Özet (TL;DR) @ 2018-09-14T23:57:00.000Z: Özgür Çoban’a göre Chemnitz olayları, Nazizm’in Almanya’da hiç sıfırlanmadığını gösterdi. Diğer yandan göçmenlerin uyum sağlamaya sergilediği direncin İslamofobik algıları köpürttüğünü belirten Çoban,…
Özgur Çoban'a gore Chemnitz olayları, Nazizm'in Almanya'da hiç sıfırlanmadığını gosterdi. Diğer yandan goçmenlerin uyum sağlamaya sergilediği direncin İslamofobik algıları kopurttuğunu belirten Çoban, "Uyuyan ırkçı hucreler Musluman goçmenlerin tutumu karşısında sivriliyor. Kokten İslam anlayışını uygulamaya hangi ulke izin verir?" diye sordu.
Almanya'nın doğusundaki Chemnits'de goçmenlerin bıçaklama olayı sonrası aşırı sağcıların govde gosterilerinin ardından, ulke, Anayasa'yı Koruma Teşkilatı'nın goçmen karşıtı AfD ile derin ilişkilerinin ortaya saçılmasıyla sarsılıyor. Ortadoğu'daki savaşların savurduğu sığınmacılar derin bir entegrasyon sorunu eşliğinde Almanya'daki aşırı sağı patlatırken, madalyonun diğer yuzunde de camiler kanalıyla yayılan radikal İslamcılık var. Turkiye'nin Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla Almanya'daki bu gerilimlerde rol oynadığı yonunde iddialar ortaya atılmışken, Berlin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretine olağanustu koşullarda hazırlanıyor.
Almanya'daki durumu ve tartışmaları Politikyol internet sitesi yazarı, gazeteci ve yazar Özgur Çoban ile konuştuk.
' ÇOK KÜLTÜRLÜ TOPLUM PROJESİNİN İFLASI'
Almanya'da yaşananların ırkçı bir kalkışma olduğunu belirten Özgur Çoban, Almanya'da Nazizm'in sadece uyutulduğunu, ırkçılığın hiçbir zaman bitmediğini soyledi. Çoban'a gore, yaşanan olaylar Almanya'nın çok kulturlu toplum projesinin iflasını gosterdi:
(C) REUTERS / Tobias Schle
"Almanya, son bir ayı 3 tane onemli gundem maddesini tartışarak geçirdi. Bir tanesi Chemnitz olayıydı. Bir diğeri Anayasayı Koruma Teşkilatının Başkanı Hans-Georg Maassen ile ilgili istifa talepleri her geçen gun daha yuksek sesle dile getiriliyor. Bir de birkaç gun once eski SPD lideri Martin Schulz'u aşırı sağcı AfD'nin lideri Gauland'a yonelik sozleri epeyce gundemi meşgul etti. Chemnitz olaylarını çok onemsiyorum. Çunku 1945'ten bu yana aslına bakarsanız Nazizm ya da ırkçılık hiçbir zaman bu ulkede sıfırlanmadı. Uyutuldu, geride kaldığı zamanları yaşandı ama her zaman belli bir sempatizan kuşağın bulunduğu bir ulke olarak tespit ediyorum Almanya'yı. Kanımca yeni bir sayfa açtı bu aşırı sağ ve ırkçı ivmelenme meselesinde. Bir milat gibi duşunuyorum. Akabinde bunun bir suru altyapısı var. Aşırı sağcıların Chemnitz'de oldurulen Alman için sokağa dokulduğune ilişkin bir suru yayın yapıldı. Ama biz sonrasında ortaya çıkan birçok bilginin de dezenformasyon uğradığını gorduk. Hatta bu oldurulen Alman'ın Kuba goçmeni anti-faşist bir ailenin çocuğu olduğu, daha once aşırı sağcılar tarafından fiziki tacize uğradığına dair iddiaların yer aldığı birtakım haberler de Alman medyasında sık sık yer aldı. Aslında Chemnitz meselesi şurada onemli. Bana gore çok kulturlu toplum projesinin de bir anlamda iflasının ilan edildiği olaylar. Bir ırkçı kalkışma olarak değerlendiriyorum Chemnitz meselesini."
