Özet (TL;DR) @ 2018-09-19T19:38:00.000Z: OHAL sonrası çıkarılan Kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu’na aynı anda hem IŞİD, hem TAK, hem de PKK propagandası yaptığı iddiasıyla açılan davada, gazetece…



Turkiye

19:38 19.09.2018(Guncellendi 19:42 19.09.2018) URL'yi kısaltın

OHAL sonrası çıkarılan Kanun hukmunde kararname (KHK) ile kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu'na aynı anda hem IŞİD, hem TAK, hem de PKK propagandası yaptığı iddiasıyla açılan davada, gazetece yoneticilerine yoneticilerine 3'er yıl 9'ar ay hapis cezası verildi.

(C) AA / Arşiv

Kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu yoneticilerinin 'Zincirleme şekilde orgut propagandası' iddiasıyla yargılandığı dava Çağlayan'da goruldu.

Gazete Duvar'dan Hacı Bişkin'in haberine gore, 'zincirleme şekilde orgut propagandası' iddiasıyla yargılanan Hayatın Sesi Televizyonu yoneticileri Mustafa Kara, İsmail Gokhan Bayram ve Gokhan Çetin'e 3'er yıl 9'ar ay hapis cezası verildi.

Avukatlar, bu davada ceza verilemeyeceğini ve Hayatın Sesi Televizyonu'nun toplumun haber alma hakkı için çalıştığını vurgularken, soz alan Avukat Devrim Avcı davaya ilişkin olarak, " Muvekkillerim ulkede yaşanan yaşanan Ankara Gar katliamını ve İstanbul ve Ankara'da gerçekleşen patlamaları haber yaptı. Biz muhalif bir televizyon kanalı olarak iktidarı eleştirdik. Herkes bunu haber yaptı. Ülkemiz yakın zamanda bir 15 Temmuz sureci yaşadı. Baktığımız zaman başka kanallarda emniyet binasında oldurulen askerlerin goruntuleri, Meclis'in bombalanması hala yayınlanıyor. Dolayısıyla aynı şeyi haber yapan muvekkilim açısından da da aynı şey. Sayısız AİHM kararları sunduk. Basının politik goruşleri haber yapma ve halka yayma gibi bir hukumluluğu var. Dolayısıyla basının bunu yapması işinin gereği. Suç unsurlarının oluşmadığı için hepsi hakkında beraat talep ediyoruz" açıklamasında bulundu.

' DEVLET KENDİ KOYDUĞU KANUNA UYMAMIŞ OLDU'

Meslektaşından sonra soz alan avukat Gulşah Kaya da davanın hukuksuz olduğunun altını çizerken, "Devlet kendi koyduğu kanununa uymamış oldu. Beraat etmeleri gerekiyor. Anayasaya gore usulune uygun yururluğe konmuş uluslararası sozleşmeler kanunun ustundedir. Bu dosyanın her şeye rağmen maalesef sonuçlarını tahmin edebiliyoruz. Turkiye bir hukuk devleti ise hukuk devletine uygun karar vermelidir. Tum muvekkillerimin ayrı ayrı beraatine karar verilmesini talep ediyorum" sozleri ile savunmasını sonlandırdı.

Kaya'nın konuşması sonrası duruşmaya ara verildi.

Verilen aranın ardından gazete yoneticileri 3'er yıl 9'ar aylık ile cezaya çarptırıldı.

Açıklanan karar sonrası açıklamalarda bulunan Avukat Devrim Avcı, "Mahkeme kararında şoyle bir gerekçe sundu: Suçun meydana gelen ağırlığı, sanıkların guttuğu amaç ve saik, Muvekkillerim kamuoyuna haber vermek için, siyasi iktidarın gizlediği ne varsa haber yaptı. Biz zaten bu sebeple kapatıldık. Siyasi iktidar kendisi gibi olmayanlara çok kolay teror propagandasını yapıştırıyor. Buna karşı itirazlarımızı yapacağız" dedi.

' ALAKASIZ ÖRGÜTLERİ YAN YANA KOYARAK CEZA VERMEK HUKUKUN İŞLEMEDİĞİNİN BELGESİ'

Verilen kararın hukukla bağdaştırılmayacağını soyleyen Turkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gokhan Durmuş, "Zaten KHK ile kapatılmış bir televizyonun yoneticilerine ve hem de alakasız orgutlerini yan yana koyarak ceza vermek hukuk sistemin işlemeyeceğinin belgesi. Bundan sonra da bu tarz kararlar çıkacak. Gazeteciler yılmayacak ve yine haber yapmaya devam edecek" yorumunda bulundu.

' ORANTISIZLIĞIN ÖTESİNDE'

Eleştirel haber yapan gazetecilerin sistemli bir şekilde hedef haline getirildiğini vurgulayan RSF Turkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, "Hayatın Sesi Televizyonu uçuncu cezasını aldı. RTÜK tarafından cezalandırılması, KHK ile kapatılması yetmedi ve 3 yetkilisi bugun 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Orantısızlığın otesinde kamuoyunun haber alma hakkının engellendiğini goruyoruz" dedi.