Özet (TL;DR) @ 2018-09-17T14:13:00.000Z: Milli Eğitim Bakanı Selçuk, yol haritasının ortaya konacağı vizyon belgesini 15 Ekim'de açıklamacaklarını duyurdu. Acil icraatlara geçmemeyi tercih ettiğini belirten Selçuk "Ben bilim insanıyım,…



Bakan Ziya Selçuk, yeni eğitim ve oğretim yılının başlaması dolayısıyla TRT Haber'de katıldığı canlı yayında soruları yanıtladı. Eğitimin, toplumsal mutabakat olmadan yapılacak bir iş olmadığını dile getiren Selçuk, "Çunku bu bir millet odevi. Millet odevi olduğu için herkesin ortak paydasına dikkat etmek gerekiyor. Bu yonden de aslında bir avantaj diye bakıyorum bu desteğe" değerlendirmesinde bulundu.

' EĞİTİM UZUN SOLUKLU BİR İŞ, BİZ BİR MARATON KOŞUYORUZ'

Selçuk, 15 Ekim'de bir vizyon belgesi açıklayacaklarını hatırlatarak, sozlerine şoyle devam etti:

"Bu belge, bizim yol haritamızı da ortaya koyacak. İstiyorum ki arkadaşlarımla beraber, 3 yıl içinde her sene ne yapmayı planlıyoruz, bunu çok net, şeffaf, hesap verebilir bir şekilde ortaya koyalım. Hiç kimse huzursuz olmasın, bu ulkede ne olacağını gorsunler. Bizim ne yapmak istediğimizi ifade edelim. Neyi yapıp, neyi yapamadığımızı da bu ifadelerimize bağlı olarak gorelim.

İki ay bir haftadır, birçok kişi icraat bekliyor. 'Artık bir şey yapması lazım Ziya hocanın' diyorlar. Sosyal medyada ozellikle bunu fark ediyorum. Ben bir bilim insanıyım, veriyi gormeden bir planlama yapmam. Sahayı gormem lazım ve butun sistemi kabaca analiz etmemiz lazım. Bunu yapmadan 'akşam duşundum, sabah şunu yapayım' meselesi değil bu. Onun için 15 Ekim'e kadar biraz sabretsin insanlar."

Bakan Selçuk, bilerek hemen acil icraatlara geçmemeyi tercih ettiğini belirterek, "Çunku eğitim gerçekten çok uzun soluklu bir iş. 1970'lerden beri yaşadığımız sorunlar var. Bu sorunları bir ayın içinde bir icraatla yeniden tanzim etmek doğru değil. Bu, uzun soluklu bir iş. Biz, bir maraton koşuyoruz" dedi.

Ö ĞRETMEN ADAYLARININ EĞİTİMİNE DÜZENLEME

Gelecek ay açıklanması planlanan vizyon belgesine değinen Bakan Selçuk, şunları soyledi:

"Buyuk projeden kastım şu; eğitim bir sistem, hatta uluslararası, aynı zamanda ulusal bir sistem. Bu sistemin bileşenleri var, alt sistemleri var. Alt sistemlerin tumunun, birlikte donuşturulmesi soz konusu. Bu alt sistemlerden birinde, kuçuk bir değişiklik yaparsak, sistemin diğer butun bileşenleri bundan etkileniyor. O yuzden bizim yapacağımız değişiklik, sistemin butun bileşenlerini birlikte duzenlemeye çalışan bir değişiklik."

Selçuk, oğretmen eğitiminde YÖK ile beraber tarihi bir adım atma fırsatı bulacaklarını, orta oğretimden yuksek oğretime geçişle ilgili çok ciddi duzenlemeler planladıklarını, bu planlamaların tamamının araştırmalara dayalı olduğunu belirtti.

Öğretmen eğitiminin goreve geldiğinden beri vurguladığı bir konu olduğunu ifade eden Selçuk, yeni mezun olacak oğretmen adaylarının eğitiminin yeniden duzenlenmesinin, eski oğretmen okulu tarzı bir oğretmen eğitimine yonelmenin soz konusu olduğunu kaydetti.

OKULLARIN CBS 'DEKİ YERLERİ BELİRLENİYOR

Bakan Selçuk, liseye geçiş ile ilgili ilk yerleştirme sonucunda 90 bin civarında oğrencinin açıkta kaldığını, 1 milyon 15 bin oğrencinin istediği yerlere yerleştirildiğini, hala 3 bin kusur oğrencinin bir yere yerleşemediğini soyledi.

(C) Fotoğraf : AA

Bir liseye yerleşemeyen 3 bin kusur oğrenci için cumartesi gunu yeni bir genelge yayımladıklarını anlatan Selçuk, bu genelgenin, okulların çocukları yerleştirirken daha esnek davranabilmeleri ve komisyonların bu çocukların istedikleri yerlere yerleşmesi konusunda daha rahat hareket etmelerini sağlayan bir genelge olduğunu kaydetti.

