Özet (TL;DR) @ 2018-09-15 08:17:44.358620: 30 yıl önce karşısına çıkıp “Pelteksin senden oyuncu olmaz” diyenlere inat yolundan dönmeyen, yazarlıktan yönetmenliğe sektörün her dalında kendini gösteren Müfit Can Saçıntı, şu sıralar çok…
◊ Yeni filminiz "Babamın Ceketi" hayırlı olsun...
- Çok teşekkurler.
◊ Nas ıl bir film?
- Yeşilçam doneminde avantur denilen filmler vardı, bilirsiniz. Her şey aynı filmde; aşk, dram, aksiyon, sosyal içerik, komedi... Bu da oyle bir film.
◊ Konudan da biraz s oz edebilir misiniz?
- İşsizlik yuzunden evlenemeyen bir gencin babasıyla çatışmasını anlatıyor. Ve değişen değerleri... Malum, eskiden okumak bir erdem sayılırken gunumuze enayilik olarak gorulmeye başlandı.
◊ Bu gen ç de eğitimli olduğu halde mi işsiz?
- Evet, universite mezunu ama uzunca sure iş bulamıyor. Sevdiği kızın babası kalp krizi geçiriyor, bunun uzerine diyor ki "Bir an once evlenin de kızımın muruvvetini goreyim"... Boyle olunca iş bulması aciliyet kazanıyor.
◊ Film nerede kopuyor?
- Çocuk iş bulamayınca kendi babasıyla çatışmaya başlıyor, birtakım arayışlara giriyor. Durustluğun en buyuk erdem olduğu soylenerek yetiştirilen bir çocuk bu. Ama oyle bir noktaya geliyor ki ahlaki bir seçim yapmak zorunda kalıyor.
◊ Filmin hikayesi de size mi ait?
- Bana ait. Aslında o da enteresan. Bunu 2002 yılında Levent Kırca-Oya Başar Tiyatrosu için yazmıştım.
◊ Siz o efsane ekipte miydiniz?
- Evet, uzun yıllar "Olacak O Kadar" ekibinde yazar olarak çalıştım. Onlar için yazmıştım bu hikayeyi de...
◊ Neden izleyemedik peki? Be ğenmediler mi?
- Yok yok, oyle bir durum değil. Özel bir nedenden dolayı rafta kalmıştı. Özel neden dediğim de onların ozeliydi, boşandılar.
◊ Sonra?
- Gonlum razı olmadı rafta kalmasına, tiyatro metni olarak yazdığım şeyi film senaryosuna donuşturdum. İlginç olan şu, yaklaşık 16 sene once yazmışım hikayeyi ama konu hiç eskimemiş.
◊ Hatta bence bug une daha da uygun.
- Belki de... Şu an 6 milyon işsiz var. 6 milyon genci ilgilendiren bir durum yani... Bir de bu işin başka bir boyutu var, bizim gibi ulkelerde iş guvencesi yok. 50 yaşıma geldim. 28 yıldır sinema-televizyon sektorundeyim, işsizlik kaygısı benim de surekli peşimde.
T İYATRO AŞKIMIN KARŞILIKSIZ OLDUĞUNU 18'İMDE ÖĞRENDİM
◊ Siz bu sekt ore nasıl adım atmıştınız? Yola "Benden iyi oyuncu olur" diye mi çıktınız, yoksa aklınızda yonetmen veya yazar olmak mı vardı?
- Ortaokul yıllarından itibaren tiyatrosuz bir gunum geçmedi. Âşıktım tiyatroya.
◊ Oyunculuk anlam ında mı soyluyorsunuz bunu?
- Hayır, her şeyine aşıktım... Seyirci olarak da yani... Ama bunun karşılıksız bir aşk olduğunu 18'imde, lise sona geldiğimde oğrendim
◊ Neden, ne oldu ki?
- Konservatuvara girmek istiyordum, arkadaşlarım "Sınavlara girme hiç, kazanamazsın" dedi. "Niye?" diye sordum. Dediler ki "Sen pelteksin"... Doğruydu, dil kusuru olanları almazlardı.
◊ Ama yanl ış bir kriter değil mi bu?
- Değil aslında, ben sadece peltek rolu oynayabilirim. Oysa bir oyuncunun her rolu oynayabilmesi lazım. Bu açıdan haklılar.
◊ Ama siz kural ı yıkmışsınız.
- Açıkçası ben de once hayal kırıklığına uğradım, sevgilim tarafından terk edilmiş gibi hissettim. Ama aradan yıllar geçti ve en sonunda "Çocuklar Duymasın"la tanındım. "Senden oyuncu olmaz" dedikleri çocuk 30 sene sonra oyuncu olarak kendini gosterdi.
