Özet (TL;DR) @ 2018-09-03T22:06:00.000Z: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs'ın haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayarak, Türkiye'nin sondaj faaliyetlerine sonbaharda…



Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'de Turkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs'ın haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayarak, Turkiye'nin sondaj faaliyetlerine sonbaharda başlayabileceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ve Kuzey Kıbrıs Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu'nda ortak basın toplantısı duzenledi.

Bakan Çavuşoğlu, Turkiye'nin Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerine ne zaman başlayacağına ilişkin bir soruya, "Bu bolgede, Doğu Akdeniz'de Turkiye'nin ekonomik alanı var. KKTC'nin de kıta sahanlığı ve karasuları var. Biz her ikisinin korunması için KKTC'nin de talebi uzerine gerekli tedbirleri her zaman aldık ve alıyoruz" yanıtını verdi.

' AB VE YUNANİSTAN İLE GÖRÜŞÜYORUZ'

Bu bolgede daha once Turkiye'nin bazı sondajların başlamasını da engellediğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Şimdi biz de platform aldık ve sondajlara başlayabiliriz. Bunun hazırlığını Enerji Bakanlığımız gayet guzel yapıyor. Hazine ve Maliye Bakanımız olan Berat Bey ozellikle bu platformun alınmasında buyuk gayreti oldu ve gerekli hazırlıkları yaptılar. Sonbaharda boyle bir sondaj başlayabilir" diye konuştu.

Çavuşoğlu, Turkiye'nin Doğu Akdeniz'de sondaj yapabilecek ulkelerin şirketleriyle Avrupa Birliği (AB) ile ve garantor Yunanistan ile de bu konuyu goruştuğunu, yarın Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias ile İzmir'de bir araya geleceğini belirtti.

Kocias ile Kıbrıs meselesi dahil bazı konuları gayriresmi bir şekilde de zaman zaman goruştuklerini vurgulayan Çavuşoğlu, yarınki goruşmede de bu konuları ele alacaklarını kaydetti.

Çavuşoğlu, 'Rum tarafının hem çozume yanaşmadığını hem de Kıbrıs Turk halkının haklarını gormezden gelerek tek taraflı faaliyetlerde bulunduğunu' soyleyerek, sozlerini şoyle surdurdu:

"Bunun kendilerine bir faydası yok. Boyle devam ederlerse biz de her turlu tedbiri alacağız, almaya da devam edeceğiz. Sondajlara da başlayacağız. Biz de Kıbrıs Turk halkının hakkını, ekonomik çıkarlarını elbette koruyacağız ama Doğu Akdeniz'de Turkiye Cumhuriyeti'nin de hakları var. Bu hakkımızı da elbette arayacağız ve gereğini de yapacağız."

' DOĞU AKDENİZ'DE GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞTİ'

Kuzey Kıbrıs  Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da yaptığı açıklamada, Çavuşoğlu'na "son derece kritik bir donemde" kendisini davet ettiği için teşekkur ederek, dunyanın diğer bolgelerinde olduğu gibi Doğu Akdeniz'de de mevcut guç dengelerinin değiştiğini dile getirdi.

Özersay, bolgesel ve kuresel aktorler arasındaki ikili ilişkilerin yeniden şekillendiğinin altını çizerek, Doğu Akdeniz bolgesinde konumlanan siyasi, askeri ve ekonomik gelişmeleri son derece yakından takip ettiklerini belirtti.

Bu konuları muttefik, stratejik ortak ve garantor Turkiye ile bu ziyarette detaylı şekilde ele alacakları bilgisini paylaşan Özersay, değişen dunya konjonkturunde Kıbrıs adasının stratejik konumunun daha da onem kazandığı değerlendirmesinde bulundu.

' HİDROKARBON ÇALIŞMALARI'

Özersay, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon çalışmalarına ilişkin olarak, bolgedeki doğal kaynaklarda Kıbrıs Rum halkı kadar Kıbrıs Turk halkının da hak sahibi olduğunu, Kuzey Kıbrıs olarak her zaman uzlaşı ve iş birliği arayışında olduklarını kaydetti.

