Özet (TL;DR) @ 2018-09-17T23:43:00.000Z: 'Erdoğan hükümetinin Rusya’ya dayanarak kazandığı alanı bu kez Amerika’ya dayanarak korumaya çalışacağını' ifade eden Mehmet Ali Güller’e göre Türkiye, AB aracılığıyla Rusya ve ABD arasında denge…
'Erdoğan hukumetinin Rusya'ya dayanarak kazandığı alanı bu kez Amerika'ya dayanarak korumaya çalışacağını' ifade eden Mehmet Ali Guller'e gore Turkiye, AB aracılığıyla Rusya ve ABD arasında denge kurmaya çalışıyor. Guller, Ankara ile Şam'ın anlaşmasının butun duğumu çozeceğini belirtti.
Soçi'de Suriye gundemiyle bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ana gundem maddesi İdlib'ti. Turkiye'nin Tahran Zirvesi'ndeki tutumundan dolayı sekteye uğradığı konuşulan İdlib operasyonu ne zaman, ne koşullarda yapılacak? Gelişmeleri gazeteci ve yazar Mehmet Ali Guller ile konuştuk.
' İKİ LİDERDEN BİRİNİN BİR TAVİZ VERMESİ GEREKİYOR'
Soçi Zirvesi'ni değerlendiren Mehmet Ali Guller'e gore, goruşme sonunda her ulkeden birinin bir taviz vermesi gerekiyor. Rusya'nın Turkiye'yi sıkmamaya ozen gosterdiğine dikkat çeken Guller, bu tutumun Turkiye'nin ABD'ye yakınlaşmasını engellemek için gosterildiğini belirtti:
"Soçi Zirvesi'nin hemen oncesinde iki liderin yaptığı açıklamalardan aslında çıkan tek sonuç şu: O kapıdan çıkıldığında ortak bir açıklama yapılır ya da yapılmaz her iki liderden birinin bir taviz vermesi gerektiği sonucu ortaya çıkıyor. Çunku bir uzlaşı noktası gerektiği ortada. İdlib eksenli ciddi bir cepheleşme var. Eylul ayının hemen başında başlaması gereken operasyonlar Turkiye'nin itirazları nedeniyle ertelendikçe ertelendi. Bu Rusya açısından iki sonuç yaratıyor. Birincisi, ertelenmesi muhaliflerin konumlarını sağlamlaştırmasına yarıyor. İkincisi, Amerika'nın İdlib uzerinden bunu fırsata çevirip bir pozisyon almaya, bir provokasyon yaratmaya donuşturebileceği bir zemin oluşuyor. O nedenle Rusya, Turkiye'yi bir an once operasyon yapılmasına ikna etmeye çalışıyor. Burada Rusya açısından sıkıntı şu: Turkiye'yi çok fazla sıkıştırırlarsa fırsat kollayan Amerika'nın kucağına itmekten çekiniyorlar. Çunku Astana zirvesini, butun o iki yıllık emeklerini boşa çıkaracak bir sonuç oluştuğu anda da bu kez Cenevre masası Amerika açısından ciddi bir satranç masasına donuşecektir. Dolayısıyla Rusya burada hem kontrollu olarak Erdoğan'ı bir operasyona razı etmeye ama çok da doğrudan bastırıp Amerika'nın yanına itmemeye çalışan ince bir taktik yurutmeye çalışıyor."
' İDLİB OLABİLDİĞİNCE KRİTİK BİR ÖNEME SAHİP'
İdlib'in kritik bir oneme sahip duruma geldiğini vurgulayan Guller, Erdoğan'ın ve Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu gibi siyasilerin ABD medyasına yazmasının iki hedefli bir amaca hizmet ettiğini ifade etti. Guller'e gore siyasilerin ABD medyasına yazma nedenlerinden biri Rusya'ya başka seçeneklerin de olduğunu gostermek:
(C) Sputnik /
"Hem Erdoğan'ın hem Çavuşoğlu'nun hem İbrahim Kalın'ın Amerikan medyasına yazdıkları iki hedefli bir amaca hizmet ediyor. Birinci hedef, Rusya ile pazarlıklarda, 'Bak Amerika ile de yanaşabiliyoruz. Orada bir ortaklığımız var' mesajı verip Rusya ile muzakereleri Turkiye adına kolaylaştırmak. İkincisi ise İdlib konusundan sonra olabileceklere bağlı olarak Turkiye'nin Fırat'ın doğusu ve batısı şeklinde Amerika ile yeniden pazarlıklar yapabilecek bir yumuşak zemin inşasına açık olduğunu ifade etmek. Boylesi bir ikili mesaj vardı. Zira İdlib şoylesi bir kritik duğume donuştu. Turkiye açsından durum şu: Eğer İdlib Suriye hukumetine terkedilirse bu kez Turkiye'nin Afrin'den, Cerablus'tan çıkması da gundeme gelecek. Rusya açısından ise durum şu: İdlib alınırsa teroristlerin elindeki son bolge de alınmış olacağı için, Amerika'nın kontrolundeki bolge haricinde, Suriye hukumetine eli guçlenecek, Cenevre masası da çok daha guçlu oturmuş olacak, anayasa komitesi çalışmaları çok daha Rusya'nın inisiyatifinde yurumuş olacak. Suriye açısından da durum şu: İdlib'i aldığı zaman Hama, Humus hattını tamamen kontrol edip aşağı doğru Şam'a doğru ciddi, derinlikli bir sahayı tamamen temizlemiş olacak. Bu açıdan İdlib olabildiğince kritik bir oneme sahip noktada şu anda."
