Özet (TL;DR) @ 2018-09-21T15:24:00.000Z: 3. havalimanı işçilerinin avukatları bir basın toplantısı düzenleyerek süreç hakkında bilgi verdi ve tutuklama kararlarının hukuki olmadığını söyledi. İşçilerin adil yargılama ve avukata erişim…



3. havalimanı işçilerinin avukatları bir basın toplantısı duzenleyerek sureç hakkında bilgi verdi ve tutuklama kararlarının hukuki olmadığını soyledi. İşçilerin adil yargılama ve avukata erişim hakkının engellendiğini belirten avukatlar, Fatih Altaylı, Hıncal Uluç ve Akit yazarı Mehtap Yılmaz hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

3. havalimanında gozaltına alınan ve tutuklanan işçilerin avukatları İstanbul Barosu Baro Kultur Merkezi'nde soruşturma surecine ilişkin bilgi verdi. Açıklamada, "İşçiler kole, hak aramak suç değildir. Havalimanı işçileri serbest bırakılsın" pankartı açıldı. Açıklamayı Avukat Songul Beydilli yaptı.

Evrensel'in haberine gore Beydilli, "Sorgu hakimi tutuklama gerekçelerinde hiçbir somut veri, delil bulunmadan genel ve soyut beyanlarla tutuklama kararı vermiştir. 24 işçinin tutuklanmış olmasının hukuki temeli yoktur. Bu gozaltı ve tutuklamalar, hak talep eden işçilere verilmiş bir gozdağıdır" dedi.

İşçilerin eylem yaptığı gece inşaat alanına TOMA ve panzerler geldiğini, koğuş kapılarının koçbaşları ile kırılarak ve tekmelenerek yatakhanelere girildiğini ve koğuşların arandığını anlatan Beydilli, jandarma tutanağına gore aramalar sırasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını soyledi.

Beydilli, uykularından uyandırılarak gozaltına alınam işçilerin, konteynerlerde işveren temsilcileri ile birlikte dovulduklerini, hakaret ve tehditlerle, yakınlarına haber vermeden, neyle suçlandığı hakkında bilgi verilmeden, avukatla savunma hakkı hatırlatılmadan ifade alınmaya zorlandığını belirtti.

' İŞKENCE VE TEHDİTLE İFADEYE ZORLANDILAR, HEKİM MUAYENESİ YAPILMADI'

Gozaltı ve tutuklama surecinde hak ihlalleri yaşandığına dikkat çeken Beydilli, işçilerin gozaltında tutulduğu Arnavutkoy, Maslak ve Eyup Jandarma Karakollarında, avukatların işçilerle goruşme talebinin kabul edilmediğini soyledi.

Beydilli avukatların, işçilerin neyle suçlandığı, kaç işçinin gozaltında olduğu, gozaltındaki işçilerin isimlerinin ne olduğu, hangi savcılığın soruşturma yuruttuğune dair sorularının da cevapsız bırakıldığı bilgisini verdi.

Avukatların karakolun içine dahi alınmadığını belirten Beydilli, "Saatlerce dışarıda bekletildik. Daha sonra, serbest bırakılan işçilerin avukatlarla goruşmelerine izin verilmeden karakol onune getirilen işyeri servis araçlarına bindirilmek suretiyle havaalanı inşaatına gonderilmiştir" dedi.

Serbest bırakma oncesi usulune uygun hekim muayenesi yapılmadığına da değinen Beydilli, hekimlerin onlerine Jandarma tarafından konulan sağlık rapor belgelerini imzalayıp muhurlediklerini, daha sonra işçilerin hekimlerin onunden geçerek servis araçlarına bindirildiğini bizzat gozlemlediklerini ifade etti.

' AVUKATLARIN ALINMADIĞI İFADELERE İŞVERENLER KATILMIŞ'

Gozaltı suresince 17 Eylul akşam saatlerine kadar hiç bir avukat goruşu yapılmadığını vurgulayan Beydilli, akşam saatlerinde yetkili savcılığın Gaziosmanpaşa Savcılığı olduğu açıklanmasıyla beraber birkaç işçi ile goruşebildiklerini aktardı.

Beydilli, işçilerin çok buyuk çoğunluğunun ifadesinin avukatsız alındığını belirtti. Beydilli, "Avukatların alınmadığı ifade alma sureçlerine aldığımız duyumlara gore jandarma ifadelerine bizzat işverenler ve taşeronlar iştirak etmiş. Usulsuz ifade ve yuzleştirmeler yapılmıştır" dedi.

Beydilli, İstanbul Valisinin 17 Eylul tarihli açıklamasının, 401 işçinin 3 gun boyunca bir savcılık suçlaması, somut bir suç isnadı olmaksızın sadece valilik ve kolluk guçlerinin talimatı ile hukuksuz olarak gozaltında tutulduğunu kanıtladığını ifade etti. 18 Eylul gunu 43 işçinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı'na çıkarıldığını anımsatan Beydilli, işçilerin adliyeye girişte, darp edildiklerine bizzat şahit olduklarını kaydetti.

