Özet (TL;DR) @ 2018-09-06T12:34:00.000Z: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Lise yıllarına dönseniz yine aynı yolu mu izlerdiniz?" sorusunu "Lise yıllarında diplomat olmak istedim ve hayalim Dışişleri Bakanlığına girip diplomat olarak devam…
Turkiye
12:34 06.09.2018(Guncellendi 12:38 06.09.2018) URL'yi kısaltın
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, "Lise yıllarına donseniz yine aynı yolu mu izlerdiniz?" sorusunu "Lise yıllarında diplomat olmak istedim ve hayalim Dışişleri Bakanlığına girip diplomat olarak devam etmek, sonra da siyasete girmek. İkisi de hayal ama once diplomasi sonra siyaset" diye yanıtladı.
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ve Alman mevkidaşı Heiko Maas, İstanbul Alman Lisesi'nin 2018-2019 eğitim oğretim yılı açılış toreninde oğrencilerin sorularını yanıtladı.
"Öğrencilerle bir arada olmak nasıl bir duygu?" sorusu uzerine Çavuşoğlu, şunları soyledi:
"Biz siyasetçiler konuşmayı çok severiz ve ders verir gibi konuşmayı da severiz. Esasen biz yaptığımız iş gereği giderek bir statukonun içinde kalıyoruz. O yuzden oğrencilerle ve gençlerle buluşmak, lisede ve universitede bizim için de faydalı. Elbette bizim de kafa yorduğumuz birçok konu var. Zor bir dunyada yaşıyoruz, zor bir coğrafyada ama bakıyoruz, gençlerimizin gerçekten çok farklı bir vizyonu var ve idealleri var, heyecanı var, enerjisi var. Bizim de gençlerden oğreneceğimiz çok şey var. Ayrıca boyle bir panel, bugun oğrencilerle biz iki bakanı bir araya getiren bir panel de sınıf ayrımının olmadığını gosteriyor insanlar arasında. Bu bakımdan da onemsiyorum."
Sivil toplum kuruluşlarına gençlerin katılımı konusundaki bir soru uzerine Çavuşoğlu, sivil toplum orgutlerinin bugun siyasette ve demokraside rolunun kimse tarafından inkar edilemez olduğunu vurguladı.
Turkiye'de de sivil toplumun giderek guçlendiğini aktaran Çavuşoğlu, şoyle devam etti:
(C) AA / Fatih Aktaş
"Bu reform surecinde geçmişte de sivil toplum orgutlerini guçlendirmek için çok da çaba sarf ettik. Bir sivil toplum orgutunun daha gorunur daha etkin ve daha itibarlı olması biraz da kendi elinde. Kendi uyelerinin çıkarlarını savunmanın yanında toplumsal konularda, yaşadığı şehir ve ulkenin konularıyla ilgili ne kadar duyarlı, sadece duyarlı olmak yetmez, ne kadar goruş ortaya koyabiliyor, çozum adına veya gelecek adına, daha iyisi adına, buna bağlı. Bunu iyi yapan sivil toplum orgutleri, her zaman toplum nezdinde de siyasetçiler nezdinde de daha saygın oluyor. Hangi goruşten olursa olsun bu fark etmez. Liselerin de tabii elbette ki her lise kendi eğitimiyle ilgili diğer konularla ilgili yonetim kurulu zaten gereğini yapıyor. Lise çağındaki oğrencilerin sivil toplum orgutune katılımı konusunda kanunları ben bilmiyorum, --valimiz var yardımcısı var ama- lise çağındaki gençlerin siyasete olan ilgisini de goruyorum. Gerçekten toplumla ilgili, siyasetle ilgili veya eğitimle ilgili liselilerin goruşlerinin daha aktif bir şekilde dinlenmesi ya da onların da katılımının sağlanması bana gore bir neslin ve ulkenin geleceği bakımından da onemlidir. 18 yaşında gençlerin siyasete girmesinin onunun açılması da bu bakımdan bizim için çok onemliydi."
(C) REUTERS / Murad Sezer
Çavuşoğlu, "Zaten ses berbat, şarkı soylesem herkes buradan kaçar gider ama bir enstruman çalmak halen içimde ukde" dedi.
' DETAYLARA GİRMEYEYİM, BİZİM ARKADAŞLAR ALINIRLAR'
Bir oğrencinin, "Lise yıllarına donseniz yine aynı yolu mu izlerdiniz?" sorusuna ise Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi:
"Lise yıllarında diplomat olmak istedim ve hayalim Dışişleri Bakanlığına girip diplomat olarak devam etmek, sonra da siyasete girmek. İkisi de hayal ama once diplomasi sonra siyaset. Neden diplomat olmak istedim? O yıllarda Ermeni teror orgutu ASALA'nın Avrupa'da ve Amerika'da değişik ulkelerde diplomatlarımıza yonelik teror saldırıları. Çok sayıda şehidimiz vardı. O saldırılara karşı ben diplomat olmak istedim ve rahmetli annem de 'Seni de vururlar' diye karşı çıkıyordu bu fikre. Her anne baba gibi genelde Turkiye'de, o da benim doktor olmamı istiyordu. Ben gece duşunuyordum, 'Doktor olabilir miyim'… Doktor olamam. Onu yapabilir miyim, bunu yapabilir miyim, iğne vurabilir miyim, kan alabilir miyim veya ameliyat yapabilir miyim? Hiçbirisini yapamam, karakterime uygun değil. O nedenle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Uluslararası İlişkiler Bolumu'nu yazdım ve kazandım. Amerika'ya gidince, sonra İngiltere'ye gidince biraz fikrim değişti. Değişik sebeplerden, detaylara girmeyeyim. Bizim arkadaşlar da alınırlar. Önce siyasete girdim sonra parlamenter diplomasi ve bugun Dışişleri Bakanlığı. Hayat boyle ama bugun olsa yine aynı şeyi seçerdim, yani diplomat olmak için Uluslararası İlişkiler okurdum, belki yanında bir Felsefe de okurdum. Onu da çok ilginç buluyorum. Bazen başka yeteneğim var mı? Kendimi test ediyorum. Zaten ses berbat, şarkı soylesem herkes buradan kaçar gider ama bir enstruman çalmak halen içimde ukde. Onu da başaracağım. Yakında başlıyorum. Diğer taraftan ozellikle iç mimariye biraz ilgim var, dizayna; belki hobi olarak onu da yapabilirdim vaktim olsaydı ama yine bu yolu seçerdim, hem siyaseti hem de diplomasiyi."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.