Özet (TL;DR) @ 2018-09-06T19:10:36.000Z: Optimar Araştırma Şirketi Genel Müdürü Hilmi Daşdemir, Türk halkının Ankara'nın dış politikasına verdiği desteği ve ABD ve Batı'ya yönelik algının hızla daha olumsuz hale geldiğini gösteren kamuoyu…
Optimar Araştırma Şirketi Genel Muduru Hilmi Daşdemir, Turk halkının Ankara'nın dış politikasına verdiği desteği ve ABD ve Batı'ya yonelik algının hızla daha olumsuz hale geldiğini gosteren kamuoyu araştırmalarını Sputnik'e değerlendirdi.
Optimar araştırma şirketi, ABD'nin Turkiye'nin ekonomisini yaptırımlarıyla hedef aldığı bir donemde Turk halkının, Ankara'nın dış politikasına verdiği desteği ortaya koyan onemli bir araştırmaya imza attı. Turkiye'nin 26 şehrindeki 1787 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, halkın yaklaşık yuzde 74'unun dolar baskısına karşı yerel para birimiyle ticareti çare gorduğunu ortaya koydu. Turkiye'nin hangi ulkelerle ittifak içerisinde olması gerektiği sorusuna katılımcıların yuzde 19.1'lik kesim "Rusya" derken, aynı oran AB için yuzde 11'de, ABD için ise yalnızca yuzde 4.4'te kaldı. Optimar'ın araştırması ayrıca, kendisini Rusya'ya yakın hissedenlerin ABD'ye yakın hissedenlerin 3 katı olduğuna, ulkenin yuzde 40'ının Turkiye'nin BRICS'e katılımını desteklediğine ve AB'ye yonelik guvenin hızla duştuğune işaret etti. Ağustos ayında gerçekleştirdikleri bu araştırmayı, Optimar Araştırma Şirketi Genel Muduru Hilmi Daşdemir, Sputnik'e değerlendirdi.
' TÜRK HALKI EMPERYALİST ABD VE BATI'YA KARŞI ALTERNATİF ARAYIŞINDA'
Optimar Araştırma Şirketi Genel Muduru Hilmi Daşdemir "Turk halkı net bir şekilde Batı'nın Turkiye'yi otekileştirici, emperyalist ve sadece kendi çıkarlarına donuk politikalarına karşı kendisine başka muttefikler arıyor. Halk bu sebeple Turkiye'nin dış politikada en çok Turk cumhuriyetleri, İslam ulkeleri ve Batı'ya karşı ve Suriye'de belli olçude işbirliği yaptığı ve çeşitli ortak projelerin yurutulduğu Rusya'yla yurumesi gerektiğine inanıyor. Yakın geçmişteki uçak krizine rağmen Turk kamuoyunun Rusya'ya artan desteği anlaşılır. Biraz doğal, biraz da zorunlu işbirliği, bazı konulardaki fikir ayrılıklarına rağmen, onumuzdeki donemde de devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2016 yılında yıl yerel para birimiyle ticareti gundeme getirmelerinin kilit onemde bir hamle olduğuna işaret eden Daşdemir "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Lideri Putin, Amerika'nın dolar imparatorluğunun yıkılması için en onemli adımlardan birisini atmıştı. Amerika, emperyalizmin en tepe noktasındaki ulkedir ve kendine demokrattır --ki demokrasinin ne olduğu da ayrıca tartışmalıdır. Bu yuzden ABD'nin bu emperyalist çıkışını durdurmak uzere Erdoğan ve Putin'in yaptığı çıkış onemlidir" diye konuştu.
' TÜRKİYE'NİN İŞBİRLİĞİ YAPIYORUM DEDİĞİ ABD'NİN YAPTIĞI KÖTÜLÜKLER UNUTULMAMALI'
Turkiye'nin ABD'yi uzun yıllar boyunca "muttefik" gormesine rağmen ABD'nin Turkiye'yle ilişkinin her zaman tek taraflı olduğunun altını çizen Daşdemir şoyle devam etti:
"ABD, Turkiye'ye zarar verirken, biz de ABD'nin kuyruğunu kestik. Daha fazla zarar vermeye devam ederlerse kafalarını da kesecek potansiyelimiz var. İleride dış politikada işbirliği yapacaksak bile ABD'nin bize yaptıklarını unutmamamız gerekir. Çunku ABD demek, Turkiye'nin kanını emen bir vampir demektir. Turkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca ABD'nin hiçbir zaman Turkiye'ye faydası olmamış, sistem tek taraflı olarak surmuştur. Turkiye uçak yapmış, ABD ile uçak anlaşması yapmak zorunda bırakıldığımız için uçak fabrikamızın batmasına sebep olunmuştur. Bize yıllarca know-how (teknik bilgi transferi) sağlamamışlar, bize bunu demir-çelik sanayiinde sağlayan da Rusya olmuştur. Rusya bunu yaparken o zaman işbirliği yaptığımızı soylediğimiz ABD, Marshall yardımıyla bu ulkeye zehir taşımıştır. Verdiği sut tozundan, margarine kadar her şey zehir niteliğindedir. Turkiye'nin dost-duşman aramasına gerek yok. Rasyonel bakıp kendi çıkarlarımıza uygun politikalar belirlemeliyiz."