Butun okulların coğrafi bilgi sistemindeki (CBS) yerlerini çıkardıklarını aktaran Selçuk, dolayısıyla kaç dersliğin olduğunun somut olarak gorulebileceğini, sistemin çocuğun ve ailenin lehine donuşturulmesinin mumkun olduğunu, bunu gerçekleştireceklerini anlattı.

' MESLEKİ EĞİTİME DOKUNMAMIZ LAZIM'

Sınav sistemlerine ilişkin goruşu sorulan Selçuk, bir sınav sisteminde, sınavı, soruyu ya da soru sayısını, adını değiştirmenin sınav sistemini iyileştirmek veya ortadan kaldırmakla ilgili etkisi olan değişkenler olmadığını soyledi.

Selçuk, kıta Avrupası'nda imkanı en iyi olan okulla imkanı kotu okul arasındaki farkın yuzde 10 civarında, bunun Turkiye'de ise yuzde 60'ın uzerinde olduğunu kaydetti.

Bakan Selçuk, Turkiye'de bu farkı yuzde 20'lere indirmeleri halinde sınav baskısının doğal olarak azalacağına işaret ederek, bunun dışında yerleştirme biçimiyle ilgili değişiklikler gerektiğini aktardı.

Mesleki eğitimin onemine vurgu yapan Selçuk, "Mesleki eğitimi guçlendirmeden asla yuksek oğretimdeki sınav talebini duşuremeyiz. Bizim ortaoğretimdeki bu LGS vesaire sınavını planlarken asıl mesleki eğitime dokunmamız lazım. Mesleki eğitim iyileştirilir ve çocuklar orada gerçekten tatmin olurlarsa o zaman sınava girmekle ilgili talep de duşer. Bunun gibi 8-9 ana faktor var. Bunların senkronize olarak donuşturulmesi halinde sınava olan talebin doğal olarak duşmesini bekliyoruz. Biz sınavın tipini, sorusunu, adını değiştirerek çocukların bu konudaki problemini çozmeye çalışmayacağız. Sistemin butun bileşenlerini birlikte kotarmaya çalışacağız" dedi.

Bakan Ziya Selçuk, 3 yıllık programlarının sonunda bu konunun toplum tarafından net olarak algılanacağını tahmin ettiklerini belirterek, "Benim sorunum Turkiye'nin eğitim sistemini belli bir noktaya getirmek değil, benim sorunum kuresel rekabet sorunu. 'Bunun için ne yapabiliriz' sorunu 3. yıldan sonra Turkiye'nin karşısına çok buyuk bir mucadele alanı olarak çıkacak" dedi. Mevcut mufredatta bir değişim yapılıp yapılmayacağı sorulan Selçuk, kısa vadede boyle bir duşuncelerinin olmadığını ifade etti.

KARMA E ĞİTİM TARTIŞMASI: TÜRKİYE BİRDEN BİRE ALEVLENİYOR

Karma eğitim tartışmasıyla ilgili goruşu sorulan Selçuk, mahkeme kararı gereği karma eğitim ibaresinin yonetmelikten çıkarıldığını anlatarak, şoyle devam etti:

"Bu buradan çıkınca Turkiye birden bire alevleniyor. Muhalefet ihtiyacı olan insanlar da burada muthiş bir araç bulup bunun uzerinden konuyu kopurtuyorlar. Yasada var olan bir şey ve bizim de şu an uymakla mukellef olduğumuz ve desteklediğimiz bir metin var ortada. Bu metin orada dururken bir alt metin olan yonetmelikte boyle bir ifade mahkeme tarafından istendiği için kaldırıldığında bu kaldırılmış olmuyor. Zaten onemli olan yasadır, yonetmelik değildir. Bizim ne boyle bir derdimiz var, ne bir programımız var, ne bir hedefimiz var. Lutfen insanlar dedikoduyla hareket etmesinler, çok net olarak bunu ifade etmiş olalım."

"İkili eğitim, sabahçı oğlenci eğitim tamamen kalkacak mı?" sorusu uzerine Selçuk, "3 yıllık vizyonun temel parametrelerinden bir tanesi bu. Biz bunu kaldırmak zorundayız. 2020 yılının sonu bizim bunun için hedefimiz. 3 yıllık vizyonun içerisinde, 'Turkiye artık ikili eğitimi konuşmasın' şeklinde net bir hedefimiz var. Bunu bir temenni olarak yapmayacağız, net bir hedef olarak koyacağız. Dolayısıyla ikili eğitimin kalkması zaten geçen sene de o donemki Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım tarafından telaffuz edildi, 2020'nin sonunda bunun kalkacağı, biz de ikili eğitimin kalkmasının otesine geçmeyi hedefleyen bir vizyon içeriğine sahip olacağız" diye konuştu.

