Özet (TL;DR) @ 2018-09-22T22:42:00.000Z: Eskişehir'de 8000 yıllık geçmişe sahip Kanlıtaş Höyüğü'nde geçen yıl bulunan iskelette yapılan incelemede kadınların atölyelerde ve tarım alanlarında çalıştığı tespit edildi.



Bilim

22:42 22.09.2018(Guncellendi 22:55 22.09.2018) URL'yi kısaltın

Eskişehir'de 8000 yıllık geçmişe sahip Kanlıtaş Hoyuğu'nde geçen yıl bulunan iskelette yapılan incelemede kadınların atolyelerde ve tarım alanlarında çalıştığı tespit edildi.

Eskişehir'in İnonu ilçesi yakınlarındaki, M.Ö 6000 yılına ait Kanlıtaş Hoyuğu'nde geçen sene gun yuzune çıkartılan 8000 yıllık kadın iskeleti uzerinde yapılan çalışma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

İç Batı Anadolu'nun en eski yerleşimi Kanlıtaş Hoyuğu'ndeki kazılar, 2013 yılından beri Anadolu Üniversitesince (AÜ) surduruluyor. Kazı grubu başkanı ve AÜ Edebiyat Fakultesi Arkeoloji Bolumu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Turkcan ve ekibi tarafından gerçekleştirilen, geçen seneki kazılarda bir iskelet bulundu.

Doç. Dr. Turkcan ile AÜ Edebiyat Fakultesi Antropoloji Bolumu Fiziki Antropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Handan Üstundağ'ın iskelet uzerinde yaptığı ortak çalışmalarda donemin kadınları hakkında onemli bilgilere ulaşıldı.

İskeletteki kol kaslarının yapışma yerlerinin belirginliğinin, donemin kadınlarının yoğun tarımsal faaliyetlere, tahıl işlemeye ve bolgedeki çeşitli atolyelerdeki uretime katıldığının gostergesi olduğu sonucuna varıldı. İskeletin dişlerindeki çuruklerin ve diş taşlarının karbonhidrat tuketimi sonucu olduğu tespit edildi.

Kazı başkanı Turkcan, geçen yılki kazılarda buldukları iskelet uzerinde Doç. Dr. Handan Üstundağ ile çalışma gerçekleştirdiklerini kaydetti. Kanlıtaş Hoyuğu'nun İç Batı Anadolu'nun en eski yerleşkesi olduğunu anımsatan Turkcan, "İskeletin çıktığı alanda yerleşme, Erken Kalkolitik Donemi'ne tarihlendiği için İç Batı Anadolu'nun en eski insan kalıntısıdır. Soz konusu bireyin beslenmesi, hastalıkları, maruz kaldığı dış etkenleri yakalama şansına sahip olduk. Doç. Dr. Handan Üstundağ ile iskelet uzerine yaptığımız çalışma çarpıcı bulgular verdi. 8000 yıllık bir kadın iskeleti olduğunu belirledik" diye konuştu.

Turkcan, Kanlıtaş Hoyuğu'ndeki kazılarda çıkan el alet çeşitliliğinin soz konusu bolgede atolyelerin bulunduğunun gostergesi olduğunu dile getirerek, "Donemin bolge halkı çeşitli zanaatlar uzerine uzmanlaşmış" dedi.

Bolgede tarımsal faaliyetlerin olduğunu botanik uzmanlarıyla yaptıkları çalışmayla belirlediklerinin altını çizen Turkcan, şoyle devam etti: "Tohum kalıntılarının belli alanlarda yoğunlaştığını gorduk. Buğdayın butun çeşitleri, arpa, yulaf ve hemen hemen butun tahılgillerin Kanlıtaş Hoyuğu'nde ekilip, biçilerek depolandığını gormuştuk. Handan Üstundağ ile iskelet uzerinde yaptığımız çalışmayla dişlerdeki çurukler, ciddi anlamda karbonhidratlı beslenme olduğunu gosterdi. Bu çok onemli bir buluştu. Kadın iskeletinin kol kemikleri, rutin bir şekilde belli ağır işleri yoğun şekilde yaptıklarını, donemin kadınının tahıl oğutme, boya uretimi ve mermer bilezik yapma gibi zanaatkar işlerin içinde olduğunu gosterdi."

(C) AA / FERDİ UZUN

Turkcan, mezarın dolgusunda bulunan toprağın elenmesinin ardından çok sayıda tohum çeşidinin belirlendiğine değinerek, bunun yaklaşık 50 çeşit tahıla ait tohumların mezara bilinçli bırakıldığının gostergesi olduğunu vurguladı.

Doç. Dr. Handan Üstundağ ise şunları soyledi: "Ufak ve narin bir kadına ait iskeletin 30'lu yaşların başında olduğunu belirledik. İskeletin dişlerinde çurukler dikkatimizi çekti. Çunku donemin beslenme şekliyle ilgili onemli bir gostergedir. İskeletin 8 dişinde buyuk çurukler tespit ettik. Üç dişinin yaşam sırasında çuruğe bağlı olarak kaybedildiğini gozlemledik. 11 dişte çuruk olması bize donemin insanlarının karbonhidratla beslendiğini açıkça gosteriyor. Diş taşlarını gorduk. Dişlerde orta duzeyde bir aşınma tespit ettik. Kol kaslarının yapıştığı yerler dikkati çekiciydi. Kol kaslarının yapışma yerleri çok belirgindi. Kollarını surekli kullandığı, surekli ve tekrarlayan ağır birtakım aktiviteler içinde olduğunun en buyuk gostergesidir. Kazı başkanı Ali Umut Turkcan ile yaptığımız goruşmede Kanlıtaş Hoyuğu'nun yoğun mermer bilezik uretim yeri olduğunu soyledi. Tarımsal faaliyetler, buğday işleme ve yoğun şekilde mermer bilezik uretimi sonucu boyle bir gelişme olduğunu duşunuyoruz. Kaslarındaki yoğun kullanım izleri sebebiyle 8 bin yıl onceki kadının çalıştığını soylemek mumkun."