Özet (TL;DR) @ 2018-09-19T23:12:00.000Z: Suriye hükümetinin Soçi'deki zirvenden çıkan kararlardan dolayı memnun olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Yuva, zirveden çıkan kararlarla İdlib’de bir kimyasal saldırı senaryosunun önüne geçildiğini…
Suriye hukumetinin Soçi'deki zirvenden çıkan kararlardan dolayı memnun olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Yuva, zirveden çıkan kararlarla İdlib'de bir kimyasal saldırı senaryosunun onune geçildiğini vurguladı. Bolgede ciddi bir İran duşmanlığı olduğuna dikkat çeken Yuva'ya gore, İran'ın bu operasyona katılması herhangi bir katkı yapmaz.
Soçi'deki Erdoğan-Putin zirvesinin ardından İdlib'e askeri mudahale şimdilik ertelendi. Suriye hukumeti ile beraber diğer birçok ulke tarafından memnuniyetle karşılanan anlaşma çerçevesinde Rusya ve Turkiye eliyle bir 'çatışmasızlık bolgesi' oluşturulacak. Gelişmeleri Şam Üniversitesi Öğretim Gorevlisi Prof. Dr. Mehmet Yuva ile konuştuk.
' SURİYE DEVLETİ, SOÇİ ZİRVESİ KARARLARINDAN MEMNUN'
Mehmet Yuva, Suriye hukumetinin Soçi Zirvesi sonrası çıkan kararlardan memnun olduğunu belirtti. Yuva, Rusya'nın Soçi'den once Suriye ile yaptığı goruşmelerden boyle bir kazanım elde edileceğinin belli olduğuna değindi:
"Soçi Zirvesi'nin Şam'da bulduğu yankıyı genelde olumlu olarak nitelendirmek mumkun. Zira hem Suriye İçişleri Bakanlığı hem Suriye Parlamentosu hem Suriye'de siyasi kararların inşasında onemli pozisyonlarda olan yetkililerle olan goruşmelere, beyanatlara baktığınız zaman Soçi Zirvesi'nden çıkan kararların memnuniyet verici olduğu yonunde açıklamalar var. Şuphesiz Suriye devletinin kendi açıklamaları bununla birlikte ifade edildi. Yani Suriye'nin tamamına egemen olma ve İdlib'i terorden temizleme vs. bunlar meşru bir devletin anlaşılabilir açıklamalarıdır. Ama zaten Suriye devletinin Soçi Zirvesi'ne destek verdiği ve Soçi Zirvesi'nin Suriye devletinin bilinci dahlinde bilgilendirilerek yapıldığını ifade etmiştik. Bu ifademize birçok kesim şupheyle bakmıştı, sorgulamıştı. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yer aldığı herhangi bir zirvede Suriye tarafının geleneksel olarak oradan çıkan kararlara şupheyle bakması gerektiği veya Erdoğan'ın içinde yer aldığı bir çozumun nihayetinde hayata uyarlanamayacağı, Erdoğan'ın onceki donemlerde de benzer davranışlar sergilediği, olumlu olarak yapılan açıklamaların ardından hemen olumsuz açıklamaların gundeme geldiği, tersinin yaşandığı ifade edilmekteydi. Fakat biz ısrarla Ruslarla Suriyeliler arasında yapılan Soçi Zirvesi oncesi goruşmelerde aslında Soçi'den bu tur olumlu kararların çıkacağı beklentisi içerisindeydik ve bizi yanıltmadı."
