Özet (TL;DR) @ 2018-09-27 08:03:39.077876: Adana’da küçük yaşlardan bu yana biriktirdiği film, afiş ve sinema makineleriyle evine müzeye dönüştüren emekli sinema makinisti Sabri Şenevi (63), eski makinelerle film gösterimleri de yaparak…



DHA

27.09.2018 - 08:55 27.09.2018 - 08:55

Emekli sinema makinisti Sabri Şenevi, sinemayla ilk kez babasının sayesinde henuz 10 yaşındayken 1965 yılında Tarzan filmini izleyerek tanıştığını soyledi. Bu filmle sinema tutkusunun başladığını belirten Şenevi, bedava film izlemek için pek çok yontem kullandığını anlattı. Zamanının buyuk bir bolumunu sinemada geçirdiğini belirten Sabri Şenevi, "Makinistlerin kesip attığı film parçalarını, daha sonra izlemek için toplardım. Bozuk olanları tamir ederdim. Bazı gorevliler film afişlerini ters çevirip, uzerinde yemek yerdi. Ben o afişleri de toplar, onarır, koleksiyonuma eklerdim" dedi.

Topladığı film parçalarını gorselleştirmek için yontemler geliştirdiğini kaydeden Şenevi, "Film şeridini ilk kez içi su dolu surahinin arkasına tutunca gorselleştirdim. Daha sonra mercek arayışına girdim. Ampulu su doldurup bir sure gaz lambasının ışığıyla film karelerini gorebildim. Daha sonra bunu gun ışığıyla yaptım. Elektriğimiz yoktu, gun ışığı da kısıtlı sure işe yarıyordu. Donemin parasıyla 2,5 liraya el feneri aldım. Film şeritlerini yerleştirdiğim kutunun içine fener tutup, topladığım film şeritlerini izleyebiliyordum" diye konuştu.

Filmleri para vermeden izlemek için sinema salonlarında gazoz sattığını anlatan Sabri Şenevi, ilerleyen yıllarda bir sinema makinistine yardım etmeye başlamasıyla kendisini tam olarak sinemanın içinde bulduğunu dile getirdi. Şenevi, makinistliğe uzanan seruvenini şoyle anlattı: "Refik adındaki bir makinistin yanında vakit geçirmeye başladığımda bozulan film makaralarını onarmakla işi oğrenmeye başladım. Bir sure sonra Refik Ağabey, filmi makineye takmayı ve çalıştırmayı oğretti."

"Bir gun, 'Hadi bakalım, çalıştırabilecek misin? Bak, içerisi kalabalık. Seyirci çok. Eğer film kırılırsa, çalıştıramazsan seyirci ıslık çalar. Patron da aşağıda. Kendine guveniyor musun?' dedi. Ben de çalıştırabileceğimi soyledim. Geri donuşu yoktu. Makinenin komurunu yaktım, şalterini açtım, ses sistemini aktif ettim ve kazasız belasız filmi oynattık. Ondan sonra uzun yıllar makinistlik yaptım."

Şenevi, gelişen teknoloji ve sinemanın dijitalleşmesiyle eski sistemlerin artık kullanılmadığını ancak 53 yıldır biriktirdiği materyallerle ozellikle Yeşilçam'ı Seyhan ilçesindeki Ali Dede Mahallesi'ndeki evinde yaşattığını vurgulayarak, şunları soyledi: "Makinistlik yaptığım donemdeki Yugoslavya malı film makinelerini de daha sonra hurdacılardan bulup satın alarak evime getirdim."

"Bu cihazlar hala çalışıyor ve evimde ucretsiz film gosterimleri yapıyorum. Amacım bizden sonraki nesillere eski sinemayı, Yeşilçam'ı ve eski sanatçıları tanıtmak. Ziyaretçilerimi geçmişte bir yolculuğa çıkaran evimde 200 adet 35 mm, 50 adet 16 mm, 8 adet de 8 mm film bulunuyor. 4 bin DVD, bin 500 kaset var. Dijital arşivimde ise 25 bin film bulunuyor. Yuzlerce film afişim de sinema muzesine donuşturduğum evimde sergileniyor. Buraya eski makinist arkadaşlar, sinema oğrencileri geliyor. Onlarla film sohbetleri yapıp, nostaljik filmler izliyoruz."