Özet (TL;DR) @ 2018-09-08 08:23:02.311899: Mimar Turan Akıncı, dört yıl boyunca Beyoğlu mimarisinin ve burada iz bırakmış ailelerin izini sürdü. 1831-1923 yılları arasında inşa edilmiş sefaret saraylarından mağaza ve yeme-içme mekânlarına…



B eyo ğlu hangi nedenlerle kişisel ilgi alanınıza girdi?

- Osmanlı devleti, 1854'ten itibaren 20 yıllık bir donemde Avrupa'dan 36 milyon altın borç para aldı. Bu parayla Beyoğlu, Selanik ve İzmir'in ekonomisinde buyuk gelişmeler oldu. Bu uç limana Avrupa'dan 50 bin civarında Levanten goçtu. Osmanlı yonetimi, aldığı kredilerle İstanbul'da 300 civarında saray, koşk, konak ve kasır inşa etti. O donem ulkede hiçbir inşaat malzemesi uretimi olmadığı için kredinin buyuk kısmı Batı sanayiine odendi. Selanik, İstanbul ve İzmir şehirlerinin gelişimine ilişkin bir çalışma yurutuyorum. Bu kitap, uçlemenin ikinci kitabı. Tam dort yıllık bir araştırmanın urunu.

Beyo ğlu bir zamanlar şehrin kultur, sanat ve eğlence merkeziyken bu ozelliğini nasıl kaybetti?

- 1840'tan itibaren Beyoğlu, şehrin eğlence merkeziydi. Opera, tiyatro, sinema ve balohaneler faaliyete geçti. Şimdiki Çiçek Pasajı'nın yerinde olan Naum Tiyatrosu, Osmanlı sahne sanatının zirvesi oldu. Doneminde Avrupa'nın ilk beş operasından biriydi. Maalesef 1871'de yandı ve bir daha boyle bir opera İstanbul'da kurulamadı. 1900'lu yılların başından itibaren sinema one çıkıyor. Bu donemde Beyoğlu'ndaki sinema sayısı 17. Daha sonraki donemde de tiyatrolar kuruluyor ve 15 tiyatro faaliyet gosteriyor. Beyoğlu once Varlık Vergisi, sonra 6-7 Eylul olaylarıyla buyuk prestij kaybetti. 6-7 Eylul olayları, bir kırılma noktasıdır. Yuksek gelirli nufus Beyoğlu'ndan Nişantaşı ve Şişli'ye goçtu, Beyoğlu konut bolgesi vasfını kaybetti. Donemin sinema ve tiyatroları Beyoğlu'ndan Osmanbey'e kaydı. Gidenlerin yerine daha marjinal işlerle uğraşan bir kesim Beyoğlu'nun arka sokaklarına taşındı ve ne yazık ki caddenin asaleti bitti.

Beyoğlu asaletini 6-7 Eylul olaylarıyla
kaybetti

Beyo ğlu, ortalama 15 senede bir krize giriyor 

Halbuki 1970 'lere kadar insanların ozenli giyinip kravat takarak gittikleri bir caddeymiş... �

- Evet, Beyoğlu bir kultur ve medeniyet caddesiydi. Bu çevrede yaşayan Levantenler başlarında hasır şapkaları, Muslumanlarsa kırmızı feslerle dolaşırdı. Genelde yuksek beyaz yakalı ve kolalanmış gomlekler giyilirdi. O donem dik yakalı gomlek, kuyruklu ceket, gumuş baston ve mutlaka beyaz eldiven giyilirdi. Beyoğlu'nda dolaşanlarda adap erkan ve saygı on plandaydı. Kadınlar ipek ve modaya uygun çarşaflar, yuzlerinde tul peçeler, uzun beyaz eldivenler ve çok şık şemsiyeler taşırlardı. Kadınlar genelde kupa arabalarla caddede suzulurdu. Tabii, şimdi başka bir dunyada yaşıyoruz. Beyoğlu ortalama 13-15 senede bir krize giriyor. Dukkanlar boşalıyor ve hareket azalıyor. Bu tamamen ulke ekonomisinin bir yansıması.

BOTTER APARTMANI İHANETE UĞRADI

Bug unku Beyoğlu'nda en çok kimin izi var?

- Levanten kulturunun etkisi hala devam ediyor. Sinemalar, tiyatrolar ve operalar, Batı kulturunun Beyoğlu'ndaki yansımalarıydı. Alman Lisesi, İtalyan Lisesi, Saint Benoit, Saint Georg ve Saint Pulcherie, Levanten çocukları için kurulmuştu. Bu eğitim sistemi halen suruyor.

**En ac ımasız muameleyi hangi yapı gordu?

- Bu sorunuz bence çok onemli. Birçok bina zaman içinde yıprandı ama iki yapı resmen ihanete uğradı. Beklerdim ki bu konuda Buyukşehir ve ilçe belediyeleri, sivil toplum orgutleri, Anıtlar Kurulu ve Mimarlar Odası bir şey yapsın. Tunel yonundeki Botter Binası maalesef harabe halinde duruyor. Bu yapı İstanbul'daki en guzel art-nouveau orneğidir. Bir diğer yapı ise Oriental Pasajı'dır. Bu pasajın caddeye bakan cephesinde Lebon ve Markiz pastanesi vardı. Bu pastane içinde bulunan seramik panolar buyuk birer sanat eseridir. Maalesef bu bina da harabe halinde.

Beyoğlu asaletini 6-7 Eylul olaylarıyla
kaybetti

_ Beyo ğlu  _ Turan Akıncı  _ Remzi Kitabevi   _ 511 sf. / 45 TL.