Özet (TL;DR) @ 2018-09-18T06:52:40.000Z: Yaz sezonu bitti. Havalar kapandı, deniz dalgalandı. Televizyonda ve internette yeni işlerin reklamları yapıldı, eskisi kadar heyecan yaratmasa da hafif çaplı bir merak duygusu uyandırdı. O işlerden…
İngiliz şef Gordon Ramsay'in juride başı çektiği Master Chef ve Master Chef Junior'u severek izlediydim. Boyları diz kapağıma gelen çocukların yemek yapışını izlemek ve ortaya çıkan sonucu gormek, meleklerin elinden cennet menusu okumak gibiydi. Ecnebinin çocuğu bile neler yapıyor, gibi çirkin bir cumle geçirmiyorum aklımdan ama onlara duyulan saygı ve onların işlerini yaparken yansıttıkları ciddiyet, zihnimde; yaş, ağaç ve eğilmekle ilgili bir cumle oluşturmuyor değil. Yanı sıra tatlı rekabet, çok zorlu yarışlar, birbirinden seçici 3 juri uyesi... Tadından yenmez bir yemek yarışması! Format guzel olunca dunyada olduğu gibi yıllar once bizde de yayınlandı Master Chef. Guzeldi. Orijinaline yakındı. Aradan yıllar geçti ve biz delirdik. Ben de delirdim. Dunya delirdi yahu! Yalnız, şef adaylarının delirmesi, ellerinde ekseriyetle bıçak taşıdıkları ve ateşe yakın oldukları için oldukça sakıncalı. Hepsi gergin yarışmacıların tansiyonun hiç duşmediği etaplar esnasında, birbirlerine yaklaşımları "birazdan kan çıkacak" endişesi yaşamama neden oluyor. Sesler yukseliyor, herkes en iyi olduğunu duşunuyor, egolar şişiyor, yemekler pişiyor... Ancak goruntude de sorun var. Yemek seçmeyen biri olarak, haftalardır izlediğim programda iştahımı kabartan bir tek sahneye bile rastlamadım. Verilen sınırlı surede yemek yapan yarışmacılar, bulaşığı tezgah altına ya da yarısını soyduğu domatesin diğer yarısının yanına bırakınca juri, benden daha fazlasını soyluyor. Kendisini Michelin yıldızlı şef zanneden aşçılara "hoop" diyor, "yavaş" diyor. Araştırın, okuyun, diyor. En iyisi olduğunu duşunmek, insanın doğasında var. Bunu da anlayabilirim.
TV8'de Cumartesi ve Pazar akşamları yayınlanan ve buyuk bir ilgiyle takip
edilen MasterChef Turkiye'de yarışmacılara unlu şefler Hazer Amani, Somer
Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya danışmanlık ve jurilik yapıyor.
Ancak, son olay bardağı taşırdı, suyuna da pilav pişirdi. Yarışmacılardan biri rakip grubun kuş uzumu dolu bardağını, izin almadan kendi grubunun masasına goturdu, kuş uzumlerini zeytinyağlı yaprak sarmasına koyuldu. Durum farkedilince uzumleri teker teker çıkarmak zorunda kaldılar. Olaydan sorumlu iki adayın olayı gevrek gevrek gulerek anlatması uzerine gorduğum manzarada Hazer Şef, gozlerinden yaş, ağzından tukuruk çıkartacak derecede sinirli bir halde, "Artık bizi dinleyin, kiminle, nerede, ne konuşacağınızı bilin, aşçılığı bırak, insanlıktır bu yahu!" gibi cumleler sarfetti. Yani, diyorum ki, bıçak var, ateş var, alın teri var (çok terleyen aşçılar neyse ki artık bandana takıyor), kavga var ve hırsızlık var. Bir dizide olması gereken her şey MasteChef Turkiye'de buluşmuş durumda. Guzel ulkemin mutfak versiyonu da denilebilir. Ben programı, Ferdi Tayfur'un "Prangalar" kasedini arkalı onlu onlarca kez dinleyen birinin duyduğu hazzı duyarak izliyorum. Kendime acı çektirmeyi seviyorum. Özellikle, kazandıkları parayı saymazsak yarışmanın juri başkanı Şef Hazer Amani ile juri uyeleri Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya'ya yarışmacıları yola getirmek için harcadıkları efor dolayısıyla teşekkur ediyorum. Dunyanın en disiplinli yerlerinden biridir mutfaktır. O mutfakta haftanın her gunu stresle, yoğunlukla, suratla geçer. Bu hıza kimler ayak uyduracak, kimler geride kalacak, izleyip goreceğiz. O mutfaktan juri ne kadar kastırırsa kastırsın dunyanın en iyi şefi çıkmayacak belki ama boyle giderse çok buyuk vukuat çıkacak.
