Özet (TL;DR) @ 2018-09-09 08:17:58.812918: Sevilen oyuncu Selçuk Yöntem bu sezon da “Milyonluk Resim” adlı yarışmayla ekranda, “Benim Adım Feuerbach” oyunuyla da tiyatro sahnelerinde olmaya devam edecek. Şimdilik anlaştığı bir dizi yok...…
◊ İlk defa roportaj veriyorsunuz, oncelik o yuzden sizin...
- Cihan Y ontem: 1979 yılında Ankara Devlet Konservatuvar Bale Bolumu'nden mezun oldum. Mezun olduğum zaman henuz 17 yaşındaydım. Reşit olmadığım için ailem mahkemeden 'kazai ruşt' denilen bir karar çıkarttı. Boylece 1 ay sonra Ankara Devlet ve Opera Balesi'nde memur olarak çalışmaya başladım. İlk olarak kordo baleydim, daha sonra solist dansçı oldum. Ardından da başoğretmenlik yaptım ve oyunlara koreografiler hazırladım.
◊ Nerelerde e ğitim verdin?
- Cihan Y ontem: 10 yıl kadar Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bolumu'nde dans ve hareket dersi verdim. Bahçeşehir Üniversitesi'nde de eğitmenlik yaptım.
◊ H ala çalışıyor musun?
- Cihan Y ontem: Ankara Devlet ve Opera Balesi'nden geçen yıl emekli oldum. Şimdi projeler uzerinden Bursa Belediyesi ve İzmir Belediyesi ile çalışıyorum. Bir de bu yıl Tatavla Sahne ile oyun hazırlıyorum.
◊ Hangi oyunu sahneleyeceksiniz?
- Cihan Y ontem: Metin Balay'ın oyunlaştırdığı "Kuskun Yureklerin Turkusu" adlı eseri çalışacağım...
◊ Sana gelelim Iraz... Oyuncu baban ın, oyuncu kızı. Sen neler yapıyorsun?
-Iraz Yontem: 2004 yılında Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler
Bolumu'nu bitirdim. Sonra 2 sene Şahika Tekand'la studyo oyunculuğu uzerine çalıştım ve profesyonel oyunculuk hayatıma başladım. 2011 yılında da Kadir Has Üniversitesi'nde Drama Bolumu'nde yuksek lisans yaptım. Ayrıca oyunculuğun yanı sıra kendi tiyatromuzda yoneticilik ve yazarlık da yaptım.
◊ Hangi tiyatro?
- Iraz Y ontem: Tiyatro Hal...
◊ Tiyatro devam ediyor mu?
- Iraz Y ontem: Şu anda aktif olarak devam etmiyor. Taşınma kararı alıp sahnemizi kapattık. Ekonomik şartlar şu an elvermediği için de yeniden sahneyi açmadık. Ancak bu 3 yıllık sureç içinde Oyuncular Sendikası'nda yonetim kurulu uyeliği yaptım. Şimdi de yeni bir oluşum içindeyim, adı Tiyatro Kooperatifi.
◊ Nedir bu Tiyatro Kooperatifi?
- Iraz Y ontem: Kabaca, İstanbul'da ozel tiyatroların bir araya gelmesiyle kurulan ekonomik birliktelik çatısı. 1-2 Eylul tarihlerinde tanıtım toplantıları yaptık. Detaylarını da onumuzdeki gunlerde kamuoyu ile paylaşacağız.
◊ Oyunculuk teklifleri gelmiyor mu?
- Iraz Y ontem: Birtakım teklifler var, goruşmeler de yaptım ama şu anda aktif olarak işin daha çok orgutlenme alanında çalışıyorum. Bir de Gazete Mustehak diye bir sitemiz var. Orada her ay e-dergi çıkarıyoruz. Ekim ayından itibaren yeni sayılarımız çıkmaya devam edecek.
Tanıştıktan 3.5 ay sonra evlendik
◊ Ka ç yıldır evlisiniz?
- Cihan Y ontem: 36 bitti.
◊ Nas ıl tanıştınız?
