Özet (TL;DR) @ 2018-09-17T11:02:00.000Z: RS FM'de yayınlanan Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle programına konuk olan emekli yargıç Mustafa Karadağ, tahliye edilen ÇHD'lilerin tekrar tutuklanmasını ve avukatların adliyede yerde sürüklenmesine…
RS FM'de yayınlanan Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle programına konuk olan emekli yargıç Mustafa Karadağ, tahliye edilen ÇHD'lilerin tekrar tutuklanmasını ve avukatların adliyede yerde suruklenmesine ilişkin, "Avukatların duruşmadan atıldığı olmuştur ama yerde suruklenmemiştir, kotuluğun bile bir nezaketi vardır" yorumunu yaptı.
(C) AA /
Kendilerine 'Yurtta Sulh Konseyi' adını veren cuntacıların 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamındaki KHK'lar ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği'nin (ÇHD) uyeleri, yaklaşık bir yıl once tutuklandı. 15'i orgut uyeliği ve 2'si de orgut yoneticiliği suçlamalarıyla tutuklanan 17 avukat, geçen cuma gunu yapılan duruşmada tahliye edildi.
Avukatların tahliyesinin ardından savcılık mahkemenin kararına itiraz etti. İtirazın ardından cuma gunu tahliye kararı veren mahkeme heyeti, hafta sonu acilen toplandı ve tahliye edilen 17 avukatın 12'si hakkında tutuklamaya yonelik yakalama kararı çıkardı. Mahkemenin kararının ardından ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı'nın da aralarında bulunduğu 6 avukat tutuklandı. Kozağaçlı, hakkındaki yakalama kararının ardından adliyeye giderek duruşmaya katılmak istedi fakat Terorle Mucadele Şubesi polisler tarafından duruşma salonundan yaka paça gozaltına alındı.
ÇHD'li avukatlar hakkında yeniden tutuklamama kararı çıkarılmasına hukukçulardan buyuk tepki geldi. RS FM'de yayınlanan Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle programına konuk olan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ve yargıç Mustafa Karadağ, ÇHD'li avukatlara yonelik kararı değerlendirdi.
' HEPİMİZİ UMUDA YÖNLENDİRECEK BİR KARARDI'
"İkinci kararın hiçbir gerekçesi yok. 4 gun suren duruşma ornek idi. Hepimizi umuda yonlendirecek bir karardı. AİHM'e atıfta bulunuyordu. Suçun niteliğinin değiştiğini soyluyordu. Bu tutuklular avukattır diyordu. Çok umutlanmıştık. " diyerek sozlerine başlayan Durakoğlu, "Ama ertesi sabah yetkisi olmadığı halde, çunku cumartesiydi, oturdu ve yeni bir karar verdi. 100 olaydan belki 99'unda mahkeme aynı konuda daha evvel karar verdiği için savcının yeniden yakalama isteğini reddeder ve bunun uzerine sonraki mahkemeye gider ve o mahkeme karar verir" ifadelerini kullandı.
' TUTUKLAMAYA YÖNELİK YAKALAMA KARARI HUKUK TARİHİMİZDE YOK'
Savcılığın tahliyeye yaptığı itirazın haftasonu değil pazartesi gunu değerlendirilmeye alınması gerektiğine dikkati çeken Durakoğlu, "Normalde itiraz pazartesi değerlendirilmeliydi. Hukuk tarihimizde hiç yazmayan başka bir karar verdiler. Tutuklama yonunde yakalama kararı verdiler. Boyle bir esas yoktur. Başlangıçta sanki ben yanlış yaptım der gibi bir karar bu" diye konuştu.