' TÜRK HALKI DOLARIN HÜKÜMRANLIĞININ YIKILMASININ DESTEKÇİSİ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dunya 5'ten buyuktur" çıkışını, "devrimci" bir çıkış olarak nitelendiren ve ABD'nin saldırgan politikalarına karşı mucadelenin sureceğini ifade eden Daşdemir "Cumhurbaşkanı Erdoğan mazlumların sozculuğunu yaparak 'Dunya 5'ten buyuktur' diyor. Bu devrimci bir soz; Erdoğan da devrimci bir lider. Dunya değişecek. ABD'nin despot ve hoyrat duruşuna karşı tutum her geçen gun artıyor ve artacak; bu hoyratlık da her geçen gun azalacaktır. Muhalefetin uzerindeki FETÖ etkisine karşı AK Parti ve MHP'nin açık ara daha açık şekilde anti-emperyalist duruşu da ayrıca onemli" dedi ve şoyle devam etti:
"Kamu vicdanı Brunson'ın tutukluğundan rahat. Bunun boyle olduğunu anketlerin dışında sahada bir araya geldiğim insanların ifadeleriyle de doğruluyoruz. ABD'nin bu tutumuna karşı doların hukumranlığını yıkmaya kamuoyunun verdiği destek bu araştırmaya yansımış durumda. Bu araştırma, bir onurlu duruşun resmi niteliğinde"
(C) AA /
' AB'NİN TÜRKİYE'YE DESTEĞİNİN ARDINDAKİ TEK SEBEP BİRLİĞİN ÇIKARLARINI KORUMA ÇABASI'
Turkiye'nin dunya ekonomisinde yuzde 25 pay sahibi olan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Guney Afrika'nın oluşturduğu BRICS'e katılmasına yuzde 40'lık bolum destek verdiğini gosteren sonucu da değerlendiren Daşdemir "Turkiye'nin BRICS'in içerisinde olmasını destekleyenler, bu konuda fikri olmayan buyuk bir kesime rağmen, yuzde 40'larda seyrediyor. Bu çok onemli çunku BRICS meselesi, Turkiye'nin gundemine çok yeni girdi" diye konuştu
BRICS'e verilen onemli desteğe karşın AB'ye yonelik guven çok duşuk seviyelerde olduğuna da değinen Daşdemir "AB mi yoksa AB standartlarında bir yaşam tarzı mı?' diye sorduğumuzda, AB standartlarında yaşam tarzını tercih edenler yuzde 36.3 ile açık ara one çıkıyor. İnsanımızın rahat içinde yaşama arzusu var ve AB ulkelerindeki refahı goruyorlar ama yine de AB'ye guven yok. Çunku hem AB'nin Turkiye'ye dışlayıcı bir tutum içinde olduğunu duşunuyorlar, hem de katılımcıların yuzde 68.3'u ABD'nin bu dışlayıcı tutumunun değişmeyeceğine inanıyor. Orası bir Hristiyan kulubu. Bu, kapalı kapılar ardında çok net bir şekilde telaffuz ediliyor. Şimdi bu dolar krizi ve ekonomik kuşatma içerisinde AB ulkelerini bazıları Turkiye'ye bazı destek açıklaması yapıyor. Ama bu açıklamalar, Turkiye'yi sevdikleri için yani kara kaşımıza, kara gozumuze yapılan açıklamalar değil. Onların şu an tek derdi kendi çıkarlarını korumak, kendi bankaları uzerinden kullandırdıkları kredinin geri odemesini alacaklarına emin olmaya, kendi yatırımlarını, kendi ulkelerinin Turkiye'de şirketlerini korumaya yonelik tutum içerisindeler. Tabii Amerika'nın da despot tavrını da dengelemeye de gayret gosteriyorlar. Avrupa kendini en net şekilde 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptıkları açıklamalarda belli etti" yorumunda bulundu.
' 15 TEMMUZ SONRASI AVRUPA ÜLKELERİNDEN GELEN AÇIKLAMALARA YENİDEN DÖNÜP BAKILMALI'
Daşdemir "O donem yaptıkları açıklamalara iyice bakmak lazım. Keza anayasa referandumu ve seçimler doneminde de benzer tutum sergilediler. Turkiye'deki ayrılıkçı bir orgutun uzantısı niteliğindeki siyasi partiye verdikleri destek de ortada. Kısacası Avrupa tarafından Turkiye'ye yonelik bir dostluk goremiyoruz. Turkiye çeşitli konularda işbirliği ve ticaret yapsa da; hiç kimseyle dostluk uzerinden yuruyemeyeceğini de gormeli. Turkiye'nin onceliği kendi yağında kavrulabilmek, ekonomideki yapısal problemleri çozup son donemde yaptığı gibi muhatapları ile eşit şartlarda siyasi, ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya devam etmeli" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.