Özet (TL;DR) @ 2018-08-29T20:21:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği ödül töreninde konuştu.
Başkan Erdoğan, Sheraton Otel'de duzenlenen Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği 2017 Yılı Medya Oscarları Ödul Torenine katıldı.
Erdoğan, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmada, bu yıl odul alacak medya mensuplarını tebrik etti. 1979'dan beri bu odulleri veren derneği, sektoru kucaklayan istikrarlı çalışmaları sebebiyle tebrik eden Erdoğan, radyo ve televizyon kuruluşlarında gorev yapanlara çalışmalarında başarılar diledi, geride bırakılan Kurban Bayramı'nı bir kez daha kutladı.
' MATBAANIN KEŞFİYLE HABERLEŞME ALANINDA YENİ BİR DÖNEM AÇILDI'
Haberleşmenin insanlıkla birlikte ortaya çıkmış ve gunumuze kadar kesintisiz şekilde farklı biçimlerle gelmiş bir ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu ihtiyaç guvercinden dumana, atlı ve yaya ulaklardan, geçmişi milattan onceye kadar uzanan yazılı dokumanlara kadar pek çok yontemle karşılanmaya çalışılmıştır. Matbaanın keşfiyle birlikte bu alanda yeni bir donem açılmıştır. Daha once el yazması veya tahta harflerle sınırlı sayıda çoğaltılan eserler, matbaanın icadıyla çok sayıda ve uygun maliyetlerle uretilmeye başlanmıştır" diye konuştu.
' KISA MEDYA TARİHİNİ ANLATMAMIN NEDENİ, GAZETECİLİK MESLEĞİNİN KÖKLÜ BİR İŞ OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZMEK'
Haberleşmede çığır açan bir başka donum noktasının da radyo ve televizyonun keşfedilmesi olduğuna işaret eden Erdoğan, "Radyo ve televizyon yayıncılığı her geçen yıl buyuk gelişmeler gostererek gunumuze kadar gelmiştir. Bu arada haberleşmede bir başka donum noktası icadı olan interneti de ozellikle zikretmemiz gerekiyor. Temelleri 1960'larda atılan, ulkemizde de 1990'lı yıllardan beri gunluk hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen iletişim aracı, sosyal medya ve diğer işlevleriyle hala gelişmeye devam ediyor. Bu kısa medya tarihini sizlere hatırlatmamın sebebi gazetecilik mesleğinin ne derece koklu ve onemli bir iş olduğunun altını çizmektir" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan konuşmasına şoyle devam etti:
' NE TABİ OLMAYI, NE TECRİT OLMAYI TERCİH ETTİK'
-- Hala tum dunyayı kuşatan kısırlığın dışına çıkamadığımız da bir gerçektir. Medyadan başlayıp, gunluk hayatımızın her alanına kadar bu sureci siyasi, ekonomik, kulturel, sosyal pek çok sebebi olduğunu biliyoruz. Bizim 40 yıllık siyasi hayatımızdaki tecrubelerimizden çıkardığımız sonuç şudur; şayet ulke ve millet olarak guçluyseniz, kendi ozgurluğunuzu koruma şansına sahipsiniz. Boyle bir gucunuz yoksa ya kendinizi dunyadan tecrit edeceksiniz ki artık boyle ornekler pek kalmadı ya kuresel duzene tabi olacaksınız. Bizim yontemimiz daha farklı. Biz ne tabi olmayı ne tecrit olmayı tercih ettik. Bizim tercihimiz guçlu hale gelmekten yana oldu.
' EN ÇOK LİNÇ ETMEYE ÇALIŞANLARIN BAŞINDA MEDYA GELİYOR'
(C) AA / Burak Akbulut
- Açık konuşmak gerekirse İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığına aday olduğumuz gunden itibaren bize en çok saldıranların, bizi en çok linç etmeye çalışanların başında kusura bakmayın medya geliyor. Ana akım medya ulkemizde eskiden beri vesayetçilerle darbecilerle mandacılarla birlikte hareket etmiştir. Milletin yanında durmak yerine marjinallerin safında yer almayı maharet sanan medyaya karşı da çok buyuk mucadeleler verdik.