-Selçuk Yontem: Aslında biz Cihan'la konservatuvarda aynı donemlerde okumuşuz ama hiç karşılaşmamışız. Onun sınıfından başka insanları tanıyordum ama Cihan'la hiç rastlaşmadık. Sonra Cihan, bir oyunla Avrupa turnesine gidecekken bir anda ekipten çıkartılıyor. Benim de o zaman bir tiyatro oyunum vardı, bale binasında provalar yapıyorduk. Cihan'la da o donemde kantinde tanıştık.
- Cihan Y ontem: O zamanlar, Selçuk Devlet Tiyatrosu'nda, ben de Devlet Balesi'ndeydim.
- Sel çuk Yontem: İkimiz de profesyonel olarak çalışıyorduk. Benim oyunum opera binasında olmasa, Cihan turneye gitse tanışamayacaktık.
- Cihan Y ontem: Bir de şoyle durum var, ben Selçuk'la tanışmadan once tayinimi İstanbul'a çıkartmıştım. Ama İstanbul'da sadece 1 ay kaldıktan sonra Ankara'ya geri dondum. Ben donduğumde ise Selçuk tayinini İstanbul'a çıkarmak uzereymiş...
ANKARA B İZİM İÇİN HÂLÂ ÇOK ÖZEL
◊ Romantik bir evlilik teklifi ald ın mı?
- Cihan Y ontem: Hayır, hatta evlilik teklifi almadım. Biz 27 Mart Dunya Tiyatrolar Gunu'nde birlikte olmaya başladık. 13 Temmuz'da da evlendik... O 3.5 ay, sohbet, sinema ve tiyatroyla geçti. Selçuk'un o zamanlar bir bekar evi vardı. Orada otururken bana "Sen artık gitmesen, burada kalsan" dedi. Kalış o kalış. (Guluyor)
◊ Ka ç yıl yaşadınız Ankara'da?
- Sel çuk Yontem: Ben konservatuvara girdikten sonra 2000 yılına kadar Ankara'da yaşadım. Devlet Tiyatrosu'ndan çok erken istifa ettim, emekli oldum. Seruvenim İstanbul'da devam etti. Ama Ankara bizim için hala çok ozel.
◊ S ık sık gidiyor musunuz Ankara'ya?
- Sel çuk Yontem: Tabii... Çunku Ankara'da dostlarımız ve unutulmaz anılarımız var. Her gittiğimizde de yeni bir soluk aldığımızı hissediyorum.
- Cihan Y ontem: Benim ailemin hepsi İstanbul doğumlu. İçlerinde bir tek ben Ankara doğumluyum. En fanatik Ankaralı da ben çıktım. Ankara benim için çok ozel. Konservatuvar yılları, Selçuk, Iraz... Hayatım, Ankara.
- Iraz Y ontem: Ankara'dan ilk ayrılan bendim. 17 yaşındaydım... Annem uzun bir sure İstanbul-Ankara arasında mekik dokudu. Fiilen İstanbul'a gelişi en geç onun oldu.
◊ H ala da en çok gidip gelen Cihan sanırım.
- Iraz Y ontem: Evet! (Guluyor)
Cihan'la tanışmadan once Iraz'ı ruyamda gordum
◊ K ızına Iraz adını nasıl koydun?
- Sel çuk Yontem: Konservatuvara girdiğim ilk sene, Fakir Baykurt'un "Irazca'nın Dirliği" kitabını okuyup çok etkilenmiştim. Orada Irazca karakteri vardı... Çok cevher bir Anadolu kadınıydı. Kızım olursa adını Iraz koyacağım dedim. Hatta Cihan'la tanışmadan once Iraz'ın 2 yaş halini ruyamda gordum.
◊ Iraz do ğduğunda ruyanda gorduğun kıza benziyor muydu?
- Sel çuk Yontem: Aynısıydı.
- Cihan Y ontem: Evet, hamileyken bana da tarif etmişti. Kıvırcık saçlı, şoyle burunlu diye...
- Sel çuk Yontem: Sonra "Kızımız olacak, adını da Iraz koyacağım" dedim.
◊ Sel çuk Yontem'in kızı olmak senin için avantaj mı, yoksa bunun ağırlığı sana dezavantaj olarak mı geri dondu?
- Iraz Y ontem: Buna nasıl objektif bir cevap verebilirim bilmiyorum ama insanların algısıyla gerçek durum arasında çok fark olduğuna eminim.