' SİYASET KURUMU DEVREYE GİRMİŞTİR'
Mahkemenin tahliye kararının ardından baskıya uğradığını da ifade eden İstanbul Barosu Başkanı, şunları soyledi:
"İşin aslına gelelim. Bunun bir tercumesi var. Bu kararı veren mahkeme daha sonra baskı altına alınmıştır. Siyaset kurumu devreye girmiştir. Bunun başka bir izahı olamaz"
' ADALET BAKANI ADALETİ TEMSİL EDİYORSA BU UĞURDA MÜCADELE VERMELİ'
"Bu ulkede artık kimsenin hukuk guvenliği kalmadı. İnsanların buna tepki gostermesi gerekiyor" diyen Durakoğlu, siyasetin yargı uzerindeki baskısının engellenmesi gerektiğini ifade etti. Adalet Bakanı'na da çağrıda bulunan İstanbul Barosu Başkanı, "Adalet Bakanı gerçekten adaleti temsil ediyorsa bu uğurda mucadele vermellidir. Aksi taktirde orada bulunmasının bir anlamı yok. Ben yargıyı kuşatabilirim zannediyorlarsa bunun dunyada ornekleri var. Bumerang gibi gelip kendisini vuruyor" dedi.
(C) AA /
' BU ÜLKENİN İNSANI AŞ İSTER GİBİ, SU İSTER GİBİ ADALET TALEP ETMELİ'
Durakoğlu, sozlerini şoyle noktaladı:
"Bu ulkenin insanı aş ister gibi, su ister gibi, ekmek ister gibi adalet talep etmeli."
' MAHKEMELERDE HUKUK GÜVENLİĞİ KALMAMIŞTIR'
Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı ve emekli yargıç Mustafa Karadağ ise değerlendirmesine şoyle başladı:
"Tutuklanmak uzere yakalama çıkarılması hukuki değil. Bunu hukuki bir argumanla savunamazsınız. Ben duruşmayı izledim. Mahkemeye bu davanın siyasi bir dava olduğu izah edildi. Mahkeme de buna kanat getirdi ve tahliye kararı verdi. Fakat daha sonra yasal olmayan bir itiraz uzerine tutuklama kararı verildi. Bu kararların bize soylediği şey artık mahkemelerde hukuk guvenliğinin kalmamış olduğudur."
' SİLAHLI POLİSLER DURUŞMA SALONUNA GİRİYOR, BU YASAKTIR'
"Birinci gun duruşmada salondaki sivil polisler avukatlara silah gosterdiler. Mahkeme heyeti bunu gormezden geldi" diyerek sozlerine devam eden Karadağ, avukatların adliye koridorlarında suruklendiği goruntulere ilişkin şu yorumu yaptı:
"Adliyecilik anlayışı ciddi şekilde değişmiş durumda. Bizim yargıçlık zamanımızda adliye koridorunda dahi polis herhangi bir şey yapamaz. Adliye guvenli bir alandır. Şimdi duruşma salonuna saçlı sakallı silahlı polisler geliyor. İzleyicilerin arasına oturuyor. Bu yasaktır. Mahkeme salonunda personel dışında kimse silah taşıyamaz."
(C) AA /
' KÖTÜLÜĞÜN BİLE NEZAKETİ VARDIR'
Avukatların suruklenerek duruşma salonundan çıkarılmasıın 12 Eylul doneminde bile yaşanmadığını ifade eden Karadağ, "12 Eylul'den beri Turkiye'de dışarıya sanığın atıldığı avukatların atıldığı olmuştur ama hiçbir zaman avukatlar suruklenmemiştir. Kotuluğun bile bir nezaketi vardır. Şimdi artık oyle bir nezaket yok" diye konuştu.
' TÜRKİYE İÇİN HUKUK DEVLETİ DİYEMEM'
"Turkiye'de artık yargılama ve hukuk duzeni kalmadı" sozleriyle değerlendirmesine devam eden Karadağ, "Hakimler talimatların dışına çıktığı anda kendini başka bir yerin hakimi olarak bulabilir. Bunun ornekleri vardır. Son birkaç yılda partili avukatlardan yargıç yapıldı. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Şu an Turkiye için bir hukuk devleti diyemem. Artık yurutmenin egemen olduğunu goruyoruz. Her şey tek soze bağlı. Yine de yargıçların onurlu insanlar olduğunu ummak istiyorum" dedi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.