' KALEMŞÖRLERLE ÇARPIŞA ÇARPIŞA BUGÜNLERE GELDİK'
-- Bir şairimizden esinlenerek soylediğim gibi biz her biri top gullesi niyetiyle atılan manşetlerle koşelerini kurşun gibi kullanan kalemşorlerle çarpışa çarpışa bugunlere geldik.
' GEZİ İHANETİNİ SOSYAL TEPKİ, 15 TEMMUZ'U TİYATRO GÖSTERMEYE ÇALIŞANLAR OPERASYONLARINI MEDYA ÜZERİNDEN YÜRÜTTÜ'
- Şahsımız, hukumetimiz, partimiz aleyhine yazılan, çizilen, atılan iftiraların, yapılan çarpıtmaların haddi hesabı yoktur. Gezi ihanetini 'sosyal tepki', 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişimini 'hukuka saygı', çukur eylemlerini 'sivil direniş', 15 Temmuz'u 'tiyatro' olarak gostermeye çalışanlar, operasyonlarını hep medya uzerinden yuruttuler. Teroristlere guzellemeler yapan, milleti aşağılayan, hor goren, hakir goren bir zihniyet yıllarca medyada baş tacı edildi. Millete 'gobeğini kaşıyan adam', 'bidon kafalı', 'koyun' diyerek ve daha nice ifadelerle en ağır hakaretleri yapanlar hep kusura bakmayın medya mensupları değil miydi?
-- Bugun artık eskisine gore hakikatlere daha saygılı, haberlerinde, yayınlarında daha dengeli bir medyamız olduğuna inanıyorum.
' 200 YILDIR SÜREKLİ GERİLEMEK MECBURİYETİNDE KALDIK'
- Ülke ve millet olarak son 150-200 yıldır surekli savunmada kalmak, surekli gerilemek mecburiyetinde kaldık. Her biri canımızdan birer parça olan nice vatan topraklarını gozu yaşlı, kalbi kırık bir şekilde geride bıraktık. Bugun kadim coğrafyamızın hangi koşesine gitsek, bizi anlatan eserler, hatıralar, izler bulmaya devam ediyoruz. Tavsiye ediyorum, Ahlat'a muhakkak gidin ve 8 bini aşkın o kabristandaki kabirleri gormek, inanıyorum ki sizlere ayrı bir cesaret verecektir. Orada bambaşka bir tarih var.
' TÜRKİYE MEVCUT FİZİKİ SINIRLARINDAN İBARET BİR ÜLKE DEĞİLDİR'
-- Bunun için diyoruz ki Turkiye, mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ulke değildir. Aynı şekilde Turk milletini de bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret goremeyiz. Bu ulkenin ve milletin gerisinde koskoca bir medeniyet, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başkadır ama gonlumuzun sınırları bambaşkadır. Bunun için biz ulkemizin sınırları içinde vatandaşlarımıza en iyi, en guzel, en ileri hizmetleri sunmakla kalmıyor, her fırsatta gonul sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaya onem veriyoruz.
-- Turkiye'nin bu onurlu ve kapsamlı politikası, birilerini rahatsız ediyor. Geçtiğimiz 5 yılda ulkemizin uzerine bu kadar çok gelinmesinin sebebi işte budur. Farklı toplum kesimlerini tahrik edip ulkemizi iç kargaşaya surukleyemeyince bu defa teror orgutleri vasıtasıyla dışardan tazzike başladılar. Yaptığımız sınır otesi operasyonlarımızla bu projeyi de akamete uğrattık.
