Özet (TL;DR) @ 2018-09-26T16:32:08.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Almanya'ya gerçekleştireceği ziyaretin önemi ve olası sonuçlarını Sputnik'e değerlendiren Dr. Can Ünver "Almanya'nın Rusya, Türkiye ve İran'ı dikkate almak zorunda…
Goruş
16:32 26.09.2018URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Almanya'ya gerçekleştireceği ziyaretin onemi ve olası sonuçlarını Sputnik'e değerlendiren Dr. Can Ünver "Almanya'nın Rusya, Turkiye ve İran'ı dikkate almak zorunda hissetmesi ve denge faktorunu gozetmesi onemli. Ziyaret, gerilimin geride kalması için bir fırsat" dedi.
Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 27-29 Eylul tarihleri arasında Almanya'ya gerçekleştireceği ziyaret, 7 yılın ardından Turkiye'den Almanya'ya Cumhurbaşkanlığı seviyesinde gerçekleşecek ilk ziyaret olacak. Erdoğan'ın gerçekleştireceği ziyaret Almanya'da suren ve boykota varan çeşitli tartışmaların yanı sıra onemli soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Erdoğan'ın ziyareti ikili ilişkiler için ne onem taşıyor? Erdoğan'ın Almanya ziyaretinin zamanlaması hangi faktorlere bağlı? Bu ziyaretin zamanlamasında, ABD'nin AB ve Turkiye'ye yonelik yaptırım baskısı ve AB ulkeleri ile Turkiye'nin buna tepkisinin rolu var mı? İki ulke bugune kadar Turkiye ile Almanya arasındaki zor donemi geride bırakmaya hazır mı? Konuyu İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Can Ünver, Sputnik'e değerlendirdi.
' ERDOĞAN'IN ZİYARETİ 2.5 YILLIK ÇEKİŞMEYİ TAKİP ETMESİ SEBEBİYLE ÖNEMLİ'
Dr. Can Ünver'e gore Erdoğan'ın gerçekleştireceği ziyaret, Turkiye ve Almanya arasında 2.5 yıldır suren çekişme dolayısıyla buyuk onem arz ediyor. Ünver "Aslında bu iki ulke arasında Cumhurbaşkanlığı seviyesinde genelde çok fazla ziyaret gerçekleşmiyor. Uzun zaman aralıkları var genellikle. Fakat Turkiye'de ozellikle yonetim sistemimizin değişmesinin ardından bu ziyaretin biraz daha onem kazandığını duşunuyoruz. Çunku son 2.5 yıl içerisinde ve ozellikle de yarı-başkanlık veyahut Cumhurbaşkanlığı yonetim sistemine geçmemizin ardından bu iki ulke arasında ciddi bir çekişme var ve Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya gerçekleştireceği ziyaret de bu sebeple daha fazla onem kazandı" diyor.
' KRİZ VARKEN BİLE ANKARA-BERLİN İLİŞKİLERİ HİÇ KESİLMEDİ'
Turkiye-Almanya geriliminin esas nedeni veyahut ortaya çıkmasının en onemli sebepleri, Almanya'nın verdiği birtakım tepkilerde aranması gerektiğinin altını çizen Ünver "Zira Turkiye hiçbir zaman boyle bir krizin çıkmasını arzu etmedi. Yani iki ulke arasındaki gerginliğin nedeninin Almanya'nın kendi iç dinamikleri içinde aranması gerektiğini duşunuyorum. Bugune baktığımızda ise, Turkiye'nin aslında bir yumuşama ve yeniden iyi ilişkiler kurma arzusunun açık açık beyan ediyor. Alman hukumetinin de buna cevap vermeye başladığını goruyoruz. Tabii, Alman hukumeti derken, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'ın oteden beri ılımlı olduğunu goruyoruz. Bu ılımlı tutumu Mesut Özil vakasında da gosterdi, tavrı toplum içerisindeki birtakım radikal kesimlerden farklı oldu. Keza Merkel de, aslında Tayyip Erdoğan'la ilişkisini hiç kesmedi. Yani dahili bir kriz yaşanırken, o krizin asıl aktorlerinin birbirleriyle diyaloglarını hiç kesmediklerini goruyoruz" ifadelerini kullandı ve şoyle devam etti:
' ALMAN BASINI ZİYARETİ 'TÜRKİYE, ALMANYA'YA MUHTAÇ OLDU' NOKTASINA ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR'
"Bu iyi bir gelişme ancak Alman basınında, ozellikle Tayyip Erdoğan'ın Koln'de açacağı Diyanet İşleri Turk İslam Birliği (DİTİB) Merkez Camii ile ilgili buyuk bir kamuoyu aleyhtarlığı var. Alman basınında bu konuda ciddi eleştirilere yer verilmiş durumda. Onun dışında, Turkiye kokenli, Eski Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, 'davette gereğini yapacağım' diye tepki gosterdi. Bazı politikacılar da bu daveti boykot ediyor. Değişik bir durum var. Alman basını 'Turkiye ekonomik kriz yaşadığı için bize muhtaç oldu ve bu yuzden Turk lider buraya geliyor' gibi yazılara yer vererek meseleyi farklı bir noktaya çekiyor. Turkiye'nin durumunu bu noktaya indirgemek doğru değil."
