Özet (TL;DR) @ 2018-09-19T08:23:32.000Z: Çalışmalarında gösterdiği cesaretten dolayı M100 Medya Ödülü'ne layık görülen gazeteci Deniz Yücel Potsdam'da düzenlenen törenle ödülünü aldı. Ödül töreninde Türkiye'de basın özgürlüğü alanındaki…
Turkiye
08:23 19.09.2018URL'yi kısaltın
Çalışmalarında gosterdiği cesaretten dolayı M100 Medya Ödulu'ne layık gorulen gazeteci Deniz Yucel Potsdam'da duzenlenen torenle odulunu aldı. Ödul toreninde Turkiye'de basın ozgurluğu alanındaki ihlaller eleştirildi.
(C) AFP 2018 /
Deutsche Welle'den (DW) Julide Danışman'ın haberine gore, M100 Danışma Kurulu Başkanı ve Potsdam Belediye Başkanı Jann Jakobs, torende yaptığı konuşmada Deniz Yucel'in mesleğinde gostermiş olduğu 'cesaret' nedeniyle bu odule layık gorulduğunu soyledi. Yucel'in 'sağlam temeller uzerinde korkusuzca' haber yazdığına işaret eden Jakobs, 'Otokratlar ve populistlerin ozgur ve açık bir toplumun değerlerini tehdit ettiği' bu donemde, Deniz Yucel'in bu tutumunun "buyuk cesaret" gerektirdiğine dikkat çekti.
Deniz Yucel de konuşmasında Turkiye'deki insan hakları ve basın ozgurluğu ihlallerine rağmen, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devlet ziyareti için davet etmiş olmasını sert sozlerle eleştirdi. Yucel, Alman hukumetini, 'Turkiye'de ozgur, demokratik ve laik bir toplum isteyenlere ihanet etmekle' suçladı.
Alman hukumetinin daha once de benzer bir 'ihanette bulunduğunu' belirten Yucel, 2006-2007 yıllarında Turkiye'de reformların yapıldığı donemde, Başbakan Angela Merkel'in Turkiye'ye yeterince destek vermediğini hatırlattı. Yucel, bundan yaklaşık 10 yıl sonra, Merkel'in multeci krizi nedeniyle Erdoğan'a destek vermeye başladığına işaret etti. Yucel, iki ulke arasında yaşanan krize rağmen, "Suriye'den yeni multecilerin gelmesinden ve Turkiye'nin ekonomik olarak çokmesinin yaratacağı etkilerden duyulan kaygıların yanı sıra Siemens, Rheinmetall gibi şirketlerin ticari çıkarları ile Almanya'nın 'stratejik çıkarları' nedeniyle" ilişkilerde yeni bir sayfa açılmaya çalışılmasını da eleştirdi.
Bunun 'Turkiye ile her turlu ekonomik ve siyasi işbirliğini reddettiği anlamına gelmediğini' vurgulayan Yucel, ancak bu işbirliğinin bazı şartları olması gerektiğinin altını çizdi. 'Ahmet Altan, Osman Kavala, Enis Berberoğlu veya Selahattin Demirtaş' gibi cezaevinde bulunan bazı unlu isimlerin serbest bırakılmasının bile bu şartı karşılamaya yetmeyeceğini soyledi.
Konuşmasında tutukluluk koşullarına da değinen Deniz Yucel, içinde bulunduğu durumu hala tam olarak kabullenemediğine işaret etti. "Kahramanların ara vermeye ihtiyacı yoktur, ama benim var" diyen Deniz Yucel'in bazı anlarda gozyaşlarını tutmakta zorlandığı gozlemlendi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.