Turkiye'nin ilk vampir dizisi olma ozelliği taşıyan "Yaşamayanlar" BluTv'nin
dizisi. Dizinin yonetmenliğini; Eve Donuş: Sarıkamış 1915 filmi ile Hong Kong
Asya Film Festivali'nden Yeni Yetenek ve Montreal Dunya Filmleri
Festivali'nden de FIPRESCI ile Altın Zenith odullerini kazanarak buyuk
uluslararası başarılara imza atmış ve BluTV Özel Yapım'ı 7YÜZ dizisinin
'Prosedur' bolumunun yonetmeni olan Alphan Eşeli ustleniyor.
" GİRİZGAH İYİYDİ SONRASI TUFAN"
2008 yapımı "True Blood" dizisinin finalinde hungur hungur ağlamıştım. 100 kusur yaşındaki vampir olmek zorundaydı ve mezarının toprağını aşka bağlı olduğu kadın atıyordu. O toprak attıkça ben ağlıyordum. Vampirlerle kurduğum ilişki boylesine ahmakça bir boyutta olduğu için yeni çıkan her diziye heyecanla atılıyorum. 2007 yapımı, aynı isimli çizgi roman kitabından uyarlanan "30 Gun Gece" filmindeki vampir tasviri ise alışılanın tersinedir. İçinde insan kanı içmeye yeminli romantik bir genç vampir veya İtalyan kesim takımıyla çapkınlık turuna çıkan zuppe bir kan emici goremezsiniz. Kendi dillerini konuşan ve sadece oldurmeye programlı bu vampirlerle duzeyli bir ilişki içerisindeyim. Yılların boyle geçtiği bir gun "Yaşamayanlar"ı duydum. Turkiye'de ilk kez bir vampir dizisi yapılmıştı. Biraz çekinerek, nasıl olacak diyerek izlemeye koyuldum. Girizgah iyiydi. Sonuçta Osmanlı'nın topraklarına bağladığı Eflak-Boğdan'da yaşayan vampirlerden Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bahsedilmesi olayı ilgi çekici hale getiriyordu. Sonrası mı? Sonrası tufan... Dizinin en kotusu Dimitri! Kerem Bursin bir turlu duzelmeyen aksanına en uygun rolu bulduğu için nasıl mutluyum anlatamam. Yarım asırlık koca vampir uzun deri ceketi, guneş gozlukleri ve kapkaranlık kalbiyle İstanbul'un sahibi olmuş da haberimiz yok. Yalnız vampir arkadaşı, Dimitri diye seslenince, kulağımda Nuri Abi gibi çınlamasının yarattığı yabancılaşma hissini de soylemeden geçemeyeceğim. Birkan Sokullu, Dimitri'nin geçen yuzyıldan arkadaşı, iyi vampir rolunde. Hani sizi butun gece yediği için şişmanlıktan uçamayan, nasıl olsa yakında patlayacak deyip, oldurmeye kıyamadığınız sivrisinek gibi. İnsan kanına tovbeli, tek aşkı Mia'nın yani Elçin Sangu'nun koruyucusu koca yurekli vampir. Elçin Sangu, Dimitri'nin donuşturduğu, intikam almak ve insana geri donmek için şehre gelen Mia rolunde. Yani bilindik, tanıdık bir hikaye. Bu arada en karizmatik vampir kesin kes Selma Ergeç olmuş, tebrik ediyorum. Yonetmenin yaratmaya çalıştığı şeyse alkışlanası. Canımı gerçekten acıtansa İstanbul'un buyukbaşlarıyla ortaklık yapan Dimitri ve çetesinin karınlarını doyurmak için guzel şehrimin kenar mahallelerine baskın duzenleyip, çocuklarını kaçırması, şehrimin gerçeğini talan etmesi. İzlediğim iki bolumde beni yakalayan tek yanı bu oldu. Yani olan yine garibana oldu. Mahalle sahnelerinden ve içinde yaşayan gençlerden oluşan vampir imha ekibinin jargonundan "Sıfır Bir" dizisinin spin- offu çıktı çıkacak.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.