Özet (TL;DR) @ 2018-09-03T16:57:00.000Z: Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, yeni adli yılın açılışı dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, "Kürsüde siyaset yapan hakim ve savcı istemiyoruz" diye konuştu. Feyzioğlu,…
Turkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, yeni adli yılın açılışı dolayısıyla duzenlediği basın toplantısında, "Kursude siyaset yapan hakim ve savcı istemiyoruz" diye konuştu. Feyzioğlu, yargıya duyulan guvenin yuzde 20'ler seviyesine duştuğunu belirtti.
TBB'de duzenlenen basın toplantısında konuşan Feyzioğlu, "İsterdik ki yargının uç kurucu unsurundan biri olan savunmanın temsilcisi olarak bu konuşmayı, Yargıtay'ımızla birlikte duzenlediğimiz ortak toplantıda yapabilmiş olsaydık. Bunu yapabilmiş olsaydık, yargıyı guvenilir kılma yolunda onemli bir adımı atmış olurduk. Bu, dunyaya da etkili bir mesaj olurdu" dedi.
"Bugune yonelik eleştirimiz, paralel şebekenin emrindeki bir kısım hakim ve savcı cubbeli militanın ihanetini unutturmaya yonelik asla değildir" diyen Feyzioğlu, şoyle devam etti:
"Amacımız, hangi etnik kokenden, mezhepten, inançtan, dilden, cinsel kimlikten olursa olsun 81 milyon vatandaşımızı adalet paydasında kucaklaştırmaktır. Turkiye'nin birliği, beraberliği, ulkesi ve milletiyle bolunmez butunluğu ve refahı ancak bu şekilde korunabilir. Guvenilir yargının vazgeçilmez koşullarından biri etkili bir savunma gucunun varlığıdır. Ülkemizin on binlerce namuslu, çalışkan, fedakar, bilgili avukatı, hakimi ve savcısı vardır. Buyuk Ataturk'un dediği gibi, adalet mulkun, yani devletin temelidir. Adalet gucu bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz. Turkiye Cumhuriyeti Devleti de adalet savaşçılarının omuzları uzerinde durmaktadır. Ancak Anayasamız; yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve guvenilirliğini sistemsel olarak sağlamaktan uzaktır."
' YARGININ BAĞIMSIZLIĞI ANAYASAL GÜVENCEYE KAVUŞTURULMALI'
(C) AA /
Kursude siyaset yapan hakim ve savcı istemediklerini belirten Feyzioğlu, "Yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının anayasal guvenceye kavuşturulması gerektiğini soyluyoruz. Bu hususu Turkiye Buyuk Millet Meclisi'nin dikkatine sunmayı bir gorev biliyoruz. Bunu, ulkemizin bekası adına yapıyoruz. Mevcut anayasal duzenlemede, aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanının, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamakla gorevli olan Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun uyelerinin onemli bir kısmını tek başına, kalan kısmını da TBMM aracılığıyla ataması, maalesef yargıyı siyasetin etkisine açmış durumdadır" dedi.
Yargıya duyulan guvenin yuzde 20'ler seviyesine duştuğunu vurgulayan Feyzioğlu, "Turkiye Barolar Birliği hiçbir zaman, hiçbir siyasi partinin arka ya da on bahçesi olmamıştır, olmayacaktır. Bizim bu tehlikeyi Turk Milleti'nin bilgisine sunmamız, asla bir parti siyaseti olarak duşunulemez. Milletimizin geleceğini ve refahını koruma mucadelesi veriyoruz. Biz, daima, Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kayıtsız şartsız yanında olduk. Devletimizin arkasında her zaman dimdik durduk. Bununla gurur duyuyoruz. Siyasi iktidarlar geçici, Turkiye Cumhuriyeti Devleti kalıcıdır. Bu duruşumuzu anlamayanların, devlet ve siyasi parti ayrımı yapmayı bilmeyenlerin yıkıcı sozlerinin, bizim ve Turk Milleti'nin gozunde hiçbir değeri yoktur" ifadelerini kullandı.
' CUMHURBAŞKANIMIZI TEHDİT EDEN SAYGISIZ GİRİŞİMLERİ DEVLETİMİZİ TEHDİT OLARAK GÖRÜRÜZ'
(C) AA / Özge Elif Kızıl
"Yabancı devletlerin yargısal bir konuda Cumhurbaşkanımızı ya da bakanlarımızı tehdit eden saygısız girişimlerini devletimizi tehdit olarak gorduğumuzu ve asla kabul etmediğimizi bir kez daha tum dunyanın bilgisine sunuyoruz" diyen Feyzioğlu şunları soyledi:
"Fakat yargıyı siyasetin etkisine açan mevcut anayasal duzenleme, bu saygısızlıklara mazeret oluşturmaktadır. Bu gerçeğin, Milletimiz ve Turkiye Buyuk Millet Meclisi tarafından bilinmesini zorunlu goruyoruz. Öte yandan yargının siyasetin etkisine açık hale getirilmesi, hukuki uyuşmazlıklarda avukat yerine iş takipçisi aranması gibi kabul edilemez bir sonuç doğurmaktadır. Avukatın emeğinin giderek değerini yitirmesi, yargıya duyulan guvenin azalmasıyla doğrudan ilgilidir. Mesleğimizin bazı mensuplarının, bu tehlikeye işaret etmemizi mesleki bir sorunun dile getirilmesi olarak gormemesi duşundurucudur. Bu tavır, iş takipçiliği kaygısıyla değilse, ancak hukuk fakultelerindeki eğitim oğretim kalitesindeki duşuşle izah edilebilir."
' YARGIYI GÜVENİLİR KILMADAN DÖVİZİ DÜŞÜREMEZSİNİZ'
Feyzioğlu, son zamanlarda yaşanan ekonomik sorunlara da değinerek, "Yargıyı guvenilir kılmadan dovizi duşuremezsiniz. Hayat pahalılığını onleyemezsiniz. İşsizliği çozemezsiniz. Layık olanın layık olduğu goreve geldiği bir sistemi kuramazsınız. Refahı sağlayamazsınız. Evlatlarımıza parlak bir gelecek inşa edemezsiniz. Başka toplumların toplumumuzu somurmesini onleyemezsiniz. Çağdaş uygarlık seviyesini yakalayamazsınız. Yargısı, vatandaşını guven içinde yaşatamayan devletler, ayakta kalamazlar. Çunku devletlerin sarsılmayan temelini adalet teşkil eder" diye konuştu.
Feyzioğlu, konuşmasının buyuk bir bolumunde de hukuk fakultelerindeki eğitimin yetersizliğinden ve avukatların ozluk hakları nedeniyle yaşadıkları sorunlardan bahsetti. Avukatlara yonelik fiziksel saldırıların da giderek arttığını belirten Feyzioğlu, "Şiddet kulturunun gelişmesi mutlaka onlenmelidir. Emniyet mensuplarımız, savcılarımız ve hakimlerimiz avukatlara yonelik saldırıların yargı mensuplarına yonelik saldırılar olduğunu unutmamalıdır" dedi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.