◊ Ne gibi?
- Iraz Y ontem: Bir kere ornek bir baban varsa ve toplumun nezdinde tanınan biriyse onun başarısına ulaşabilmek kolay değil. Bu çok buyuk bir mucadele alanı. Birey olarak başarman gerekenden daha fazlasını yapman lazım. Tabii o benim için Selçuk Yontem değil, babam. Ama her zaman boyle kulağımın arkasında, kendi sorumluluğumdan başka bir sorumluluk varmış gibi hissediyorum. Dolayısıyla adımlarımı, sozlerimi herkesten biraz daha fazla tartmam gerektiğini hissediyorum.
Sunuculuk, akt orluğun bir kolu
◊ Sunuculu ğunu ustlendiğin "Milyonluk Resim" daha once yayınlanmamış bir format olmasına rağmen buyuk ilgi gordu...
- Sel çuk Yontem: Bunu senden duymak sevindirici... Yarışmamız gorsel ve bilgi hafızasının karışımı. Bu seyircinin de ilgisini çekti... Doku tuttu, çok iyi reaksiyon aldı.
◊ Yeni sezonda da devam edecek mi?
- Evet...
◊ "Buyuk Risk" ve "Kim Milyoner Olmak İster"... Sanki biraz oyunculuktan uzaklaştın mı?
- Sel çuk Yontem: Yok, çunku onları sunarken de dizi, sinema ve tiyatro yaptım. Sadece 5-6 yıldır yoğunluktan tiyatroya ara vermiştim. Ama geçen yıl "Benim Adım Feuerbach" oyunu ile sahneye geri dondum. Öte yandan baktığınız zaman bu yarışmaları sunmak da aktorluğun bir kolu. Çunku canlı performans var. Her seferinde değişik kişilerle, değişik atmosferdesiniz. O doğaçlama duygusunu her daim diri tutmanız lazım, ki bu da aktorluğun en zor yanı.
◊ Genelde oyuncular, sunuculu ğu pek kotaramıyor...
- Sel çuk Yontem: Yapan da var, yapamayan da... Ama aslında bu da bir rol esasında. İyi oynarsanız, yaparsınız. Çunku sunucu rolu bir piyeste de karşınıza çıkabilir. Canlı formatta bir yarışma programı sunmak, tiyatronun ta kendisi.
◊ Yar ışmada sunucuyu mu oynuyorsun yani?
- Sel çuk Yontem: Evet, sunucuyu oynuyorum ve karşımda seyirci var. Bunu da mesleğimin bir parçası olarak goruyorum.
◊ Dizi niye yok?
- Sel çuk Yontem: Dizilerin bir televizyon filmi uzunluğunda olması, beni sektorden uzaklaştırdı. Şartların giderek ağırlaşması nedeniyle daha seçici oldum. Bir de benim dizi seruvenimde çok guzel işler var. İnsan biraz da rol alacağı yeni işlerin onların ustune çıkmasını istiyor. Bu buluşmalar da kolay olmuyor.
A ŞK-I MEMNU'NUN TEKRAR REYTİNGİ YARIŞMAMI GEÇMİŞ
◊ "Aşk-ı Memnu"nun eski bolumleri hala yayınlanıyor ve reytinglerde hep ust sıralarda. Nedir bu işin sırrı?
- Sel çuk Yontem: Gerçekten o işin uzerinde bir buyu, bir peri tozu var. Oyuncuları, yonetmeni, kanalı ve şirketiyle guzel bir buluşmaydı. "Aşk-ı Memnu"nun oyle bir dokusu var ki, ne zaman yayınlansa, nerede rastlarsan tekrar seyretmeye başlıyorsun. Hatta tekrar bolumu, benim yarışmayı geçmiş, çok sinirlendim. (Guluyor)
◊ Oradaki ekip arkada şlarınla hala goruşuyor musunuz?
- Sel çuk Yontem: Hepsiyle goruşuyorum ama başta yonetmenimiz Hilal Saral olmak uzere Zerrin Tekindor, Hazal Kaya, Kıvanç Tatlıtuğ'la daha sık bir araya gelip hasret gideriyoruz.