' TÜRKİYE, AB İLE RUSYA VE ABD ARASINDA DENGE KURMAYA ÇALIŞIYOR'
Guller'e gore AK Parti hukumeti, iki buyuk kuvvet ABD ve Rusya'yı dengelemek için Avrupa Birliği'ni (AB) devreye sokmaya çabalıyor. Guller, AK Parti hukumetinin Turkiye'nin onemli konumda olmasını birçok guç karşısında kullandığını ancak bunu surdurebilmenin sonsuza kadar mumkun olmadığını soyledi:
(C) Fotoğraf : Pixabay
''Son olarak bu iki kuvveti dengelemek adına Avrupa Birliği'ni de terazinin bir yanına katmaya çalışıyor AKP. Bunu surdurebilmek sonsuza kadar mumkun olmayacak. Bir yerde gelip tıkanacak. Ama AKP hukumetinin Turkiye'nin varlığının kritik onemli olmasını iyi kullandığı da aşikar. Çunku sahada iki terazi varsa, bu kişinin birbirine denk olduğu durumda, Turkiye'nin terazinin hangi gozunden yana ağırlık oluşturması sahadaki butun dengeleri değiştiriyor. Bu nedenle kritik onemli. Bunu AKP hukumeti olabildiğince kullandı 2 yıldır. Şimdi izlediği strateji de temel olarak şu: Rusya'ya dayanarak iki yılda Suriye'de bir alan açtı. Belli bazı topraklarda guç bulundurmaya başladı. Şimdi işler tersine donmeye başladığında Rusya'ya dayanarak kazandığı alanı bu kez Amerika'ya dayanarak korumaya çalışacak. Burada da onumuze Fırat'ın doğusu, Fırat'ın batısı, o meşhur pazarlığı yeniden gundeme getirecek. Bir yandan Erdoğan, Rusya'dan kopmak istemiyor. Rusya ile yola devam eden, Astana surecini devam ettiren bir çizgiyi izlemek istiyor. Ama bir yandan Amerika ile flort ederek stratejisinin ikinci aşaması için zemin oluşturmaya çalışıyor. Diğer yandan da sahaya Avrupa Birliği'ni de surerek her ikisine karşı bir denge oluşturmaya çalışıyor. Burada da elindeki taktik kozlardan biri Turkiye'yi Avrupa Birliği'ne goçmen krizinde bir tampon bolge, Avrupa'nın bir sınırının hemen onundeki bir tampon bolge olarak surme kozu var. AKP hukumeti bunu olabildiğince hem Merkel'e hem Macron'a karşı son iki aydır zaten kullanıyorlar. Boylesi bir tablo olduğu için hala surdurebilirliği var bu işin. Bu tabii ki sonsuza kadar gidecek diye bir durum yok. Taarruz Turkiye'nin hakim olduğu bolgelere geldikçe ipler daha da gerilecek. İdlib'te 12 gozlemci noktası bulunan Turkiye'nin ve bugune kadar boyle bir sorunu yoktu. Taarruz bolgesi, gozlemci noktasının olduğu yere gelince iş kritikleşmiş oldu. Yarın bir gun burası da çozulup Afrin, Cerablus gibi noktalara Suriye taarruzu gelip dayanırsa iplerin tamamen kopabilecek, yeni sıkıntılar doğacaktır.''
' SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANMAZSA…'
Guller, Suriye'nin toprak butunluğunun korunmasının tum guçler adına yararlı olacağına dikkat çekti. Toprak butunluğunun sağlanamaması sonucunda bunun ciddi bir kaosa yol açacağının altını çizen Guller, bunun petrol ve doğalgaz fiyatlarında olumsuz gelişmelere neden olacağını belirtti:
"Suriye'nin toprak butunluğunden en ufak bir fire verildiği anda iki şey gerçekleşmiş olur. Bir, meselenin en başından beri bir meşruiyet kazanmış olan, Rusya'nın da savunduğu Suriye'nin toprak butunluğu ve siyasal birliği meselesi guvenlik konseyi olarak Rusya tarafından da rafa kaldırılırsa bu ciddi bir guvenilirsizlik sorunu yaratır Rusya açısından. İkincisi, bu iş şuna benzer; oradan bir toprak parçasını feda ettiğiniz zaman, başka yerlerden de başka sıkıntılar oluşmaya başlar. O zaman son tahlilde Amerikan'ın istediği şekilde Irak'ın ve Suriye'nin ve dahası bolgedeki ilerleyen yıllarda diğer kuvvetlerin bolunmesi anlamına gelecek birbirini tetikleyen durumlara yol açar ki bunun altından şu dunya konjonkturunde herhangi bir ulkenin altından tek başına kalkabileceği bir durumda olmayacaktır. Bu tamamen ciddi bir kaosa yol açar. Bunu enerji politikaları bakımından ne Çin ne de Rusya ister. Bu butun bolgedeki enerji politikalarının tamamını tepetaklak edecek, petrol ve doğalgaz fiyatlarında olağanustu olumsuz gelişmelere yol açar. Hem Irak'ın hem Suriye'nin bolunmesi anında Katar doğalgazı, İran petrolu ve doğalgazı, Kurt petrolu vs. bunların hepsinin birbiriyle bileşkesi çok ciddi sorunlar yaratacaktır."
' SURİYE DEVLETİ İLE ANKARA'NIN ANLAŞMASIYLA SORUNLARIN ÇÖZÜLEBİLECEĞİ YENİ BİR SÜREÇ BAŞLAYACAK'
Guller, Erdoğan hukumetinin, Suriye yonetimiyle anlaşma sağlanmasının onemine değindi. ABD ve İsrail'in bolge ile ilgili planlarının bu şekilde bozulabileceğine işaret eden Guller, Rusya ile Turkiye arasındaki normalleşmenin bu şekilde tam anlamıyla gerçekleşebileceğini belirtti:
"Doğrudan mesaj Rusya'yı hedef alıyordu. Rusya çunku oradaki tek muhatap olarak Suriye'nin çağırmış olduğu bir devlet. Burada Turkiye'nin kendisine bir meşruiyet yaratmak uzere Suriye halkı çağırdı demesi diplomatik bir gaf olmanın otesinde uluslararası hukuk açısından da bir suç. Bu tersinden de başka zaman başka durumlar içinde kullanılabilecek durumlar yaratır. Yarın bir gun herhangi bir uluslararası kuvveti de Turkiye'de bir bolgedeki bir halk çağırdı diye onun o bolgeye gelmesi bir meşruiyet mi kazanacaktır? Bir devlet başkanının etmemesi gereken bir laftı. Bu sıkıntılı. Suriye'deki satranç mucadelesini yurutebilmek adına, kendisinin oradaki varlığına meşruiyet yaratmak adına soylenmiş bu sozlerin tamamının Turkiye'ye bir zararı var. Bu çok sıkıntılı bir laf. Diğer yandan butun bu Soçi'ydi, Tahran Zirvesiydi, butun bu çok bilinmeyenli denklemlere, duğum içinde duğumlere donuşmuş meseleler aslında tam da bu noktadan tersine çevrilip çok kolay çozumlenebilecek noktada. Suriye devleti ile Ankara'nın anlaşması halinde butun bu karmaşık sorunların çozulebileceği yeni bir sureç başlayacaktır. Çunku Turkiye, Suriye devletine karşıt bir politika belirlediği muddetçe Rusya ile arasındaki normalleşme de olabildiğince iyi bir noktaya tam olarak gidemiyor. Amerika'nın bolgedeki planları da goruluyor. İsrail'de fırsat buldukça Suriye'ye saldırmış oluyor. Dolayısıyla butun bu duğumu çozecek tek nokta oncelikle Ankara ile Şam'ın barışması. Bazı bolgelerin pazarlık yapılarak, taviz verilerek başka kuvvetlerin kontrolune bırakılması gibi sonuçlar da ortadan kalkacaktır. Suriye'nin yasal birliğinin ve toprak butunluğunun azami boyutta uygulanabilmesi de ancak bir Turkiye-Suriye dostluğundan geçmektedir. Esas duğum budur aslında."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.