Özet (TL;DR) @ 2018-09-09T10:36:00.000Z: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya-Türkiye-İran Zirvesi'nin ardından Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Suriye'de seçim gidip kazanması halinde Türkiye'nin tavrının ne olacağına ilişkin olarak, "Biz…



Erdoğan, Suriye seçimleri ile ilgili olarak ayrıca "Suriye'nin içindeki seçmenler var, dışındaki seçmenler var, oluşacak seçmenler var… Bu yapı nasıl teşekkul edecek, bunu bir defa gormemiz lazım. Temennimiz odur ki inşallah Suriye'nin çilesi biter" ifadelerini kullandı.

' KÖR BAHANE'

Hurriyet'ten Vahap Munyar'ın aktardığına gore, Erdoğan, 'Rusya-Turkiye -- İran Zirvesi' için gittiği Tahran'dan donerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD'nin gundeme getirdiği 'Suriye yonetimi İdlib'de kimyasal silah kullanabilir' iddiası için, 'Kor bahane' dedi. Erdoğan, "Bize gore sadece kimyasal silah tehdidi uzerinde durmak, konvansiyonel silahlarla yol açılan olumlere aldırmamak doğru bir yaklaşım değil" diye konuştu. ABD'nin Suriye'de teror orgutu PYD-YPG'yi petrolle beslediğini soyleyen Erdoğan'ın değerlendirmeleri şoyle:

"(Tahran zirvesi) Astana surecinin 3. Liderler Zirvesi'ni Tahran'da gerçekleştirdik. Biz Suriye'de askeri değil siyasi çozumden yanayız. Bunun için Suriye'nin toprak butunluğunun korunması, teror unsurlarının etkisiz hale getirilmesi ve oldu bittilere izin verilmemesi gerekiyor. Suriye'de 7 yıldır devam eden savaşın daha buyuk insani dramlar uretmesine musaade etmemeliyiz. Üç garantor ulke olarak bunun uzerinde hassasiyetle durmamızın gereğini ortaya koyduk. Tabii biz Suriye'de DEAŞ ve PYD-YPG başta olmak uzere butun teror orgutlerinin temizlenmesinden yanayız. Sahada oldu bittilere izin vermeyeceğimizi Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla da ortaya koyduk.

Ç ATIŞMAZLIK BÖLGESİ

(İdlib'deki gelişmelerin endişe verici hal aldığını anımsatıp) Zirvede de bu konuyu Sayın Ruhani ve Sayın Putin'le ikili goruşmelerimizde ayrı ayrı ele aldık. Ayrıca zirvede muzakeremizi en iyi biçimde yaptık. Muzakere de televizyonlardan zaten canlı olarak yayınlanmış. Zirve sonuç bildirgesinin 3. maddesi bu hususun altını çizmektedir. İdlib, uzerinde daha once mutabık kaldığımız dort çatışmasızlık bolgesinden biridir. Diğer uç bolge zaten ortadan kalktı. Artık geriye sadece İdlib kaldı. İdlib'de malum 3.5 milyon insan yaşıyor. Bizim burada 12 askeri gozlem noktamız var.

Halep, Doğu Guta gibi yerlerden gelen ılımlı muhalifler de şu anda İdlib'de bulunuyor. Nusra gibi unsurlar bahane gosterilerek sivillere yonelik saldırıları kabul edemeyeceğimizi ifade ettik. Bu, buyuk bir insani drama ve yeni bir goç dalgasına da neden olur. Turkiye, bunun bedelini odemek durumunda kalmamalıdır. İdlib'deki teror unsurlarının etkisiz hale getirilmesini şuphesiz ki biz de destekliyoruz. Atılacak her tur adımın Astana surecinin ruhuna uygun olması ve uç garantor ulkenin de mutabakatına dayanması gerekir. Bu adımları koordine etmek için teknik heyetler temaslarına devam edecek. Sayın Putin'le de konuştuk. Hatta, 'Heyetler aralarında goruşsunler, sonra da biz bir araya gelerek bu konuda nihai kararı veririz' dedik. İdlib konusunda olumlu bir netice alacağımıza inanıyorum."