PELTEK OLDU ĞUMU BİLMEYENLER ROL YAPIYORUM SANDI
◊ Konservatuvara giremediyseniz, hangi yoldan hedefe y urudunuz?
- Evet konservatuvara girmedim ama bu işten hiç kopmadım da. Kartal'da bir yerel tiyatro vardı, orada ayak işlerine bakmaya başladım. Şansım yaver gitti, bir gun tiyatronun yoneticisi bana bir rol verdi. Seyirci orada beni çok beğenmişti çunku gerçekten peltek olduğumu bilmiyorlardı, çok iyi rol yaptığımı sanıyorlardı. Benzer bir durumu 1996'da, Kanal 6'da "Aranan Adam" programını yaparken de yaşadım. Hiç unutmuyorum, vapurda karşıma oturan bir kadın beni tanıdı, "Aaaa ben sizin programınızı seyrediyorum, çok guzel peltek rolu yapıyorsunuz" dedi. Teşekkur ettim. Durdu bir an, sonra "Rol yapmıyormuşsunuz" dedi.
◊ Tiyatrodaki o rolden sonra neler yapt ınız?
- Oyuncu olamayınca dergilerde çalıştım bir sure. Sonra TRT'de sozleşmeli olarak yonetmen yardımcılığı yaptım. 90 senesinden soz ediyorum.
◊ Oyunculuk olmay ınca yonetmenlik için eğitim aldınız mı peki?
- Yok, iletişim fakultesinde okudum. Daha okul bitmeden yonetmen yardımcısı olarak başladım işe. Ama sozleşmeliydim. Bitti.
◊ Levent K ırca ile yolunuz nasıl, ne zaman kesişti?
- TRT'deki işim bitmişti. O donemde Levent Kırca'nın gazetelere verdiği bir ilana rastladım. "Yetiştirmek uzere bir TV programı için yazarlar aranıyor" diyordu ilanda. Öyle de yazarlığa başladık yani. Senaristliğe Levent Kırca'nın yanında başladım, devamında pek çok senaryo geldi...
AVRUPA TURNESi BAŞLIYOR
◊ Bu ay tek ki şilik gosterinizle Avrupa turnesine çıkıyormuşsunuz.
- Evet. Adı "Lafını Esirgemeyenler"... Bu sene oynamayayım, artık eskidi diye duşunuyordum. Ama Avrupa'dan o kadar ilgi ve talep var ki, bırakamadım. Şu an için 20 şehir kesin, 9 şehirde de salon aranıyor. Bu donemde beni maddi manevi ayakta tutanlar, açık soyleyeyim onlar. Hepsine gosterdikleri ilgiden dolayı teşekkur ediyorum.
◊ Ne zaman ba şlıyor turne?
- 28 Eylul'de başlayacak, 3 Aralık'ta bitecek. Almanya ağırlıklı bir turne ama Hollanda ve Belçika da var. İngiltere'ye gitmemi de istiyorlar. Bakalım...
BEN OYUNCUYU AYAKTAYKEN SE ÇERİM
◊ "Babamın Ceketi" kaç salonda vizyona girecek?
- Onu yapımcılar, dağıtımcılar bilir. Ben 300'lu rakamlar konuşuluyor diye duydum.
◊ Gi şeyle ilgili bir tahmininiz var mı?
- İster dizi isterse film için ekip kuruyor olayım, en başında hep aynı konuşmayı yaparım: "Arkadaşlar, ne kadar reyting alacağımız ya da ne kadar gişe yapacağımız bizim elimizde değil. Bizim elimizde olan saygın bir iş yapmak." Her işe boyle başlarım. Saygın bir iş yapalım ki bu işle bugun arkadaşlarımızdan, yarın çocuklarımızdan ve torunlarımızdan utanmayalım.
◊ Oyuncu se çimi yaparken belli kriterleriniz var mı?
- Öncelikle iyi oyuncu olmalı ama iyi insan olmak da onemli.
◊ İyi oyuncuyu nasıl anlarsınız?
- Ben oyuncuyu ayaktayken seçerim. Çunku iyi oyuncu her şeyden once ayakta durmasını bilir. Sandalyede herkes rahat durur ama ayakta duramaz. Profesyonel oyunculardan bahsetmiyorum tabii, performansını bilmediğim kişiler bahsettiğim.
◊ Enteresan... Ba şka?
- İkincisi ellerine bakarım... Kotu demeyeyim ama tecrubesiz ve acemi oyuncu elini kolunu nereye koyacağını bilemez.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.