Özet (TL;DR) @ 2018-09-11T01:28:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan Wall Street Journal gazetesine Suriye krizi ve İdlib sorunu üzerine bir makale kaleme aldı. Suriye'de yine kritik bir eşikte olunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan Wall Street Journal gazetesine Suriye krizi ve İdlib sorunu uzerine bir makale kaleme aldı. Suriye'de yine kritik bir eşikte olunduğunu soyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib kopruden onceki son çıkış" dedi.
Erdoğan'ın 'Dunya Esad'ı durdurmalı' başlıklı makalesi şoyle:
"Esed rejimi, yedi yıldır Turkiye'nin guney sınırında Suriye vatandaşlarını keyfi tutuklamalar, sistematik işkence, topyekun idamlar, varil bombaları ve kimyasal ve konvansiyonel silahlarla hedef almaktadır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin "İkinci Dunya Savaşı'ndan beri yaşanan en buyuk insan kaynaklı felaket" olarak tanımladığı Suriye iç savaşı neticesinde milyonlarca masum insan multeci durumuna duşmuş veya kendi ulkeleri içerisinde yerlerinden edilmiştir.
Suriye halkının acısını hafifletmek için olağanustu çaba gosteren Turkiye, bugun yaklaşık 3.5 milyon multeciye, yani diğer ulkelerin tamamından daha fazla kişiye, evsahipliği yapmaktadır. Aynı zamanda yanıbaşımızda faaliyet gosteren teror orgutleri DEAŞ ve PKK'nın hedefi olduk. Ancak ne insani yardım çabalarımızın yuksek maliyeti ne de guvenlik endişeleri kararlılığımızı zayıflatmadı.
' TÜRKİYE KRİZE SİYASİ ÇÖZÜM BULMAK İÇİN DİPLOMATİK GİRİŞİMLERDE BULUNDU'
Turkiye, bu tur zorluklarla karşılaştığı bir donemde aynı zamanda krize siyasi bir çozum bulmak için diplomatik girişimlerde bulundu. Bu kapsamda Suriye muhalefetini Cenevre'de pazarlık masasına getirdik; Rusya ve İran ile birlikte Astana Sureci'ni başlattık. Sonuç olarak Turkiye, ateşkes anlaşmaları yaptı, çatışmasızlık bolgeleri kurdu ve sivillerin rejim saldırısı altındaki bolgelerden tahliyesini sağladı.
Bugun bir kez daha kritik bir eşikte bulunuyoruz. Esed rejimi, muttefiklerinin de yardımıyla, uç milyon kişiye evsahipliği yapan ve yerlerinden edilmiş Suriyeliler için son guvenli limanlardan biri olan İdlib'e buyuk bir taarruz gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Hukumetimiz, bu saldırıyı engellemek amacıyla bir çatışmasızlık bolgesinin kurulmasına katkıda bulundu ve ateşkes ihlallerini belgelemek ve raporlamak amacıyla 12 gozlem noktası oluşturdu.
' TERÖRLE MÜCADELE ADINA MASUM İNSANLAR KURBAN EDİLEMEZ'
Esed rejimi, yaklaşan saldırısını terorle mucadele zemininde meşrulaştırmaya gayret etmektedir. Şunu açıkça ifade edelim: Terorle mucadelenin onemini hiçbir ulke, Suriye krizi bolgeye guvensizlik ihraç etmeye başladığından beri ciddi teror saldırılarına hedef olan Turkiye'den daha iyi anlayamaz. Ancak Beşşar Esed'in çozumu sahte bir çozumdur. Terorle mucadele adına masum insanlar kurban edilemez. Boyle bir adım ancak yeni teror ve aşırıcılık yuvaları yaratmaya sebep olur. Nitekim DEAŞ'ın ortaya çıkışı, Suriye'de yaşananların sebebi değil, sonucu niteliğindedir. Uluslararası toplum, terorun kok salmasını engellemek için bu şiddeti kontrol altında tutmak zorundadır.
İdlib'de benzer sorunlarla karşı karşıya bulunuyoruz. Aralarında HTŞ'nin de bulunduğu teror orgutleri, bu bolgede faaliyetlerini surduruyor. Ancak bu unsurlar, İdlib'in toplam nufusunun çok kuçuk bir bolumunu oluşturuyor. Teroristleri ve aşırı unsurları etkisiz hale getirmek ve yabancı savaşçıları adalete teslim etmek için gereken, kapsamlı bir uluslararası terorle mucadele operasyonudur. Turkiye'nin, Suriye'nin kuzeyinde teroristlere karşı verdiği mucadelede kilit rol oynayan ılımlı muhaliflerin sağlayacağı destek ve yonlendirme, İdlib'de de çok onemli olacaktır.
' ULUSLARARASI TOPLUM SORUMLULUKLARININ FARKINA VARMALI'
İdlib'e yapılacak saldırıyı engellemek, terorle mucadele adımlarını sekteye uğratmayacaktır. Turkiye, DEAŞ ve PKK gibi teror orgutleriyle mucadelesinde sivillere zarar vermeden başarıya ulaşmıştır. Terorden etkilenen bolgelerde istikrarı yeniden sağlamak uğruna çok sayıda şehit verdik. Turkiye'nin, Suriye'nin kuzeyinde duzeni muhafaza edebilmesi, sorumlu bir terorle mucadele yaklaşımının yerel halkın desteğini kazanabileceğinin en açık kanıtıdır.
GEREKL İ ADIM ATILMASSA BEDELİ ÇOK AĞIR OLACAKTIR
İdlib saldırısı yaklaşırken uluslararası toplumun tum uyeleri sorumluluklarının farkına varmalıdır. Gerekli adımları atmamanın bedeli çok ağır olacaktır. Suriye halkını, Beşşar Esed'in insafına terk edemeyiz. Rejimin İdlib'e yonelik taarruzunun amacı, gerçekten terorle mucadele etmek değil, gelişiguzel saldırılarla muhalifleri ortadan kaldırmak olacaktır. Bu rejim saldırısı, aynı zamanda Turkiye, Avrupa'nın geri kalanı ve otesi için ciddi insani riskler ve guvenlik riskleri oluşturacaktır.
' RUSYA VE İRAN DA İNSANİ BİR FELAKETİ ÖNLEMEKLE YÜKÜMLÜDÜR'
(C) Sputnik / Hikmet Durgun
Bugune kadar kimyasal saldırılara odaklanan ABD, bu keyfi olum hiyerarşisini reddetmesi gerekmektedir. Zira konvansiyonel silahlar, çok daha fazla olume sebebiyet vermiştir. Ancak yaşanacak katliamı durdurma sorumluluğu, yalnızca Batı'ya ait değildir. Astana Sureci'ndeki ortaklarımız Rusya ve İran da insani bir felaketi onlemekle yukumludur.
İdlib, kopruden onceki son çıkıştır. Eğer Avrupa ve ABD dahil uluslararası toplum bugun gerekli adımları atmazsa, bunun bedelini yalnızca Suriyeli masumlar değil tum dunya odeyecektir. Turkiye, komşusunda yaşanan katliamı engellemek için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Çabalarımızda başarılı olmamız için dunyanın geri kalanının dar çıkarlarını bir kenara bırakıp, siyasi çozume destek vermesi gerekmektedir."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.