Erdoğan'ın gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar ise şu şekilde:

Rusya, T urkiye, Almanya ve Fransa'nın İstanbul'da gerçekleştireceği bir zirve soz konusu idi…

"Bu ayın 14'unde 4 ulkenin temsilcileri İstanbul'da bir araya gelecek. Ön hazırlıkları yapacak. Daha sonra da inşallah 4'lu olarak bizler, liderler olarak bir araya geleceğiz."

(C) AA / Kayhan Özer

' CANLI YAYINLANACAĞINDAN HABERİMİZ YOKTU'

Zirvenin canl ı yayınlanması kararı o anda mı verildi, onceden plan var mıydı?

"Canlı yayınlanacağından haberimiz yoktu. Ama hayırlısı olmuş, isabet olmuş…"

ABD ile T urkiye, İdlib konusunda aynı safta yer alıyor gibi gozukuyor. İki ulkenin oncelikleri ortuşuyor mu?

"İdlib konusunda şu an itibarıyla ABD ile tumuyle aynı safta yer aldığımızı soyleyemeyiz…"

ABD de rejimin ve Rusya 'nın mudahalesine karşı çıkıyor. O anlamda…

"Oradan değil, onların kor bahaneleri var. Nedir o kor bahane? 'Kimyasal silah kullanırsanız, biz şoyle yaparız, boyle yaparız' diyorlar… Bize gore, sadece kimyasal silah tehdidi uzerinde durmak, konvansiyonel silahlarla yol açılan olumlere aldırmamak doğru bir yaklaşım değil. Birinci Dunya Savaşı sonrasındaki sureçte ortaya çıkan, sadece kimyasal silah odaklı o yaklaşımın guncellenmesi lazım. Bu hususta Rusya'ya buyuk gorev duştuğunu de ifade ettik. 'BM Guvenlik Konseyi'ndesiniz. Bunu gundeme getirin, bu işi BM'de çozmek lazım' dedik. ABD, Suriye'de olup bitenleri şu anda tamamen tribunden seyreden bir seyirci konumunda. Hiçbir sozunun arkasında değil. Munbiç'te sozunu tuttu mu? 90 gun dedi, geçti 90'ı… Şimdi yeniden teror orgutlerini oraya sokmanın gayreti içerisinde. Aynı şeyi Deyrizor'da yaptı… Deyrizor'dan şu anda teror orgutlerini, PYD'yi, YPG'yi besliyorlar. Neyle? Petrolle… Orada çok ciddi petrol gelirleri var teror orgutunun. 300 milyon dolarlık ham petrol geliri soz konusu teror orgutlerinin. İşlenmiş halini duşunun. Herhalde 700 -- 800 milyon doları bulur. Ben bu rakamı Putin'e soyledim, şaşırdı… Şu anda Amerika orada sadece o iki teror orgutunu besliyor. Onları maşa olarak kullanıyor. Çok daha ilginci geçen gun Hulusi Bey'le (Akar) de konuştuk. Yani, şu anda 18 bini aşkın TIR Suriye'nin kuzeyine silah, muhimmat taşımış vaziyette. 3 bin kadar da kargo uçağı her turlu silahı, muhimmatı oraya goturuyor. Orada kurulmuş usler var. Ve bu usler, bunlarla besleniyor."

Suriye 'nin başına gelenlerin arka planında ABD'nin İsrail'le bolgede hakim olma, Rusya'nın bolgede kalma hesapları, bir de sanki yeni bulunan Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervlerinin geleceği de buyuk rol oynuyor. Bu konuda neler soyleyebilirsiniz?

Tabii Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervleriyle ilgili herkes bir şeyler soyluyor. Bu kadar hamle ettiklerine gore herhalde gaz bol. ABD buranın uzerinde oyun oynuyor. İsrail, Fransa oynuyor. Biz de kendi değerlendirmemizi yapıyoruz elbet… Şu anda tabii Rusya'nın oradaki tatbikat meselesi de var.. Biliyorsunuz Rusya'nın 5 tane ussu Suriye'de batı tarafında. Ayrıca Akdeniz'e gelen gemileri de orada. Çin'le yapacakları tatbikat da çok buyuk. Savunma Bakanımız Hulusi Bey'den bilgi alalım.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: Önumuzdeki gunlerde Vostok 2018 tatbikatı yapacaklar. Ona Turkiye'yi de çağırdılar. Değerlendiriyoruz. Doğu bolgesinde yapacaklar. Denizde yapılan başladı. 25 gemi, 30 noktadan, uzerilerinde canlı muhimmat da var. Bunlar 20-25 kilometre civarında menzile sahip fuzeler. Amerika da bunu goruyor. Yani, tatbikat onem taşıyor.

