Özet (TL;DR) @ 2018-09-05T17:33:24.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin gerçekleştireceği üçlü liderler zirvesine günler kala, Suriye'nin kuzeybatısındaki…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin gerçekleştireceği uçlu liderler zirvesine gunler kala, Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib'e yonelik operasyon tartışmaları ve ortaya çıkacak olası senaryoları Suriye uzmanı Oytun Orhan, Sputnik'e değerlendirdi.
Sputnik
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Astana mutabakatı çerçevesinde gerçekleştireceği uçlu liderler zirvesine gunler kala, Turkiye'nin "teror orgutu" listesine eklediği Heyet Tahrir-uş Şam'ın (HTŞ) yuzde 60'ını kontrol ettiği İdlib'e yonelik operasyon tartışmaları hız kesmiyor. Sputnik'e açıklamalarda bulunan Suriye Muhalif ve Devrimci Guçler Koalisyonu (SMDK) Yoneticisi Fuad Eliko, İdlib operasyonunun olup olmayacağına ilişkin kararın 7 Eylul'de alınacağına işaret etti. Ancak İdlib'in akıbetine ilişkin olarak yalnız SMDK değil, pek çok taraf, 7 Eylul'de İran'da gerçekleşecek zirveden çıkacak açıklamayı bekliyor. Peki, Cuma gunu gerçekleşecek zirveden çıkacak olası sonuçlar neler? İdlib'e donuk hangi senaryolar on plana çıkıyor? Konuyu Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Uzmanı Oytun Orhan, Sputnik'e değerlendirdi.
' İRAN'DAKİ ZİRVEDEN TÜRKİYE'NİN KAYGILARINI GİDERECEK BİR ANLAŞMA ÇIKABİLİR'
ORSAM Uzmanı Orhan, Erdoğan, Putin ve Ruhani'yi bir araya getirecek olan liderler zirvesinden, Turkiye'nin de kaygılarını dikkate alacak şekilde bir anlaşma çıkabileceğine işaret ediyor:
"Eğer taraflar Tahran'da mutabakata varamazsa, Astana surecinin, Soçi surecinin çokmesi riskiyle karşı karşıya kalınacak. Bu uç ulkenin Suriye konusunda birbirlerine olan ihtiyaçları giderek azalıyor. Bu da Astana surecinin zeminini biraz zayıflatıyor. Tam da ihtiyaçların azaldığı bu donemde İdlib gibi çok ciddi bir test alanıyla karşı karşıya geliniyor. Ben Cuma gunu gerçekleşecek toplantıda İdlib'e donuk kısmi bir operasyon çerçevesinde anlaşma sağlanabileceğini duşunuyorum. Zira taraflar arasındaki işbirliği ihtiyacı giderek azalmış olsa da hem Rusya'nın Turkiye'ye olan ihtiyacı, hem de Turkiye'nin Rusya'ya olan ihtiyacı bir olçude devam edecek gibi gorunuyor. Bunun dışında tarafların çıkar ve işbirliği alanları da Suriye'yle sınırlı değil, bu ortak çıkar ve işbirliği pek çok alanda suruyor. Bunların da riske edilmesi iki taraftan hiçbirinin çıkarına olmaz. Özellikle de Turkiye ile ABD'nin ilişkilerinin bu kadar gerginleştiği bir ortamda Rusya, Turkiye'yi yeniden NATO kampına yaklaştıracak şekilde Turkiye'yi karşısına almak istemeyebilir. Butun bu nedenlerden dolayı Turkiye'nin de kaygılarını dikkate alacak şekilde bir anlaşmaya varılabilir."
' ÜÇ ÜLKE TERÖR ÖRGÜTÜ HTŞ'Yİ HEDEF ALMAKTA UZLAŞABİLİR'
Peki, bu anlaşma, nasıl bir anlaşma olabilir? Gelinen noktada İdlib'e yonelik operasyonun "kaçınılmaz" olduğuna işaret eden Orhan bu soruyu şoyle yanıtlıyor:
"Şu anki mevcut İdlib haritasında, ozellikle guney ve guneybatı cepheleriyle Batı Halep kesimlerinde, onemli değişiklikler yaşanacak, belli bolgeler rejimin kontrolune geçecektir. Bu noktada Turkiye'nin isteği muhtemelen, radikal ve ılımlı gruplar arasında bir ayrım yapılması ve daha çok 'teror orgutu' olarak kabul edilen HTŞ'nin hedef alınması ve yoğun bir goç dalgasına neden olacak şekilde sivillerin yaşadıkları bolgelerin havadan bombalanmaması olacaktır. Zaten geçtiğimiz hafta Turkiye'nin HTŞ'yi teror listesine almış olması da, Turkiye'nin bu orgute yonelik olarak diğer ulkelerle birlikte hareket edeceğine işaret eder nitelikte. Bu zemin, tarafların uzlaşabileceği bir zemindir. Bunlar gerçekleşirse, Astana sureci devam edecektir."
