Özet (TL;DR) @ 2018-09-17T12:46:00.000Z: 3. havalimanı inşaatında işçilerin gerçekleştirdiği eylemler ve bu eylemlere tepkileri İYİ-SEN Genel Başkanı Ali Öztutan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Seyr-i Sabah programında yorumladı.…



Seyr-i Sabah

12:46 17.09.2018(Guncellendi 13:43 17.09.2018) URL'yi kısaltın

3. havalimanı inşaatında işçilerin gerçekleştirdiği eylemler ve bu eylemlere tepkileri İYİ-SEN Genel Başkanı Ali Öztutan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Seyr-i Sabah programında yorumladı. Sendikalar, işçilerin sorunlarını cumadan beri değil aylardır dile getirdiğini soyledi.

3. havalimanı inşaatının birinci etabının bitmesine sayılı gunler kala burada çalışan işçiler eylem yapmaya başladı. İşçiler yaşadıkları sorunların dile getirildiği gibi servislerin geç gelmesinden ibaret olmadığını, maaşların odenmesinden yaşam alanlarının temizliğine, verilen ekipmanların yeterliliğinden iş yeri guvenliğine kadar uzanan bir yelpazede olduğunu vurguladı. İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN) Genel Başkanı Ali Öztutan ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçilerin daha once de bu sorunları dile getirdiğini ancak kamuoyunda bu sozlerinin duyulmadığını soylerken inşaatın 29 Ekim'de sadece birinci etabının biteceğini, bu işçilerin 2028 yılına kadar bu alanda havaalanını inşa etmeye devam edeceğini soyledi:

Ö ZTUTAN: ŞANTİYE İÇİNDE YAN YANA GELMEK MÜMKÜN DEĞİL

"İşçi arkadaşlarımız işbaşı yaptılar. Şantiyede şu andaki ortam polis ve jandarmanın yoğun biçimde olması işçilerin taleplerini devam ettirmesi için ortamın kalmaması. 1 Mayıslarda Taksim'in konuşmak için kimsenin yan yana getirilmemesi gibi durum var. Şantiye içinde yan yana gelmek mumkun değil. Kamuoyuna da yansıyan talepler oldu. Bunlar işçi arkadaşlardan oluşan bir heyetle bir goruşme oldu. Talepler şunlardı: Barındıkları işçi koğuşlarının insan sağlığına uygun olması, temizliğinin gerçekleşmesi. Eyleme katılanların işten çıkarılmamasının istediler. Ulaşım sorunlarının çozulmesini istediler. Maaşların duzgun odenmesini istediler. Temiz kıyafetlerin ve temel koruyucu malzemelerin verilmesini istediler. İşçiler için çok onemli bir malzeme olan yaşam halatını her firma vermiyor. Malzemeleri var ama çalıştığı depoda tutuyorlar. İşçinin kaldığı koğuşta yeni bir çarşaf vermekten bile çekiniyorlar, bunun bile kavgası var.

Üyelerimiz orada iş cinayetlerinin çok yoğun olduğunu soyluyor. Bakanlığın açıkladığı verileri referans alırsak 27 işçinin iş cinayetine kurban gittiğini soylediler. Bu 3,5 yıl olarak belirtildi. Bu rakam açıklandıktan sonra yeni rakam 35 oldu. Biz bunun daha fazla olduğunu duşunuyoruz. Bazı olumler şupheli olum olarak kaydediliyor iş kazası olarak konuşulmuyor. İşçilerimiz binlerce kilometre oteden gelmiş, yaşamak için çalışmak zorunda. Firma odeme alamadık deyip odeme yapmayı reddediyor. Maaşlar hesaplara tam olarak yatmıyor, sigorta primini az vermek için asgari ucretten veriliyor. İşçilerin çocuk parası dediğimiz para işçilere odenmez. Maaş bordrosunda gosterilir ama inşaat işçisiyle aylık değil yevmiye ustunden çalışıldığı gosteriliyor.