' CHEMNİTZ İLE IRKÇILIĞIN 1930'LARDAKİNDEN FARKLI OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI'
Chemnitz'de sokağa dokulen neo-faşistlerin sosyal medyada yayılan saldırı videolarına dikkat çeken Çoban, Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) Başkanı Hans- Georg Maassen'in saldırı videolarıyla ilgili dikkatlerin başka bir alana kaydırılmaya çalışıldığı iddiasına da değindi. Çoban'a gore Chemnitz'deki olaylar, ırkçılığın 1930'lardakinden farklı olmadığını ortaya koydu:
"Şu ana kadar hep ırkçılığın 1930'lardaki ırkçılıktan farklı olarak biyolojik kultur uzerinden değil de kulturel farklılıklar uzerinden bir ırkçılık yaşanıldığı iddia ediliyordu. Ama Chemnitz ile beraber bunun aslında boyle olmadığını gorduk. Bu açık seçik ortaya çıktı. Çunku Chemnitz'de sokaklara dokulen neo-faşistler yekten gunışığında bir suru kıyım yaptılar. Kendileri gibi gorunmeyen, kendileri gibi giyinmeyen insanlara karşı saldırılar sosyal medyada çarşaf çarşaf yayınlandı. 1930'lardan başlayan dedelerle, annelerle, babalarla devam eden surecin ardından torunlar yani 3. kuşak ırkçılar sahnedeler. Chemnitz meselesi bundan ibaret. Maassen meselesi de buradan uç aldı. Hans-Georg Maassen, Almanya'da çok onemli bir iç istihbarat biriminin başındaki kişi, yani Alman iç istihbarat başkanı. Chemnitz'deki olaylara ilişkin bir açıklama yaptı. Almanya'da ondan sonra kıyamet koptu. Chemnitz açıklamasında aslında bir insan avı olmadığını, bu tip videoları yayınlayan sosyal medya hesaplarının insanların dikkatini cinayetin dışında bir alana kaydırmaya çalıştığını iddia etti. Bu sıkıntıyı buyuttu. Sıkıntı şu, Almanya'da şu anda içişleri bakanlığı yapan Seehofer, bir açıklama yaparak goçun butun kotuluklerin anası olduğunu soyledi. Arkasından neo-faşist partinin genel başkanı Alexander Gauland, 'Şayet boyle bir cinayet işlenmişse insanların çileden çıkması normaldir' dedi. Zaten Martin Schulz'un burada devreye girmesi de bunun uzerine oldu, yani Alman meclisinde tansiyonun yukselmesi. Schulz, Gauland'ı faşizmin yontemlerini kullanmakla suçladı, direkt olarak bunu yuzune soyledi. Çunku Gauland'ın daha onceki açıklamalarında Nazi donemine ilişkin yaptığı değerlendirmeler tam bir facia. Gauland, Nazi donemini iki bin Alman tarihinde bir kuş pisliği olarak nitelendirdi. Gauland goçmen konuşmasında Merkel'in goçmen politikasını ağır bir dille eleştirince, Martin Schulz yerinden soz alarak nasyonal sosyalizm donemine işaret etti ve 'Her şeyin suçlusu goçmenler. Biz yıllardır bunu yaşıyoruz. Sonunda kontrol kaybına yol açan ve sonucunu sokaklardaki şiddet yollu bu tarz retorik silahlara, bu insanlara bu ulkenin demokratlarının karşı koymasının zamanı geldi' dedi. Gauland da 'Biliyor musunuz, kuş pisliği bir araya gelince pislik yığını olur. Siz de Alman tarihindeki bu yığına aitsiniz' dedi. Tansiyon çok yukseldi. Ama butun iş hep Almanya'da goçmen meselesine, yani goçmenler uyum sağlayabildiler mi, goçmenler doğru davranıyorlar mı meselesine geliyor."
' AŞIRI SAĞ, POLİTİK ARGÜMANLARIYLA MERKEZE OTURMUŞ VAZİYETTE'
Çoban, Almanya'daki aşırı sağın ortaya attığı politik argumanlarıyla merkeze oturmuş olduğunu soyledi. Faşizmin temel hareket noktasının insanların kaygılarını kopurterek oradan kendisine yol açmak olduğunu dile getiren Çoban'a gore aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin bu politikayı izlediğini savundu:
"Gauland'ın kursudeki konuşmasını şaşkınlıkla dinledim. Sadece goçmenlerin işlediği suçları sıralıyor arka arkaya. Bu ulkede Almanlar suç işlemiyor mu? İşliyor. Faşizmin hiçbir entelektuel derinliği yok. Anti-entelektuel bir ideoloji. Faşizmin temel hareket noktası insanların korku ve kaygılarını kopurterek oradan kendisine yol açmak. AfD de bunu başarıyla yapıyor. Şimdi sosyal demokratların ve benim merkez siyaset diye betimlediğim merkez sağ ve solun da politik temasının giderek arttığı bugunlerde arttığı goruluyor. Aşırı sağ bu politik argumanlarıyla merkeze oturmuş vaziyette maalesef."
