Özet (TL;DR) @ 2018-09-03T14:06:00.000Z: "Okunmak ve izlenmek değil ilişki ve yalakalık ağları kriter olmuşsa orada iş biter" diyen Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, "Nitekim medya tarihinde böyle olaylar yaşadık. O yüzden bizim kanatta da…
Turkiye
14:06 03.09.2018(Guncellendi 14:18 03.09.2018) URL'yi kısaltın
"Okunmak ve izlenmek değil ilişki ve yalakalık ağları kriter olmuşsa orada iş biter" diyen Turkiye gazetesi yazarı Cem Kuçuk, "Nitekim medya tarihinde boyle olaylar yaşadık. O yuzden bizim kanatta da çoğu koşe yazarları 'Yaşayan olu' olmayı tercih ediyor. Birey olarak yok hukmundeler" ifadesini kullandı.
Gazeteler koşe yazarsız çıksa kimsenin fark etmeyeceğine emin olduğunu soyleyen Kuçuk, Hurriyet yazarları Ahmet Hakan ve Ertuğrul Özkok'un 'eskiye oranla dehşet okur kaybettiğini' yazdı. Özkok, "Haberturk'te de Fatih Altaylı ve Nagehan Alçı iyi arbitraj alıyor, tıklanıyor ama diğer herkes bitik" dedi.
"Acaba 2018 biterken biz de Turkiye'de koşe yazarlığının ve hatta yorumculuğun sonuna mı geldik?" diye soran Kuçuk'un 'Koşe yazarlığının ve yorumculuğun sonu' başlıklı yazısı şoyle:
"Açık konuşalım. Artık hemen hemen hiçbir koşe yazarı ya da diyelim koşe yazanların yuzde 99'u yankı oluşturmuyor. Ne soylediklerini halktan hiç kimsenin taktığı yok. Sozlerinin bir değeri kalmadı. Zaten çoğu koşe yazarının ismini toplumun yuzde 99,9'u tanımıyor. Koşe yazarları genelde 'Benim halkta karşılığım var' diyerek kendi kendini kandırıyor. İster hukumetin yanında ister hukumetin muhalifi olsun bu fotoğraf değişmiyor. 3-4 sene oncenin çok okunan ideolojik yazarlarını da kimsenin taktığı yok. Kemalistler de 'Kemalizm geri donecek biraz daha sabır' morfininden sıkıldı ve bunaldı.
' YAZARLIK VE YORUMCULUK İŞİNE ÖLÜ TOPRAĞI SERPİLMİŞ DURUMDA'
Kemalist yurttaşlarımız da ufurukçu gazeteciler tarafından kandırılmak istemiyor. O yuzden o tip yazarlar ne yazsa tutmuyor. Bu eski tufek Kemalistlerin Twitter ortamındaki genç taklitçileri de aynı şekilde bitik. Ancak 'Turkiye'de dindarlar ve başortululer zulum gormedi' gibi trolluklerle ilgi toplamaya çalışıyorlar. Toplumun buyuk çoğunluğunun nefretini kazanmak zaten bitmek demektir. Öte yandan alternatif medya denen platformların da hiç yankı oluşturduğu yok. Medyascope kendini onemli sanıyor ama bugune kadar ciddi etki yapamadı ve ozellikle 24 Haziran'dan once tum analizleri yanlış çıktı. Hiç oz eleştiri yaptıkları da yok. Yani yazarlık ve yorumculuk işine tam olarak bir olu toprağı serpilmiş durumda.
Sadece koşe yazarı değil TV'lerde yorum yapan konuk havuzu da olu ve bitik durumda. 250 kere anaakım ekrana çıktığı ve koşe de yazdığı halde toplumun hiç tanımadığı adam dolu ortalık. Eskiden bazı kişiler ilk TV'ye çıkışında bile olay oluştururlardı. Hem bizim taraftan hem karşı taraftan vardı boyle yıldız isimler. Şimdi bu donemin sonuna gelindi. 250 kere prime time'da anaakım ekrana çıkıp ve bir de koşe yazıp tanınmamak ve bilinmemek. Bu gerçekten akıl almaz bir başarı. Bu kadar silik ve buhar şahıs olabilmek. Mesela bana geçenlerde CHP'li bir dostum bir isim vererek, 'Bu ara sizin kanatta AK Parti tepelerinde bu adam modaymış' dedi. O bahsettiği şahsın ismini ilk kez duymuştum. 'E dedi ekranlara çıkıyor ya surekli. Bana kendisi soyledi.' Sonra suratını gorunce biraz anımsadım ama ismi aklımdan çıkmış. Sordum soruşturdum tanıyan yok. Ben değil kimse tanımıyor o kişiyi.
' YAZIYORLAR TİRAJ YOK, OKUNMA YOK'
Aynıları muhalif kanatta da var. Eskiden populer olan kimi isimler de aynı durumda. Ekrana çıkıyorlar, reyting yok. Yazıyorlar tiraj yok, okunma yok. İnternette arbitraj rakamları duruyor. Bazı yazarlar gun boyu 1 tık almış, evet sadece 1 tık. Babası bile okumamış demek ki. En buyuk dev gazetelerde koşesi olan ama yazısını Twitter'dan yayınlayınca 1 rt almayan yazar var. Bunlar da meczup değil eskiden ismi cismi de olan yazarlar.