Goruşme oldu, bu heyet gittiğinde bu sorunların çozuleceğini soylediler. Zaten o yazılan taleplerin kimse karşısında duramaz. Ama 12 saat sonra jandarma ve polis baskınıyla butun koğuşlara girilerek taleplerinizi yerine getirmeyeceğiz bu şartlarda çalışacaksınız. Bunları beğenmiyorsanız eylem yapamazsınız. Bunların arkasında siyasi neden var. Butun inşaat işçilerine sen hakkını aramak için eylem yaparsan ben seni içeri alırım diyorlar. 3. havalimanının temelleri atıldığından beri onlarca eylem oldu. Servis eylemlerinin işçi koğuşlarının eylemlerini goruntuleriyle paylaştık. Sadece Cuma gunu çıkmadı senelerdir var bunlar. Şimdiye kadar yapılan hiçbir şey çozulmediği için bugun buyuk bir patlama çıktı ortaya. Bir de 29 Ekim'de açılacak olan kuçuk bir kısım, birinci etap. Esas havaalanı 2028'e kadar yapılmaya devam edilecek. Konuştuğumuz herkes açılışın zor yetişeceğini soyluyor."

Ç ERKEZOĞLU: GÖZALTINA ALINANLAR AVUKATLARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEDİ

"Şantiyede Cuma sabahtan itibaren yaşanan servis kazasından sonra işçilerin talep bile denemeyecek olan bazı taleplerle direnişe geçtiğini yaşadık birlikte. DİSK'e bağlı Devrimci Yapı-İş Sendikası uyeleri var orada. Birtakım goruşmeler gerçekleştirildi. Doğal ve insani hakları ve yasal yukumluluklerini istediler. Korunma tedbirlerinin alınmasını ve kıyafetlerin verilmesini, maaşların elden odenmemesini istediler. Burası çok buyuk bir şantiye yemekhane ve banyoların temizlenmesini istediler. Turkiye normal bir ulke olsaydı binlerce işçinin haklarını istediği bir yerde buraya çalışma bakanlığı iş mufettişlerinin gelmesi sağlanırdı. Ama bu boyle olmadı. İşçilerin haklı taleplerine iktidarın yanıtı TOMA, jandarma ve polislerin biber gazı oldu. Kapılar gece yarısı kırılarak baskınlar yapıldı.

Biz orada gittiğimizde inşaat alanına sokulmayacağımız soylendi ki biz orada sendikayız. Ama valilik kararıyla şantiyeye sokulmadık. Butun bu tablo, işçilerin yaşadığı sorunlar ve işverenin tutumu, siyasetin ve medyanın tutumu tablonun ozeti aslında. Henuz doğrudan temasımız olmadı siyasi iktidar ile. Bu sureçte sorumluluğu bulunan başta çalışma bakanlığı olmak uzere siyasi iktidarı goreve çağırdık. Siyasilerin oraya gelmesi ve gerekli adımların atılmasını soyledik. Ama çok ciddi bir baskıyla karşı karşıya kaldık. Kadıkoy ve Ankara'da bir basın açıklaması yapılmak istendi. Arkadaşlarımız gozaltına alındı ve hala gozaltındalar.

Şu ana kadar çalışma bakanıyla temasımız olmadı. Bir sorunların çozulmesini adımlar atılmasını bekledik. Çunku ortadaki talepler son derece doğal. Hep tersi bir tutumla karşılaştık. Bugun bakanla konuşmaya çalışmak istiyoruz. Yapılması gerekenler açık ve net. Daha once bunu Torunlar firmasının yaşattığı asansor faciasında gormuştuk. Bu sorunu çozmek hukumetin gorevidir. Biz çozume hazırız sendika olarak.

Saatlerce servis bekleyen, can guvenliği sorunlarıyla boğuşan insanlık dışı ortamda yaşayanların bu gosterileri yapması anayasal bir hak. Bununla bir kanaat oluşturmaya çalışmak doğru değil. Açılışa az bir zaman kala eylem yapıldığını soylemek doğru değil. Aylardır eylemler yapılıyor ve kamuoyuna yansıtılmaya çalışılıyor. 31 Ocak'ta servisler için eylem yapıldı, birkaç ay once ucretler için vinçlerin ustune çıkıldı. Oradaki inşaat daha yıllarca devam edecek. Oradaki haksızlığı hukuksuzluğu ortadan kaldırmak gerek. 200 tane taşeron şirket, 700 adet alt şirketler orada hizmet veriyor. Sorun son derece açık ve net. Bunun çozulmesi gerekiyor. Gozaltı ve baskıların son bulması gerekiyor. Gozaltı surecinde yaşananlar da manidar. Valilik kararıyla avukatlarla goruşturulmesi yasaklandı arkadaşlarımızın."