Özet (TL;DR) @ 2018-09-22T12:10:50.000Z: 1. Dünya Savaşı sırasında Avustralya’da yaşayan iki Türk’ün hayatını sinemaya uyayan; Erkan Kolçak Köstendil, Ali Atay, Şebnem Bozoklu ve Will Thorp’un başrolde olduğu, Turkish’i Dondurma'nın…



Senaryosunu Gurkan Tanyaş'ın yazdığı, Can Ulkay'ın yonetmenliğini ustlendiği Turkish 'i Dondurma'nın çekimleri devam ediyor.  Ulusal ve uluslararası oyuncularıyla on plana çıkan filmde; Erkan Kol çak Kostendil, Ali Atay , Ş ebnem Bozoklu ve Will Thorpe ba şrolleri paylaşıyor. Filmin guçlu oyuncu kadrosunda Caner Kurtaran, Marleen Mathews, Tristan Alexander, James Farley, Alma Terziç, Carl Warthon da bulunuyor.

TURKISH 'İ DONDURMA'NIN KAMERA ARKASI GÖRÜNTÜLERİ / VİDEO

AVUSTRALYA KASABASI KURULDU1.Dunya Savaşı sırasında Avustralya'da yaşayan biri dondurmacı (Ali Atay), diğeri deveci (Erkan Kolçak Kostendil) iki arkadaşın yaşam mucadelesini anlatan film, hem komedi hem dram oğelerine sahip.  İngilizlerin çağrısıyla Anzak askerlerinin ulkemiz topraklarına geleceğini haber alan iki kafadarın, kendi vatanlarına donmelerine izin verilmeyince, Avustralya'da cansiperane şekilde verdikleri mucadeleden esinlenerek çekilen Turkish'i Dondurma için Kemerburgaz eteklerine 7 bin metrekarelik araziye plato kuruldu.

B İREBİR İNŞA EDİLDİ1900'lu yılları yansıtan kasaba birebir inşa edildi, doneme uygun kostumler hazırlandı. Postaneden otele, tren garından boks salonuna, kasaptan restorana, kiliseye, berbere kadar aslına uygun olarak yapılan sete basın mensupları davet edildi, tum oyuncuların katılımıyla basın toplantısı duzenlendi.

Önumuzdeki yıl mart ayında vizyona girmesi planlanıyor. Filmin 7 dakikalık montajlanmış halinin izlenmesiyle başlayan basın toplantısında ilk sozu Yapımcı Mustafa Uslu aldı ve once ekibe teşekkur etti.

" SAVAŞIN ANLAMSIZ OLDUĞUNU ANLATMAYA ÇALIŞIYORUZ""Filmimizin çekimleri devam ediyor, son iki haftaya girdik. Çoğumuzun bildiği bir hikaye ve bugune kadar film olmaması enteresan. Yurtdışında olsaydı 150 tane film yapılmıştı" diyerek sozlerine başlayan Mustafa Uslu; "Turkish'i Dondurma'da, savaşın bir kazanım olmadığını, insanlar dost ve arkadaşken, binlerce kilometre uzaklıktaki iki millet birbirini tanımazken, paylaşacak hiçbir şeyleri yokken neden savaştıklarını, bunun ne kadar anlamsız olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" dedi.

" İKİ ÇILGIN TÜRK'ÜN YAPMIŞ OLDUĞU MUHTEŞEM BİR ÖYKÜ"

"Filmde goreceksiniz ki Avustralya'da yaşayan Turkler orada evlenmişler, aile kurmuşlar. Kahramanlarımızın mutlu bir hayatları var ama bu huzurlu ortam savaşla bozuluyor. Buna ne gerek var? Dunya bugun de savaşlarla yonetiliyor. Savaşın ne kadar kotu bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" diyerek sozlerine devam etti.

Uslu; "Çok guzel bir hikaye. Biz gerçek hikayeleri sinemaya uyarlarken çok iyi araştırıyoruz, arkadaşlarımızı o ulkeye yolluyoruz, kimseye haksızlık yapmak, yanlış bir algı da yaratmak istemiyoruz. Bana gore muhteşem bir hikaye. İki çılgın Turk'un yapmış olduğu muhteşem bir oyku" dedi.