Doğu Akdeniz doğalgazının Yunanistan ve oradan Avrupa'ya goturulme ihtimalinin zor olduğu soyleniyor. Kıbrıs uzerinden Turkiye'ye gelmesi, buradan Avrupa'ya gonderilmesi ihtimali var, one çıkıyor. Doğu Akdeniz'deki gaz, Turkiye'yi çok daha onemli hale getiriyor. 2-3 trilyon dolarlık bir rezervden bahsediliyor.

Tabii boyle bir yatırıma niyetlendikleri zaman, maliyeti ne olursa olsun deniz altından bir hatla doğrudan Yunanistan uzerinden taşımayı da tercih edebilirler. Mesela İsrail, bizim uzerimizden duşunuyordu ilk goruştuğumuz zamanlarda: Turkiye uzerinden Avrupa'ya açılmak… Orada Amerika'nın, Fransa'nın, İsrail'in tavırlarının yanı sıra tabii ki maliyet de belirleyici olacaktır. Berat Bey'den de dinleyelim.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak: Orada hem Mısır'ın yeni gaz keşifleri oldu, hem İsrail'in gazı… Orada pazar, Turkiye uzerinden Avrupa… Tabii, Turkiye de pazar… Deniz altından yaparlar ama Turkiye'ye yapılacak olan altyapı yatırım maliyetinin neredeyse en az 4-5 katı maliyet olur. Geri donuşu 40-50 yıl. Dolayısıyla fizibil değil. Zarar etme pahasına yaparlar mı? Halka açık hiçbir şirketin hissedarları buna olumlu bakmaz. Turkiye'nin bir şekilde devrede olması soz konusu… Ayrıca, bizim yeni sahalarla ilgili sondaj çalışmaları başlatma olayımız ciddi bir şekilde ses getirdi. Yani, Akdeniz'de bir-iki ay içerisinde kazılacak olan ilk kuyu sonra ikinci kuyu, dolayısıyla Turkiye bolgede gaz-petrol bulamamış tek ulke olarak, bolgede en çok tuketen en buyuk ulke olarak, boyle bir durum olursa, onlarda boyle bir kaygı var.

Tahran 'daki 3'lu zirvenin Turkiye açısından en olumlu, en memnuniyet verici yonu nedir?

Ateşkes rejiminin surdurulmesi konusunda mutabakatın oluşması. Bu 12 maddelik 'Ortak Açıklama'ya da yansıdı. Özellikle 3. ve 4. maddelerin altını çizmek lazım. Açıklamada, silahların bırakılmasına işaret ediliyor. Metinde tabii ki diplomatik bir dil kullanılıyor. Ama bunu, silahların bırakılması veya ateşkes gibi bir ifadeyle ortaya koyarsak, o zaman daha iyi anlaşılır. Bolgeye çok daha iyi mesaj olur.

Ç atışmasızlık bolgesinde Rusya bir-iki operasyon yaptı, sonra durdu. Bundan sonrası için vakit kazanıldığını soyleyebilir miyiz?

Sayın Putin'le bunları hem ikili goruşmede, hem 3'lu zirvede çok açık, net konuştuk.

Bu zirve sonras ında İdlib'de sivillere yonelik katliam olabileceği endişemiz tamamen ortadan kalktı mı?

Ateşkes rejiminin surdurulmesi konusunda mutabakat onemli. Mutabakat, inşallah boyle bir şeyi getirir. Tabii bizim çok daha farklı bazı duşuncelerimiz de var. Gerek Dışişleri Bakanımız, gerek Savunma Bakanımız gerek İstihbarat, Rusya tarafının ilgili heyetiyle inşallah yoğun goruşme halinde olacaklar. Biz de Almanya seyahatinden sonra sayın Putin'le tekrar bir araya gelebiliriz.