' 24 İŞÇİ TUTUKLANDI, 19 İŞÇİ ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI'

Savcılık ve hakimlik tarafından soruşturma dosyasını tam olarak incelemelerine izin verilmediğini aktaran Beydilli, bizzat sorgu hakimliği tarafından işçilerin avukatlarına yanlış bilgi verildiğini soyledi.

Beydilli, "Sorgu hakimi sadece bir klasorun olduğu soylemiş ve bu bir klasoru uygun oda, masa ve uygun bir inceleme ortamı sağlanmadan sorgu hakimliği duruşma salonunda ve adliye koridorunda çok kısa inceleme olanağımız olmuştur. Sorgu başladığı zaman bir klasor değil beş klasorun sorgu hakiminin onunde olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir. Sorgu hakimi tarafından işçilerle avukat goruşu yapmamız kesilmiş; bu şekilde jandarmada olduğu gibi, sorgu hakimliğinde de avukat goruşu engellenmiştir. Saatlerce sorgunun başlamasını beklememize rağmen adliye koridorunda muvekkil goruşmesi yaptırılmamıştır. Saat 22:00 sıralarında başlayan sorgu ertesi gun sabah saatlerinde bitirilmiş ve hiçbir tutuklama nedeni olmadığı halde 24 işçi tutuklanmış, 19 işçi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır" diye konuştu.

' DELİLLER VE SUÇLAMALAR TUTUKLAMA NEDENİ DEĞİL'

İşçilere yoneltilen 2911 sayılı yasaya aykırılık, kamu gorevini yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, çalışma hurriyetini engelleme suçlamalarının gerçek olmadığı gibi, bu suçlamaların erteleme ve Hukmun Açıklanmasının Geri Bırakılması kapsamında olduğunu vurgulayan Beydilli, bu suçlamaların hiçbirinin tutuklama nedeni olmadığına dikkat çekti.

Dosyadaki delillerin, işçilerin toplu halde durdukları, yurudukleri, cep telefonuyla fotoğraf ya da video çektikleri goruntu kayıtları; çamurlu ayak izlerinin bulunduğu arabalar ve jandarma tarafından koçbaşı ile kırılan koğuş kapılarının resimleri, eylemden sonra işçilerin aralarında haberleşmek amacı ile kurmuş oldukları ve içeriğinde hiçbir suç unsuru bulunmayan WhatshApp kayıtları olduğunu anımsatan Beydilli, bu delillerin de hiçbirinde tutuklamayı gerektiren bilgi olmadığına dikkat çekti.

Beydilli, "Dosyada hiçbir işçi ile ilgili somut bir tespit bulunmamaktadır. Hangi işçinin hangi eylemi ile hangi suçu işlediğine dair bir tespit olmadığı gibi sorgu hakimi tutuklama gerekçelerinde hiçbir somut veri, delil bulunmadan genel ve soyut beyanlarla tutuklama kararı vermiştir. İş cinayetleri ve işçilerin kole gibi çalıştırılması hakkında hiçbir işlem yapılmazken; işçilerin en temel insan haklarını talep etmesi karşısında; demokratikliği tartışmalı olan yasal duzenlemeler dahi ihlal edilerek, baskı ve zor kullanımı, 24 işçinin tutuklanmış olmasının hukuki temeli yoktur. Bu gozaltı ve tutuklamalar, hak talep eden işçilere verilmiş bir gozdağıdır." dedi.

AVUKATLAR FAT İH ALTAYLI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK

Basında çıkan haberlere ilişkin de açıklamalarda bulunan Beydilli, suç duyurusunda bulunacakları bilgisini verdi:

"Akit yazarı Mehtap Yılmaz'ın tum insani değerlerden uzak, işçilere yonelik nefret suçu niteliğindeki sozleri ile, Fatih Altaylı, Hıncal Uluç'un, işçilere yonelik aşağılamaları ve iftiraları suçtur. Her biri hakkında muvekkillerimizin kişilik haklarını rencide eden bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemleri başlatacağız, suç duyurusunda bulunacağız. Birtakım yayın organında 'zamanlama manidar' turunden açıklamalar ise başka bir manipulasyon çabası olarak değerlendirilmektedir. Zira havaalanın 29 Ekim'de açılacağı belirtilmesine rağmen işçilerden aldığımız bilgilere gore 40 gun gibi bir sure kalmasına rağmen taşeronların ve işverenlerin bu tarihe iş bitimi yapamayacağı nedeniyle işçilerin protesto eylemlerini kendileri açısından bir fırsata çevirmeye ve gecikmenin asıl sebebi gibi sunmaya yonelik çabaları gozden kaçırılmamalıdır."