ADNAN BEY İ TANIMIYORUM
◊ Y ıllar geçmesine rağmen Adnan Bey olarak anılmak sinir bozucu değil mi?
- Sel çuk Yontem: Sen ne kadar bozulursan bozul, bir kere Adnan Bey'i oynamışsın, bitti. Ki bunda bozulacak bir şey de yok.
- Cihan Y ontem: Ankara'da bir oyun çalışırken, TRT'den "Selçuk Yontem'le ilgili bir program hazırlıyoruz, sizinle de roportaj yapabilir miyiz" diye aradılar. Ben de provada olduğumu, tiyatroya gelirlerse goruşebileceğimizi soyledim. Neyse geldiler, "Kaç yıldır evlisiniz" diye sorular sormaya başladılar. Sonra roportajı yapan kız, "Adnan Bey nasıl biridir" diye sordu. Ben de "Adnan Beyi tanımıyorum" dedim. (Guluyor)
◊ İzlemiyor muydun diziyi?
- Cihan Y ontem: İzledim ama ben nereden bileyim Adnan Bey nasıl biridir? Ben Selçuk'u tanıyorum. "Selçuk'la ilgili bir şey sormak istiyorsanız cevaplayayım da Adnan'ı tanımıyorum" dedim.
◊ Sel çuk'un ekrandaki butun işlerini izler misin?
- Cihan Yontem: Tabii ki...
◊ Onun d ışında ekranda başka bir iş izlemiyorsun değil mi?
- Cihan Y ontem: Doğru, televizyon izlemiyorum.
◊ Cep telefonun da çok eski bir model... Çalışıyor mu hala bunlar?
- Cihan Yontem: Evet, hatta sen 'bu eski modelleri yaşlılar kullanıyor' diye yazmıştın.
◊ Neden ak ıllı telefon kullanmıyorsun?
- Cihan Yontem: Tipim uygun değil. (Guluyor)
◊ Sel çuk'la WhatsApp'ta yazışmıyor musun?
- Cihan Yontem: Hayır... Ben bir tek "alo" diyorum, zaten mesaj da çekiyor telefonum. (Guluyor) İşimi goruyor, bu kadar yeter.
KIZIMA DİZİDE BİLE KÖTÜ DAVRANAMAM
◊ Gen ç oyuncular evleniyorlar, sonra bir bakıyoruz daha 1 yıl geçmeden boşanmışlar. Siz de sanat dunyasındasınız ama 36 yıldır mutlu bir evliliğiniz var, nedir bunun sırrı?
- Cihan Y ontem: Sevgi ve saygı çok değerli. Biz birbirimizi çok seviyor ve sayıyoruz. Ama bunun dışında Iraz dahil olmak uzere uçumuzun de başka bir hayatı var. Hepimizin yaptığı başka işler var. Bence sır da burada.
◊ Üçunuzun yolu hiç aynı projede kesişmedi mi?
- Cihan Y ontem: Selçuk'la yıllar once bir oyunda birlikte çalıştık. Sonra bir daha çalışmama kararı aldık. Bir kez yetti... (Guluyor)
◊ Sorun kimden kaynakland ı?
- Cihan Y ontem: Tabii ki Selçuk'tan kaynaklandı. (Guluyor)
BENDE DESTEK YOK K ÖSTEK VAR
◊ Evlili ğinizin kaçıncı yılında oluyor bu?
- Sel çuk Yontem: 6 veya 7. senesinde. Bazıları yakınlarıyla çalışabilir ama bizde o doku tutmadı. Evde beraber yemek yap, tatile birlikte çık. Sonra git birlikte oyun çalış, olacak şey değil. Bir maraza çıkıyor muhakkak. Çalışmamak en iyisi. Başkaları da iş yapsın. O benle çalışacağına başkası çalışsın, o da para kazansın.
◊ Iraz 'la aynı projede yer almak istemez misin?
- Iraz Y ontem: Öyle bir arzumuz hiç olmadı.
- Sel çuk Yontem: Mesela bir dizide Iraz, başka bir ailenin kızı ve kotu biri. Ben de ona rol gereği kotu davranıyorum filan, bana duygu olarak pek hoş gelmiyor. Kızıma dizide bile kotu davranamam.