TV ortamları için 'Efendim gerçek muhalif olduğumuz için çıkamıyoruz' diyenlerin de dediğim gibi kendi mecralarında suratlarına bakan yok. Alın işte çok pohpohlanan Muharrem İnce bile bomboş çıktı. Erdoğan'a karşı olmak dışında İnce'nin bir ozelliği yoktu. Şu an takan kimse yok. Halbuki yeni ve guçlu ses olsa yerel bir internet sitesinden bile kafa çıkartsa bir anda fenomen olur. Elvis Presley dandik bir plak şirketinden çıktığında bile ortalığı yıkmıştı. İster yazılı ister gorsel alanda olsun bir 'aura'sı olan kişi ortalığı yıkar geçer.
' ÖZKÖK VE HAKAN'IN TOPLUMDA KARŞILIKLIKLARI YOK AMA…'
Gazetelerden Hurriyet'i duşunelim, bu gazeteden Ertuğrul Özkok ve Ahmet Hakan dışında bakılan, edilen, okunan kimse yok. Ben bu iki isimle de çok kavga ettim ama yine arbitraj olarak bunlar bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bilimsel rakamlar bunu soyluyor. Geri kalan Hurriyet yazarları bitik. Gerçi Hakan ve Özkok de eskiye oranla dehşet okur kaybetti. Her gun okurları azalıyor. Siyasi olarak surekli dansoz gibi bir oyle bir boyle oynamaları tum toplumu bu iki isimden soğuttu. İşte Ahmet Hakan, Kanal D ekranlarında tam anlamıyla fiyasko yaşadı hiç reyting alamadı. Özkok de ne zaman ekranda olsa kimse izlemez. Yani aslında toplumda karşılıkları yok ama kalem kıvraklığıyla işi goturmeye çalışıyorlar.
Haberturk'te de Fatih Altaylı ve Nagehan Alçı iyi arbitraj alıyor, tıklanıyor ama diğer herkes bitik. Dediğim gibi bilimsel rakamlar bunu soyluyor. Zaten bu grup bu yuzden çok buyuk tenkisata gidiyor. Fatih Altaylı ile de çok kavga ettim ama Özkok-Hakan ile ilgili soylediklerim onun için de geçerli. Ben adil adamım. Gerçi şimdi sırf reytingi pompalamak için Altaylı-Alçı arasında kadın hakları polemiği çıkardılar ama başarılı oldu. Fakat Altaylı kadın haklarıyla ilgili kalem oynatırken soylenecek oldurucu argumanı bakıyorum hiçbir koşe yazarı akıl edip yazmıyor. Oysa bilinen bir olgu bu. İşte bunun için zaten koşe yazarlığının ve yorumculuğun sonu geldi diyorum. Diyeceksiniz ki sen niye yazmıyorsun o oldurucu argumanı? Ben zamanında yazdım, çok da okundu ama bizim tarafta okunmanın ve ilgi gormenin hiç onemi yok.
' BAZI GAZETELER KÖŞE YAZARSIZ ÇIKSA AKŞAMA KADAR KİMSE FARK ETMEZ'
(C) Fotoğraf : Twitter
Bizim tarafın sorunu da doğru pozisyonu alıp doğru ilişkileri kurduktan sonra 1 kişinin bile okumayacağı yazılar yazsanız çok okunan bir yazarla aynı kefeye konmanızdır. Sıfıra yakın reyting de alsanız programınızın aynen devam etmesidir. Yani yeteneksizliğin ve korkaklığın odullendirilmesidir. Okunmak ve izlenmek değil ilişki ve yalakalık ağları kriter olmuşsa orada iş biter. Hatta çok okunan ve çok izlenen yani toplumun merak ettiği biriyseniz başınıza bela gelme olasılığı daha fazla. Nitekim medya tarihinde boyle olaylar da yaşadık. O yuzden bizim kanatta da çoğu koşe yazarları 'Yaşayan olu' olmayı tercih ediyor. Birey olarak yok hukmundeler.
Bu ulkede bazı gazeteler koşe yazarsız çıksa akşama kadar kimsenin fark etmeyeceğine eminim. Zaten benzer şeyler oldu. Bir yazarın 3 gun ust uste aynı yazısı çıktı ve kimse fark etmedi. Şuphesiz aynı şey bugun Milliyet ve Vatan için de geçerli. Bu gazeteler de koşe yazarsız çıksa kimsenin fark etmeyeceğine eminim. Eski donemin tanınmış isimleri bile ne yazıyor ne yazmıyor kimse farkında değil, umurunda da değil. Hiçbir yazı okunmuyor ve tıklanmıyor. Bir ara bu gazetelerde yazanlardan 'Şu muhalif şu yandaş' listeleri duzenlenmişti. Yahu ne muhalif olanları ne yandaş olanları toplum tanıyordu ve biliyordu. Bilinmeyen insanın muhalifi ya da hukumet yanlısı mı olur? Bunlar ekrana aynı titrlerle çıksa da ne olur? İşte olmuyor ve adım adım dediğime geliyoruz, koşe yazarlığının ve yorumculuğun sonuna."
Etiketler:
koşe yazarı, gazete, Turkiye gazetesi, Hurriyet gazetesi, Haberturk gazetesi, Vatan gazetesi, Milliyet gazetesi, AK Parti, Nagehan Alçı, Fatih Altaylı, Ertuğrul Özkok, Ahmet Hakan, Cem Kuçuk, Turkiye
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.