" KAHRAMANLIK ÖYKÜSÜNÜ ANLATMAK İÇİN YOLA ÇIKMADIK"

"Bir kahramanlık oykusu anlatmak uzere yola çıkmadık" diyen Uslu; "Buraya savaşmaya gelen Anzak askerleri de birilerinin çocuklarıydı, onlar da anne kuzularıydı. Onlar da çok gençti. Ve biz bu filmle kamerayı sadece bizim tarafımıza değil onların tarafına da koyduk" dedi.

Gucu yettiğince film çekmeye devam edeceğini soyleyen yapımcı; "Sinemamıza iz bırakacak, nesiller boyunca izlenecek filmler uretmeyi hedefliyoruz. Turkiye'nin kıyıda-koşede kalmış çok guzel hikayeleri var. Aşık Veysel'i de, Dumlupınar'ı da çekeceğiz" dedi.

İ NSANLAR BURALARI GEÇMEYE GELECEKTamamı Avustralya'da geçen film için kurulan seti kalıcı malzemelerden yaptıklarını belirten Uslu; "İstedik ki, bizden sonra film çekecek ekipler de buraya gelerek bu malzemeleri kullansın. İstanbul Buyukşehir Belediyesi'ne bu teklifimizi sunduk. İstanbul'un boyle bir platoya ihtiyacı var. Her kim film yapmak için gelirse mutlaka bir şey yapıp, bırakıp gider. Gunun sonunda baktığınızda Universal Studyoları da benzer şekilde kuruldu. Bugun burası Kemerburgaz tepelerinin arasında, kimsenin bilmediği ucra bir koşe ama film mart ayında vizyona girdikten sonra herkes burayı merak edecek. İnsanlar Turkish'i Dondurma'nın çekildiği yerleri gezmeye gelecek" dedi.

GER ÇEK HİKAYEDEN YOLA ÇIKTIK

Filmin içeriği hakkında bilgi paylaşan Can Ulkay; "Elimizde bir hikaye vardı ve bunu sinemaya çevirdik, birebir anlatmadık. Önce hikayeyi araştırdık, uzerine birtakım doneler ekledik. Film iki Turk'un hikayesi ama seyredince anlayacaksınız en buyuk mesaj 'savaşın ne kadar kotu bir şey' olduğu. Filmin içinde çok ozel sloganlar var. "Biz dosttuk, ne ara duşman olduk" Evet beraber yaşıyorlarmış, dunyanın pek çok ulkesinde boyle hikayeler var. Biliyorsunuz çok genç insanlar Anzaklar, Çanakkale'ye çarpışmaya gelmişler. Her iki taraftan da pek çok anne uzuldu, birçok çocuk şehit oldu, oldu. Bizim anlatmak istediğimiz insanlar dostça yaşarken bunun bozulup duşman oldukları, savaşın her şeyi mahvettiği uzerine.... Gerçek hikayeden yola çıktık, esinlendik. Sinemaya gore uyarlayıp senaryosunu yazdık" dedi.

" ARKA ARKAYA YENİ FİLMLER GELİYOR""Bağımsız filmlerimiz çok iyi gidiyor, populer sinemamızın da ayağa kalkması lazım. Bu da çalışarak oluyor. Yapımcıların elini taşın altına koyması gerektiğini duşunuyorum. Her zaman soyluyorum; sinema yapmak için gereken para yapımcılar tarafından harcanmak zorunda! Bunun bazı kuralları var. Mustafa Bey de şu ana kadar yatırım yapmaya devam ediyor. Arka arkaya yeni filmler geliyor. En iyisini, en iyi şekilde yapmaya çalışacağız" dedi. Yonetmen Can Ulkay sozlerini oyuncular ve tum ekibe teşekkur ederek bitirdi.

