Özet (TL;DR) @ 2018-09-07T07:06:35.000Z: Alman iş dünyası, TÜSİAD'ın davetlisi olarak Türkiye'ye gidiyor. DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan TÜSİAD Berlin Direktörü Üçok, Alman iş çevrelerinin Türkiye'deki ekonomik sıkıntılarla ilgili bilgi…



Alman Sanayi Birliği'nden (BDI) bir heyet BDI Genel Sekreteri Joachim Lang başkanlığında, TÜSİAD'ın davetlisi olarak bu hafta Ankara ve İstanbul'da ust duzey temaslarda bulunacak. TÜSİAD Berlin Direktoru Alper Üçok, ziyaret sırasında Alman iş çevrelerinin Turkiye'deki ekonomik sıkıntılar, hukumetin çozum planları hakkında ilk elden bilgi alacağını, Sanayi Bakanı Mustafa Varank ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile bir araya geleceklerini soyledi. Üçok, Alman hukumetinin doğrudan mali yardım dışında, farklı formullerle Turkiye ekonomisine destek olabileceğini de ifade etti.

DW T urkçe: TÜSİAD olarak Turkiye ekonomisinde sıkıntıların yaşandığı, Ankara-Berlin hattında kritik goruşmelerin yapıldığı bir donemde BDI Genel Sekreteri Joachim Lang başkanlığındaki bir heyeti ağırlayacaksınız. Turkiye ziyareti programınızda neler var?

Alper Üçok: BDI Genel Sekreteri Lang ve teknik heyetle bu ziyareti gerçekleştireceğiz. Ziyaretin gundeminde Turk-Alman ekonomik ilişkileri, Turk ve Alman yatırımcıların bir takım konu ve sorunları, onumuzdeki donemde duzenlenmesi hedeflenen Turkiye-Almanya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) ile Enerji Forumu yer alıyor. Ankara'da Sanayi Bakanı Mustafa Varank ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile goruşulecek. İstanbul'da ise iş dunyası ile goruş alışverişinde bulunulacak, Almanya'da yatırım yapmış Turk şirketleri ve Turkiye'de yatırım yapmış Alman şirketlerinin oluşturduğu kurul da yine TÜSİAD'da bir toplantı yapacak.

DW T urkçe: Almanya'da Turkiye ekonomisindeki gelişmelerin kaygıyla izlendiği biliniyor. Özellikle Alman iş dunyasının size ilettiği kaygılar neler?

Ü çok: Sadece Alman iş dunyası değil genel anlamda Turkiye'de iş yapan herkesin gundeminde olan ortak kaygılar var. Bunun başında doviz kurlarındaki aşırı yukselme, gelecekle ilgili ongorememe sorunları, ekonominin onumuzdeki donem nasıl şekilleneceğine dair orta vadeli plan beklentisi, enflasyon oranlarındaki hızlı yukselmenin devam edip etmeyeceği yer alıyor…

DW Turkçe: Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, IMF'e başvuru planlarının olmadığını, doğrudan yabancı yatırımı çekmeye odaklandıklarını duyurdu. Geçmişte Turkiye'nin AB sureci canlı bir şekilde devam ederken Turkiye'ye yatırım ilgisi vardı. Ancak son donemde demokrasi ve hukuk devleti alanlarındaki sorunlar, içeride ve dış politikadaki gerilimler ile bu ilgi geriledi. Mevcut koşullarda Turkiye'nin yabancı yatırımcılar için yeniden çekim merkezi olabilmesi mumkun mu?

Ü çok: Hem Alman hem diğer ulke yatırımcıları Turkiye'nin Eylul ayında açıklanacağı belirtilen orta vadeli planında yapısal reformların ciddi olarak ele alınıp alınmadığını, bunların hayata geçirilip geçirilmeyeceğini gormek için bekliyor. Eğitimden, istihdama geniş bir alanda reformların yapılıp yapılmayacağını, hukuk devletinin guçlendirilmesi yolunda ne tur duzenlemelerin hayata geçirileceğini gormek istiyorlar. Ayrıca gerçekten bağımsız bir merkez bankası, ekonominin realitelerine gore karar veren bir ekonomi yonetimi olduğu gosterilebilirse tabii ki yabancı yatırımcı kendini daha guvende hissedecektir.

