Özet (TL;DR) @ 2018-09-19T15:16:00.000Z: 3. havalimanı işçilerinin tutuklanmasına HDP milletvekilleri ile DİSK yöneticileri ve işçilerin yakınları Metris cezaevi önünde açıklama yaparak tepki gösterdi. DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Kanber…



Turkiye

15:16 19.09.2018(Guncellendi 15:26 19.09.2018) URL'yi kısaltın

3. havalimanı işçilerinin tutuklanmasına HDP milletvekilleri ile DİSK yoneticileri ve işçilerin yakınları Metris cezaevi onunde açıklama yaparak tepki gosterdi. DİSK Yonetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı, "Önumuzdeki gunlerde çok buyuk işçi kıyımlarıyla karşılaşacağımızı biliyoruz. Bugun inşaat işçilerine yapılan saldırı gozdağı niteliğinde" dedi.

HDP milletvekilleri Erkan Baş, Meral Danış Beştaş, Dilşat Cambaz, Oya Ersoy, Huda Kaya, Serpil Kemalbay, Garo Paylan, Rıdvan Turan ve Zeynel Özen, 3. havalimanında çalışan işçilerin tutuklanması uzerine Metris Cezaevi onunde açıklama yaptı.

İnsani çalışma ve yaşam koşulları talebiyle gunlerdir direnişte olan 3'uncu havalimanı işçilerinden 24 kişi tutuklandı.
İşçilerin tutuklanmalarına ilişkin HDP'li milletvekilleri,sendika temsilcileri ve işçi aileleri Metris Cezaevi onunde açıklama yapıyor. #KoleDeğiliz pic.twitter.com/38IcWpudMp

-- Barış KOP (@baris_kop) September 19, 2018

​Gazete Duvar'ın aktardığı habere gore, işçilerin aileleriyle DİSK Yonetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı'nın da katıldığı eylemde şu mesajlar verildi:

' BAKANLIĞA HAREKETE GEÇİRMEK YERİNE JANDARMA GÖNDERİLDİ'

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, "Bizler 3. Havalimanı'nda yaşanan hukusuz operasyon sebebiyle Metris Cezaevi onundeyiz. AKP-Erdoğan iktidarı 3. havalimanı projesini dunyanın en buyuk projelerinden biri olarak tanımlıyordu. Bu projede iş cinayetleri, işçi haklarının gasbı surekli gundemdeydi. Geçen hafta işçilerin iş gormeme hakkını kullanmasıyla birlikte konu hepimizin gundemine girdi. İşçiler iş hukukuna uyulmadığını, can guvenliklerinin olmadığını beyan etmişlerdi. Bu talepleri uzerine işçilerle goruşmek, Çalışma Bakanlığı'nı harekete geçirmek yerine jandarma ile şantiye abluka altına alındı ve 600 işçi gozaltına alındı. Burada devlet ve şirketler işveren konumundadır, bu operasyon aynı zamanda işçileri susturma operasyonudur. Bizler işçilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz" diye konuştu.

' ŞANTİYE KAPATILIYOR ÇÜNKÜ ORADA SUÇ İŞLENİYOR'

HDP İstanbul Milletvekili Erkan Baş, havalimanı şantiyesinin topluma kapatıldığını, çunku orada bir suç işlediğini belirterek, şoyle devam etti:

(C) Fotoğraf : Twitter

"Arka arkaya hiç durmadan devam eden bir dizi hukuksuz gayrı meşru surecin sonucunda Metris Cezaevi'ne geldik. En başta soylenmesi gereken şudur: Havalimanı işçileri butunuyle haklıdır. Havalimanı işçilerinin hak talepleri, milletvekillerinin mudahil olma talebi jandarma tarafından engelleniyor. Bu bir suç itirafı. Havalimanı şantiyesi bizlere kapatılıyor, topluma kapatılıyor, çunku orada suç işleniyor. Talepleri son derece insani olmanın otesinde, mevcut yasalarca da uygulanmak zorunda olunan şeyler. İşçilerin talepleri için suçlanması soz konusu olamaz. O şantiyeden sorumlu olan devlet ve tum patronlar soruşturulmalı, yargılanmalı. Siz insanları yasa dışı koşullarda çalışmaya mahkum edemezsiniz. Doğrusu, savcıların, Çalışma Bakanlığı'nın işçileri bu koşullarda çalıştıranlar hakkında işlem yapması iken, işçi kardeşlerimize donuk saldırı hamlesi başlatıld. İşçiler de zaten buyuk bir cezaevine donen şantiyelerden Metris Cezaevi'ne getirildiler."

' İŞÇİLER ÜZERİNDE TERÖR UYGULANDI'

"3. havalimanındaki gelişmeler bu memleketteki adaletsizliğin boyutlarını gosterirken işçilerin ne kadar insani olmayan koşullarda çalıştığını ortaya serdi" diyen DİSK Yonetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı da şunları soyledi:

"Dunyaya mega proje olarak sunulan bu projenin arkasındaki durum şu: İşçi arkadaşlarımız 'iş cinayetleriyle, meslek hastalıklarıyla koyun koyuna çalışmak istemiyoruz' dediler. 'Biz bitle, pireyle, tahta kurusu ile, koyun koyuna yaşamak istemiyoruz' dediler. '6 aydır odenmeyen ucretlerimizi istiyoruz' dediler. 'Sıcak su istiyoruz' dediler. Bu kadar basit. Bu bir isyan gerekçesidir. Ancak devlet buradaki insani talepleri goreceğine, bunu bir guvenlik sorunu haline getirdi, savcıları harekete geçirdi, işçiler uzerinde teror uyguladı. Evet, savcılar harekete geçmeli, buradaki hukuksuzluğu yaratan, insani olmayan koşullara işçileri mahkum eden patronlar için harekete geçmeli. Biz onumuzdeki gunlerde metal sektorunden tekstil sektorune, çok buyuk işçi kıyımlarıyla karşılaşacağımızı biliyoruz. Bugun inşaat işçilerine yapılan saldırı gozdağı niteliğinde. İşçi kıyımıyla karşılaşacak olan işçi arkadaşlarımız, onumuzdeki gunlerde bu gelişmelere tavır koyacak, isyan edecek. İsyan ettiren devlettir, patronlardır. Bugun inşaat işçilerine yapılan saldırı bir gozdağıdır. Ama biz DİSK olarak yaşamın her alanında adaletsizliğe uğrayan işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, Kurtlerin, Turklerin, Çerkeslerin yanında olmaya devam edeceğiz."