- Iraz Y ontem: Ben annemle çalıştım. Hem oyuncu, hem de yonetmen olarak... Oyuncu olarak çalışmaktan ben de babam gibi hiç memnun kalmadım. Benim yonetmen olduğum projede ise çok keyif alarak çalıştık. Ve şuna karar verdik, biz beraber çalışabilen bir ikiliyiz ama ikimizin de sahne ustunde ya da sahne arkasında olması lazım.
- Cihan Y ontem: Iraz'la bir muzikal yaptık. Yonetmen Iraz'ın oynayacağını soylediği zaman benim nutkum tutuldu. Ve buyuk bir amatorluk yaptım. Çok uzun yıllardır koreografi yapıyordum ama kızımla çalışmanın neye denk duştuğunu bilemedim. Onu kayırmayacağım, derken Iraz'ı oteledim, yok saydım. Bugun olsa aynı saçmalığı yapmam.
- Iraz Y ontem: Üstelik benim de profesyonel olarak ilk oyunumdu.
- Cihan Y ontem: Hatta ekiptekiler çok sonra Iraz'ın benim kızım olduğunu oğrendiler.
◊ S ıfır torpil yani.
- Cihan Y ontem: Bende destek yok, kostek var. (Guluyor)
Kenan 'la aynı ekolden geliyoruz
◊ Kenan I şık'tan sonra "Kim Milyoner Olmak İster"i sunmak nasıl bir duyguydu?
- Selçuk Yontem: "Kim Milyoner Olmak İster" daha once benim televizyonda seyrettiğim tek programdı. Kenan'ın bilgisini, ağırlığını ve karizmasını hayranlıkla izliyordum. Ve izlerken "Ben bu programı sunsam nasıl olur" diye aklımdan çok geçti. Ardından "Buyuk Risk" maceram başladı, benim için tecrube oldu. Sevgili Kenan'ın rahatsızlığı olunca da yarışmayı sunmamı teklif ettiler, ben de kabul ettim.
◊ Teklifi kabul ederken hi ç tereddutlerin olmadı mı, izleyici Kenan Işık'tan sonra beni yadırgar mı diye?
- Selçuk Yontem: Biz Kenan'la aynı ekole sahibiz. Kokenimiz devlet tiyatrosu. Duygumuz, tonlamamız ve bakış açılarımız birbirine çok benziyor. Onun için yarışmayı sunarken yumuşak bir giriş yaptım. Kenan'ın ekolunu hiç bozmadım. İnsanlar da yadırgamadılar. Yarışma, 1 yıl geçtikten sonra benim oldu.
◊ Sen b ıraktıktan sonra yarışmayı izledin mi, Murat Yıldırım'lı versiyonu? - Sel çuk Yontem: Yok... Ben de her gece çekim yaptığım için ona zamanım olmadı. ****
Umarım bir gun herkes şohret olur da aradığının o olmadığını anlar...
◊ Sel çuk Yontem nasıl bir baba?
- Iraz Y ontem: Çok eğlenceli bir baba. Hatta ben 8 yaşında babama, "Ya sen ne kadar eğlenceli bir adamsın" demiştim. O da bana "gunaydın" diye karşılık vermişti. (Guluyor) Dışarıdan sert gorunebilir ama gerçekten inanılmaz eğlenceli biri. Bu tarafını da herkes çok keşfedebilmiş durumda değil. Bir de bizim aramızda çok yaş farkı yok.
◊ Ka ç yaşında anne-baba oldunuz?
- Sel çuk Yontem: 29
- Cihan Y ontem: 21
◊ Çok erken yaşta anne olmuşsun.
- Iraz Y ontem: Evet, biz annemle beraber buyuduk. Ama babamla da oyleydi. Çocukken puzzle'lar, legolar en eğlendiğim oyuncaklarımdı. İkisini de oyunlarıma çok dahil etmişliğim var. Bir de çok kuçuk yaşta okuma yazma oğrendim .
◊ Ka ç yaşında?
- Iraz Y ontem: 4 yaşında... Evde o kadar çok kitap vardı ki, benim için en buyuk merak unsuru onlardı. Dolayısıyla çok erken yaşta okumaya başladım. Annem ve babam en buyuk orneğimdi. Yataklarının başucunda hep bir kitap olurdu.
