Özet (TL;DR) @ 2018-09-08T09:47:00.000Z: Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Amerikan Foreign Policy dergisinde yayımlanan makalesinde, ''ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye nedensiz saldırısı sonrası, dünya, kendini Washington'ın…



Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Amerikan Foreign Policy dergisinde yayımlanan makalesinde, ''ABD Başkanı Donald Trump'ın Turkiye'ye nedensiz saldırısı sonrası, dunya, kendini Washington'ın ekonomik gucunden korumalı'' dedi.

Amerikan Foreign Policy dergisi için "ABD'nin kuresel ekonomiyi yonetmesine guvenilemez" başlıklı İngilizce bir makale kaleme alan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD Başkanı Donald Trump'ın Turkiye'ye yonelik saldırısının ardından dunyanın kendini Washington'ın ekonomik gucunden koruması gerektiğini vurguladı.

' İTTİFAK TARİHİNİN EN HAYAL KIRICI ANLARINDAN BİRİ'

Albayrak, makalede şu tespitlere yer verdi:

"Bu ağustos ayında Turkiye ekonomisi kuresel haberlerin ana konusu oldu. Bunun sebebi, global ekonomik sistemdeki en buyuk oyuncu olan ABD tarafından Turk ekonomisine yapılan sistematik saldırıydı. Bu, Turkiye ile ABD arasındaki ittifak tarihinin en hayal kırıcı anlarından biri oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın yonetimi, NATO uyesi bir ulkenin ekonomisine alenen yaptırımlar ve tarifelerle saldırdı."

' TÜRK EKONOMİSİ GÜCÜNÜ GÖSTERDİ'

Bakan Albayrak, soz konusu saldırının doviz kurlarında dalgalanmalara yol açmasına karşın nihayetinde Turk ekonomisinin guçlu temellerini ortaya koyduğunun soyleyip şu değerlendirmeyi yaptı:

"Turk ekonomisi, negatif propaganda ve finansal sistemine yapılan saldırılar karşısında gucunu ortaya koydu. Turk lirasında geçen ay yaşanan değer kaybına, hiçbir ekonomik gostergenin ya da makroekonomik verinin neden olmadığını vurgulamak onemli. Bu sureçte, Turkiye'nin finansal yapısı ve bankacılık sisteminde, onemli hiçbir değişiklik yaşanmadı."

' MERKEZ BANKASININ BAĞIMSIZLIĞINA' VURGU

Turk hukumetinin yatırımcı dostu bir ortam yaratmak konusunda kararlı olduğunu ifade eden Albayrak, bu amaçla bazı ekonomik zayıflıkları ve potansiyel kırılganlıkları onlemek için gereken adımların atıldığını dile getirdi.

Turkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) bağımsızlığının, etkinliğinin ve parasal politikada lider rolunde kalmasının, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin son 16 yıldaki tum hukumetleri için olduğu gibi bu hukumetin de oncelikleri arasında yer aldığından soz eden Albayrak, Turkiye'nin Uluslararası Para Fonu'na (IMF) başvurmasının ajandasında olmadığını tekrarladı.

' HEDEF, DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMCI ÇEKMEYE DEVAM ETMEK'

Albayrak, "Turkiye, şimdiye kadar olduğu gibi doviz rezervlerini uluslararası piyasalardan sağlamaya devam edecektir. Bizim hedefimiz Turkiye'nin doğrudan yabancı yatırımları çekmeye devam etmesi ve kuresel ekonomi için bir inovasyon, araştırma ve geliştirme merkezi haline gelmesidir" değerlendirmesinde bulundu.

' ABD'NİN SALDIRISI KARARLILIĞIMIZI PERÇİNLEDİ'

"Saldırı, Turkiye'nin ekonomisini yapısal reformlar, yeni ticaret anlaşmaları ve yabancı yatırımlarla guçlendirmenin yanı sıra uluslararası ekonominin yapısını, ABD'nin tek başına diğer ulkelerin ekonomilerini alt ust etmesini onleyecek şekilde yeniden dengeleyecek adımlar atma yonundeki kararlılığını perçinledi'' diyen çizen Albayrak, şoyle devam etti:

''Turk hukumetinin serbest piyasa prensiplerine bağlılığı, hiçbir finansal kriz veya saldırıyla zayıflatılamaz. Biz sermaye kontrollerini hiçbir zaman değerlendirmeye almadık ve gelecekte de asla almayacağız."

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, makalesinde ABD'nin siyasi nedenlerle yaptırım uyguladığı tek ulkenin Turkiye olmadığına da dikkati çekti.

ABD yonetiminin, Avrupa Birliği (AB), Rusya ve Çin gibi ticaret partnerlerini tek taraflı tarifelerle hedef almasının uluslararası ticaret, iş birliği ve istikrarın, devletler arasında daha guçlu ittifaklar kurularak korunması gerektiğini kanıtladığına vurgu yapan Albayrak, makalesinde şu değerlendirmelere de yer verdi:

"Dunya karmaşık sınamalarla yuzleşiyor. Washington'ın uluslararası ekonomiye ve ticarete yonelik tehditleri, bu sınamaların ciddi bir alt kumesi. Tek taraflı yaptırımlar, ticaret savaşlarının kışkırtılması ve ekonomik silahların rastgele kullanımı, bir başka kuresel krize yol açabilir. Bu onemli kavşakta, dunya genelindeki gelişmiş ve gelişmekte olan ulkeler, potansiyel krizlerin ve finansal saldırıların ustesinden gelebilmek için guçlu ve kurumsallaşmış işbirliğine ihtiyaç duyuyor. Turk ekonomisine yonelik saldırı, ekonomik gucun siyasi bir silah olarak şuursuzca kullanılmasının nasıl ciddi kuresel risklere yol açabileceğinin bir orneği olarak ele alınmalı. Şimdi, diğer ulkeler Turkiye ile birlikte hareket ederek gelecekteki yapay krizlere karşı ortak bir strateji geliştirmeye katkı sağlayabilir."

Albayrak, Turk hukumetinin, ABD tarafından yaratılan suni kriz suresince uluslararası ekonominin geleceği için umit verici fırsatlar bulmaktan memnuniyet duyduğunun altını çizdiği makalesine şoyle devam etti:

"Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dahil olmak uzere Avrupalı dostlarımız, Washington'ın yaklaşımının tehlikeli ve yanlış olduğunu açıkça ortaya koyan açıklamalar yaptı. Turkiye ve AB arasındaki iş birliği ve dayanışma ruhu, her iki tarafın siyasi ve ekonomik refahı için oneminin kanıtlanmasıyla yeniden canlandı."

Turkiye'nin son 60 yıldan uzun suredir Batı ulkelerine yonelik ciddi tehditlerle mucadelede on onde yer aldığına dikkati çeken Albayrak, bunu son donemde el-Kaide ve DEAŞ teror orgutlerine karşı verilen mucadeleyle orneklendirirken, "Bu donemde, Turkiye Suriye'deki acımasız rejimden kaçan milyonlarca multecinin umudu ve savaşı Batı'ya doğru genişletmek isteyen teror orgutlerinin hedefi oldu. Turkiye, dunyanın en istikrarsız bolgelerinden birinde bir istikrar adası haline geldi" diye yazdı.