Özet (TL;DR) @ 2018-09-24T19:01:00.000Z: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler'de (BM) düzenlenen "Mülteciler İçin Küresel Sözleşme" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, "Yüzyıllarca medeniyetlerin beşiği olan Akdeniz,…



Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler'de (BM) duzenlenen "Multeciler İçin Kuresel Sozleşme" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, "Yuzyıllarca medeniyetlerin beşiği olan Akdeniz, çaresiz insanların mezarı haline gelmiştir. Sahile vuran çocuklar, butun dunya ve insanlık adına utanç sebebidir" dedi.

BM 73. Genel Kurulu Goruşmelerine katılmak uzere New York'ta bulunan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, BM'de duzenlenen 'Multeciler İçin Kuresel Sozleşme' başlıklı oturumda konuştu.

Konuşmasında, kuresel çapta buyuk bir goçmen akımı olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, dunya genelinde 260 milyon goçmen olduğunu, 68 milyon kişinin topraklarını terk etmek zorunda kaldığını ve 25 milyon multeci olduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, "Bu rakamlar duzenli bir şekilde açlık, kıtlık, sivil savaşlar, teror ve siyasi istikrarsızlıklar sebebiyle artıyor. Bu sebepten dolayı hiçbir hukumetin bu sorunu gozardı etme durumu olamaz" dedi.

' AKDENİZ, ÇARESİZ İNSANLARIN MEZARI HALİNE GELDİ'

"Şu berbat gerçeğin altını çizmek istiyorum diyorum" ifadesini kullanan Çavuşoğlu şunları kaydetti:

"Yuzyıllarca medeniyetlerin beşiği olan Akdeniz, çaresiz insanların mezarı haline gelmiştir. Sahile vuran çocuklar, butun dunya ve insanlık adına utanç sebebidir. Açık cezaevlerinde çaresiz insanların onune geçmeyi hedefleyen kurallar çağdaş insani değerlerle uyuşmamaktadır. Daha da onemlisi, insani konuları siyasal bir araç haline getirmek ve toplum içerisinde goçmenlere karşı on yargıları kışkırtmak çok tehlikelidir."

' MASUM İNSANLARI YALNIZ BIRAKMADIK'

Çavuşoğlu, "Bu gozlemleri dunyada en fazla multeci barındıran bir ulkenin dışişleri bakanı yapıyor." sozlerini kaydederek, "Masum insanları yalnız bırakmadık, onları zalim rejimin ya da DEAŞ ve PKK gibi teror orgutlerinin eline bırakmadık" ifadesini kullandı.

Turkiye'nin uluslararası koruma isteyen herkese ırk, din ve mezhep ayrımı yapmaksızın kapılarını açtığına dikkat çeken Çavuşoğlu, Turkiye'nin multecilere eğitim, sağlık ve psikolojik destek imkanları sunduğunu belirtti.

Turkiye'nin kendi finans kaynaklarını kullanarak BM kriterlerine gore 32 milyar dolar harcama yaptığına işaret eden Çavuşoğlu, Kuresel İnsani Yardım Raporunda "Turkiye'nin bu alanda en fazla yardım yapan ulke" olduğunu kaydetti.

' ERDOĞAN, TAHRAN'DA İNSANİ TRAJEDİYİ ÖNLEDİ'

Çavuşoğlu şoyle konuştu:

''Ne yazık ki Suriye krizinin ağır insani yuku Turkiye'nin omuzlarına bırakıldı. Taahhutler yerine getirilmedi. Daha fazla sorumluluk ve yuk paylaşımı için yaptığımız çağrılar duymamazlıktan gelindi ama biz insani yaklaşımımızı surdurmeye devam ettik. En son İdlib krizinde de boyle bir tutum sergiledik. Tahran'daki uçlu zirve ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Başkanı Putin'in Soçi'deki toplantısı buyuk bir insani trajediyi onledi. Terorle mucadelede kararlılığımızı surdururken sivilleri ve yerleşim alanlarını koruyabileceğimizi gosterdik. Suriye'den Turkiye'ye ve AB ulkelerine goç akışına da buyuk olçude azalttık.''

Astana toplantılarındaki son anlaşma ve kazanılan ivmenin Cenevre Surecine de katkıda bulunacağına ve Suriye'deki siyasi çozum çabalarını hızlandıracağına inandığını belirten Çavuşoğlu sozlerini şoyle surdurdu:

' MÜLTECİLERİN MEVCUT DURUMU SÜRDÜRÜLEMEZ'

''Multecilerin mevcut durumu surdurulemez. Kuşkusuz sınırları kapatmak ve duvarlar inşa etmek de etmek doğru cevap değil. Gelişmiş ulkeler, yuk paylaşımı girişimlerinin geliştirilmesine onculuk etmek ve multeci ve goç sorunu için surdurulebilir çozumler bulmak zorunda.''

BMMYK'nin çabalarının multeci kriziyle mucadeledeki onemini vurgulayan Çavuşoğlu, BM 73. Genel Kurulu Goruşmeleri sırasında Multeciler İçin Kuresel Sozleşmesinin desteklenmesi ve tam anlamıyla uygulanmasını sabırsızlıkla beklediklerini soyledi.

Turkiye'nin multeciler sozleşmesini desteklediğini vurgulayan Çavuşoğlu, ''Sozleşmenin bu alanda somut adımlar için bir temel oluşturacağını umuyoruz. Turkiye, kabul edilmesinin ardından bu sozleşmenin tam anlamıyla uygulanmasını yakından takip edecektir"' dedi.