Özet (TL;DR) @ 2018-09-12T12:33:00.000Z: Ekonomist Prof. Dr. Korkut Boratav, Seyr-i Sabah programına yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin şu anda bir krizin içinde olduğunu ancak çok daha büyük bir krizin kapısında olduğunu dile getirdi.…
Seyr-i Sabah
12:33 12.09.2018(Guncellendi 13:17 12.09.2018) URL'yi kısaltın
Ekonomist Prof. Dr. Korkut Boratav, Seyr-i Sabah programına yaptığı açıklamalarda Turkiye'nin şu anda bir krizin içinde olduğunu ancak çok daha buyuk bir krizin kapısında olduğunu dile getirdi. Boratav, istihdamdan milli gelire, uretime kadar birçok alanda buyuk duşuşlerin yaşanacağını soyledi.
Bazı kesimler Turkiye'de dovizde yaşanan değişimlerle şu anda buyuk bir ekonomik krizin olduğunu dile getirse de Seyr-i Sabah programına katılan Prof. Dr. Korkut Boratav daha en buyuk krizin yaşanmadığını soyledi. Bir yıl içinde 230 milyar dolarlık odemenin ulke ekonomisini beklediğini vurgulayan Boratav, istihdamdan uretime birçok alanda duşuşler yaşanacağını soylerken Katar gibi sermaye sahibi ulkelerden gelen paranın bu duşuşu engelleyebilecek nitelikte olmadığını soyledi:
' ORTADA ULUSLARARASI BİR DÖVİZ KOMPLOSU YOK'
****" Kriz algılamasının esas nedeni doviz fiyatlarındaki sıçrama, tırmanma ya da yukselme değil, sıçramadır. Bunun henuz buyume rakamlarına yani uretim istihdam ve milli gelire yansıması istatistiklerde yer almadı. Belirtiler var. Ama en genel istatistiklerde buyume devam ediyor. Haziran ayına kadarki verilerde buyume yuzde 5.2 gozukuyor. Bu kadar guçlu bir doviz krizi koşullarında ekonomide kuçulmenin daha çabuk başlaması bekleniyordu. Niye gecikti? Hukumet 2017 ve 2018 Haziran ayına kadar seçim ekonomisi nedeniyle kredi pompalaması yaptı, buna ilaveten kamu maliyesinde açıktan harcamaları hızlandırdı. Kredi ve mali politikalarda genişleme devam ederken dovizdeki sıçrama ters yonde iki etkinin birleşmesiyle sonuçlandı. Ocak ve Mart aylarında yuzde 7.3 buyume gerçekleşti. Bunlar mali politikalar yuzunden oldu. Doviz neden yukseldi? Çunku Turkiye'ye yonelik kredi ve portfoy akımları eksiye dondu. Doğrudan yabancı yatırımlar bir miktar pozitif seyretti ama sert bir duşuş oldu ve rezervler eridi. Bu erime doviz piyasalarındaki daralmayı onleyemedi. Doviz fiyatları tırmandı. Bundan sonra sadece kotu haber duyacağız. İstihdamda duşme, işsizlikte artma, uretimde duşme ve milli gelirde once sıfır buyume yılın son çeyreğinde de duşme goreceğiz.
Ortada bir uluslararası bir komplo yok. Turkiye ekonomisi birkaç yıldan beri uluslararası finans çevrelerindeki likidite genişlemesinin varsayımındalar. Nitekim başladı bu. Merkez bankalarının pompaladığı likidite daraldı. Doları pompalayan ABD merkez bankası, doları elindeki tahvilleri surerek çekmeye başladı. Bu, dunya ekonomisinin zayıf halkalarından, bizim gibi gelişmekte olan ulkelerden para çekilmesini gundeme getirdi. Turkiye ekonomisinin dış kırılganlığı yuksekti. Turkiye çok ciddi cari açık veren ulkelerin başında geliyor. Turkiye'den en hızlı çıkan para sıcak para. Borsadaki hisse senetlerini satıp dolara çevirip çıkıyorlar. Fonları yoneten merkezlerin beklediği ki Cumhurbaşkanı buna faiz lobisi diyor, merkez bankasındaki faizlerin yuksek tempoyla yukarı çekilmesi. Şimdi 17.75 olan faizin yuzde 25 olması bekleniyor. O zaman Turkiye'ye geliriz diyorlar. Bu da doviz hareketini hafifletebilir. Bazı çevreler IMF'ye git diyorlar.
