Özet (TL;DR) @ 2018-09-05 08:21:00.272007: Eğitimci ve Yazar Alişan Kapaklıkaya TRT Diyanet’te katılmış olduğu Yeni Güne Merhaba programında, kardeşi ile başından geçen siyah pantolon hikâyesini paylaşmış, izleyenleri yasa boğmuştu. Video kısa…



Bir kısım insan dışında neredeyse toplumun yarısından fazlası ve ozellikle bir nesil için aynı kaderin paylaşıldığı acı hikayeler, dramatik gerçekler vardır. Çocukluk yıllarında yaşanan bu gerçekler gunumuz dunyasında pek kabul gormez ve onlara değer verilmez nedense! Aslında nedeni belli; surekli başarıya odaklanmış bir gençlik, doymak bilmeyen istekler, uçucu duyguların tatminsizliği, bir turlu mutlu olamayan bir nesil…

"Geçmişi bırak ve geleceğe bak" yaklaşımıyla şekillenen hayatlarımızda bir nebze de olsa durmayı bilmek ve geçmişin acı deneyimlerinden mutluluk yaratabilmek… İşte asıl mesele bu olsa gerek. Friedrich Nietzsche'nin ifadesi ile 'Bizi oldurmeyen acı bizi ancak guçlendirir.' Geçmişin acılarından umut kotarabilmek, uçurumun kenarında yetişen bir çiçek gibi umut saçabilmek etrafa… İşte 'Sen Yanımda Ol Yeter' tam da boyle bir kitap. Bazen gulduren, bazen ağlatan ve bazen de oğreten, kuçuk bir çocuğun bir solukta okunacak gerçek hikayesi...

Yediveren Yayınları'ndan çıkan 'Sen Yanımda Ol Yeter'de Yazar Alişan Kapaklıkaya, kendi hayat hikayesinden etkileyici ve dramatik oykuler paylaşarak sizleri bir mucadelenin gerçek yolculuğuna çıkarıyor. 'Sen Yanımda Ol Yeter' kitabı, okuru 'olmak ya da olmamak' arasındaki heyecanlı bekleyişin tanıklığına davet ediyor.

Alişan Kapaklıkaya, aslında hepimizin seyirci kaldığı bir gerçeği; çocuğun mutluluğu, eğitimi ve çocuğa verilen değeri yeniden gundeme getiriyor. Çaresizliği umutla buluşturan Kapaklıkaya, 'Yokluk İçinde Varlığı' ve 'Varlık İçinde Yokluğu' ustalıkla harmanlayarak yureklerimize sunuyor. Daha once ilkokuldan ortaokula kadarki muthiş mucadelesini Yureğime Dokunan Eller adlı kitabında anlatan yazarın bu kitabında onun liseye kadar devam eden dramatik ama bir o kadar da umut barındıran hikayesine şahit olacaksınız. Kitap okuyucusuna surpriz bir sonla veda ederken gelecek kitabın da mujdesini veriyor.
Rafet… Siyah pantolonu giymeyi çok istediği halde giyemeyen, traktorun yaşamına son verdiği kuçuk kardeş… Şimdi Rafet'in yanına vefat eden biricik dedeleri de gelmişti. "Dedemin mezarını Rafet'in mezarına yakın bir yere hazırlamışlardı. Dort dayım birden mezara girdi ve dedemi kefeniyle beraber dikkatli bir şekilde mezara indiler. Sonra imam, Kur'an okumaya başladı. Ben bu sırada Rafet'in mezarına gidip başucuna oturmuştum. Onunla geçirdiğim kısacık zaman bir film şeridi gibi gozlerimin onunden akıp gitti. "Keşke verseydim o pantolonumu sana, keşke giydirseydim."

İmkansızlıklar, dram, gozyaşı ve aynı zamanda umudun hikayesidir 'Sen Yanımda Ol Yeter'...

Kitaptan…Kitap yazmak için odama kapandığım bir gun kendime eğitmen yaptığım kızım Zuhal yanıma geldi:"Baba, senin bir sozun var ya.""Hangisi?""Eğitim oğrenciye saygıyla başlar.""Evet kızım.""Ben de diyorum ki, yazarlık okuyucuya saygıyla başlar.""Nasıl yavrum?""Kitabının ilk sayfasında okuyucunun gozlerine dokunmak için izin iste."Kızımdan aldığım o muhteşem ilhamla diyorum ki, eğer izin verirsen once gozlerine dokunmak, sonra da yureğine misafir olmak istiyorum.

Musaade var mı?