SENARYODAN ÇOK ETKİLENDİMK VE ŞAŞIRDIM

"Bu hikayeyi bilmiyordum, proje geldiğinde nasıl haberimin olmadığına çok şaşırdım. Senaryoyu okuduğum zaman da çok etkilendim" diyerek sozlerine başlayan Erkan Kolçak Kostendil; "Çanakkale Savaşı var ama Avustralya'da geçiyor. Savaş zamanı ama bir barış filmi… Butun bunları okuduğumda şunu diyebilirim ki bu proje sadece bizi değil filmde rol alan yabancı arkadaşlarımı da etkisi altına aldı. Onları da etkilediğinde evrensel bir şey yapabilme ihtimali çıkıyor ortaya. Bu gerçekten çok heyecan verici. Çunku, yaklaşık 3 aydır sette hep beraberiz ve çok guzel anlaşıyoruz. Filmin gerçeği tam da bu. Birileri bize mudahale etmese huzuru bozmasa keyfimiz çok yerinde. Savaşlar da bu yuzden çıkmıyor mu zaten? Film çok guzel, kadro çok guzel, oyle olunca bizim yaz tatili de gitti(!)" dedi.

" İÇİNDE OLMAK İÇİN CAN ATTIĞIM BİR HİKAYEYDİ"Turkish'i Dondurma'da oynamaya nasıl karar verdiğini anlatarak sozlerine başlayan Ali Atay; "Mustafa Uslu aradı, filmin oykusunu anlatmaya başladı. Avustralya'da yaşayan iki Turk var, 1. Dunya Savaşı sırasında Avustralya da savaşa girmeye karar verince vatanlarına donmelerine izin verilmeyince orada savaş ilan etmişler, askerlerin buraya gelmesine engel olup onları 56 saat boyunca oyalamışlar dedi. Bu beni çok etkiledi. Senaryoyu bekledim, eğer çok milliyetçi, hamasi bir senaryo gelseydi bunu inandıramayız seyirciye diyecektim ama karakterler o kadar naif ve duygusal bir şekilde işlenmiş ki senaryoda. Erkan ve Şebnem'le de provalarda çok konuştuk, biz bu karakterlerin her hallerine inanmalıyız. Yani; dunyanın bir ucuna yerleşmişler, ufacık hayatları var, mutlular… Ama o hayatlarının içine ediliyor, oradan buradaki savaşa karışmaya çalışıyorlar çunku ait oldukları topraklar burası. Ait oldukları yere savaş vermeye gelecekler. İşte bu film o iki; pozitif anlamda; delinin hikayesini anlatıyor. Öyle baktığınız zaman hikayeye, ozellikle sonu beni inanılmayacak kadar etkiliyor. İçinde olmak için senaryoyu aldığım andan itibaren can attığım bir hikayeye donuştu. Ben hep şunu soyluyorum; ben Mehmetçik'ten çok Mehmet'in hikayesiyle ilgileniyorum. Mehmetçik hepimizi ilgilendiriyor ama şahsi olarak beni, o tek tek Mehmetlerin, kuçuk insanların hikayeleri daha çok ilgilendiriyor. Bu filmde iki tane adam var, dondurmacı ve deveci… Bence şu sıralarda o iki adamın hikayesine dahil olmaktan daha iyi yapabileceğim bir şey yoktu.

" BU FİLMDE OYNAMAMI BABAM İSTEDİ"

"Rol aldığım butun sinema filmlerinde her zaman senaryo benim için onceliklidir ve hikayeyi seversem oynarım, bunu herkes bilir" diyen Şebnem Bozoklu; "Ama Turkish'i Dondurma'da rol almamın çok daha kişisel bir sebebi var. Kısa bir sure once babamı kaybettim. Bir anda hastalandı. Son gecemizde babama bu filmin hikayesini anlattım. Senaryosu uzerinde uzun uzun konuştuk. Babam; "Şebnem, biliyorsun işlerine hiç karışmam, hep senin kararındır ama ilk defa sana şunu soyleyeceğim bu filmde oynamanı çok istiyorum evladım. Lutfen benim için oyna" dedi. 20 gun sonra da babamı kaybettik. O yuzden bu filmde oynamamın duygusal da bir sebebi var. İyi ki babamı dinlemişim, iyi ki boyle değerli bir ekibin içinde, oyuncu arkadaşlarımla birlikte yer almışım" dedi.