' İDLİB KOLAY TEMİZLENECEK BİR BÖLGE DEĞİL'
İdlib'in kolay temizlenecek bir bolge olmadığını soyleyen Yuva'ya gore, İdlib'te tarafları ciddi bir savaş bekliyor. Yuva, Soçi Zirvesi sayesinde İdlib'e yapılacak provokatif eylemlerin onune set çekmiş olduğuna dikkat çekti:
''Suriye tarafı neden Soçi Zirvesi'nde çıkan kararları sevindirici olarak değerlendirdi? Bir, Suriye, İdlib'i temizlemek istiyor ama İdlib kolay temizlenecek bir bolge değil. Önemli bir askeri yatırım gerekmektedir. Önemli bir askeri yığınak ve belki de onemli bir askeri zayiatı goze alarak boyle bir operasyonu yapmak zorundasınız. Bunun sebebi malum İdlib'in genel konumuyla ilgilidir. Orada mevcut olan çok sayıda teror orgutu mensubunun olmasıdır. El- Nusra'nın çok onemli bir tahkimat ve silah yonunde teçhizat yaptığı bilinmektedir. Özellikle Cisr el şuğur bolgesinde Orta Asya kokenli Uygur, Özbek, Çeçen vs. gibi kimliklerle orayı bir koloni haline getirmiş olan guçle muhakkak ciddi bir savaşın yaşanması gerekiyor. Suriye ordusu, 15-20 km derinliğe çekilecek olan bir guvenlik hattının arkasında olacak. İdlib operasyonu esas itibariyle Turkiye'ye ama Turkiye ile birlikte Rusya'ya fatura edildi. Turkiye bu askeri gorevi ve misyonu yerine getirecek. Turk-Rus askeri devriyeleri ve orada alınan kararların hayata geçirilebilmesi için silahsızlandırmayı ve ikna etmeyi, ayrıştırmayı Turkiye ve Rusya ustlenmiş durumda. Bu da Suriye'yi şuphesiz rahatlatmaktadır. Bunun yanı sıra zirvede alınan başka onemli bir karar ise Şam-Halep esas karayolunun guzergahının Suriye devletinin ticaretine ve sivil taşımacılığına veya askeri taşımacılığına açık olacağıdır. Lazkiye-Halep yolunun boyle bir guvenli guzergah haline getirileceğidir. Suriye açısından bir başka onemli husus, ozellikle Hama'nın kırsal bolgelerinde ve Lazkiye, İdlib bolgelerinde yer alan El-Nusra'nın çok onemli mevziler kazanmış olduğu noktalara yonelik operasyonlarını durduracak diye bir beklenti içinde olacak, oradan kendisine yonelik herhangi bir tehdit geldiğinde buna çok ağır bir karşılık verebilecek. Ayrıca sureç işlemeye başladığı andan itibaren eğer Rusya ve Turkiye'nin talepleri bu kuvvet tarafından karşılanmaz ise bir mukavemet gosterdiği takdirde Suriye'nin mudahale meşruiyeti zaten zuhur etmiş olacak. Bu da çok ilginç başka bir tabloyu gundeme getirecek. Boylece İdlib sahasında ilk kez Suriye, Rusya ve Turkiye birlikte Soçi Zirvesi'nden alınmış kararları yururluğe sokma ve uygulama noktasında bir araya gelecek. Soçi Zirvesi ile İdlib'teki herhangi bir provokasyona, bir kimyasal saldırı senaryosunun da onune geçilmiş oldu. Soçi Zirvesi ile alınan kararlar şuphesiz ki bu tur senaryoların ve provokatif eylemlerin onune set çekmiş oldu."
