Özet (TL;DR) @ 2018-09-03T06:48:38.000Z: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Avrupa Birliği (AB) ile yeniden canlanan ilişkilerle ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Bozkır, "Demokrasi ve insan…



Turkiye

06:48 03.09.2018URL'yi kısaltın

Turkiye Buyuk Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Avrupa Birliği (AB) ile yeniden canlanan ilişkilerle ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Bozkır, "Demokrasi ve insan hakları değil sadece, insanımız soluduğu havanın, içtiği suyun daha temiz olduğunu goruyor" dedi.

Hurriyet'ten İpek Özbey'in sorularını yanıtlayan Bozkır, "Bakın AB uyeliği, NATO, ya da başka bir teşkilat uyeliği gibi değildir. AB'ye uye olduğunuzda gunluk yaşamınız etkilenir" dedi.

"80'li yıllarda Turkiye'de 20 civarında sivil toplum kuruluşu vardı, bugun 108 bin. Sivil toplum, demokrasinin temel direğidir. AB surecinde bunlar gelişti. AİHM kararları ve sozleşmesi bizim hukuk sistemimizde artık yer bulmuştur" goruşunu dile getiren Bozkır, şoyle devam etti:

"Hakimler ve savcılar bunlara referanslar verirler. Son donemde bir facia yaşadık, FETÖ hainlerinin yargıya, emniyete sızmalarıyla başka bir dunya oluştu. Hukuk sistemimiz bunlardan temizleniyor. Tekrar AİHM kararlarına atıfta bulunulmaya başlandı. İçeri sızmış hainler temizlendikten sonra yargı ozgur kararlar vermeye başladı, daha da verecektir. İnsanlar bunu hissedecek. Demokrasi ve insan hakları değil sadece, insanımız soluduğu havanın, içtiği suyun daha temiz olduğunu goruyor. Gıda guvenliği, iş guvenliği gibi konularda AB muktesebatının yararlarının farkında."

' TÜRKİYE AB ÜYESİ OLSAYDI, GAZETECİLER CEZAEVİNDE OLMAZDI'

(C) Fotoğraf : Pixabay

Bozkır, Özbey'in "Turkiye AB uyesi olsaydı; orneğin Osman Kavala ya da gazeteciler bugun cezaevinde miydi?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Maalesef Turkiye, çok buyuk bir olumsuz kampanyayla karşı karşıya. Yaşananlar aslında birkaç misli katlanarak paylaşılıyor. Turkiye'nin iletişim kapasiteleri hasım gruplarla baş edecek noktaya getirilemedi. Örneğin… ABD'de Ermeni lobisi, Yunan lobisi, İsrail lobisi var. Bir de FETÖ lobisi var. Bunlarla mucadelede Turkiye buyukelçilik, sivil toplum kuruluşları, işadamlarıyla gayret sarf ediyor. FETÖ'nun Amerika'daki imkanlarına bakın. Charter School dedikleri 200'e yakın okulu var. Şu ana kadar 200 bin mezun vermiş. Amerikan hukumeti bunlara her sene 750 milyon dolar yardım yapıyor.

"Bir kişi 'Turkiye, dunyanın en kotu ulkesidir' diye bir e-mail yazsa, anında 200 bin mezununa ulaştırabiliyor. Avrupa da boyle. Osman Kavala orneğini bilemiyorum, hukukun vereceği bir karar ama oyle hikayeler uretiliyor ki, 'Turkiye'de hukuk yoktur, cezaevleri şoyledir' gibi bir imaj yaratılıyor. Bir taraftan baktığınızda o kadar buyuk bir tehdit altında yaşadık ki… Sadece 15 Temmuz hain darbe teşebbusu değil. Suriye'de kantonlar oluşturuldu. Hemen akabinde Turkiye'de kantonlar oluşturulmak için operasyon yurutuldu. İllerimizi İlçelerimizi ele geçirmeye teşebbus ettiler, barikatlar kuruldu, hendekler açıldı. Neredeyse eyalet bayrakları çekilecekti. Ne beklersiniz? Ben size sorayım: AB'ye uye olsak bunlar olur muydu?"