' TÜRKİYE'NİN OPERASYONU SINIRLANDIRMAK ADINA DİPLOMATİK ÇABALARI SÜRÜYOR'
Turkiye'nin olası bir operasyondan nasıl etkilenebileceğine ilişkin de olası senaryolara değinen Orhan "Turkiye'nin İdlib'e ilişkin kaygısının bir kaç nedeni var. Turkiye, operasyonlar nedeniyle yoğun bir goç dalgasına maruz kalmaktan, bu goç dalgası içerisinde radikal teror orgutlerine bağlı ve ozellikle yabancı olan savaşçıların Turkiye topraklarına geçmesi olasılığından ve İdlib'in muhalifler tarafından tamamen kaybedilmesinin siyasi çozum surecinde Turkiye'nin elini zayıflatacak olmasından endişe ediyor. Zira Turkiye, Esad yonetiminin bazı tavizler vermesini ve yeni anayasa çerçevesinde yeni Suriye inşa edilmesini istiyor. Ancak İdlib'i tamamen kontrol altına almış bir rejimin hiçbir taviz vermemesi de olası olur. Bu da Turkiye'nin çok da gormek isteyeceği bir durum değil. Butun bu kaygılar nedeniyle Turkiye, operasyonu Rusya ve İran uzerinden sınırlı tutmaya gayret gosteriyor. Yani Turkiye rejimin gerçekleştireceği bu operasyonun sınırlı tutulması için diplomatik çaba sarf ediyor" dedi.
(C) Sputnik /
İ DLİB'TE ÖNE ÇIKAN DİĞER OLASILIKLAR NELER?
Sınırlı bir operasyon gerçekleştiği takdirde, Turkiye'nin multeci akınının kontrol edilebilir bir seviyede tutabileceğine değinen Orhan "Eğer anlaşma kapsamında sınırlı bir operasyon olursa Turkiye multeci akınının kontrol edebilir seviyede tutabilir, goç dalgasını Suriye toprakları içerisinde karşılayabilir veya nufusun bir kısmını Afrin'e yonlendirerek yine bu akını sınırın karşı tarafıyla sınırlayabilir. Operasyon sınırlı olursa ayrıca, muhaliflerin elinde bir alan kalır ve bu da yine Turkiye için Suriye konusunda elinde bir kart kalması demektir. Daha da onemlisi, İdlib duşerse rejimin Afrin'e veya Fırat Kalkanı Harekatı bolgesine yonelmesi olasılığı olur. Bu da Turkiye'nin isteyeceği bir durum değil" dedi ve şoyle devam etti:
"Ama eğer İdlib'de anlaşma olmaz ve toptan bir savaş hali ortaya çıkarsa Turkiye'nin kontrol edemeyeceği bir goç dalgası yaşanır ve bu goç dalgası, radikal unsurlarla birlikte, once Turkiye'ye sonra da Turkiye uzerinden Avrupa'ya yayılabilir. Tabii, en buyuk kaygılardan biri de oradaki Turk askeri varlığına karşı bir saldırı duzenlenmesi olur. Boyle bir durumda, Turkiye'nin askeri olarak karşılık vermesi mumkun olabilir. Bu da Turkiye ve Suriye'yi doğrudan karşı karşıya getirecektir. Bir diğer risk unsuru da, ağır bir insani kriz çıkması durumunda ABD ve Batı'nın surece mudahil olmasıdır. Boyle bir senaryoda fuze saldırıları gerçekleşebilir. Boyle bir gelişme Turkiye tarafından Esad'ı sınırlandıracağı duşunulerek olumlu karşılanabilecek olsa da, bolgede yaşanacak olası bir çatışma, çatışma ortamını derinleştirip, yeni goç dalgalarına sebep olabilir. Cuma gunu gerçekleşecek toplantı bu olasılıklardan hangisinin gerçek olacağını bize gosterecektir."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.