◊ Baba-k ız rituelleriniz var mıydı?
- Iraz Y ontem: Babamla her hafta İstiklal'e çıkardık, sinemaya giderdik. Ardından kitapçılara gider, koltuklarımızı doldurana kadar kitaplar alırdık. Bunlar çok duzenli yaptığımız şeylerdi. Ancak onun tanınırlığı arttıkça bunları yapamaz hale geldik. Bir de hayatın ritmi bizi bunlardan alıkoymaya başladı.
◊ Ün artıkça mutsuzluk da artıyor mu?
- Sel çuk Yontem: Mutsuzluk olarak değerlendirmek doğru olmaz. Ama biraz ozgurluğun ve yaşam alanın kısıtlanıyor. Daha ozenli ve sorumlu davranmak gerekiyor. Çok unlu duşunurler bile şohretin huzunlu bir kavram olduğunu, buyuk bir yalnızlık getirdiğini soyluyorlar. Haksız da değiller. Jim Carrey'nin çok guzel bir lafı var; "Umarım bir gun herkes paraya ve şohrete kavuşur. Ve boylece aradıklarının bu olmadığını anlar" diye. Hakikaten insan ne isteyeceğini bilmeli. Ben hiçbir zaman şohret olmak uzerine bir hayat yaşamadım. Sadece işimi iyi yapmaya çalıştım. Şohret de beraberinde geldi... Benim için şohretli insanlar, bizim donemimizin yıldızlarıydı. Çunku onlara ulaşmak kolay değildi. Onlarla fotoğraf çektirmek bile bir vakaydı. Ama şimdi izleyici sokakta karşılaştığın an tabancasını çeker gibi telefonunu alıp fotoğraf çektiriyor.
RASTLANTISAL ŞÖHRET, RASTLANTISAL BÜYÜMEZ
◊ Art ık şohret olmak da çok kolay. Bir dizide oynuyorsun, bir gecede unleniyorsun...
- Sel çuk Yontem: Önemli olan kalıcılık... İkinci dizide bakıyorsun, yok olup gitmiş... Sonra seni hiç kimse bir daha dizide oynatmıyor. Rastlantısal şohret, rastlantısal buyumez. Muhakkak sonunda kendi yetersizliğine gelir. Binlerce orneği var.
- Cihan Y ontem: Biz Selçuk'la flort ederken "Yaban Ördeği" diye bir oyun oynuyordu. Beni davet etti, ilk kez Selçuk'u sahnede o oyunda izleyecektim. Oyun başlamadan once nasıl dua ediyorum, "İnşallah yetenekli bir oyuncudur" diye. Yetenekli değilse olamaz, biter yani. Limon bile satsa, insan iyi satmalı. Ben hayata oyle bakıyorum. Sonra Selçuk sahneye çıktı ve çok mutlu oldum.
- Sel çuk Yontem: Sonra aynı şey benim için geçerli oldu, o beni oyununa davet etti. "Allah'ım kotu bir balerinse ben ne yapacağım" dedim. (Guluyor) Neyse onu izleyince 'tamam' dedim.
◊ Bunu birbirinize itiraf ettiniz mi?
- Cihan Y ontem: Evet, daha sonra Selçuk'a itiraf ettim. O da bana, "ben de seni aynı duygularla izledim" dedi.
◊ Iraz 'dan Selçuk'un eğlenceli bir baba olduğunu oğrendik, peki nasıl bir eş?
- Cihan Y ontem: Eğlenceli ve duygusal... Yukseldi mi inemeyen! (Guluyor) Selçuk'un şoyle bir anısı var: Yıllar once Devlet Tiyatrosu'nda genel mudur seçimleri vardı. Her hafta kim genel mudur olacak diye toplantılar yapılıyordu. Bu toplantılardan birinde Selçuk, birisiyle karşılıklı atışmaya başlamış.
- Sel çuk Yontem: Ben sesimi yukseltim, boyle olması lazım filan diye karşımdakine bağırıyorum. Oradakilerden biri bana dedi ki; "Abi ikiniz de aynı şeyi soyluyorsunuz." Ben de, "Öyle mi, yukseldim ama şimdi inemem" diye karşılık verdim.
