olmuştur. Demek ki, ekonomik sıkıntılarımız suni manipulasyonlardan kaynaklanmıyormuş. Tedavinin en onemli unsuru teşhistir. Bu teşhis yapılabildiğine gore, artık tedavinin de gereken şekilde yapılmasını beklemek Turkiye'de yaşayan tum yurttaşlarımızın hakkıdır.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.