' 12 AY İÇİNDE 230 MİLYAR DOLAR ÖDEMEMİZ VAR'
(C) AFP 2018 / MIGUEL MEDINA
Turkiye'nin 12 ay içinde dış dunyaya odenmesi gereken borçları 180 milyar dolar. Buna 50 milyarlık cari açığı da eklerseniz 230 milyar dolar yapıyor. Sıcak para faizleri yukseltirsen geliriz diyor ama gelecek para 230 milyarı karşılayamıyor. Bunun çozumu IMF'ye Arjantin gibi gidip buyuk kredi çekmek. Bizde de bazı çevreler bunu bekliyor hukumet istemiyor çunku IMF demek, kemer sıkma demektir. Bir de siyasi iktidarın onem verdiği kamu yatırımlarını ve butçedeki harcama kalemlerinde daralma bekleyecek IMF. Bunu kimse goze almak istemiyor çunku yerel seçimler geliyor. Bu seçim takviminin son aşamasına zayıflayarak girmek istemiyor siyasi iktidar. Nereden gelecek bu para? Katar'dan 15 milyar dolar gelecek deniyor ama bunlar da ihtiyacı karşılamıyor. Bir şekilde IMF'ye gidilmese de bu talepleri karşılayacak kemer sıkma olmalı.
Katar'dan gelecek paranın faturası şu: Arap alemi fabrika açmak, maden işletmek turistik yatırımı için yatırım yapmıyor. Gayrı menkul almak istiyorlar. Bunun ekonomiye katkısı çok olmaz yabancılaşmış olur. Bu 15 milyarın 3 milyarı SWAP tarafına gidecek kalanlar değerli arazilerin satışına gidecek. Doviz piyasasını canlandırıyor ama Turkiye ekonomisi yabancı ekonomiye devrolmuş oluyor.
(C) REUTERS / Murad Sezer
Maalesef Turkiye'de sendikalaşma oranı yuzde 12 civarında. Turkiye tarihi boyunca sendikalaşmanın bu kadar duştuğu bir donem yok. Buna paralel olarak meslek orgutleri kuvvetli. Muhendis odaları tabipler odaları barolar birliği guçlu. Ücretiyle yaşayan orgutlerin sendikaları meslek orgutlerinin emekçi haklarını koruması lazım. Emekçiler enflasyonun aşındırdığı gelirlerinden çok sert darbe yiyecek. Enflasyona koruma olarak duzenleme yok. IMF programı kabul edilirse enflasyona karşı koruma kalkabilir.
Buyuk beklentilerle oluşturulan ama bunların hiçbirini gerçekleştirmeyen bir fon oldu varlık fonu. Bu tur fonları oluşturan ulkeler buyuk olçude uluslararası rezervleri çok yuksek olan, dış ticarette fazla olan rezerv biriktirebilen ulkelerdir. Bunları dış fonlarda kullanırlar. Turkiye'nin birikmiş bir rezervi yok. Butun kamu varlıklarını bir havuzda toplayıp olası kredi imkanlarında karşılık ve guvence olarak gosterilecek bir fon olarak duşunulduğu soyleniyor. Hiçbir faaliyette bulunmadılar ve olu doğdu. Kağıt uzerinde varlıklarını surduruyorlar. Bir de varlıklarını tamamen fon yonetimine devretseler bambaşka bir problem çıkacaktı. Cumhurbaşkanının yonetim yetkisi o kadar geniş ki bunun başına geçmesi o kadar gerekli değil. IMF'den gelen rapor da bunun kaldırılması gerektiğini soyluyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.