Özet (TL;DR) @ 2018-09-27T14:29:00.000Z: CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, af tartışmaları ile ilgili “Organize suç örgütlerini kapsıyor, katilleri kapsıyor, uyuşturucu tacirlerini kapsıyor” diyerek, toplumsal ihtiyacı…
Goruş
14:29 27.09.2018(Guncellendi 14:31 27.09.2018) URL'yi kısaltın
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, af tartışmaları ile ilgili "Organize suç orgutlerini kapsıyor, katilleri kapsıyor, uyuşturucu tacirlerini kapsıyor" diyerek, toplumsal ihtiyacı karşılamadığını soyledi. Tanrıkulu "Biz şunu duşunuyoruz cezaevlerini bu şekilde boşalttıktan sonra daha kapsamlı bir siyasal yonelim mi olacak?" diye sordu.
(C) AA / Arşiv
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP'nin gundeme getirdiği ve geçtiğimiz gun meclise onerilen af ile ilgili Diyarbakır'da açıklamalarda bulundu. Affın gundeme geldiği surece dikkat çeken Tanrıkulu "MHP lideri belki kendi siyaset hayatında yapmadığı bir ziyaret gerçekleştirdi. Cezaevinde bulunan, organize suç orgutu liderliğinden ceza almış bir hukumluyu hastanede ziyaret etti ve 'vatan evlatları niçin hapiste' dedi. Seçimlerden once bir ziyaret daha gerçekleştirdi ve toplumun bir kesimine, suç orgutlerine bir mesaj verdi ve o mesajı bugune kadar taşıdı. Af meselesi Turkiye'ye o ziyaretten sonra geldi, bunu hatırlayalım. Özellikle de gundemde tutulmaya çalışılıyor" dedi.
' KATİLLERİ, RÜŞVET VE HIRSIZLIKTAN TUTUKLANANLARI KAPSIYOR'
Affın her zaman toplumsal bir karşılığı olduğunu ifade eden Tanrıkulu şunları soyledi: "Siyasi nedenlerle gundemde tutuldu. Organize suç orgutu lideri uzerinden bu af Turkiye'nin gundemine gelmiştir. Bunlar uzerinden sokağa bir mesaj verilmeye çalışılmıştır. Kapsamı da maalesef bir toplumsal ihtiyacı karşılamaktan yoksundur. Evet cezaevinde 220 binin uzerinde tutuklu ve hukumlu vardır, kapasitenin çok ustunde tutuklu ve hukumlu vardır. Ama ağırlıklı talebin duşunce ve ifade ozgurluğu ve siyasi tutuklular uzerinde olması lazımdır. Turkiye'de yaklaşık 3-4 yıldır buyuk bir kutuplaşma ve çatışma var. Darbe girişiminden sonra da kitlesel tutuklamalar var, buyuk mağduriyetler var ama bu af sonuçta bunları da kapsayan bir biçimden uzak. Kimleri kapsıyor organize suç orgutlerini kapsıyor, katilleri kapsıyor, uyuşturucu tacirlerini kapsıyor, ruşvet ve hırsızlıktan tutuklananları kapsıyor. Ortalama her yurttaşımız yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanmıyor, yargılanan her yurttaşımız da adil yargılandığını duşunmuyor. Bize gore oncelikle yapılması gereken Turkiye'de bağımsız ve tarafsız yargı ortamını sağlamak ve adil ve durust yargılama ortamını sağlamak olmalıdır."
**
(C) AA /
'YENİ BİR SİYASAL YÖNELİMLE, SİYASİ TUTUKLULARA YER Mİ AÇMAYA ÇALIŞIYORLAR?'**
"Bu içerikle kapsayıcı değil ve toplumda yeni infiallere yol açabilecek bir içeriği vardır. Çunku toplum vicdanının kabul etmediği suçlar da bu kapsam içindedir" diyen Tanrıkulu şoyle devam etti: "Af meselesi cezaevlerinde buyuk bir beklenti yaratmıştır. Bu beklenti içinde olan tutuklu ve hukumluleri sağlıklı bir şekilde cezaevinde tutmakta mumkun değil. Bir an evvel bu tartışmanın sonlandırması lazım. Herkesin kabul edeceği bir mutabakatla çıkması lazım. Şunu da duşunebilir cezaevlerinde çok buyuk bir yığılma var. Bunun nedeni sadece hukumluler değil. Yargılamaların tutuklu yapılmasıdır. Biz şunu duşunuyoruz cezaevlerini bu şekilde boşalttıktan sonra daha kapsamlı bir siyasal yonelim mi olacak. Siyasi tutuklulara yer mi açmaya çalışıyorlar. Çunku onları kapsayan bir af duzenlemesi değildir bu."
' YARGITAY, BERBEROĞLU KARARI İLE PARLAMANTOYU VESAYETİ ALTINA ALMIŞTIR'
Yargıtay'ın CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili kararı da değerlendiren Tanrıkulu şunları soyledi: "Enis Berberoğlu için geçtiğimiz gun gerekçeli karar yayınlandı. Yargıtay'ın bu kararı da anayasaya uygunluğu bakımından kabul etmek mumkun değildir. Anayasaya aykırı bir karar verilmiştir. Cezaevlerinde bulunan tum milletvekillerini ilgilendirmektedir. Yargılanması devam eden milletvekillerini de ilgilendirmektedir. Anayasanın 83. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 'yeniden seçilen milletvekili yargılanamaz' hukmune rağmen Yargıtay bunu gormezden gelmiş ve yargılamaya devam etmiş ve hukmu onamıştır, infazı durdurmuştur. Ama vekilliğin duşurulmesi bakımından da Meclis Başkanlığı'na da hukum ozetini gondermiştir. Bu karar tamamen anayasaya aykırıdır. Yargı bu kararla parlamentoyu kendi vesayeti altına almıştır. Anayasaya koyucunun iradesini tanımamıştır. Umuyorum Meclis Başkanlığı anayasaya aykırı bir işlem yapmaz ve anayasa mahkemesi de bir an evvel bu yargılamayı anayasaya uygun hale getirir. "
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.