Özet (TL;DR) @ 2018-09-10T04:46:31.000Z: Muazzam boyutlara varan yeni bir medya kavramı ve aynı zamanda enteresan bir sağlık sabotajcısı ile karşı karşıyayız: SOSYAL MEDYA!
10.09.2018 - 07:46
Muazzam boyutlara varan yeni bir medya kavramı ve aynı zamanda enteresan bir sağlık sabotajcısı ile karşı karşıyayız: SOSYAL MEDYA!
Sadece aktif Facebook kullanıcılarının sayısı 250 milyon sınırını zorluyor. Listeye Instagram'ı, Pinterest'i, Google ve Yahoo'yu da ekler, ustune bir de Twitter fenomenini ilave ederseniz rakam 1 milyarı zorluyor. Son 6 aydır ben de Instagram kullanıcısı oldum. Instagram sayfamla meşguliyetimi sanırım biraz abartmışım. Eşim Mihriban'ın uyarılarını dikkate alınca da gunde en az 20-30 defa cep telefonumla meşgul olduğumu fark ettim! Sosyal medyanın sadece bir "ZAMAN HIRSIZI" olduğunu da zannetmeyin. Sağlığımız için de ciddi bir tehdit. Sadece bedensel ve ruhsal sağlığımız için değil, sosyal ve moral sağlık için de muhim bir problem. SOSYAL MEDYA'nın verebileceği sağlık zararlarından bir kısmını yandaki aşağıda ozetledim. SOSYAL MEDTA DETOKSU meselesini ise gelecek haftaya bıraktım.
İ LK 4: UYKUYU BOZUYOR
Mobil telefon veya bilgisayar ekranları, beynimize yolladığı mavi ışık uyarıları nedeniyle uykumuzun canına okuyor. Uykuya dalmayı geciktiriyor, derin uyku fazlarını sabote ediyor.Beyin kimyasında yaptığı değişikliklerle karbonhidrat tuketimini, ozellikle şekerli yiyecek ve içeceklerin kullanımını ozendiriyor, kilo kontrolunu bozabiliyor.Dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon zorlanmalarının en onemli nedenlerinden biri yine bu sosyal medya. Herkes her şeyden haberdar olmak, her konuda fikir uretip ve bunları ifade etmek; sevgisini, ofkesini, kızgınlığını, hayallerini sosyal medya ile anlatmak derdinde. Neticede beynin "art yuku" artıyor. Bu da odaklanmayı, hatta hatırlamayı zorlaştırabiliyor.Sosyalleşmenin ana omurgasını oluşturan "yuz yuze sohbetler", sesle, sozle, elle oluşan samimi ve içten temasların kaybı "yalnızlaşma" ve "depresif yapılanmayı" korukleyebiliyor.
İ KİNCİ 4: STRESE SOKUYOR
Sosyal medya ile uğraşının getirdiği ilgi ve zaman kaybı sadece iş kalitesinin değil, iş veriminin, neticede de kişisel gelişimin, ruhsal dengenin de sabotajcılarından biri olabiliyor.Hiçbir kontrolun, hiçbir "TRAFİK POLİSİNİN OLMADIĞI" sosyal medya otobanına isteyen istediği KANITLANMAMIŞ KİRLİ BİLGİ'yi, dezenformatif duşunceyi, atipik ruhsal tepkiyi, yanlış ve tehlikeli yonlendirmeleri koyabiliyor. Bu da "GOOGLE AMCA DOKTORLUĞU" gibi çoğu kişiyi hastalık hastası yapıp yanlış tedavilere yonlendiren yeni bir sağlık tehdidi olarak karşımıza çıkıyor.Herkesin her şeyi goz onune sermesi, "yarışmacı, daha çok ve daha buyuğe, daha hızlı ve daha yeniye, kolay yoldan zenginleşmeye" odaklı sosyal medya tahrikleri ruh sağlığını ciddi olçude tehdit eden REKABETÇİ TUTUMLAR gelişmesine, neticede de RUH SAĞLIĞININ zedelenmesine sebep oluyor. Depresyona girenler, panik atak krizi geçirenler artıyor.Goz sağlığı uzerinde de olumsuz etkileri olduğunu duşunenlerin sayısı bir hayli fazla. En azından "goz kuruluğu" meselesi hep gundemde.
Y ÜRÜMEDEN OLMAZ MI? OLMAZ
Sağlık tavsiyelerimde asla sert ve tutucu değilim. Yasaklardan hiç hoşlanmam. "Hoşgoru" rehberim, "makul" vazgeçilmezimdir. Ne var ki konu yurumek ve/veya egzersiz olduğunda benden boyle bir beklentinizin olmamasını dilerim. Başlıktaki soruya yanıtım da hiç değişmedi, değişmeyecek: YÜRÜMEDEN OLMAZ! Tıbbi bir engeliniz yoksa az ama çok, hızlı ama yavaş, haftada 3,5 veya 7 gun, mutlaka ama mutlaka yuruyun. İNSÜLİN DİRENCİ veya METABOLİK SENDROMUNUZ varsa bu işi bir "gorev" kabul edip asla aksatmayın. Bu arada bahaneler uretenler, mesela çok sık yurumekle eklemlerinizin aşınacağını soyleyenler olacak. Siz lutfen onları değil beni ve rahmetli Cumhurbaşkanımız Suleyman Demirel'i dinleyin: YÜRÜMEKLE YOLLAR DA EKLEMLER DE AŞINMAZ. Peki, tıbbi bir engeliniz/eklem probleminiz varsa? Bu nedenle yuruyemiyorsanız? Yanıt için buyurun...
5 DAK İKALIK TUR YETİYOR
Konu aktivite olduğunda şu muhim bilgiyi bir kenara not edin: Yaşlıyım, takatsizim diyorsanız; meşgulum, vakitsizim bahanesine sığınıyorsanız her saat başı odanızın içinde 5 dakika kadar yurumeniz ya da gunde 3-4 defa 8-10 tekrarlı "çomelme egzersizi" yapmanız da yeterli. Bu kadarcık çomelme ve yurumeler bile "eklemleri yağlıyor, kasları kamçılıyor, damarları açıyor, damar iç yuzunu koruyan ENDOTEL tabakasının omrunu uzatıyor, belleğe takviye, akciğerlere guç" veriyor. Kısacası bu minicik çabalar bile omrunuzu 3-4 yıl uzatıyor. Sırada başka guzel rakamlar da var: Haftada toplam 60 dakika yurumek erken olum olasılığını yuzde 3-4 oranında azaltıyor. Haftada 300 dakika yururseniz bu rakam yuzde 42'ye çıkıyor. Her gun 1 saat tempolu yuruyenlerin erken olum oranı ise yuzde 24 azalıyor.
- Teknoloji
- Genel Sağlık
- Sağlık
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.