(C) AA / Kayhan Özer
' BU GÖRÜŞME İLİŞKİLERİN DÜZELMESİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLAYABİLİR'
ABD ile gerilim halinde olan Almanya'nın Rusya ve İran'la ilişkilerini sıcak tutma eğilimi içerisinde olduğuna işaret eden Ünver "Almanya'nın Amerika'yla ya da Trump'la olan meselesini, bir anlamda Avrupa'nın onde gelen ulkesi olarak, ortaya çıkan sorunları azaltmak adına ozellikle İran ve Rusya'yla olan ilişkisini sıcak tutma eğiliminde olduğunu da soyleyebiliriz. Turkiye'nin de zaten Rusya ve İran'la ancak ilişkiler kurma tercihi de ortada. Dolayısıyla bu ilişkiler, denge unsuru olacaktır. Bu ilişkilerin daha iyiye goturulmesi ve sıcaklık kurulması son derece onemli. İlişkilerin daha iyi bir noktaya gitmesi aynı şekilde arada kalan Almanya'daki Turkler açısından da onemli olacaktır. Turkiye'nin Almanya'ya, Almanya'ya daha farklı bakması gerektiğine inanıyorum. Turkiye açısından zaten sorun yoktu ancak Almanya'da muthiş bir populizm ve aşırı sağ eğilim var orada. Orada ciddi bir şekilde Turk ve Turkiye karşıtlığı korukluyor. Alman merkez siyaseti de, belki de bu eğilimi de goz onunde bulundurarak Turkiye ile olan ilişkilerini duzeltmek suretiyle belki de o gidişata bir dur deme imkanı kazanmış olabilir" dedi.
ABD 'YE KARŞI KURULACAK DENGEDE 'TÜRKİYE'NİN DE ROLÜ VAR'
Berlin'in Tahran'a uygulanmakta olan yaptırımların "etrafında dolaşarak" Almanya-İran ilişkileri geliştirilme eğilimi içerisinde olduğunu soyleyen Ünver sozlerini şoyle surdurdu:
"Keza Rusya-Almanya ilişkileri oteden beri iyi ve bu ilişkilerin daha da iyiye gitmesine ozen gosteriliyor. Dolayısıyla bir denge unsuru şeklinde değerlendiriyorum ben ve bu denge içerisinde Turkiye'nin de rolu var. Ben her ne kadar Almanya'nın 'Avrasyacı olduğu' yorumlarına katılmasam da Almanya'nın kendi stratejisini çizerken Doğu faktoru olan Rusya, Turkiye ve İran'ı dikkate almak zorunda hissetmesi ve dolayısıyla bir dunya gucu olmasa bile bir Avrupa gucu olarak denge faktorunu gozetmesi kendi açısından da onemli. Bunu yaparken de iç dinamiklere çok kulak vermemesi gerekiyor. Çunku bu iç sesin, oryantalist, aşırı sağcı, duygusal ve ırkçı çevreler tarafından manipule edildiği goruşundeyim. Şimdi Alman hukumeti reel politikası onun ustune inşa etmemeye başladı. Ve belki de bu sebeple Turkiye ve Almanya arasında yeni bir başlangıç, yeni bir donem soz konusu olabilecek. Ve bunun sadece Turkiye- Almanya arasında değil, Avrupa'da ve yakın çevremizde de etkileri olacağını duşunuyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.