Özet (TL;DR) @ 2018-09-02 08:17:27.851606: “Bu otun telaşesi çoktur ama sayesinde altı düğün, dört sünnet yaptım, bugüne kadar da hiç borçlanmadım” diyor 75 yaşındaki çiftçi Necati Yalamaç. Türkiye’de sadece Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde…
Fasulye gibi ipe tırmanarak buyuyor, asma gibi çelik denen odunsu kokten yetişiyor, zeytin gibi toplanır toplanmaz işlemden geçmesi gerekiyor, çam gibi kozalakları var ama onun gibi odunsu değil, dikkat etmezseniz yaprakları ısırgan gibi kaşındırıyor, bamya gibi tuylu, hasat sırasında ceviz gibi elinizi boyuyor... İşte şerbetçiotunun bol referanslı bir tarifi...
Kendirgiller familyasından olan şerbetçiotunun en unlu kullanım alanı malum; bira uretimi. Biraya aromasını, acılığını veren, ta kendisi. Bozulmasını onleyen de o. Ayrıca kozmetik ve ilaç sektorunde kullanılıyor. Turkiye'de sadece Bilecik Pazaryeri'nde yetişiyor.
Pazaryeri'nin, ılıman bağ iklimi olarak tanımlanan mikro kliması, şerbetçiotunun en sevdiği ortam ancak Turkiye'de sadece burada yetişmesinin tek sebebi bu değil. 1955 yılında Turkiye'de şerbetçiotu uretimine karar verildiğinde, Tarım Bakanlığı tarafından 24 çeşidin 22 bolgede deneme uretimi yapılıyor ve en iyi sonuçları Bilecik Pazaryeri ile Edirne'ye dikilen kokler veriyor. Edirne o tarihte zaten pirinç uretim alanı olduğundan Pazaryeri'nde karar kılınıyor.
Şerbetçiotu tarlaları, doğal bir şenlik alanı gibi. Yedi metre yukseğe tırmanan yeşil duvarların arasında dolaşıyorsunuz ve uzerleri yılbaşı suslerini anımsatan açık yeşil kozalaklarla dolu. Tarlaya girince ilk dikkat çeken şey yoğun koku oluyor. Tanımlamak guç; sert bir koku ama biraz taze kesilmiş çim gibi, temizlik kokusu gibi fakat keskin. Çiftçi, alışkın olmayanlarda baş ağrısı yaptığını soyluyor. Bizde de hafif bir sersemlik yaptığını kabul etmek lazım. Adı şerbetçi 'otu' ama mevsimlik değil. Ömru 15-20 yıl, ustelik maksimum verimliliğe ulaşması uç yıl suruyor. Hasattan sonraki altı saat içinde kurutulması gerekiyor. Çunku toplandığında yuzde 75 oranında rutubetli ve hemen kurutulmazsa kufleniyor. Dort kilo şerbetçiotu dev fırınlarda kurutulduğunda bir kiloya duşuyor.
Kurutma tesisleri tarlaların çok yakınında. Pazaryeri'nde biri Anadolu Efes'e, diğeri Ot-Gul Kooperatifi'ne ait olmak uzere iki işleme tesisi var. Anadolu Efes tesisinin sorumlusu İlker Bağcı, doktorasını bile şerbetçiotu uzerine yapmış, emek isteyen bir urun olduğunu anlatıyor: "Çiftçinin elini hep uzerinde tutması gerekiyor. Çok su seviyor. Hasada kadar dolu buyuk risk. Hasat oncesi yağmur da urunde hastalığa neden oluyor." İklim değişimi bu yıl şerbetçiotunu da vurmuş. Haziran ve temmuzda gelen şiddetli yağmur ve sel, urunu olumsuz etkilemiş. Üstelik kışın ihtiyaç duyduğu kar da hemen hiç yağmamış. İklimdeki değişim, erken çiçeklenmeye yol açmış. Şerbetçiotunda hasat, bitkiyi tarladan toplamaya değil, kozalaklar ile otun diğer kısımlarını ayırmaya deniyor. Dolayısıyla fabrikada veya tarlada hasat yapılabiliyor. Anadolu'nun diğer her yerinde olduğu gibi burada da tarlada çalışanların neredeyse tamamı kadın.
Pazaryeri'nde yaklaşık 700 uretici 2 bin 500 dekarda şerbetçiotu yetiştiriyor. Üretim, Turkiye'deki ihtiyacın ancak yarısını karşılıyor. Dolayısıyla alım garantisi var. Alım fiyatları her yıl bir heyet tarafından belirleniyor. Kurulda valilik, Ot-Gul Kooperatifi, Anadolu Grubu, ziraat odası, tarım il mudurluğu, kaymakamlık bulunuyor.
Tarlalar 'cep'te...
Önumuzdeki sezon, bolgedeki tek alıcı olan Anadolu Efes, Doğal Yaşamı Koruma
Örgutu WWF ile akıllı tarım projesi başlatıyor. Şimdiden tarlalara sensorler
yerleştirilmiş, çiftçiye de akıllı telefonlar dağıtılmış. Proje sayesinde
çiftçi toprağın ve urunun durumunu, uydu goruntuleri ve sensor verileri
yoluyla anlık izleyebilecek. Gereksiz gubre, ilaç, su kullanımının onune
geçilecek, hastalıklara zamanında mudahale edilecek.
Bunca y ıldır yetiştiriyorum, hiç bira içmedim
75 yaşındayım, 1972 senesinden beri şerbetçiotu ekiyorum. Daha once pancar, lahana, fasulye yetiştiriyorduk. Parası garanti ve iyi olduğu için şerbetçiotuna geçtik. Ben bu otun sayesinde altı tane çocuk evlendirdim, hepsine duğun yaptım, ev yaptım. Dort tane sunnet yaptım. Ve bunların hepsini borçlanmadan yaptım. Şimdi çocuklarım devam ettiriyor. Toplam 40 donum tarlamız var. Bugunlerde dolar, Euro alıp başını gidince işler biraz gevşedi, doğru konuşmak lazım. Mazot fiyatı arttı, gubre arttı... Bugun olsa altı duğun, dort sunnet yapamam. Biz yedi hane şerbetçiotuyla geçiniyoruz.
Şerbetçiotu ekenlerin sayısı yıldan yıla azalıyor. Tarımı bırakıyor insanlar, araziler boş. Buğday, arpa eken oluyor. Bu yıl onlar da zararda, yağıştan çurudu urun hep. Arpa ve buğday şerbetçiotu gibi zahmetli değil, bir ekiyorsun, bir de biçiyorsun. Bunun her gun telaşesi var. Her gun gidip bakman lazım, tel mi koptu, hastalık mı geldi... 6 bin 500 kokun dibini surekli havalandırman lazım. Nisan yağmurları kaydı burada. Mart, nisan çok sıcak gitti, bitki hemen buyudu. Tam kozalağa donduğunde de yağmur geldi. Ben ilk defa boyle bir şey goruyorum. Bu şerbetçiotu bira yapımında kullanılıyor diye kimisi haram diyor ama çalışmanın haramı olmaz. Bunca yıldır şerbetçiotu yetiştiriyorum ama hiç bira içmedim.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.