' LİSE TÜRLERİNİ ARTTIRMANIN ÇOK DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

Selçuk, tematik liselere yaklaşımının sorulması uzerine, şunları soyledi:

"Lise turlerini arttırmanın çok doğru olduğunu duşunmuyorum, deneyimlerim bunu gosteriyor. Bizim program turlerini arttırmamız lazım ama bu da ekonominin ihtiyaçlarıyla paralel olması lazım. Eğitimin ana hedefi elbette insan yetiştirmektir ama ekonomiyi de dikkate almaktır, sanayiyi de dikkate almaktır, hizmet sektorunu de dikkate almaktır. Oradaki ulusal durum, milli perspektif ve uluslararası perspektif neyse bizim lise programlarımız bununla ilgili olabilmeli. Yani bizim çocuklarımız eğer bir meslek paketi alacaklarsa ki onu da şimdiden soyleyeyim, Anadolu lisesi oğrencilerinin bile bir meslek paketi almasını istiyoruz. Meslek lisesi zaten alacak ama her çocuğun bir beceriye sahip olmasıyla ilgili bir moduler sistem uzerinde çalışıyoruz. Daha doğrusu bununla ilgili çok ciddi bir birikim zaten eskiden beri vardı. Bizim iki sene once simule ettiğimiz bir yapı da vardı. Onun biraz daha gelişmişini şimdi duzenliyoruz."

Selçuk, oğretmen atamalarıyla ilgili olarak şoyle konuştu:

' ARALIK SONUNDA 20 BİN ÖĞRETMEN DAHA ATANACAK'

(C) AA /

"Butçede bir tasarruf donemindeyiz ve bu sene aslında 2018 için planlanan oğretmen sayısı 20 bin ile sınırlıydı, sonradan 5 bin atama daha gerçekleşti, ucretli oğretmenlerin kadroya alınmasıyla ilgili ve benim goreve geldikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızdan, 'Öğretmen arkadaşlarımın beklentilerinin farkındayım, onlar benim için hayattan bir şey bekleyen insanlar. Onlar bir istatistik değiller, onlar insan ve umutları, beklentileri var. Biliyorum ekonomik olarak da tasarruf donemindeyiz ama bir 20 bin kadro daha.' şeklinde istirhamım oldu ve inanın ikinci cumleyi kurmadan bu 20 bin kadro daha alındı, aralık sonunda da bu yapılacak. Meclis'in açılmasını bekliyoruz. Şu an yapamamamızın nedeni bu kanuni bir duzenleme gerektirdiği için Meclis'in açılmasını bekliyoruz. Aralık sonunda 20 bin oğretmen daha atanacak."

Sozleşmeli oğretmenlerin bazılarının guvenlik soruşturması nedeniyle bugun goreve başlayamaması ile ilgili olarak da Selçuk, "En geç bu hafta içinde çozulur, Sayın İçişleri Bakanımızla cuma gunu tekrar goruşme fırsatımız oldu ve orada kendisinin talimatı doğrultusunda hemen 2-3 gun içerisinde bunun halledileceğiyle ilgili bilgi aldım. Yani muhtemelen yarın itibarıyla bu sorun tumuyle çozulmuş olacak" diye konuştu.

' ÇOCUKLARIN PROBLEM YAŞAMASINA MÜSAADE ETSİNLER'

Selçuk, sozlerini şoyle surdurdu:

(C) Sputnik /

"Öğretmen arkadaşlarıma daha fazla bir şey soylemeyeyim çunku onlar beni anlıyorlar, onlar benim gozumu gorduklerinde ne demek istediğimi biliyorlar, kendilerine şukran borçluyum. Çocuklarıma, kuzularıma soyleyeceğim şey, çaba gostermeleri, emek vermeleri. Kuçuk kuçuk çukurlar kazmak değil de kuyu kazması lazım çocukların, yani uğraşması, didinmesi lazım, çok yorulması lazım, boyle yaptığında hayatın kendisine gulumsediğini fark edecek. Velilerimizden beklentim şu, kendi oz geçmişlerine bakarak çocukları için bir oz gelecek yaratmasınlar, onların oz geçmişi çok farklı bir şey, bu çocukların gelecekleri çok farklı bir şey. Musaade etsinler, oğretmenlerin sağduyusuna guvensinler, onlarla iş birliği yapsınlar ve çocuklarının peşinde aşırı derecede durmasınlar. Çunku eskiden 5 çocuğu olan, 4 çocuğu olan bir ailenin ilgi, sevgi, zaman, para çocuğu zaman ayırdığı şeyleri 4'e, 5'e bolerdi, şimdi 5 çocuğun hakkını 1 çocuk uzerine boca ediyoruz ve çocuklar doz aşımından gidiyorlar. O sebeple bıraksınlar, bu çocuklar hayatla mucadele etsin, çocuklarının her sorununu onceden çozmesinler, ozellikle çocuklarının problem yaşamasına musaade etsinler, bunu yapmazlarsa çocukların psikolojik bağışıklığı çoker."