Özersay, "Tavrımız, sadece çozum muzakereleri için değil, aynı zamanda olası bir çozumsuzluk durumunda da iki taraf arasında ve ada etrafındaki farklı aktorler arasındaki iş birliğinin desteklenmesi şeklinde oldu. Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklar ve Kıbrıs'a dair diğer konularda Kıbrıs Turk halkının ve Turkiye'nin hak ve menfaatlerine halel getirmeyecek bir iyi niyet anlayışı ortaya koyduk ve bundan sonra da bu yaklaşıma devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Özersay, "Turkiye ile birlikte bu bolgede ekonomide ve enerjide ilgili tum aktorlerin arasında yaratılacak karşılıklı bağımlılığın, barış ve istikrarın en onemli guvencesi olacağına inanıyoruz." diyerek bu bağlamda uluslararası aktorlere buyuk gorevler duştuğune işaret etti. ****

' ZİHNİYET DEĞİŞİMİ ŞART'

"Rum tarafının hem çozum, hem de iş birliğine sıcak bakmasını sağlayacak bir zihniyet değişimi yaşaması için yerleşmiş kalıpların aşılması adına bazı adımların atılmasının şart olduğunu duşunuyoruz" ifadesini kullanan Özersay, New York'ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında da Kıbrıs meselesine ilişkin Çavuşoğlu ile derinlemesine fikir alışverişi yapacaklarının altını çizdi.

' ZAMANLAMASI VE İÇERİĞİ SON DERECE KRİTİK DAVET'

(C) Fotoğraf : DHA

Kuzey Kıbrıs'ın her konuda Turkiye ile tam bir fikir birliğinde olduğunu dile getiren Özersay, "Sayın Çavuşoğlu'na zamanlaması ve içeriği son derece kritik olan bu daveti yaptığı için teşekkur ediyorum" dedi.

Özersay, Kıbrıs Turk tarafı olarak Kıbrıs'ta kapsamlı bir çozum bulunmasa bile iki taraf arasında diyalog yoluyla kaynakları birlikte araştırma ve kullanma çağrısının halen geçerli olduğunun altını çizerek, sozlerini şoyle tamamladı:

"Kıbrıs Rum tarafı, eğer Kıbrıs Turk halkının iradesini hiçe sayarak bolgede tek taraflı sondaj çalışmalarına devam edecekse ve bazı şirketlere lisans vererek bu çalışmaları ileriye taşıdı ve kazı aşamasına geldiyse biz de Turk tarafı olarak, Turkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına daha once lisans verdiğimiz çerçevede kazı çalışmalarına yakında başlayacağız".

' İDLİB'TE ATEŞKESİN BOZULMASI FELAKET OLUR'

Bakan Çavuşoğlu, gelen sorular uzerine İdlib'te ateşkesin surdurulebilmesi, Astana anlaşmasının devamı ve rejimin ihlallerini onlemek için Turkiye'nin gerek İran gerekse Rusya nezdinde temaslarını surdurduğunu vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in, geçen hafta Ankara'da olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, şoyle devam etti:

"Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla beraber Moskova'ya gittik. Şimdi askerlerimiz arasında, istihbaratlarımız arasında, Dışişleri Bakanlığımız da katılıyor, bu konuda goruşmeler suruyor. Nasıl engellenir, nasıl bundan sonra buralarda adımlar atılır, teror orgutlerine karşı birlikte neler yapılabilir, bunları konuşuyoruz. Ama her zaman soylediğimiz bir şey var; İdlib'te ateşkesin bozulması, rejimin saldırması, Suriye ve bu bolge için bir felaket olur. İnsani bakımdan, guvenlik ve her bakımdan gerçekten tam bir felaket olur".

İdlib bolgesinin, Astana anlaşmasıyla belirlenen çatışmasızlık bolgelerinden son kalan bolge olduğunu ve burada 3.5 milyon insanın yaşadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız, elbette bu konuları Tahran'da Cumhurbaşkanı Ruhani ve Başkan Putin ile goruşecek, zirvede bunları ele alacağız. Ama biz zirve oncesi temaslarımızı surduruyoruz, hazırlıklarımızı yapıyoruz ki buradan sağlıklı bir karar çıksın". değerlendirmesinde bulundu.

' JEFFREY'İN ATANMASI İSABETLİ'

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Turkiye'ye yapacağı ziyareti de değerlendiren Çavuşoğlu, "Biz Jeffrey'i tanıyoruz. Daha once Ankara'da buyukelçilik yaptı. Turkçeyi de iyi konuşuyor. Kendisinin Suriye Özel Temsilcisi olarak atanmasını isabetli buluyoruz." yorumunu yaptı.

Çavuşoğlu, Jeffrey'nin bolgeyi yakından tanıdığının altını çizerek sozlerini şoyle tamamladı:

"Turkiye'ye gelip bu konuları bizimle goruşmesi de onemli. Elbette sadece İdlib meselesi değil, tum Suriye ile ilgili duşuncelerimizi, Suriye'nin sınır ve toprak butunluğu bakımından siyasi çozum ve insani yardımları ve de ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek ve silahları mutlaka gundeme getireceğiz Ankara temaslarında".