Devam edecek teknik g oruşmelerin kapsamı ne, içeriği ne olacak? En azından bombardımanın durması anlamında… Silahların bırakılması dediğimiz ne?

Bu… Bunu da Putin'le, başa baş goruşmemizden sonra, bir kere daha ayrıca konuştum ayrılırken. Kendisinden bunu rica ettik. İnşallah inanıyorum ki sozlerinde duracaklardır.

(C) AFP 2018 /

Say ın Ruhani, Fırat'ın doğusu konusunda Turkiye'nin tavrına olumlu yaklaşım sergiler gibi gorundu. İran, Suriye'de bir yandan teror orgutleri ile birlikte hareket eden mevcut rejimle aynı doğrultuda iken, bugun de sizin açıklamanızı destekler nitelikte bir açıklamada bulundu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İran'ın Fırat'ın doğusu ile ilgili beklentileri daha farklı. Bizim orada konsolosluk açma suretiyle sureci hızlandıralım diye beklentileri var. Ama bizim şu anda oralarda konsolosluk açma niyetimiz yok. Onlar sonraki işler. Anayasa, seçim, bir defa netleşsin, ondan sonra bunları duşunme noktasına geliriz.

Ruhani, Suriye 'deki mevcut yonetimle işbirliği yapılması yonundeki beklentilerini ifade etti… Bizim bu konudaki yaklaşımımız nedir?

Yani bu sadece Rusya ile İran'ın yaptığı bir iş. Bizim şu anda rejimle boyle bir şey yapmamız soz konusu değildir. Bizim sadece Suriye halkıyla ilişkilerimiz var. Bunlar da ağırlıklı olarak ılımlı muhaliflerdir. Ilımlı muhalifler ile bizim ilişkimiz var. Ama teror gruplarıyla değil. Rejimle ise zaten soz konusu değil. Ha, seçim yapılır, yeni anayasa ile beraber halkın seçtiği bir iktidar iş başına gelir, o ayrı mesele…

Suriye 'de seçime Esad da girer ve kazanırsa o zaman bizim tavrımız ne olur?

Biz tabii Esad'ı filan hiç konuşmuyoruz. Butun mesele, oradaki seçmen potansiyelini ortaya çıkarmak. Suriye'nin içindeki seçmenler var, dışındaki seçmenler var, oluşacak seçmenler var… Bu yapı nasıl teşekkul edecek, bunu bir defa gormemiz lazım. Temennimiz odur ki inşallah Suriye'nin çilesi biter…

Suriye 'de anayasanın oluşturulması konusunda son durum nedir?

Anayasanın oluşturulması sureciyle ilgili olarak rejim, ılımlı muhalifler, ayrıca ulkedeki STK'lar 50'şer isim vermişlerdi. Bunların içinden bir ekip belirlenecek. Temennimiz bu işin bir an once başlaması. Yol haritası oluştuktan sonra, karşılıklı bir araya gelişlerle tecrubeleri paylaşmak ve seçim takviminin ortaya çıkarılması onemli olacak.

İstanbul'daki uçuncu havalimanının açılışının bir ay ertelenmesi talebi geldi mi onunuze?

Erteleme mi?

İnşaat, hizmete açılacak bolumun yakın çevresinde devam edecek, oluşacak tozun uçakların motoruna girmesinin soz konusu olabileceği açısından…

Benim onume oyle bir talep gelmedi. Yalnız ayın 23'unde orada Teknofest çerçevesinde onemli bir gosteri olacak. Orada F-16'yla uçulacak. Milli Savunma Bakanımız Hulusi Bey ve Hava Kuvvetleri Komutanımızla birlikte F-16'yla yapılacak inişe programım elverirse ben de katılabilirim.

Hollanda ile b uyukelçilerin atanmasıyla bir yere geliniyor. Acaba diğer bazı normalleşme beklenen ulkelerde de bir adım gelebilir mi? Mesela İsrail konusunda, belki Mısır'la…

Hollanda'da karşılıklı oldu… Mısır'da da şu anda elçilik noktasında sıkıntımız yok. Bakanlar seviyesinde de yok. Sadece bizim seviyemizde var… Olmayacak diye bir şey olmaz… Gelişmelere gore Avusturya ile de olabilir… Yeter ki muhataplarımız muspet bir yaklaşım içinde olsunlar…"