' AVRUPALILARIN İSLAMOFOBİK ALGILARI KÖPÜRTÜLÜYOR'
Diğer yandan da Almanya'daki goçmenlerin Alman toplumuna uyum sağlamak yerine buna ciddi direnç gosterdiğine dikkat çeken Çoban'a gore bu direnç, Avrupalıların İslamofobik algılarını kopurtuyor:
"Bunlar kendi aralarında oluşturdukları mahallelere sıkışmış vaziyetteler. Entegrasyona gerçekten çok ciddi direnç gosteren bir toplum oluştu son goçlerle beraber Almanya'da. Mesela 8 yaşındaki kız çocuğunun ilkokulda erkek çocuklarla beraber aynı havuzda yuzme dersi almasını istemeyen mahkemelere bu yonde dava açan aileler, karısının aynı ofiste erkeklerle beraber çalışmasını istemeyen mahkemelere bu yonde dava açan kocalar var. Uyuyan birtakım ırkçı hucreler bu Musluman goçmenlerin, bu yuksek dirençli tutumları karşısında tabii ki sivriliyorlar. Orada kokten İslam anlayışını Almanlar hayata geçirmenize izin verirler mi? Buna hangi ulke izin verir? Öyle bir şey tabii ki olmaz. Örneğin camiler butun Avrupa ulkelerinde bulundukları yerlerde yerleşik kulture direnç noktası olarak algılanıyor. Camilerle ilgili çıkan basın metinlerini taradığımızda siyaset ve şiddet kadrajına sıkışmış kalmış bir cami motifi gozumuze çarpıyor. Goçmenlerin camiler uzerinden orgutlenerek Avrupa'ya bu yumruğun engellendiği tezi surekli vurgulanıyor. Avrupalıların kaygıdan korkudan beslenen İslamofobik algıları kopurtuluyor. Maalesef boyle çift tarafı da sıkıntılı bir konu var."
' ALMANYA, ERDOĞAN'IN ZİYARETİNİ BÜYÜK BİR ENDİŞEYLE BEKLİYOR'
Çoban, Almanya'nın Erdoğan'ın Eylul sonunda gerçekleştireceği ziyareti buyuk bir endişeyle beklediğini soyledi. Çoban, Almanya'nın Erdoğan'ın geleceği gun Berlin'de duzenlenecek olan futbol maçını iptal etmeyi planladığına değindi:
"Bir Alman gazetecinin bir roportajını okumuştum, 'Almanya camilerinde vaazlar ne içeriyor?' diye. Adam camileri gezmiş, 'Vaazlarda bolca uyarı içeren tehditler kullanılıyor ve Kuran-ı Kerim'den urkutucu alıntılar yapılıyor' diyor. Aslında camilerin ve dini kurumların, ibadethanelerin entegrasyona engel olduğu kaygısı gitgide buyuyor. Bu akabinde ırkçı saldırıları getiriyor. En son bir camiye ırkçı saldırı duzenlendi. Domuz kafası fırlatıldı camiye. Aslında burada ilişkileri duzenlemesi beklenen bir kuruluş var. Ama o da bir reel pozisyon takınamıyor. Alman hukumeti yetkililerin içinde bulunduğu bir kuruluş bu. O da reel bir şey takınamadığı için olay maalesef kitleniyor. Cumhurbaşkanının ziyaretini Almanlar buyuk bir endişeyle bekliyorlar. Hatta o ziyaretin olacağı gunler içerisinde Berlin'de oynatılması duşunulen futbol musabakasının iptalinden bahsediliyor. Konuşturalım mı, konuşmasın mı, bir suru tartışma bunun uzerinden yuruyor. Ben Alman hukumetinin henuz bir karar aşamasında olduğunu duşunmuyorum. Madalyanın iki yuzu var: Bir tarafta aşırı sağcılar, diğer tarafta fundamentalist İslamcılar. Özellikle fundamentalist İslam konusu selefilik boyutu urkutucu noktalara ulaşmış vaziyette. Mesela burada bir teşkilat var, ulkeye giriş yapan goçmenlerin kaydını tutuyor. Bu daire iç istihbarat ile çalışıyor. Almanya, 2015 yılında 8 tane tehlikeli goçmen girişini bildirmişken, bu rakam 2017'de 7096'ya çıkmış. Bu çok ciddi bir artış. Selefilerin de ciddi bir orgutlenme içerisinde olduğunu biliyoruz. Selefilikte kolay kolay takip edilebilen bir yapılanma değil. Sadece internet uzerinde orgutleniyorlar. Almanya'yı epey sıcak bir gundem bekliyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.