' EKONOMİ ÜZERİNDEN BİZİ SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR'
-- Şimdi ekonomi uzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Turkiye'nin ekonomide çozmesi gereken yapısal sorunları elbette mevcuttur. Biz bunları zaten biliyor ve çozmek için çalışıyoruz. Ancak, bunların hiçbiri son zamanlarda yaşadığımız hadiseleri açıklamaya yeterli olamaz. Nitekim, birileri ulkemizi ekonomi uzerinden koşeye sıkıştırmaya çalıştıklarını açıkça da ifade etmekte çekinmiyorlar. İnşallah biz bu dalgayı da atlatacağız. Altyapımız, bunu atlatmaya zaten inanıyorum ki kabiliyetlidir, o gucu de vardır. Gerek ekonomi yonetimimiz, gerek devletimizin diğer kurumları ihtiyaç duyulan tedbirleri alıyorlar, alıyoruz.
' TÜRKİYE'NİN ALTERNATİFSİZ OLMADIĞINI HERKES GÖRECEK'
- Turkiye'nin, alternatifsiz olmadığını herkes gorecek. Biz tum ilişkilerimizi tek taraflı kazanma değil, birlikte kazanma uzerine kuran bir ulkeyiz. Turkiye'yle birlikte hareket etmenin herkes için karşı bir tercih olduğunu bugune kadar beraber çalıştığımız herkese gosterdik ancak NATO'da birlikte stratejik ortak olduğumuz bir ulkenin, kalkıp da Turkiye gibi NATO içerisinde, ilk uçun içerisinde yer alan bir stratejik ortağına bu şekilde yaklaşımlarda bulunmasını hiçbir cumle ifade edemez.
' DEMEK Kİ BU MİLLETİ TANIMADILAR AMA TANIYACAKLAR, BİZ BİR ÖLÜRÜZ BİN DİRİLİRİZ'
-- Şunu çok açık, net soyluyorum, bize boyle tehditlerle, bize ileri geri ifadelerle geri adım attırmak mumkun değil. Biz, oyle bir tarihin varisleriyiz ki bizi bu tehditlerle yıldırmak mumkun değildir. Demek ki onlar bu milleti tanımadılar ama tanıyacaklar. Biz bir oluruz, bin diriliriz, yapımız bu, karakterimiz de bu. Vatandaşlarımız ve yuzlerce milyon dostumuzla, kardeşimizle birlikte aydınlık bir geleceğe doğru yuruduğumuzden en kuçuk bir şuphemiz yoktur.
' KİMSE MİLLETİMİZİN İÇİNİ KARARTACAK YOLLARLA BOŞU BOŞUNA TEVESSÜL ETMESİN'
(C) AA /
- Umutsuzluğu kufurle eşdeğer goren bir kulture mensubuz. Hiç kimse milletimizin içini karartacak, şevkini kıracak, kafasında ve gonlunde şuphe uyandıracak yollara boşu boşuna tevessul etmesin. Turkiye'nin girdiği her mucadeleden sadece ayakta değil aynı zamanda kazançlı bir şekilde çıkmasından başkaları rahatsız olabilir ama bu ulkenin hiçbir ferdi, hiçbir kuruluşu boyle bir hakka sahip değildir.
' MEDYANIN BU ALÇAKLIĞA ARACILIK ETMESİNDEN ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ'
-- Milletimize ve onun temsilcisi olarak gordukleri, şahsımıza karşı duydukları husumeti, ulkenin felaketini dileyecek kadar ileri goturenler bulunduğuna şahit oluyoruz. Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden doğrusu uzuntu duyuyoruz. Batı ulkeleri başta olmak uzere dunyanın her yerinde medya kuruluşları faaliyet gosterdikleri devletlerin ve toplumların ortak çıkarlarını gozetirler, bu anlayış medyanın yazılı olmayan kuralıdır. Kendi ulkesine ve toplumuna karşı husumet içine giren kişiler ve kuruluşlar her yerde olduğu gibi medyada da dışlanır, mecrasız bırakılırlar. Turkiye'nin de bu olgunluğa, bu sorumluluk duzeyine ulaşması şarttır. Son donemde bu doğrultuda onemli bir mesafe katetmiş olmakla birlikte daha gitmemiz gereken çok yol olduğu da ortadadır.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.