' İRAN'IN OPERASYONA KATILMASI HERHANGİ BİR KATKI YAPMAZ'
Yuva, İdlib'te bulunan silahlı gruplarda kronik bir Şii ve İran duşmanlığı olduğunu vurguladı. Yuva'ya gore bu yuzden İran, operasyona herhangi bir katkıda bulunamaz:
DHA
''Çavuşoğlu sahada mevcut olan Turkiye'den şuphe etme noktasına gelebilecek olan bazı orgutlerin şuphelerini kaldırmak yonunde bir izahatta bulunmuş diye kabul ediyorum. 'Siyasi sureç tamamlanıncaya kadar sizin buradaki varlığınızı, hafif silahlarınızı korumak guvencesiyle de sağlayacağız ve sizi siyasi surece katacağız. Suriye ordusunun mudahaleleri ve saldırılarından korunmuş olacaksınız. Bir nevi oradaki, kaygılı olan şuphe içinde olan veya El-Nusra'ya kayabilecek olan kesimlerin onunu kesmek, guvence vermek mahiyetinde anlaşılmalı. Astana'da alınan kararların uygulanmamasının iki tane sebebi var. Bir, zaten Soçi Zirvesi'nin bir farkı da burada zuhur etmekte Tahran'dan ve Astana'dan farklı olarak. Sanırım kesin olarak elimde bir delil yok. Fakat sanırım perde arkasında İran ikna edildi. İran'ın Soçi Zirvesi'nde olmamasının en onemli sebeplerinden birisi bu orgutler içinde ciddi bir Şii, İran duşmanlığı var. 'Katılmayacağız' demiş olması, Soçi'de zuhur etmemesi, surekli olarak piyasada tedavule sokulan acaba İran dışlandı mı tartışmaları aslında olumlu neticeler getirecek. İran'ın katılmaması yonunde açıklama hemen ardından oradaki orgutlerden kronik bir Şii ve İran duşmanlığı var. Aslında İran'ın zaten bu operasyona katılması herhangi bir katkı yapmaz. Aksine olumsuz neticeler uretir. Bence bu Turkiye, Rusya ve İran arasında konuşuldu, goruşuldu. O sahada ustlenilen misyonu daha kolay hayata geçirilmesi için İran'ın biraz uzak durması saha için onemliydi. İran da bu mesajı almış olmalı ki veya daha once goruşmuş olmalı ki hemen Soçi, Zirvesi'nin ardından operasyona katılmayacağını ilan etti.''
' TÜRKİYE, KENDİ BİNDİĞİ DALI KESMEKTEDİR'
Yuva'ya gore Turkiye'nin dış politikasında takındığı tavır, kendi bindiği dalı kesmekte olduğu izlenimi veriyor. Yuva, Turkiye'nin bundan sonra dış politikasında zikzaklar çizmeye devam ederse Rusya dahil birçok ulke tarafından duşman olarak gorulebileceğine dikkat çekti:
"Humus-Deyr ez Zor arasında suren çok onemli operasyonlar var. Bu operasyonlar Ürdun, Suriye, Irak sınırı boyunca El-Tenef askeri ussunu saymazsak orada çok yoğun bir temizleme harekatı var. Eğer bu temizleme harekatı başarıyla Deyr ez Zor'a kadar devam ederse İdlib'te sağlanan bu mutabakatın ardından Suriye ordusunun Deyr ez Zor'a odaklanması, yoğunlaşması oraya askeri tahkimat yapması mumkun. Suriye tarafı şoyle onemli bir gerçeği nazar-ı dikkate almaktadır. İdlib sahasında aktif rol ustlenmesi, misyonu yalnız başına yerine getirmesi ve bu temizleme operasyonunu Turkiye'nin katkıları olmadan yalnız başına yapmaya kalkışması, hele ki Turkiye'yi burada duşman belleyerek, karşı tarafta gorerek boyle bir operasyona girişmesi halinde Turkiye'nin oradaki orgutlere destek vermeye devam etmesi neticesinde İdlib'te cehennem ateşi yanar ve Suriye ordusu çok onemli bir gucunu İdlib'e vermek zorunda kalırdı. Rusya da elini taşın altına koyuyor, Turkiye de koyuyor. Bu tahkimatın iki sebebi var. Eğer tam anlamıyla gerçekten Soçi Zirvesi'nde alınan kararlar, Rus askeri ile birlikte bu işin hallolması, Turkiye'nin artık aleni olarak El- Nusra'ya karşı cephelenme durumunda geçilmesi, butun bunlar rafa kaldırılır, masa yeniden devrilir, tekrar Turkiye zikzaklar yapar, 'Aman buradan zaman kazanalım ama bir muddet sonra biz Amerikalılarla tekrar oturalım, konuşalım'… Boyle bir pozisyona girdiği andan itibaren artık Turkiye'nin yeni zirveler yapılmadan Rusya tarafından bir duşman olarak telakki edileceği ve Rusya'nın elinde mevcut olan diğer kartları çok daha kolay ve haklı olarak devreye sokacağı bir doneme girmiş oluruz. Turkiye hakikaten bu kadar gizli ajandalar içerisindeyse ve soylediğiyle, yaptığıyla aslında yapmak istediği başka bir şey ise o zaman biz ya tiyatro seyrediyoruz yahut da Turkiye, kendi bindiği dalı kesmektedir, kendi ayağına sıkmaktadır. Çunku karşı tarafta artık ciddi bir devlet ve ulke konumunda olan, bugun İsrail'i hizaya gelmesi için tehdit eden, aynı zamanda Amerika ile masaya oturup uzlaşabilecek olan, PYD-PKK'yı da sahaya surebilecek kudrette olan ama kendi başına da askeri bir karar olarak Suriye ordusu ve İran ile birlikte birçok onemli savaşı kazanmış olan ve kazanabilecek olan bir yeni askeri guç ve kudretten bahsediyoruz."
