Özet (TL;DR) @ 2018-09-01 08:19:23.114697: Yeni sezonun ilk büyük sergisi, fotoğraf sanatının tanınmış ismi Ani Çelik Arevyan’dan geliyor. Arevyan, Galata Rum Okulu’nda izleyiciyle buluşacak ‘Olduğu Gibi’ başlıklı serisinde, 30 yılda…



Ani Çelik Arevyan'ın 5 Eylul'de Galata Rum Okulu'nda açılacak 'Olduğu Gibi' başlıklı sergisi, sanatçının yaklaşık 30 yıl boyunca dunyanın farklı bolgelerinde tarihsel, zamansal ve mekansal boyutları gozetmeksizin çektiği fotoğrafları, bazen ışık, bazen de formları arasında keşfettiği geçişler uzerinden, ikili bir duzenlemeyle izleyiciyle buluşturacak. 'Olduğu Gibi' serisini, "Yaşadığım yıllar boyunca, bulunduğum mekanların hafızasını toplayan bir kulliyata benzeyen, her gun fark etmeden kaydettiğimiz anların ve imgelerin, başka mekanlar ve başka zamanlarda bulduğum karşılıklarını bir araya getirdiğim, yeni hikayeler urettiğim bir seri" şeklinde tanımlayan Arevyan, bu seride her gun fark etmeden kaydettiği anları, imgeleri, biçimleri birbiriyle ilişkilendirerek yeni hikayeler yaratıyor. Seriyi oluşturken 95 binin uzerinde fotoğrafı kapsayan arşivine geri donen Arevyan, fotoğrafların kurgulanmadığını, belli bir hikayeyi takip etmediğini ancak zaman içerisinde zihninde birleştiğini vurguluyor.

Arkeolojik bir çalışma gibi

Arevyan çalışmasını şoyle anlatıyor: "Bu seride goruntuleri studyomda sahnelemek yerine, yaşamın sahnelediği goruntuleri fotoğrafladım. Oluşturduğum ikili imajlar, yaşadığım, gezip gorduğum dunyadan seçtiğim kareler, hiçbir didaktik kaygı gozetmeksizin, anlamı bende saklı olan karşılaşmalardan oluştu. Bu karşılaşmalar bana iki imajı ozgurce akort ederek yeni gorsel deneyimler yaratabileceğim bir alan sundu. Seriye devam ederken ortaya çıkan duşunce alanı, fotografik bilincim ve bir sanatçı olarak gelişimim hakkında bir geri bildirim dongusu yarattı."İşlerini yaratma surecini fotoğraf çekmekten çok 'fotoğraf yapmak' olarak tanımlayan ve "Fotoğraflarımı zamanın silindiği ancak değişimin tum çeşitliğiyle gozler onunde olduğu ince bir çizgi uzerinde kurguluyorum" diyen Arevyan, seriyi fotoğraf pratiği uzerine duşunurken keşfettiği arkeolojik bir araştırmaya benzetiyor. Sanatçı, fotoğrafları zihninin derinliklerinden birbirlerine doğru yonelterek izleyicinin de formların, ışıkların, mekanların arasındakileri keşfedebileceği yeni bir

karşılaşma alanı yaratıyor.