DW T urkçe: Turk hukumetinin AB reform surecini yeniden canlandırılacağı yonundeki açıklaması, Avrupa başkentlerinde memnuniyetle karşılandı ancak Avrupa'da hem siyasi çevreler hem de ekonomi çevreleri somut adımlar gormek istiyor. Sizce hukumetin kısa vadede atması gereken somut adımlar nelerdir?

Ü çok: Ne yapılması gerektiği aslında belli. Turkiye'nin normalleştiğinin ortaya konması için hukuk devleti olma yolunda bir şekilde irade beyanının on plana çıkartılması ve ozellikle Almanya ve diğer bazı ulkelerle yaşanan spesifik sorunların çozulmesi gerekmekte.

DW T urkçe: İrade beyanı için irade olması gerekiyor… Sizce Ankara'da somut adım atma, sorunları çozme iradesi var mı?

Ü çok: Bir ışık var ama irade olup olmadığını zaten kısa vadede hep birlikte goreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Berlin'de ozellikle Başbakan Merkel ile goruşmesinin çok kritik olduğunu, onemli bir donum noktası olabileceğini duşunuyorum. Bu goruşmede AB-Turkiye ilişkilerinin canlandırılmasına donuk bir yol haritası taslağının da çıkartılmasını umit ediyorum.

DW T urkçe: Sizce Almanya ozellikle ekonomi alanında Turkiye'ye nasıl destek sağlayabilir? Turkiye'nin beklentisine?

Ü çok: Almanya Kalkınma Bankası KfW, Turkiye'deki kalkınma projelerine daha fazla angaje olabilir, Alman şirketlerine sağlanan Hermes kredi ve yatırım garantilerinde kotalar yukseltilebilir. Ayrıca Almanya'nın onculuk edebileceği bir inisyatifle, KfW, Avrupa Yatırım Bankası ve benzeri kurumların katılımıyla ozel bir havuz oluşturulup, Turkiye'deki ozel sektorde finansman ihtiyacı olan ama buna erişimde zorluklar yaşayanlara uygun faizli kaynak, finansman sağlanabilir. Boylelikle ekonomik çarkların donmeye devam etmesi sağlanır, aksi takdirde bu kısır dongu devam eder…

DW T urkçe: Almanya'da bazı uzmanlar, AB-Turkiye multeci mutabakatını ornek gostererek, bu tur bir desteğin muzakere edilecek koşullara bağlanabileceği belirtiliyor. Sizce Turkiye bunu kabul eder mi?

Ü çok: Koşulların ne olacağına bağlı gayet tabii ki… Yuksek boyutta bir paketin muhakkak ki koşulları olacaktır. Yunanistan'a, başka ulkelere de bu boyle oldu. Bu koşullar siyasi mi ekonomik mi olacak gayet tabii ki tarafların muzakerelerine bağlı… Ama koşullardan ziyade şunu da goz onunde bulundurmak gerekiyor: Turkiye ile Almanya arasında 37 milyar euroluk bir ticaret hacmi var bu sene bu kadar kriz gundemine rağmen 40 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Yedi binden fazla Alman şirketi Turkiye'de yatırımcı… Yılların birikimiyle oluşturulmuş bu ekosistemin bozulmaması, devamıyla alakalı bir mesele bu…

DW T urkçe: Handelsblatt gazetesinde bir meslektaşımız konuyu "Turkiye uşutse, Almanya hapşırır" olarak nitelendirdi…

Üçok: Yunan ekonomisi zora girdiğinde AB nasıl sarsıldı? Turkiye ekonomisinin Yunanistan'dan uç dort misli buyuk olduğunu ve Almanya'nın çok daha angaje olduğunu duşunun… Sonuçta bir Alman şirketi Turkiye'de zora girdiğinde Almanya'daki insanlar da bundan etkilenecek. Daha az mal satacak, daha az iş yapacak, oradaki firmanız daha az kar edecek ya da edemeyecek dolaysıyla sonunda Almanya'yı da etkileyecek. 80 milyonluk Turkiye'nin zora girmesi Almanya ekonomik sistemini de etkiler…