' SURİYE SAHASINDA TÜRKİYESİZ HERHANGİ BİR ÜLKENİN NETİCE ALMASI MÜMKÜN DEĞİL'
Turkiye'nin İdlib'te onemli bir aktor olduğunu hatırlatan Yuva, Suriye'deki gelişmeleri belirleyecek olan iki unsurdan birinin Turkiye'nin tavrı olduğunu belirtti. Yuva, Turkiye olmadan bolgedeki başka herhangi bir gucun netice alamayacağını savundu:
''Rusya'ya baktığınız zaman oyun bozucu ve oyun kurucu niteliklere sahip bu uç devleti dengelemeye çalışması kadar normal bir şey olamaz. Bunların arasında ortak paydalar bulabilir mi, çıkarlarının ne kadar koruyabilir pozisyonunda olması Rusya zaviyesinden baktığımızda normal gorunmektedir. Her şerde bir hayır vardır diye bir sozumuz vardır. İsrail'in 14-15 Rus askerinin olumune sebebiyet vermesi, bir hinlik yaparak Rus savaş uçağını, Suriye'nin hava savunma sistemlerini alanına dahil etmesi ve boylece bir kazaya sebep vermesi ve neticesinde boyle feci bir facianın yaşanmasına sebep olması Rusların bu yonde bu kadar net açıklamaları var. Buna karşılık Rusya birçok şey yapabilir. Mesela S-200'ler yerine Suriye'ye çok daha rahat S-300'leri tahkim edebilir. S-400'lerin Suriye'de kullanılmasının onunu açar. Mevcut olan birçok yeni model silahların Suriye ordusuna verilip İsrail'e karşı kullanılmasının onunun açar. Daha once frenlediği, kullanmasına izin vermediği veya ihtiyatlı davranmasını talep ettiği silahları devreye sokar veya en azından kendisi 'Bir daha bu sebepten mutevellit Suriye sahasında bu kadar rahat at oynatmana izin vermem tavrı ortaya çıkar. Butun bu şerden bu hayırlı neticeler de elde edilir. Suriye'deki gelişmeleri belirleyecek olan iki ana unsur olacak. Bir, silahın gucu, kararlılık, ortaya konulacak irade. İki, Turkiye'nin tavrı. Yani Turkiyesiz Suriye sahasında ne Amerika'nın ne Rusya'nın ne İran'ın ne de başka ulkelerin netice alması mumkun değil. Ancak Turkiye boyle onemli bir aktor olduğunun idrakinden hareket ederek eğer zikzaklar çizer, kaypak davranır artık Soçi Zirvesi'nden sonra bu saatten itibaren almış olduğu bu pozisyonunu istikrarlı halde surdurmez ise bu sefer her tarafın hasmane hedefi haline gelir, başkalarının bir araya gelerek kendisin, cezalandırmasının da haklı altyapısını hazırlar. Suriye'nin bunu memnuniyetle karşıladığı gerçeği var ve onumuzdeki donemlerde bu işbirliği ve guç birliğinin Suriye'deki siyasi askeri sureci çok farklı etkileyeceği bunu soylemek bu kadar net ve açık olabilir."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.