- Cihan Y ontem: Selçuk'un "Yukseldim hemen inemem" sozu bizim repliğimiz oldu. Selçuk'un içi çok dışarıdadır. Öfkesini de kırılganlığını da içinde tutamaz. O anda patlayacak ve yukselecek. Ama hiç kin tutamaz, çabuk unutur.
Çok devrildik, kalktık
◊ 36 y ıl boyunca bu evlilik hiç sendelemedi mi, kritik donemlerinden geçmediniz mi?
- Cihan Y ontem: Olmaz mı hiç, biz de çok kritik donemlerden geçtik. Çok devrildik, kalktık. Ama biz birbirimizi seviyoruz değil mi Selçuk? (Guluyor)
- Sel çuk Yontem: Dostluk ve saygıyı elde tutarsanız, birliktelik devam eder. Ama hiçbir şey başladığı gibi olamaz, mumkun değil. İnsanın doğasına aykırı.
◊ İkinci evlilikler erkekler için daha avantajlı mı oluyor?
- Sel çuk Yontem: Evet benim ikinci evliliğim ama 5 kere evlenen erkekler de var. Ama bir turlu olmuyor. Önemli olan bunlardan ders çıkarmak, deneyim almak.
Okuldan çıkabilmek için Kultur Bakanını aradık
◊ Konservatuvar y ıllarında sizin sınıfta kimler vardı?
- Sel çuk Yontem: Tarık Ünluoğlu, Melek Baykal, Derya Baykal, Mehmet Ali Erbil, Zuhal Olcay, Nesrin Kazankaya... Bizim donem çok zengindi.
◊ En yak ın arkadaşların kimlerdi?
- Sel çuk Yontem: Tarık Ünluoğlu, Mehmet Ali Erbil ve Levent Öktem. Babamın oturmam için bana verdiği bir ev vardı... Onlar da bana guya misafirliğe geliyorlardı ama her gun bendeydiler.
◊ Neler neler ya şamışsınızdır kim bilir?
- Sel çuk Yontem:
Hem de neler... Bir gece bende yemek yiyeceğiz, mudur yardımcısı okuldan çıkmamıza izin vermiyor. Biz de rehberden donemin Kultur Bakanı Rıfkı Danışman'ın numarasını bulup aradık. Rahmetliye "Evde tiyatro tarihi çalışacağız ama mudur yardımcısı izin vermiyor" dedik. O da, "Siz dersinizi çalışın, ben izni alırım" dedi. Ardından okulu arayıp "Bu oğrencilere izin verin" diyor. Mudur yardımcısı da Tarık'ın kendisini işlettiğini zannediyor, "Gelirsem oraya seni gebertirim" diye karşılık veriyor.
Sosyal medya ile insani duygular kayboldu
◊ Ge çen hafta Fazıl Say'ın annesi vefat etti. Ünlu sanatçı annesinin cenaze namazının ardından sosyal medyada linç edildi. Say da eleştirilere duygusal bir yazı ile karşılık verdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
- Sel çuk Yontem: Fazıl'ın yazısı içten ve duyguluydu. O kadar guzel anlatmış ki derdini, bir insanın annesiyle vedalaşması kadar hazin bir şey olamaz.
- Cihan Y ontem: Onu yazanlar, anneyi kaybetmenin ne olduğunu biliyorlar mı? Benim annem uzun yıllar rahatsızdı. Biraz ablam, biraz ben baktım. Selçuk ve Iraz için çok buyuk bir endişeydi, annemin gidişinden sonra benim ne hale geleceğim...
◊ Ka ç yılında kaybettin?
- Cihan Y ontem: 2010...
- Sel çuk Yontem: Terbiye ve gelenekleri bu topluma yeniden kazandırmamız lazım. Sosyal medya çıktı, mertlik bozuldu. İnsani duygular kayboldu.
- Iraz Y ontem: Her konuda ayrışabiliriz ama bazı gerçekler çok evrenseldir, olum gibi. Acılarda ortaklaşmamız lazım.
Çunku o acı, yarın obur gun senin de onun da başına gelebilir.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.